Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Sinemasal > Yakın Çekim

Yakın Çekim Sinema ile ilgili gündem ve haberler...


Kara Film Yönetmenlerİ

Yakın Çekim içerisinde Kara Film Yönetmenlerİ konusu: KARA FİLM YÖNETMENLERİ ALFRED HITCHCOCK(1899-1980) KÖKENİ: İngiltere, 1960'dan sonra Amerika. MESLEKİ TANIMI: Gerilim Üstadı 'Yeteneği sadece incelikle düşünülmüş gerilimli ve hileli sahneler (banyo katilleri, kuş saldırıları) çekmekle sınırlı kalmış bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 23-06-2007, 21:10
...Dengesiz...
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,238
Arrow Kara Film Yönetmenlerİ

KARA FİLM YÖNETMENLERİ

ALFRED HITCHCOCK(1899-1980)
KÖKENİ: İngiltere, 1960'dan sonra Amerika.
MESLEKİ TANIMI: Gerilim Üstadı
'Yeteneği sadece incelikle düşünülmüş gerilimli ve hileli sahneler (banyo katilleri, kuş saldırıları) çekmekle sınırlı kalmış bir yönetmen değil. Kaldı ki ikisini de bıktırmadan kolaylıkla yapabildiği ortada. Kendisi aynı zamanda "aşırı derecede katolizm sapkını" denebilecek benliğinin de araştırmacısı. Hayatı boyunca kanun ve anarşiye karşı tuhaf bir takıntısı vardı. Takıntı diyince soğuk sarışınlarını da unutmamak gerekiyor. Ayrıca kötü polislerini ya da tuhaf kaderleri yüzünden tuzağa düşen masum karakterlerini de... "Sapık"ta "bir erkeğin en iyi dostu annesidir" inancını müstehcen ve korkutucu bir ifadeye dönüştürebilmişti...

Onu kötülemeye çalışanların belli başlı dayanak noktaları önemli sahnelerini gerçekleştirmek için fazlasıyla rastlantıya güvenmesi, onu ilgilendirmeyen karakter ve sahneleri baştan savması ve kılı kırk yaran ön hazırlıklarını oyuncu yönetimine ayırdığı zamana tercih etmesiydi... Başyapıt olarak kabul edilen filmlerinden biri son derece hafif bir eğlencelik niyetine çekilen "North By Northwest-Gizli Teşkilat" bir diğeri de birçoklarına göre en derinlikli Hitchcock filmi olan "Vertigo"dur. Montgomery Clift gibi bir metod oyuncusu "I Confess-İtiraf Ediyorum" filminde Hitchcock dokunuşuyla tökezlerken Hitchcock filmografisi Cary Grant, Ingrid Bergman, James Stewart, Kim Novak, Anthony Perkins ve daha birçok oyuncunun olağanüstü oyunlarıyla zenginleşmiştir. Bunların yanısıra Hitchcock kendini yıldız oyuncu yapan ilk yönetmendi. Filmlerinde misafir oyuncu olarak kamera karşısına geçer, televizyonda kendi adına oynayan gerilim dizisinde bir giriş konuşması yapar ve onunla yapılan röportajlarda bilinçli olarak karşısındakinin aklını karıştıracak şeyler söylerdi. O kadar ki kendi ismi en ünlü oyuncularından bile daha fazla seyirci toplardı.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: "Notorious-Aşktan da Üstün" (1948) ve "Vertigo" (1958). İkisi de Hitchcock'un yarı-sadist yaklaşımındaki soğukluğu ve gerilimli bir hikayenin ağına takılmış, acı çeken, tuhaf sevgi anlayışları olan insanlar arasındaki gerilimi inceliyor. "North By Northwest/Gizli Teşkilat"ı da ihmal etmeyin. Yıllar geçtikçe bu filmin değeri daha da artıyor.

