evlilik deyince aklıma iki kavram geliyor artık. (bendenizin modeli eski ondan olsa gerek)
evililik birliktelik
ve evlilik kurumu.
evlilik kurumu özellikle şu son yy da ortaya çıkan bir kavram. ondan önce ki evlilik sadece soyun devamı ve toplumun dediği idi. tabi bu da bir çeşit evlilik kurumu oluyor. ama insanlar birbirlerine daha dürüsttüler o zamanlar. belki de kendileri bulamamışlardı ve bulunması gereken birşey olduğunu da bilmiyorlardı. şimdilerde ise bulunması gereken bir şey var ama nasıl bulunur ne ulacağını bilmeden sorusu var.
kurumsal evliliklerde (çağımızda) insnlar kendilerini taşıtacak insan arıyorlar. kendilerini ıspatlayacak ya da kendilerini tamamlayacak insn arıyorlar. ben buna sunilik diyorum. hormonlu ilişkiler. sabaha kıvama gelip ertesi gün evlenenler. tabiki kanunlarımız da bunun en büyük destekleyicisi. evin reisi evlenirken belirlenebiliyor ne hoş değil mi

(reissiz olamaz demek ki. sürü var ya ortada güdülmesi gereken tovbe tovbe) evli iken yapılan mal varlığı boşanınca eşit paylaşılıyor. ne güzel daha evlenmeden boşanma koşullarını garantiye alabiliyoruz. (taş olcez yakında) ben bu oalyı anlayamıyorum arkadaşlar. idarkım müsade etmiyor kapasite az kallıyor. bu nedir ya. aynı evi paylaşacaksın ama maaşın nasıl harcanacağından daha fazla hesap yapıyorsun. insan yorulur biter ya. bu kada hesaba akıl mı dayanır. dayanmaz zaten sonunda çiftler kafayı sıyırıyor ve boşanıyor tabi kendini bulmaya çıkan insan bu yolda ilerlerken gördüğü insnla evlenirse böyle olur. eğer yazılı kural çoksa bir konuda bir toplumda o toplum o kadar az medeni oluyor bence. kurumsal evlilik bu işte. aneler de bu kuruma kızlarını lise çağına geldiğinde hemen hazırlamaya başlıyorlar. önce kocaları idare ederken sonra çocuklarının evini idare etmeye başlıyorlar. vs vs bu şekilde yapılan evlilik tamamen plastikdir. ve sınırlı ömürlüdür ve ömrünü doldururken kesinlikle kişilerinömrünü de yer bitirir.
(belediye başkanının bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karıkoca ilan ediyorum. vay be ne adammış bu belediye başkanı .benim özel ilişkimi alıp umumi hale getirbiliyor)
bu arada küçük yerlerde beraber yaşamak diye birşey söz konusu olamaz arkadaşlar . hatun tarafı için ölümden beter bişi olur bu.
birde insanların beraber zaman geçirirken mutlu oldukları birbilerni gülümsetebildikleri, sohbet edebildikleri ilişkiler vardır. böyle durumlarda insanlar bazen topluma karşı kulaklarını tıkamak için harcayacakları enerjiyi ilişkilerineharcamak isteyip nikah kıyma metodu ile toplumun ağzını kaparlar. kapadıklarını sanarlar. tek fark arttık konuşulanlar onlara gelmiyordur. bunlardan bir kısmının aileleri ile başı derde girer. böyle durumlarda her iki ailede dışarı bırakılmaz sa ağız tadı bozulur. (siz dışarı atacaksınız aileler lkendiliğinden gitmiyor. çoğunlukla yani) ve kendi hallerinde mutlu mesut yaşarlar. bunların evlenenler içindeki payı %1 dir. ilişkiyi nikahla sonlandıranların büyük çoğunluğu ise evliliği farklı bişi sanıp kendilerini değiştirmeye başlarlar. kkarşılarındakini değiştirmeye açlışırlar. daha önce olduğu gibi kabul ettikleri adama bin kusur bulurlar. bu karşılılı olur. ve bunlar derler ki evlenince herşey değişiyor. yoktur böyle birşey aslında. değişen tek bir bakış açısıdır. bu da ayrı bir tartışma konusu. velhasıl bu böyle uzayıp gider.
evlilik ben , sen , biz olmasıdır. gerisi boştur.
çocuğum olsun diye evlenmek benim aklıma bile gelmez. 35 inden sonra çocuk esirgeme veriyor zaten. yaşlanınca bana bakacak diye çocuk sahibi de olunmaz evlenilmez de. ama sırf bu nedenlerden evlenenler var ve olacak.
bir deeee arkadaşlar bekarlık negatif ir puan oluyor genelde . 20 yaşındaki çocuk elenince adam yerine konur lafı dinlenir de siz 35 - 40 yaşındasınız dır ama bekarsınız diye adam yerine konmazsınız. (bunun tek olumlu tarafı bekarlar a hep genç gözüyle bakarlar hiç yaşlanmaz bakearlar evlilerin gözünde

) işyeinde iki lafı bir araya getiremeyen ama evli olan bi bayan sırf bekarsınız diye sizden daha çok rağbet görür. bekarlar tehlikelidirrrrrrrrr. hep yaramazlık beklenir onlardan ama gördüğüm kadarıyla evliler daha yaramaz.
çoğu insnın birey olrak hali harap zaten. evlenince ne değişir ki.
birini sevdiğnizde evlenin. kimi insan için bu kategori farklı olabilir. mesela parası olduktan sonra herşeye gülerek bakabilen insanlar vardır. yani kıstasınız ne ise o gerçekleştiğinde evlilik yapın. (yapacaksanız tabi)
doğru insan olduğumda ve doğru insanı bulduğunda evlen diye bir laf vardır. işin özü bu galiba.
tabi bu yy da gerçekleşmesi baya zor bi istek, bir fincan kahvenin 1 dakia bile hatrı olamdığı bu dönemde arkadaş bile bulamazken ...
bu konu bitmezzz.
işin aslı hayat matemetik gibi de değil. gün gelir doğrular değişir gün gelir hayatta bilmediğin şeyleri öğrenirsin derken derken önceden düşündüğün planladığın hiçbirşey planladığın gibi glişmez.
bildiğim tek şey şu hiçbirşeyi ertelememek gerek.