|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Bizi kuşatan dinci baskıdan nasıl kurtulacağız?Tartışmak İstiyorum içerisinde Bizi kuşatan dinci baskıdan nasıl kurtulacağız? konusu: High Hopes asıl konuya değinmişsin.
Biraz kısa cevap vereceğim ve senin bu tür şeylerden(gruplaşma, ayrımlaşma) hoşlanmadığını biliyorum ve benim de aslında böyle cevaplamaktan, düşünmekten hoşlandığımı söyleyemem.Ancak gerçeğin üzerini örtmek de ...

12-01-2008, 01:33
|
|
harvester
|
|
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
|
|
|
High Hopes asıl konuya değinmişsin.
Biraz kısa cevap vereceğim ve senin bu tür şeylerden(gruplaşma, ayrımlaşma) hoşlanmadığını biliyorum ve benim de aslında böyle cevaplamaktan, düşünmekten hoşlandığımı söyleyemem.Ancak gerçeğin üzerini örtmek de çözüm değildir.
İslam dinine gerçek anlamda inanan, benimseyen(islamın ne olduğunu bile bile, kurallarını bile bile) kimselerle, müslüman olmayan kişilerin her iki tarafında haklarını gözetecek şekilde bir arada yaşaması mümkün değildir.Çünkü islam bireysel değil toplumsal kurallar içeren bir dindir.Bunu inkar eden kişi kuran'ı okumamış, anlamamış, okuduysa da evirip çevirmiş, gerçeğin üstünü örtmüş demektir.Bu yüzden Laik olmayan bir devlet yapısında(islam devletinde) müslüman olmayanların yaşama şansı yoktur.Erkekler öldürülür, kadınlar, çocuklar seks kölesi(fahişe bile değil, çok farklıdır) olurlar.Çünkü bu hakkı kuran'ın kendisi müslümanlara verir.
Bu yüzden bu toplumda bir arada yaşamanın ilk kuralı islamı gerçek anlamda tanıyıp, bilip, anlayıp uygulamak isteyen kişilerin üzerinde kesin bir baskı unsuru kurmaktır; ki bu da bana göre uzun vadeli bir çözüm değildir, çünkü bu düşünce yaşadığı sürece potansiyel tehlike var olacak, bizim açığımızı kollayacak, hemen güçlenip-hortlayacaktır(son yıllarda olduğu gibi)
Bu toplumda şu saatten sonra çözüme yönelik adımların atıldığına inanmak için müslüman olmayan insanların ülkenin her yerinde(sokaklarda,medyada) inançlarını,inançsızlıklarını,düşüncelerini hedef olma korkusu yaşamadan, ölüm tehdidi almadan, ailesi ve tanıdıkları tarafından dışlanma endişesi yaşamadan görüşlerini hem sözleriyle, hem de hareketleri ile tam anlamı ile ifade edebilmesi, insanların kimliklerini rahatça ifade edebilmesi gereklidir.
1.) Bunun kısa vadede uygulanışı bu görüşü benimseyen insanların güç elde edip, topluma yön vermesidir(Mustafa Kemal Atatürk örneği vardır önümüzde)
2.) Uzun vadedeki çözümü ise öğrenme, bilgiye ulaşma özgürlüklerinin tanınması ve desteklenmesi ile başlayabilir.
Ama benim kişisel düşüncemi soracak olursan; şu noktadan sonra tek çözüm birinci yol gibi gözükmektedir bana.İnsanların Atatürk'ü şuursuzca eleştirmesini gördüğüm son dönemlerde(Atatürk de eleştirilmez değildir, öyle bir iddiası da hiç olmamıştır), özgürlük ve demokrasi aldatmacaları ile balyozu kafamıza indirmek isteyenlerin varlığından haberdar ve bu kitleye karşı hazırlıklı olmak zorundayız.Bu gerçekle yüzleşemez isek...
Konu Tenere tarafından (12-01-2008 Saat 02:40 ) değiştirilmiştir..
|

12-01-2008, 07:26
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-01-2008
Mesajlar: 73
|
|
|
arkadaşlar açıkçası hiçbir inancın baskı altında olmadığı herkesin inandığı gibi yaşadığı ve özgürce düşüncelerini ifade edebildiği bir toplum hayalim olsa da ve bunu herkes için bir hak olarak özümsesem de, söz konusu İslam' ı referans alan kimseler olunca bir türlü olaya şüpheyle bakmaktan kendimi alamıyorum.
Bu kimselerin gerçekten inanmış ve iman etmiş, İslamın ''ılımlı'' sını benimsemiş kişiler olduğunu bilsemde, gücü gerçek anlamda ellerine geçirdiklerinde mütedeyyin müslümandan- radikale, ılımlıdan-cellata çok kısa bir süre içinde evrileceklerine inandığım için, her platformda, mahallede, işte, sokakta, meydanlarda, toplu yaşamın olduğu heryerde bu tip söylemleri olan kimselerle etkin şekilde mücadele etmek gerektiğine inananlardanım.
Yoksa bir gün gökyüzü kafamıza çöktüğünde; demokrasi, bireysel insan hakları bağlamında kimlerle yanyana durduğumuzu hatırlar, ne kadar budala ve saf olduğumuzu anımsar, kendi ipimizi kendimizin çektiğini idrak ederiz.
|