MARTIN SCORSESE (1942- )

KÖKENİ: ABD
MESLEKİ TANIMI: Motor Çeneli Maestro
BİLİNMESİ GEREKENLER: Resmi olarak Yaşayan En Büyük Yönetmen olarak nitelendirilen Scorsese'nin ünlü "papaz olmama" kararı, projektörlerden geçmiş tüm zamanların en elektriklendirici filmleriyle sonuçlandı: "Mean Streets", "Taksi Şöförü", "Raging Bull-Kızgın Boğa" ve "GoodFellas-Sıkı Dostlar"... Sürekli olarak hareket eden bir kamera, izlemekte güçlük çekilen bir kurgu (Thelma Schoonmaker) ve Scorsese'nin albüm koleksiyonundan oluşan soundtrack'leri... Yönetmen keskin, vahşi ortamların nefes kesen tasvirlerinde hepsine başvuruyor. Scorsese'nin en büyük yardımcıları ise senaryo yazarı Paul Schrader, daha önce adı geçen Schoonmaker; ve De Niro (sekiz defa), Harvey Keitel ve Joe Pesci gibi yetenekli oyuncular. Asla denemekten korkmayan yönetmenin Scorsese tarzından uzaklaştığı filmlere örnek olarak ise "Günaha Son Çağrı", "Paranın Rengi", "Masumiyet Yaşı" ve "Kundun" gösterilebilir. Scorsese'nin bir başka önemli özelliği ise filmlerin korunması için bıkıp usanmadan kampanyalar başlatması. Spielberg "Schindler'in Listesi" ile Oscar'ını kazandığından beri Akademi'nin görmezlikten gelmeye kararlı olduğu yönetmen olma şerefi de Scorsese'ye ait.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Büyük bir çıkış yaptığı ve Little Italy'daki (New York'un İtalyan mahallesi) haytaların hikayesini anlattığı yarı otobiyografik "Mean Streets" (1973). Scorsese'nin hiç kuşkusuz yeteneğinin en önemli kanıtlarından biri olan etkileyici siyah- beyaz "Kızgın Boğa" (1980)

ORSON WELLES (1915-1985)

KÖKENİ: ABD ama 40'lı yılların sonundan itibaren çoğu zaman Fransa, İspanya, İtalya ya da Kuzey Afrika'da sürgünde.
MESLEKİ TANIMI: Dahi Çocuk, Trajik Yetişkin
BİLİNMESİ GEREKENLER: 1938'de War Of The Worlds (Dünyalar Savaşı) radyo programıyla Amerika'yı kafaya aldı. Büyük bir zaferle Hollywood'a geldi, ona ebedi başyapıtı "Yurttaş Kane"ini yapması için kayıtsız şartsız yetki verildi. Bunu izleyen Hollywood kariyeri hem kendi inanılmaz hevesleri hem de edindiği düşmanları yüzünden mahvoldu. "Şahane Ambersonlar" başyapıt olabilecekken kesile kesile muhteşem bir başyapıt fragmanı haline getirildi. Bunu kendi deyimiyle bir dizi "defolu başyapıt" izledi: Welles'in kriz geçiren Amerika'ya bakış açısını ve dışavurumcu görüntülere duyduğu sevgiyi yansıtan "The Lady From Shanghai-Şangaylı Kadın" ve "Touch of Evil-Bitmeyen Balayı" gibi B sınıfı filmler; Shakespeare uyarlamaları ("Macbeth", "Othello", "Chimes At Midnight-Geceyarısı Çanları"); alışılagelmişin dışında oyuncu kadrolarıyla Avrupa'da çektiği uluslararası kaçak projeler ("Mr. Arkadin-Ölüm Raporu", "The Trial-Dava"); "The Immortal Story-Ölümsüz Hikaye" ve "F For Fake-Gerçek ve Yalan" gibi tuhaf dipnot filmleri ve "Don Kişot" ile "The Other Side Of Midnight" gibi efsaneviye yakın tamamlanmamış filmler.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Şüphesiz "Yurttaş Kane" (1941). Ama size özel tavsiyemiz Türk televizyonlarında da sıkça gösterilen "Touch Of Evil"...

