|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Barış Savaşla Kazanılır mı ?Tartışmak İstiyorum içerisinde Barış Savaşla Kazanılır mı ? konusu: Düşününce sanırım gercekten dünya barısı ütüpyadan baska birsey değil..Belki önce o kadar büyük düşünmeyip kendimizden baslarsak işe toplumsal barısı sağlayabilirsek bir adım ilerlemiş oluruz ama yok yok sanmıorum her ülke ...

10-12-2007, 00:31
|
|
Lethe..
|
|
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
|
|
|
Düşününce sanırım gercekten dünya barısı ütüpyadan baska birsey değil..Belki önce o kadar büyük düşünmeyip kendimizden baslarsak işe toplumsal barısı sağlayabilirsek bir adım ilerlemiş oluruz ama yok yok sanmıorum her ülke bu kadar duyarlı olsun..Daha fazlasını almak varken neden arzularından vazgecsin ki insan..Kızıldenizlere hakim olmak varken neden kendi ülke topraklarıyla yetinsin ki..Yine de hayal de olsa barıs güsel sey..Her ne kadar cıkarlarla ömrü kısa tutulsa da..
|

10-12-2007, 01:01
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,679
|
|
Alıntı:
SiyAh´isimli arızadan alıntı
Az önce bir arkadasımın ağzından cıktı bu sözler..''Barış istiyorsan savaşa hazır olacaksın! Bu söz ne kadar anlamlı geliyor size..? Barıstan dem vurup savastan bahsetmek biraz celişkili..Sizinde fikirlerinizi merak ettim bu konuda..
|
Alıntı:
|
teknik bilgi´isimli arızadan alıntı
Latince bir deyimdir kendisi
"Si vis pacem, para bellum. - Barış istiyorsanız savaşa hazır olun" Flavius Vegetius Renatus tarafından söylenen..
|
Romanın imparatorluk dönemine rastlıyor yaşadığı zaman yazdığı kitap Harp Tarihini incili olarak anılırmış, Asker çevrelerince hala favori deyişlerden sanırım..
Roma imparatorluğuna bakarsak 12 levha, yani bugünün hukuk temelleri bile bu medeniyetten çıkmıştır. Ama Romanın tarihine bakarsak Roma bile düşmanıydı. Bu söz o yüzden favoriydi amaçlar için ..
Savaşlar için binlerce yıldır sebebler bulunuyor, neden barış olmasın değil mi..
Daha güzel bir söz vardır ama latince...
"Silent leges inter arma. - Savaş sırasında kanunlar susar." Çiçero
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|

10-12-2007, 09:58
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-12-2007
Yaş: 22
Mesajlar: 1
|
|
|
Bir konuyu anlamak ve anlatabilmek için, ilk önce terimleri dogru bir sekilde algilayabilmek gerekir. Savaslar ve barislar, insanligin her döneminde var olmustur, fakat asirlar geçtikçe, sekil ve boyut degistirmistir. Savaslar da aslinda bir komünikasyon aracidir, mesaj iletme seklidir, ve diger bir yönden de diplomatik araçlardan bir tanesidir.
Simdi, "baris savasla elde edilir mi?", veya barisin yolu savastan geçermi? Aslinda, her savasin sonu, mutlaka baristir, veya en azindan ates kestir. Nasil ki her hayatin sonu, ölümdür, ne kadar uzun süre yasarsaniz yasayin, sonunda mutlaka öleceksiniz. Demek ki, barista her savasin kaçinilmaz sonudur. Ama isteyerek, ama istemeyerek, her savas barisa dönmeye mahkumdur. Bu barisin gelmesi kaç zaman alir? Iste bu bilinmez, verilere , konjonktüre göre, degisir. Ve bazen, öyle durumlar olur ki, siz barisi getirmek için savasmak zorunda kalirsiniz. Söyle ki, karsinizda anarsist bir güç vardir, ve bu güç toplumun huzurunu bozmaktadir. Siz bu güce karsi nasil bir tavir takinirsiniz? Ya yumusak yüz gösterip, taviz verip, boyun egersiniz, veya dislerinizi gösterip, o gücü etkisiz hale getirirsiniz. Iste, o gücü etkisiz hale getirmek demek, o güce savas açmak demek. Eger bu konuda basarili olursaniz, barisi saglamis olursunuz. Fakat, sunu da unutmamali ki, sadece savas açmak ve bu savasta galip gelmek, bu huzursuzlugu kesin bir sekilde kaldirmaz. O sorunu temelinde analiz etmeli, ve paralel çalismalar yürütülmeli, korunmakdan önce sorunlara karsi önlem almali, hatta bir fransiz tabiriyle "tavugu yumurtasinda öldürmeli", yani sorunlar çikmadan o sorunlari olusturacak, tetikleyecek durumlari ortadan kaldirmali..Bugünkü Türkiye'nin hali, bu konuya örnek teskil eder..
|

