|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Ser de erkeklik mi vardıTartışmak İstiyorum içerisinde Ser de erkeklik mi vardı konusu: Saldırı mı???
tuhaf..
"Aslında şikayet ediyormuş gibi görünüp bu gibi durumları salt konuşmaktan bile inanılmaz keyif alıyorsunuz değil mi...
Yani, istenilen bu cinsler arası sorunlar yumağını aydınlatmak değil..." demişsiniz..(şu çoklu ...

06-10-2008, 17:08
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
|
|
|
Saldırı mı???
tuhaf..
"Aslında şikayet ediyormuş gibi görünüp bu gibi durumları salt konuşmaktan bile inanılmaz keyif alıyorsunuz değil mi...
Yani, istenilen bu cinsler arası sorunlar yumağını aydınlatmak değil..." demişsiniz..(şu çoklu alıntı işini başaramıyorum böyle idare ediverin)
saldırı çeşitlidir. misal siz bu yazdığınızı saldırı olarak algılamazken ben algılarım..direkt bir yargılama söz konusudur çünkü...
"Ama görünen bunu da başaramıyor olacağız ki tam da 'bir şeylerin' farkına varılası bir yorum yazmışken bunu yersiz bir mübalağa olarak algılayıp bayağı bir saldırıya geçebiliyoruz...
Mersi..."
bayağılıkta görecelidir..misla bende sizi oldukça bayağı buldum..
bir şeylerin farkına varılası yorumunuzu malesef başta ki ve sonda ki cümleleriniz pek güzel alaşağı etmişler. buna ne buyuracaksınız..
Konunun özü: bizim tek taraflı ya da konuyu bireyselleştirelim benim tek taraflı baktığıma hangi şekilde kanaat ettiniz acaba..
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

06-10-2008, 18:12
|
 |
Ebedî Arıza...
|
|
Üyelik Tarihi: 04-10-2008
Nerden: Şehr-i Şirin İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 60
|
|
|
3. Binyılın ilk yüzyılı...
O güne dek yeryüzündeki hiç bir canlı popülasyonunun ulaşamadığı boyutlara erişen insan nesli 'Çözülüş'ün eşiğinde...
Kısıtlı kaynakların tükenmesiyle birlikte vuku bulan çaresizliğin yarattığı dalga etkisiyle hesapsız kıyımlar gerçekleşmiş ve bunun büyük hesabı ise savunmasız çocuklara kesilmiş...
Yetersizliği ile su ve gıda kaynakları geriye kalanları av sürülerine dönüştürmüş; az sayıdaki artakalan savruk insanlar ellerinde ölüm aletleriyle ilk kez cinsler arası eşitliği çözmüş olarak ortak savaş alanlarındalar...
Sınırsız üremenin; bunu marifet saymanın, ileri sürülen gerçek sorunsalların çözümlemelerine 'Şeytan Ayetleri'ymişçesine küpürenlerin, radikal çözümlemelere cinsiyet ayırtmaca tamtamları çalanların ufukları yangın bugün...
Bir musibetin bin nasihate denk geldiği av sezonu sürerken korunaklı kent devletçiklerinde ayrıksılar Gen Havuzlarında gerçekleştirdikleri uzun süreli kuluçka evresi mahsülü nesilleriyle yeni bir düzen kurmakta; yapay vitaminler, yok edilen cinsiyet ve sürtüşmelerin yerini alan yaratıcı zihin yaşlı kürenin bu kokuşmuş sakinleriyle birlikte nefes almaktan bitkin düşmüş ve galaksiye açılan kapılar arayışında...
...
Bedenler üzerinden nemalanmaya dayalı bir yaşam şekline onay veriliyorsa ödenen bedel eşitsizliğin getirisi olan isyan, yersiz hak arayışı ve nihayetinde ızdırap olacaktır...
Bu ise ne dilediğimize tekrar tekrar ciddiyetle eğilmeyi gerektirir...
( Gerekirse devam edecek...)
Schopenhauer, Nietzsche, Cioren, Pavese ve envai çeşit kötümserleri benim gelişime hazırlık yapan müritler olarak görüyorum...
|

06-10-2008, 20:34
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
|
Olayı sadece üreme çiftliğini gözlemiyle irdelersek; evet dünya taş yığını deriz oysa daha fazlası olmalı bence. Rollerden bir parçasına atıf yapmışsınız benim sorunum kendilerine biçilen rolleri eleştirip tamda olmak istemediği hayatı yaşayanlarla. Dünyada değiştirebileceği yeğane şeyin kendi olduğunu bilmezde eleştiririz herşeyi ama tamda öyle yaşarız. Feodal yetiştirilme tarzından şikayetçi kadının kendini tamda öyle bir adamın yanında görünce şaşırırız. Yada kadın haklarından bahseden erkeklerin sadece evdeki herhangi bir (bulaşık makinesi, çamaşır, süpürge) meta olarak yanında olan kadınlarla yaşamını sürdürmesinden. Sonra bahaneler gelir oysa değiştirebileceğimiz tek şeyi değiştirmek istememektir çoğu zaman yaşam.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

06-10-2008, 20:42
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
|
|
|
Kim tam bir değişim bekleyebilir ki zaten, sorun bu değil ,benim anlatmaya çalıştığım ise, farkında olup aynı davranışı tekrar edenleredir..ha tabii bu davranış şeklinden hoşlandığımız yapıyoruz bunu arkadaşın deyimiyle...yalnız özenli davranmak zor olmasa gerek...biz daha fikirleri savunmaya çalışırken kabalaşıyorsak..evet bizden bi bok olmaz hocam...
vallahi üşeniyorum ya...
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:35 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|