12-01-2008, 11:30
|
|
Mendebur
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: ARAF ::::
Yaş: 18
Mesajlar: 311
|
|
|
dinsizmisiniz ? cevap hayırsa dininizi yaşıyorsunuzdur. kimse size karışamaz bence saygı duyulur buda baskı gibi görünür.
dinsizmisiniz ? cevap evetse saygı duymalısınız çünkü Tanrı dinsizleri öldürün demesine rağmen size saygı duyuluyor. (duyulmasa ölmeliydiler)
|

12-01-2008, 11:40
|
 |
uykusuz
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 229
|
|
|
herkes kendi tanrısının emirlerini yerine getirsin o zaman sn. murath?
saygı duyulmasını bir lütuf gibi görmeyin lütfen.
belki size de birileri kendi tanrısının emrine rağmen saygı duymak zorunda kalıyordur...
ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
|

12-01-2008, 11:46
|
|
Mendebur
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: ARAF ::::
Yaş: 18
Mesajlar: 311
|
|
|
zorunda olmak saygu duymak değildir o korkaklıktır o zaman öldürelim birbirimizi ne dersiniz tüm dinler tüm diyer dinleri yok etsin bekide amaç budur ...
|

12-01-2008, 11:48
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-10-2007
Nerden: kanserli kent
Mesajlar: 1,685
|
|
Alıntı:
High Hopes´isimli arızadan alıntı
üstümüzde irade oluşturmaya çalışan, kabaca "ramazanda oruç için imalı bile olsa baskı yapan, tesettüre sokmaya uğraşan, yasak getiren, sanata soğuk bakan" dinci baskıdan toplum olarak nasıl kurtulacağız, bunun için sizce ne yapmalıyız? 
|
ülkeyi istila ettiler maalesef .bunlardan kurtulmanın imkansız olduğunu düşünüyorum . çünkü sayıları artıyor. günden güne çoğalıyorlar . aydın kesim 1 - 2 çocuk yaparken onlar 6 - 7 çocuk yaparak çoğalıyorlar.
ben kendi adıma o tiplere nerede rastlarsam acayip acayip bakıyorum , bazen fotoğraflarını çekiyorum ( çünkü öyle acayip giyiniyorlar ki ) .
yapılabilecek herhangi bir şey yok gerçekçi düşününce .
|

12-01-2008, 12:02
|
 |
uykusuz
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 229
|
|
Alıntı:
MuRaTh´isimli arızadan alıntı
zorunda olmak saygu duymak değildir o korkaklıktır o zaman öldürelim birbirimizi ne dersiniz tüm dinler tüm diyer dinleri yok etsin bekide amaç budur ...
|
inanın bir şey anlayamadım ne demek istediğinizden.
ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
|