HOWARD HAWKS (1896-1977)

KÖKENİ: ABD
MESLEKİ TANIMI: Tür Bukalemunu
BİLİNMESİ GEREKENLER: 40 yıllık kariyerinde, sadece dönemin ünlü oyuncularıyla (John Wayne, Cary Grant, Marilyn Monroe, Humphrey Bogart vs.) çalışarak değil, her türe aynı ustalıkla el atarak da Hollywood'un çok yönlü zanaatçısı olarak isim yaptı. Gangster filmleri (Scarface/Yaralı Yüz), screwball komedileri (His Girl Friday/Cuma Kızı), western'ler (Red River/Kızıl Nehir, Rio Bravo), müzikaller (Erkekler Sarışınları Sever) ve sert "pulp fiction"lar (Büyük Uyku) yönetti. Hawks bu geniş yelpazeye rağmen konular ve üslup (sıkıntı vermeyen kamera hareketleri, üst üste binen diyaloglar) konusunda tutarlılığını korudu. 1950'lerin Fransız auteur eleştirmenlerince tekrar keşfedilen Hawks'tan etkilenen günümüz yönetmenleri John Carpenter ("Assault On Precinct 13", "Rio Bravo"nun şehirde geçen bir versiyonu) ve dağınık "The Driver" filminin her karesi Hawks kokan Walter Hill.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Cary Grant, Katharine Hepburn ve filme ismini veren "bebek" leopar üçgeni arasında geçen, hızlı, sert, keskin komedi "Bringing Up Baby-Tehlikeli Bebek" (1938) Hawks'ın screwball farsına bakış açısını temsil ederken, "Melekler Kanatlı Olur" (1939) da Hawks anlatımının bütün belirleyici öğelerini kullanır: bildiğini okuyan bir kahraman (bir kez daha Grant), iki haşin kadın kahraman (Jean Arthur, Rita Hayworth), naif oyunculuk ve klostrofobik bir mekan (Güney Amerika'da bir bar).

STANLEY KUBRICK (1928- )

KÖKENİ: ABD ama 1961'den beri filmlerini İngiltere'de çevirdi.
MESLEKİ TANIMI: Kontrol Manyağı
BİLİNMESİ GEREKENLER: Aslen fotoğrafçı olan Amerikalı yönetmen, "Killer's Kiss", "The Killing-Son Darbe" ve epik filmler "Zafer Yolları" ile "Spartaküs" adını duyurdu. Daha sonra da "entellektüel korkunun üstadı" olarak anılıyor. Bu lakabının kanıtları kabus gibi nükleer korku komedisi "Dr. Strangelove", "2001: Bir Uzay Macerası", vahşi anarşi ile vahşi kanunun çarpıştığı "Otomatik Portakal", absürd ve kanlı "Barry Lyndon" ile "Full Metal Jacket" ve Stephen King uyarlaması "The Shining"... Çoğu faşizan ortamlarda geçen ve dizginlenmeyen ilkel şiddet üzerine kurulu hikayeler. Sık sık inzivada yaşayan adam olarak portre edilen Kubrick'in filmlerinin konuları kişiliğinde de şekil buluyor: çalışanlarından birine Jack Nicholson'ın "The Shining"de tekrarladığı cümleyi 200 sayfa boyunca yazdırıyor; büyük figüran ordularını organize ediyor ve en yanlış anlaşılan filmi olan "Otomatik Portakal"ı sinemalardan geri çekiyor.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Tartışmasız "2001: Uzay Macerası" (1968)... Ender rastlanan, karmaşık ve kapkaranlık bir film olduğu için "Otomatik Portakal" (1971). Bir de "Shining"...

MICHAEL POWELL
KÖKENİ: İngiltere.
MESLEKİ TANIMI: Büyüleyici Technicolor Rüyagemisi
BİLİNMESİ GEREKENLER: Powell'ın hayalgücü, orijinal ve macera ruhlu filmleri, İngiliz filmlerinin çoğunun dar görüşlü gerçekçiliği ile tamamen çatışır. Powell senaryo yazarı Emeric Pressburger ile efsanevi ortaklığı sırasında hemen herkesi etkisine alan espri anlayışıyla dikkat çeken bir dizi zeka dolu film yönetti: "A Matter Of Life And Death"de bir Kraliyet Hava Kuvvetleri pilotunun öldükten sonra siyah-beyaz bir cennet ile muhteşem bir Technicolor dünya arasında gidip gelişini anlattı. "The Life And Death Of Colonel Blimp" ise savaş dönemi İngilteresinin öylesine yıkıcı bir tablosunu çizdi ki Winston Churchill filmin gösterime girmemesi için elinden geleni ardına koymadı. Diğer Powell başyapıtlarından bazıları "Black Narcissus" (bu film için bir stüdyoya dev Himalaya Dağları maketi yaptırmıştı), "A Canterbury Tale" ve "The Tales Of Hoffman". Powell'ın tarzı 1970'lerde genç Amerikalı yeteneklerce tekrar keşfedildi. De Palma, yönetmenliği seçmesine sebep olarak "The Red Shoes-Kırmızı Pabuçlar"ı gösterir. Coppola ise Powell'a 1981 yılında Zoetrope stüdyosunda kadrolu yönetmen olarak iş vermişti.