19-12-2007, 21:37
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 18
Mesajlar: 435
|
|
|
Bence doğru..
|

20-12-2007, 00:05
|
|
Buffalo Soldier
|
|
Üyelik Tarihi: 14-09-2007
Nerden: Mersin
Mesajlar: 382
|
|
|
Hangi barış?? Fİlistinde evinin önünde oyuncağıyla oynarken vurulan ahmedin göremediği barış mı?? Kalsın o zaman ben almayayım...
|

20-12-2007, 11:33
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 18
Mesajlar: 435
|
|
Alıntı:
egemen321´isimli arızadan alıntı
Hangi barış?? Fİlistinde evinin önünde oyuncağıyla oynarken vurulan ahmedin göremediği barış mı?? Kalsın o zaman ben almayayım...
|
Ona onlardan başkası "BARIŞ" demiyor.. Barış sağlam olur...
Konu SberK tarafından (20-12-2007 Saat 11:37 ) değiştirilmiştir..
|

22-12-2007, 11:00
|
 |
*** FİLOZOF ***
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
|
|
|
Dünya barışı bir ütopya değildir arakdaşlar.. Dünya barışı en sağlam yöntemle oluşabilecek ve kalıcı da olabilecek bir kavramdır..
Osho'nun ÖZgürlük kitabında da bahsettiği gibi, insanların komün(toplum değil, toplum yığındır, komün paylaşımcıdır) halinde yaşayabilmeleri, devletin, mahkemenin, polisin olmadığı binevi anarşist sistem oluşacaktır..
fakat anarşistlerin veya komünistlerin yaptığı gibi savaşarak, düzeni yıkarak buna ulaşmak mümkün olamayacaktır..
bunu yapmanın tek yolu kişiliklerimizdeki olşgunlaşma ve aydınlanmadır.. bugün dünyanın dört bir yanında aydınlanma anlatılıyor. kişisel farkındalığın nasıl olacağı.. ve bundan 200 yıl sonra dünya nüfusunun tamamına yakını aydınlanmış olabilir.. işte o zaman herşey yolunda gidecektir..
buradaki ayrıntı şudur;
biz polislerle savaşarak onları yok etmeyeceğiz, devlete karşı savbaşarak onu yok etmeyeceğiz, otoritelere karşı savaşla silahla mücadele vermeyeceğiz.. biz kişisel aydınlanmlarımızı yaşadıkça onlara ihtiyaç kalmayacak ve kendiliklerinden yok olacaklar..
aydınlanmayla suç kalmayacak, ne polise ne mahkemeye ihtiyaç kalmayacak.. devletin düzenlemesi gereken şeyler kalmayacak..
ayrıca da bir yoruma ithafen yazıyorum; dünyada yeterince kaynak mevcut.. hatta çok daha fazlası mevcut.. kapitalist sistem bunu bize sıkıntı varmış gibi gösteriyor.. çünkü dünya nüfusunun %2si geri kalan%98 inden daha zengin..
bu durumda elbette geri kalanına kaynak yetersiz gelecek.. eğer ki gelirde eşitlik sağlanırsa herkese eşit şekilde dağılırsa kaynak sonsuza kadar yeter..
düşünün ABDde insanlar obeziteden ölüyor, Afrikada açlıktan..
obezler yediklerinin 4 de birini afrikaya yollasalar hem onlar ölmez hem Afrika doyar..
Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:40 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|