|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Ölümden Korkmak ?Tartışmak İstiyorum içerisinde Ölümden Korkmak ? konusu: "Ölüm, her bir bireyin onu bir başkasına geçirme gibi bir olanak olmaksızın kendi başına karşılaması gereken tekil bir deneyimdir."
-M.Heidegger-
.ölümden korkmak yoktur..korkulan dünyada bir daha varolmama korkusudur.....

26-06-2008, 14:59
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .yok
Mesajlar: 423
|
|
|
"Ölüm, her bir bireyin onu bir başkasına geçirme gibi bir olanak olmaksızın kendi başına karşılaması gereken tekil bir deneyimdir."
-M.Heidegger-
.ölümden korkmak yoktur..korkulan dünyada bir daha varolmama korkusudur..
"Homo sum: humani nihil a me alienum puto.."
-Terentius-
--
.gölge'li_\
|

03-07-2008, 14:00
|
 |
ben arıza değilim
|
|
Üyelik Tarihi: 02-07-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 37
|
|
|
Cellat yatağından uyandı bir gece,
"Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece. Öldürdükçe çoğalıyor adamlar. Ben tükenmekteyim öldürdükçe"(Ataol Behramoğlu)
Ölümden korkmuyorum, ölümden korkan insanlar kendilerini dünyaya bir şekilde bağımlı kılmış insanlardır. Herhangi bir bağımlılığım olmadığı için ölümden korkmuyorum, bağlılığım olsada korkmayı mantıklı görmüyorum, Ölüm her aklıma geldiğinde "Ah edip, vahedip inleme, Bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın, Ecel kapını çaldığı zaman, evi telaşa verme, O geldiği zaman, sen gitmiş olacaksın"
Ve aptallar dünyanın bütün bilgelikleri ile alay ederler...
|

05-07-2008, 15:26
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 05-07-2008
Mesajlar: 9
|
|
|
"İnsan, ancak onu düşünen hiç kimse kalmadığı zaman gerçekten ölür..."
bu sözü cok seviyorum.
ölümden korkmak. hm..aslinda böyle düsününce ölümden korktugumu sanmiyorum. icimde sadece bir hüzün var aslinda. sanki her sey bosmus gibi geliyor..öldügüm zaman hicbir seyin anlami kalmayacak. sevdiklerim, beni sevenler, cabalarim, hedeflerim, hayallerim, yasama tutunmak icin yaptiklarim,..her sey bos. ölümden korkmuyorum sadece üzülüyorum sanirim. evet..böyle bir sey.
|

18-08-2008, 18:12
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 172
|
|
|
Yorumları okuyamadım, bazı üyeleri tekrar ediyorsam kusuruma bakmayın.
İstesekte istemesekte sürekli bir bilinmezliğe doğru adım adım yaklaşıyoruz. Ölüm.
Bu kaçınılmaz olan, insanoğlunun kafasında hep bir soru işareti olmuştur.
Bilinmezlik bizi korkutuyor. İçinde ne olduğunu bilmediğimiz dibi karanlık bir kuyuya düşüyoruz. Eğer kuyuyu aydınlatnayı başarabilseydik, ozaman rahatlar yada daha çok korkmaya başlardık. En azından orda ne olduğunu bilip kendimizi hazırlayabilirdik. Ama kuyunun dibi sürekli karanlık kalmaya ve biz düşmeye devam ediyoruz. (Sizinde bildiğiniz gibi bu düşüşü durdurmak yada en azından olabildiğince geciktirmeye çalışanlarda var. Ama bana sorarsanız düşüşü durdurmak bir hayalden başka birşey değil...)
O karanlığın verdiği korkuya dayanamayanlar kendilerine bu bilinmezliği ortadan kaldırıcak cevaplar yaratırlar. Ve bu cevaplara öyle içtenlikle inanırlarki, karanlık bir kuyuya düştüklerini değilde, şirin bir bahçeye süzüldüklerini görürler. Ve bu onları kuyunun dibine varana kadar mutlu ve huzurlu kılar. Çünkü bilinmezlik bilinir olmuştur. Ve düşüş bitene kadar artık kuyunun dibiyle ilgili soru sorulmaz. Bu inancın zor yoluyla elde ettikleri huzuru ve mutluluğu kaybetmeyi göze alamazlar.
Düşüşleri sonlandığında ise bahçemi yoksa başka birşeylemi karşılaştıklarını bizimde düşüşümüz bitene kadar ne yazıkki asla bilemiycez...
|