MUTLAKA GÖRÜLMELİ: Dans ile filmin şaşırtıcı dışavurumcu bir karışımı olan "Kırmızı Pabuçlar" (1948); Pressburger olmadan yaptığı, kamerasıyla kurbanlarının ölüm anını çeken psikopat bir katilin hikayesini anlattığı "Röntgenci Tom" (1960).

BILLY WILDER (1906- )
UYRUĞU: Avusturya doğumlu. 1933'den itibaren Hollywood'da çalışmaya başladı.
MESLEKİ TANIMI: Keyfe Keder Veren Adam
BİLİNMESİ GEREKENLER: Amerikan yaşamının daha ziyade keyifsiz yönlerine acı ve alaycı bir gözle yaklaşan Billy Wilder, Hollywood'u daha yetişkin ve ciddi konularla ilgili filmler yapmaya zorlamak konusunda önemli bir rol oynadı. Canlı ama iğneleyici komediler (Bazıları Sıcak Sever, The Apartment) ile hisleri köreltici dramlar (Çifte Tazminat, Ace In The Hole, Sunset Bulvarı gibi kara filmler) arasında hiç zorlanmadan gidip gelebilen Wilder'ın edebi filmleri, Amerikan kültürünün alt yapısını (kendini beğenmişlikten kaynaklanan başıboşluk, alkolizm, materyalizm), Hollywood ihtişamına enjekte etti ama bunu akıllıca, nükteyle, enerjiyle ve Jack Lemmon, Walther Matthau, Shirley MacLaine ve Marilyn Monroe gibi sevilen oyuncularla tatlı tatlı yaptı.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Sevgililer Günü katliamı, elbiseli iki maço oyuncu ve Marilyn Monroe'nun en seksi hali etrafında gelişen sıkı dokulu Hollywood komedisi "Bazıları Sıcak Sever" (1959). Bir tabloid hikayesi çıkarabilmek için göçük altında kalan bir kurbanın kurtarılmasını geciktiren ne yapacağını şaşırmış gazetecinin (Kirk Douglas) öyküsü üzerine kurulu iğneleyici bir hiciv olan "Ace In The Hole/Büyük Karnaval" (1951).

JOEL COEN (1955- )
UYRUĞU: ABD
MESLEKİ TANIMI: Dahi Çocuk
BİLİNMESİ GEREKENLER: Coen kardeşler film çekerken her şeyi beraber yaptıkları için jenerikte yer alan "Bir ... Filmi" tanımlaması aslında biraz keyfi kaçıyor (aynı şey "Barton Fink" ve "Fargo" filmlerini beraber kurgulayarak jeneriğe kurgu sorumlusu olarak Roderick Jaynes takma ismini uygun görmeleri için de söylenebilir). Buna rağmen son dönem yönetmenler arasında istikrarlı olarak etkili filmler yapmak konusunda rakip tanımayan Joel Coen yönetmenliği daha sofistike düzlemlere getirdi. "The Evil Dead"de Sam Raimi'nin kurgucu asistanı olarak çalışan Coen, "uçan" kaydırmalar, aşırı gerçek duyarlılık ve kara komik dokunuşlar gibi üslup konusundaki hünerini eski işverenine borçlu ama, ister delişmen komediler ("Raising Arizona") ister gangster hikayeleri olsun ("Miller's Crossing") türleri daha daha olgun ve zekice ele alarak bu özellikleri desteklemiştir. Ayrıca "The Hudsucker Proxy"de daha önceki filmlerde açıkça anlaşılmayan düz komedi yapma konusundaki yeteneğini de ortaya koydu.