12-01-2008, 12:22
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
Alıntı:
High Hopes´isimli arızadan alıntı
üstümüzde irade oluşturmaya çalışan, kabaca "ramazanda oruç için imalı bile olsa baskı yapan, tesettüre sokmaya uğraşan, yasak getiren, sanata soğuk bakan" dinci baskıdan toplum olarak nasıl kurtulacağız, bunun için sizce ne yapmalıyız? 
|
Sorunun kendini müslüman olarak betimleyen bir sn. üye tarafından açılmış olması oldukça önemlidir bence. Daha da önemlisi ise bu müslüman sn. üyenin kendisini tehdit altında hissetmesidir.
Alıntı:
fatsalı´isimli arızadan alıntı
empati yapın bence...
belki dinini yani inancını {dinci değil} yaşamak isteyen insanları biraz anlayabilirsiniz...anladığınız zaman başınıza gelenin baskı değil ,onlar gibi yaşayamamanın ya da onların yaptıklarını yapmamanın ezikliği olduğunu görürsünüz...
siz inandığınız gibi yaşar ve saygı sınırlarını zorlamazsanız kimse size baskı kurmaz ...ama bu ülkede müslümanlar hala inandıkları için baskı görüyorlar...
sizin sözleriniz ise bence devekuşunun başını kuma gömmesi ile eşdeğerdir..
|
Sn. fatsalı'nın belirttiği ise baskıyı tanımlar ilk önce, kısaca biz şeriat yanlılarına baskı yapıldı ve şimdi güç bizde biz baskı yapıyoruz demektedir özetle. Hala baskı görüyoruz diye söylenmesi ise şerri devletin henüz kurulmadığına hayıflanmasıdır sadece. Bu baskıların bir şerri devlet kurmak için yapıldığı geçeği ise bu durumda saklanamaz hale gelmiştir.
Alıntı:
Steiner´isimli arızadan alıntı
sn. Draclies;
konuya çok iyi niyetli yaklaşmışsınız, lafınız esirgemeyin falan  bazen lafı söylemeye fırsat bırakmıyorlar. tabi bu yaşadığınız yere göre değişiyor. küçük yerlerde uzun zaman geçirmiş birisi olarak bu baskının ne anlama geldiğini ve tepki verirseniz nasıl "tepkilerle" karşılacağınızı bizzat deneyerek gördüm ve hiç tavsiye etmem. iyi niyetli bir arkadaş tavsiyesi olarak algılayın lütfen 
|
Sn. steiner, baskının esas yüzünü çok açık ve net olarak ifade etmiştir. O küçük yerlerde her sene (onlarca yıldır hemde) oruç tutmadığı için yada içki içtiği için insanlar linç edilmektedir, bırakınız baskıya karşı durmayı. Zaten bu baskı değilmi o küçük yerleri onların kurtarılmış bölgeleri yapmaları ve ordan ihraç ettikleri fikirler ve insanlarla tüm yurdu işgal etmeleri. Sorun azınlıkta olup bunun bilinci ile mücadeleye devam edebilmektedir aslında.
Alıntı:
Tenere´isimli arızadan alıntı
....................... özgürlük ve demokrasi aldatmacaları ile balyozu kafamıza indirmek isteyenlerin varlığından haberdar ve bu kitleye karşı hazırlıklı olmak zorundayız.Bu gerçekle yüzleşemez isek...
|
Herkes safını bilmek zorundadır bu dönemde, bu baskılar şimdilik yavaş yavaş yapılmaktadır, görünmeyen yada toplum tarafından henüz tehdit olarak algılanmayan bir diğer yüzü ise yasaların değiştirilmesi, sistemin yavaş yavaş polis devletine doğru evrilmesi ve en önemlisi ise anayasa değişikliği ile sisitemin şerri devlete doğru değiştirilmesidirki tüm bunlar toplumu saflaşmaya doğru itmektedir. Safını bilipte mücadeleye katılmayan her kişi şerri devlet özlemi ile yanıp tutuşanların ekmeğine yağ sürmekten öte bir şey yapmamaktadır.
[quote=anarko1000;63457]arkadaşlar açıkçası hiçbir inancın baskı altında olmadığı herkesin inandığı gibi yaşadığı ve özgürce düşüncelerini ifade edebildiği bir toplum hayalim olsa da ve bunu herkes için bir hak olarak özümsesem de, söz konusu İslam' ı referans alan kimseler olunca bir türlü olaya şüpheyle bakmaktan kendimi alamıyorum.
Bu kimselerin gerçekten inanmış ve iman etmiş, İslamın ''ılımlı'' sını benimsemiş kişiler olduğunu bilsemde, gücü gerçek anlamda ellerine geçirdiklerinde mütedeyyin müslümandan- radikale, ılımlıdan-cellata çok kısa bir süre içinde evrileceklerine inandığım için, her platformda, mahallede, işte, sokakta, meydanlarda, toplu yaşamın olduğu heryerde bu tip söylemleri olan kimselerle etkin şekilde mücadele etmek gerektiğine inananlardanım.
Yoksa bir gün gökyüzü kafamıza çöktüğünde; demokrasi, bireysel insan hakları bağlamında kimlerle yanyana durduğumuzu hatırlar, ne kadar budala ve saf olduğumuzu anımsar, kendi ipimizi kendimizin çektiğini idrak ederiz.[/QUOTE]
sn. anarko1000'in dediği gibi fakat bence ben onların bu kadar masum bakış açısı ile ikdidarı istemediklerini bilerek tekrarlıyorum, herkes bir saf tutmak zorundadır ve mücadele her yerdir diye hatırlatırım. Faşizm gelmiş ve kapımıza dayanmıştır, sokakta durdruma şansımız varken kullanalım yoksa evimizin içine girdiğinde bu şansımız bile olmaya bilir.
Alıntı:
MuRaTh´isimli arızadan alıntı
dinsizmisiniz ? cevap hayırsa dininizi yaşıyorsunuzdur. kimse size karışamaz bence saygı duyulur buda baskı gibi görünür.
dinsizmisiniz ? cevap evetse saygı duymalısınız çünkü Tanrı dinsizleri öldürün demesine rağmen size saygı duyuluyor. (duyulmasa ölmeliydiler)
|
Sn. Murath'ın bahsettiği şeyde tam olarak budur;
''Fitne ortadan kalkıp din yalnızca Allah'ın oluncaya kadar savaşın'' (Bakara-193)
''... Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.'' (Nisa-89)
''Ben insanlar kelime-i şaadet getirene kadar, yani Allahın birliğine inanana kadar onlarla harbetmeğe Allah tarafından memur edildim.'' İslam peygamberi Muhammed (İbn-i Mace)
bahsedilen kuşatmayı emreden ayetler ve sözlerden bazılarıdır bunlar, inanan bir şeriatçı olarakta sn. murath'ın balış açısı saflaşmanın gerekliliğine bir başka örnektir.
[quote=desdamona;63515]ülkeyi istila ettiler maalesef .bunlardan kurtulmanın imkansız olduğunu düşünüyorum . çünkü sayıları artıyor. günden güne çoğalıyorlar . aydın kesim 1 - 2 çocuk yaparken onlar 6 - 7 çocuk yaparak çoğalıyorlar.
ben kendi adıma o tiplere nerede rastlarsam acayip acayip bakıyorum , bazen fotoğraflarını çekiyorum ( çünkü öyle acayip giyiniyorlar ki ) .
yapılabilecek herhangi bir şey yok gerçekçi düşününce .[/QUOTE]
Bu eyyamcı bakış açısı ise en kötüsüdür, baskıcı şeriatçıların sisitematik siyasetindende kötü olan ise kırmızı ile belirttiğim eyyamcı teslimiyet telkin eden bu sözlerdir.
Her zaman yapılabilecek bir şeyler vardır. Polatlıda duyulan top seslerine karşı bir şeyler yapılmıştır örneğin dedelerimiz tarafından, onlarda üztelik bizler gibi azınlıktaydılar unutmayalım. Stalingrad savunması mesela, onlar bilmiyorlarmıydı cepheyi terk etmesini ve güvenli sibirya içlerine kaçmayı?
Herkes safını bilmek ve sağlam durmak zorundadır. Vakit varken sistem içinde siyasi olarak çözülmelidir bu sorun. İlk yapılacak olan ise önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl kazanacağımızı düşünerek ve eyleme koyarak başlamak olabilir.
|