18-08-2008, 21:40
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 36
Mesajlar: 88
|
|
|
Ölümden korkmadığını söyleyenler bence ölümün- artık var olmamanın- bitişin bilincinde olmayanlardır.
Evet bilinmeyen şey korku kaynağıdır. Korkusuzluğu sağlayansa olayı algılayamamızdandır.
Artık hiç bir şeyi algılayamayacak, göremeyecek, hissedip duyamayacaksınız. Yani..
"Sen de bu dünyada var mıydın kafa
Türlü nimetlerden yer miydin kafa" (H.Hüseyin KORKMAZGİL) durumu.
Hadi kokmuyoruz. Ufakta olsa bir rahatsızlıkta mı duymuyoruz
Ben hiç kimsenin bu kadar umarsız ve olayı sakinlikle kabullenebildiklerine inanmıyorum. Bence verilen en detaylı ve felsefi cevap bile kaçamak ve yüzeysel. Zaten bu konu üzerinde de derin felsefe yapmaya hiç gerek yok.
İstemsiz aldığımız nefes bile ölmeme telaşında.
Bir de "Ölümden neden korkayım ki " cevapları var. Tuhaf. Sanki bu ve benzeri korkularımız bizim irademizdeymiş, istersek korkarız istemezsek korkmayız(mış) gibi.
Siz hiç rastladınız mı " Köpekten neden korkayım " diyip kuduz bir köpeğin üzerine doğru giden. Ya da yükseklikten korkmam deyip uçaktan paraşütsüz atlayan birine.
Eminim ölümden kokmayanlar 17 AĞUSTOS 1999'da yer sallanırken " Yaşasın, uzun zamandır bekliyordum, nihayet geldi" diyerek yataklarından fırlamayıp ölümü beklemişlerdir.
Kısaca; ölüm ne kadar insiyitifimiz dışındaysa, ölüm korkusu da insiyatifimizin dışında.
Tamam, korkunun ecele faydası yok. Ama derin bir hazmedememe sancısı hepimizde var.
"Yok olup gitmektense, cehennemde yanmayı tercih ederim" demiş Albert CAMUS.
Ben de aynı fikirdeyim.
BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
|

18-08-2008, 22:13
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 13-05-2008
Nerden: ankara
Yaş: 23
Mesajlar: 8
|
|
|
ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmayışıdır... korkmakmı neden bana ait olmayan bir beden ve bencil bir ruhu kaybedeceğim için mi yada geride bıracaklarım içinmi ya beni bırakanlar gidenler onlarada yanmalımıyım...
|

18-08-2008, 22:52
|
 |
Kış Armudu
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Yaş: 41
Mesajlar: 778
|
|
|
Deli misiniz? Ben korkarım ölümden... Önce, an be an ve adım adım ölüme yaklaşacağımın kronolojik olarak kaçınılmaz olacağı o zamanlardan... Ama en çok ölüm anında yaşayacaklarımdan. En çok acıdan... Acı çekerek gitmekten...
Ne nereye gideceğimi biliyorum, ne nasıl gideceğimi. Ne cennet var sonrasında benim için ne de cehennem. Yokolacağımı düşünüyorum, en azından bilincimin yokolacağını... Ya da faz değiştirecek, bilmiyorum. Oraya ben bakmıyorum zaten. Benim işim burda... O yüzden...
Kısa, acısız ve sorunsuz olsun lütfen...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