MUTLAKA GÖRÜLMELİ: Kara film "Blood Simple" (1984), Coen'lerin türleri birbirine karıştırma konusundaki yaklaşımına örnek teşkil ediyor. Bunun yanı sıra konuda önceden tahmin edilmesi güç sapmalar, çok iyi oyunculuklar ve birkaç muhteşem film anı için kaçırılmamalı. "Fargo" (1996), Coen'lerin en belirleyici özelliklerinden biri olan dehşet verici konularla komiği harmanlama işine bir de filmleri için alışılmışın dışında olan bir duygusal varlık, Frances McDormand'ın canlandırdığı hamile şerif Marge Guderson'ı kattı.

DAVID LYNCH (1946- )
UYRUĞU: ABD
MESLEKİ TANIMI: Her Şeyiyle Amerikalı Garip Adam
BİLİNMESİ GEREKENLER: David Lynch Amerikan filmleri arasında bir nazarlık, bir avangard; mainstream zevkleri "tatmin etmek" için zaman zaman sınırı tuhaf biçimlerde aşan bir olağandışı. Alışılagelmiş türlerden -bilim kurgu (Dune), yol filmleri (Wild At Heart) ve televizyon soap opera'ları (İkiz Tepeler)- yola çıkan Lynch, bunları seks, şiddet ve tam anlamıyla hasta bir espri anlayışı ile ters yüz eder. Bu işteki işbirlikçileri ise düzenli olarak Laura Dern, Isabella Rossellini ve Kyle MacLachlan olur. Yönetmen "Fil Adam" ile Viktoryen bir kostüm filmine kalkıştı ve bu işin altından da başarıyla kalkmasını bildi. Lynch film yönetmenliğinin dışında da tam bir rönesans adamı olduğunu kanıtlayarak sanat sergileriyle, fotoğraf kitaplarıyla, Chris Isaac video klipleriyle ve Clavin Klein'ın Obsession reklamlarıyla uğraşıyor.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: İzleyen herkesin, gördüğü en korkunç kabus olduğu konusunda hemfikir olduğu yönetmenin ilk filmi "Eraserhead" (1976) rahatsız edici soyut imgeleri (adet gören kümes hayvanları, feryat eden bir cenin) yine rahatsız edici ve abartılı ses efektleriyle desteklenmişti. "Blue Velvet-Mavi Kadife" (1986), Lynch'in, sapkın imgelemini iyi niyetli gibi görünen bir konuya da uygulayabileceğini gösterdi.

QUENTIN TARANTINO (1963- )
UYRUĞU: ABD
MESLEKİ TANIMI: Film Hastası Süperstar
BİLİNMESİ GEREKENLER: Eski video dükkanı katibi sevdiği filmlerdeki öğeleri diyalog yüklü, yıldız oyunculu yeni bir türde bir araya getirerek 90'lı yılların müstesna sinema siması haline geldi. Silahlı cool erkekler -siyah takım elbiseli olmaları tercih sebebi- en sevdiği imge. Pop kültürü gereksizlikleri ya da günlük alışkanlıklar üzerine serbest konuşmalar bir başka favorisi. Tarantino bütün senaryolarını kendi yönetmiyor. Bu işi arada sırada Tony Scott (True Romance), Oliver Stone (Katil Doğanlar) ve Robert Rodriguez (Günbatımından Şafağa) gibi başka yönetmenlere de bırakıyor ama malzemesinin görsel hareketliliğinin diyaloglarını gölgelemediğinde durumlarda daha etkili olduğunun da farkında. Kendi filmlerinin bu kadar başarılı olmasının sebebi de bu ("Ucuz Roman" bir şapka dolusu Oscar'a aday oldu). Tarantino karakterlere film sırasında göndermeler yaparak filmler arasında esprili bir devamlılık sağlamaktan zevk alıyor. Ayrıca nasıl oyuncu seçeceğini de çok iyi biliyor. "Ucuz Roman"dan önce kimse artık Travolta'yı hatırlamıyordu. Öte yanda Tarantino'nun da zayıf bir noktası var. O da oyuncu olma saplantısı.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Keskin diyalogları, cool takım elbiseleri ve sayısız atıfı için "Rezervuar Köpekleri" (1992), Altın Palmiye ödüllü "Pulp Fiction" (1995) ve "Jackie Brown" (1998).