12-01-2008, 12:32
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-10-2007
Nerden: kanserli kent
Mesajlar: 1,685
|
|
|
Herkes safını bilmek ve sağlam durmak zorundadır. Vakit varken sistem içinde siyasi olarak çözülmelidir bu sorun. İlk yapılacak olan ise önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl kazanacağımızı düşünerek ve eyleme koyarak başlamak olabilir.
sn fenasi bu düşüncenize katılıyorum . ben de böyle düşünmüyor değilim ama nasıl ve ne zaman bu dediğiniz olacak. bunu maalesef göremiyorum. baktığımda çok siyah bir tablo görüyorum. ve bu beni karamsar yapıyor . geçtiğimiz temmuz a kadar içimde bir umut vardı . temmuzda ise bu yok oldu . sonuçları izlerken dehşet içinde kaldım . şu an ise daha da güçlendiklerini düşünüyorum . eyyamcı teslimiyet diyorsunuz ama sizin bir umudunuz var mı gerçekten
|

12-01-2008, 12:44
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
|
Tabiiki umudum var, dün faşizmin adı emperyalizmdi ve karşı duruyordum, bugünde faşizmin adı emperyalizm ve karşı duruyorum, sizin sorunuz ise sanırım cevap olarak oldukça uzun bir mesaj ve tarihel bilgi gerektirmektdir ve buda konuyu dağıtmak olur.
Kısaca 1970'lerin ortasında uygulamaya konulan bir planın son demleri yaşanmaktadır, 12 eylül darbesi ile hedeflenen solun revize edilmesi ve şerri devlet kurmak isteyenlerin siyasete dahil edilmesi ve emperyalist süreçle entegrasyonlarının sağlanmış olması bilmemiz gereken ilk şeylerdendir. Bu noktadan hareketle bakarsak benim açımdan mücadele ettiğim sistem ve onu uygulan cepheler değişmemiştir, sadece süreci biraz daha zorlaştıracak olan bir dinci/gerici komprador sınıfın ikdidarı ele almış olmasıdır.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:40 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|