Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Tiyatro Dünyası

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Dışavurumcu Tiyatro

Tiyatro Dünyası içerisinde Dışavurumcu Tiyatro konusu: Dışavurumcu Tiyatro Dışavurumcu tiyatro, ilke olarak doğallığını ve özdeşleştirmeyi reddeden, buna karşılık karakteri ve olayı sembolik olarak büyüten sahneleme biçimiyle özelliğini kazanır. Şam yolu mu, Çile yolu mu? Şiirde olduğu ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 20-02-2007, 15:45
...Dengesiz...
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,260
Standart Dışavurumcu Tiyatro

Dışavurumcu Tiyatro

Dışavurumcu tiyatro, ilke olarak doğallığını ve özdeşleştirmeyi reddeden, buna karşılık karakteri ve olayı sembolik olarak büyüten sahneleme biçimiyle özelliğini kazanır.

Şam yolu mu, Çile yolu mu?
Şiirde olduğu gibi tiyatroda da dışavurumculuk robotlaşmış insanlar toplumunun reddine dayalıdır. Buna, genellikle kuşaklar arasındaki çatışma ve baba-oğul arasındaki ikilikler biçiminde ortaya çıkan küçük burjuva dünyasına yöneltilen sert bir yergi de eklenir. Ama buna karşılık yeni bir toplumun oluşumunu hızlandırmak için bir yöntem önerilir.

Dışavurumcu kahraman, hem acınacak hem de örnek alınacak bir kahramandır: serüveni, İsa’nın çilesini anlatan tabloları veya Ortaçağ dini tiyatrosunda sahneleri andıran “bekleme yerleri”nin özel alanların peşpeşe “fotoğraflar”ıyla, olay örgüsünün yerini alan bir gelişme içinde ele alınır. Bu dramaturginin(Stationendrama) en belirgin örneği Strindberg’in Till Damaskus’udur. (“Şam Yolu”, 1898) Karabasanlar altüst olmuş şairi temsil eden “Yabancı”, yedi kere kimlik bölünmesinden geçer ve her defasında kaybettiği, yeniden bulduğu Hanım’ına kavuşmasını engellemeye çalışan iblislerin saldırılarına uğrar. Kişiliklerin ad taşımaması (Yabancı, Dilenci, Günah Çıkartıcı, Deli vb), tiyatronun gerçeklikten sıyrılarak sadece düşüncenin ve yazgının temsilcisi olma isteğini vurgular. Genel kural olarak, dışavurumcu kahraman yenilik girişimlerinin sonunu getiremez. Ama yalandan ve bayağılıktan kaçmak istediğinden, kurtulmuş sayılmasa da haklılığı kanıtlanmış olur.

Kötümser bir soytarı: Georg Kaiser
Alışılmamışı ve anlamsızı daha ilk bakışta kavrayan Kaiser, bir efsaneler kırcısıdır: tiyatroya, 1913’te Tristan ile İsolde’nin bir taşlaması olan König Hahnrei (“ Boynuzlaşmış Kral”) ile başlar. Dramın bir “düşünceler oyunu” (Denkspiel) olması gerektiği görüşündedir. Tarihi ele alışındaki pervasız tutum, düşünmeye kışkırtma amacı taşır: Jeanne d’Arc’ı Gilles de Raşs’nin metresi Die Jüdische Witwe (“Yahudi Dul”) adlı eserinde de Judith’i de bir “Yahudi dul” yapar.

Çağdaş insanlığın kişiliksizleşmesini ele alarak (kimi oyunlarında Antikçağ korolarında olduğu gibi toplu olarak bir araya gelen kişiler, ancak kostümlerinin rengiyle birbirlerinde ayrılır) yazgılarından bir anlık kaçma isteği duyan kahramanlarını kendi dünyalarının dışına atan gerçek durum incelemelerine girişir.

Kaynak: Marie Anne Barbaris Grasser TL - Cilt 5/113
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
tiyatro, disavurumcu


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tiyatro Terimleri Sözlüğü dorleon Tiyatro Dünyası 20 01-12-2007 16:23
Tiyatro Eksenli Tezler ve Araştırmalar dorleon Tiyatro Dünyası 9 05-02-2007 00:06
Törensel Tiyatro Aşk,Özgürlük, Anarşi... duarden Tiyatro Dünyası 0 04-02-2007 11:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:17 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org