FRITZ LANG (1890-1976)
UYRUĞU: Avusturya'da doğdu, Almanya'da çalıştı, 1935'de Hollywood'a taşındı.
MESLEKİ TANIMI: Herr Kasvet
BİLİNMESİ GEREKENLER: Alman sinemasının öncüsü, iç karartıcı suç, intikam, siyasi baskı ve şehir yabancılaşması alegorileri yönetti. Lang'ın güçlü resmetme yeteneği, şaşırtıcı prodüksiyon tasarımı ve dramatik ışıklandırmaları, "Destiny" ve Lang'ın ilk New York ziyaretinden esinlenerek çektiği, Brigitte Helm'in dişi bir robotu canlandırdığı fütüristik epik "Metropolis" gibi klasiklerinin yoğunluğunu artırdı. Alman sinema endüstrisindeki yeri o kadar sağlamdı ki onun yarı Musevi olduğundan habersiz olan Göbbels, Nazi partisi için filmler çekmesi için onu davet etti. Lang ABD'ye kaçtı. Anavatanındaki yönetimden öylesine iğreniyordu ki bir tek kelime bile Almanca konuşmayı reddetti. Hollywood'da verimi düştü ve ancak 50'li yıllarda "Rancho Notorious", "The Big Heat" ve "Şehir Uyurken" filmleriyle eski formuna kavuştu.

GÖRÜLMESİ GEREKENLER: Düsseldorf'ta bir çocuk katilinin aranmasını konu edinen ve baştan sona heyecen, tehdit ve korku yüklü "seri cinayeter işleyen katili ara" filmlerinin öncüsü olan ve aynı zamanda patlak gözlü Peter Lorre'yi de dünya sinema izleyicisiyle tanıştıran, gerçek bir hikayeye dayanan Lang'ın ilk sesli filmi "M" (1931). Lang'ın sinik bakış açısını mainstream Hollywood'a getiren, kişisel intikam üzerine kurulu gergin suç melodramı "Ölüm Korkusu" (1953).

RIDLEY SCOTT (1937- )
UYRUĞU: İngiltere ama bir Hollywood yönetmeni olduğuna hiç şüphe yok.
MESLEKİ TANIMI: Görsel Usta
BİLİNMESİ GEREKENLER: Prodüksiyon tasarımı konusundaki dahiyane fikirlerini (ilk işi 1960'larda BBC'de set tasarımcılığıydı) ve görsel efektlerini ticari kaygılı tür senaryolarında ve TV reklamlarında kullanmaya fazlasıyla hevesli gerçek bir hayalperest. Tarih (Harvey Keitel'li "The Duellists" ve dağınık epik "1492: Conquest Of Paradise"), fantezi (Legend), egzotik yabancı ülkeler (Black Rain), gelecek (Blade Runner) uzayda terör (Alien) ve Amerika'da kaçış (Thelma ve Louise) gibi konuların araştırmacısı."Ölü Ozanlar Derneği"nin denizde geçen versiyonu "Dostluk Denizi" çok ses getirmemesine karşın Scott, günümüz yönetmenlerinden birçoğundan daha hatırlanır imgeler yaratmıştır. Scott, yapımcı olarak da Mike Figgis'in yönetmenliğini yaptığı "The Browning Version" (1994) ile bir başarıya imza atmıştır.'

Alıntı:Film.Gen.Tr -- Sinema Sitesi -- "Sinemanın İnternetteki Adresi"

+

Uygun bir zamanda daha geniş bir şekilde inceleyim.. :o :4

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kara, film, y246netmenler304


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Seyrettiğiniz En İyi 10 Film... 1qazxsw2 Yakın Çekim 48 06-09-2008 22:39
Kara Delik / Black Hole LYNX Kara Delik 0 19-06-2007 23:12
Nazan Öncel Geceler Kara Tren... Ebruli Video Klipler 0 14-03-2007 16:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:03 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org