19-08-2008, 02:32
|
 |
arıza tespit edilemedi...
|
|
Üyelik Tarihi: 19-12-2007
Nerden: bursa
Yaş: 21
Mesajlar: 130
|
|
Bence insanlar ölümden degil nasıl öleceklerini bilmediklerinden korkuyolar...
Ölürken acı çekebiliriz ama ölünce bişeyimiz kalmaz ne de olsa 
En azından ben böle düşünüyorum.

aşk çabalamadan yaşanmaz,felsefe saçmalamadan yapılmaz...
|

19-08-2008, 03:17
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
Alıntı:
master2´isimli arızadan alıntı
Doğmadan önce neden yoktum diye kimse sızlanmıyorsa, öldükten sonra hissiz olacağı içinde korkmaması/kaygı duymaması gerekir bence.
|
Aynen katılıyorum gerçekde olay budur.Doğmadan evelki haliniz gibi bir hiçlik ölüm de, endişe edecek ve aslında korkulcak da birşey yokdur gerçekde sadece ona yaklaşdığında yada onu düşündüğünde canları sıkılır çünkü yapılcak yada yarım kalan işler veya doyumsuzluk vardır hayatın bazı yerlerinde en önemlisi de pişmanlıklar.Geçenler de bir gazete de okumuşdum ölüme çok yaklaşan hastalarla röportaj yapmışlar sonuç: Bazı fırsatlar varken yapılmayan şeylerin pişmanlığı çıkmış ortaya, yani gerçekde herkes içinde bu söylenebilir pişmanlığınız hiç yoksa her istediğinizi yaptıysanız bu hayatta zaten doyarsınız pişmanlık duyucak bir şeyiniz kalmazdı giderken demekki kaçınılmaz sondan korkmak yerine hayatın hakkını vermek lazım gönlünce, giderken hiç bir pişmanlığın olmasın gözün arkada kalmasın. Hem insanlar ölümün yarım halini hergün yaşıyor aslında sadece farkında değiller bu sadece uykudan farklı olarak rüya görülmeyecek ve bır daha uyanılmayacak aynı hissiz, zaman kavramsız yok olma durumu diye düşünüyorum.
|

19-08-2008, 03:40
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-07-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 214
|
|
|
Evet gerçekden de doğmadan önce nerdeydim diye sızlanmıyorum çünkü geldiğim yeri biliyorum ve seviyorum, bunu sadece düşündüm ama doğam gereği işime geldiği için bunu çok kurcalamıyorum aynı şekilde bilinmez yada hakkında çok söylentiler olan ama gidip de geri gelenin olmadığı bir yeri görünce hayatı da çok sevdim için , gözü doymaz bi canavar olduğum için orası hiç işime gelmiyor. Bu hayatta ne kadar az pişmanlık yaşarsam gideceğim için o kadar az üzülürüm. Ama bu hayat o kadar güzel ve enterasan bir hayatki ancak gerçek pişmanlıklarımı bana ölümün soğuk nefesini ensemde hissettiğimde gösterecek, hemde hepsini buna da eminim o yüzden mümkün olabildiğince burada bir misafir olduğumu unutmamaya çalışarak yaşamaya çalışıyorum. O son gün geldiğinde şunu da söyle yapsaydım ya ahh eşşek kafam dememem lazım. Hani derler ya o ana yaklaşanlar hayatın film şeridi gibi gözünün önünden akarmış buna inanıyorum buda yukarda anlatmaya çalışdığım şeydir aslında. Hayatını başdan aşşağıya izlersin oracıkda bazı yerlerde şunu böle yapsaymışım keşke dersen korkudan ziyade bir acı duyarsın bu acının derecesine göre pişmanlığın ortaya çıkar. Acı çekerken nasıl zor uyursam huzursuz olursam ölürkende aynı acım çok az yada kayda değer olmamalı ben kendi yaptığım yada yapmadığım şeylerden büyük bir pişmanlık duymamalıyım sonsuz uykuma dalarken, sabah işe gidecek sağlıklı,huzurlu,mutlu ve umutlu bır insan gibi dalmalıyım son uykuma. Burada umuttan kasdım, bu hayatın hakkını verdim elimden gelenin en iyisini yaptım umudu.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:20 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|