din tartışması girmeme kararı almıştım.. bu yüzden sadece alıntı yapıyorum.. bu alıntı benim bu konuyu bildiğim ve bakın işte böyle böyle nasıda çözdüm olayı anlamına gelmez kesinlikle .. sadece okuyun ve değerlindirin.. ve tarafsız olsun mümkünse.. konuyu anlamanıza yardımcı olacağından eminim..
Kuran’a Gore Insan Iradesi
Turkce Sozluk'te, "irade"nin birinci anlami "isteme"dir. Ayni sozlukte "ruhbilim"deki anlami icin de "bir seyi yapmayi veya yapmamayi belirten guc, istemek yetkisi" deniyor. Bu anlami da, islam kelamindaki anlamina oldukca uygundur. "Cuz-i Irade" de, "kulli irade"nin yani olumluyu ve olumsuzu birlikte icine alan iradenin bu iki yandan yalnizca birine yoneltilmesi, yani bir seyi yapma ya da yapmama yonlerinden birini secmedir. (Bkz. Gelenbevi Ale'l-Celal, 1316, 1/194 ve ot.) Demek ki irade bir "secme"dir. Olumlu ve olumsuz, yapma ve yapmama yanlari birlikte bulunurken "kulli"; bu yanlardan biri secildigi, istek bu yanlardan birine yoneltildigi zaman da "bolundugu" icin "cuz-i" adini alir. Boylelikle genellikle "kulli" irade Tanri'nin iradesi, "cuz-i" irade de insanin iradesi olarak bilinir ki bu yanlistir. Yani islam kelamindaki aciklamasi boyle degildir.
Kisacasi: "Irade", karsiya cikan seceneklerden birini secmedir ya da secebilme gucudur. "Irade"si olan bir secim yapar; onu ya da bunu, su yonu ya da bu yonu, su bicimde ya da bu bicimde, olumlu ya da olumsuz dogrultuda secer.
Ne var ki, Kur'an’in pek cok ayetinde, hicbir yoruma yer kalmayacak bicimdeki acik anlatimlara gore, insanin boyle bir secim yapabilmesi, "Tanri"nin iradesine, "Tanri'nin dilemesi"ne baglidir.Simdi buna iliskin ayetlerden bir kesimine bir goz atalim:
"Allah dilemedikce siz dileyemezsiniz..."
Diyanet cevirisidir bu. Ve bunu diyen soz, iki ayette aynen yer aliyor. (Bkz. Insan suresi, ayet 30; Tekvir:29).
Bu ayetlerin aciklamasiyla, insana, bir seyi yapma ya da yapmama ozgurlugu soyle dursun, bir seye yonelme, bir seyi dileme, isteme ozgurlugunun bile verilmedigi son derece net bicimde anlatiliyor.
Cunku bu ayetlere gore, herhangi bir konuda Tanri dilemelidir ki, insan dileyebilsin. Insan "dileme"sini, istemesini Tanri "dilemiyor", istemiyorsa, insan dileyemez, isteyemez.
Yine Diyanet'in cevirisinden:
"Allah kimi dilerse onu saptirir ve kimi dilerse onu dogru yola koyar." (En'am suresi, ayet:39).
"Ey Muhammed! Rabbin dileseydi, yeryuzunde insanlarin hepsi inanirdi." (Yunus suresi, ayet: 99).
Kur'an'in Tanri'sinin su sozu de ne denli aciktir:
"Biz dilesek, herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracagima dair, benden soz cikmistir." (Secde suresi, ayet: 13).
Su ayetler de az acik degildir:
"Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyet'e acar. Kimi saptirmak isterse, goge yukseliyormus gibi, kalbini dar ve sikintili kilar. Allah inanmayanlari, kufur karanliginda birakir." (En'am suresi, ayet: 125).
"Ustun delil, Allah'in delilidir. O dileseydi hepinizi dogru yola eristirirdi de!" (En'am, ayet: 149).
Insan iradesine ozgurluk tanimayan bu ayetleri yorumlamada nasil zorluk cekildigini ve bu zorlama yorumlarin nasil bir komedi durumunu aldigini gormek icin "akaid" (kelam) kitaplarina soyle bir goz atmak yeter. (Ornegin bkz. Ebu Mansuri'l- Maturidi, Kitabu't-Tevhid, Arapca, Istanbul, 1979, s. 286-287).
Birkac ayet daha:
"De ki: Allah size bir kotuluk dilese veya bir rahmet dilese, sizi O'na karsi kim savunabilir?" (Ahzab suresi, ayet: 17).
"Allah size bir zarar gelmesini dilese, O'na karsi kimin gucu bir seye yeter?" (Feth suresi, ayet: 11).
”Helak ettigimiz hic bir ulke yoktur ki, hakkinda bizce bilinen bir yazgi olmasin” (Hicr suresi, ayet: 4).
”De ki, Allah'in bizim için yazdigindan baskasi bize asla erismez” (Tevbe 51)
”Kiyamet gununden once ortadan kaldirmayacagimiz veya cetin azaba ugratmayacagimiz bir sehir yoktur. Bu, kitap'da yazilidir.” (17/58)
”Rabbin dileseydi butun insanlari tek bir millet yapardi. Fakat onlar ihtilafa dusmeye
devam edecekler. Ancak rabbinin merhamet ettikleri mustesnadir. ZATEN RABBIN ONLARI BUNUN ICIN YARATTI. Rabbin 'Andolsun ki cehennemi tumuyle insanlar ve cinlerle dolduracagim' sozu yerini buldu.” (Yusuf 118-119)
Bu dogrultuda Kur'an'da pek cok ayet ve ayet hukmu vardir. Islam kelamcisi, "Tanri diledigini yapar" (Hud, ayet: 107) ilkesini benimsemistir. Tanri dilerse insan iradesini iyiye, dilerse kotuye yoneltir. Anlatilan bu. Bu benimsenince de "insan iradesi" havada kalir.
***
Fakat Kur’an’da ayni zamanda insanin iradesi oldugunu dusundurecek turden ayetler de vardir. Bu tur ayetlere ornekler:
“Eger Rabbin dileseydi, yeryuzunde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi. O halde insanlari hep mumin olsunlar diye sen mi zorlayacaksin?” (10-yunus, 99)
“Artik dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin” (18-Kehf, 29)
“Ancak yaptiklarinizin cezasini cekeceksiniz.” (36-Yasin, 54)
”Istediginizi yapin. Suphesiz ki Allah, yaptiginiz seyleri hakkiyla gorur.” (41-Fussilet, 40)
”Basiniza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandiklariniz yuzundendir. Bununla beraber Allah yine de cogunu affeder.” (42-Sura, 30)
”Isledikleri her sey, kitaplarda mevcuttur. Kucuk, buyuk hepsi satir satir yazilmistir” (54-Kamer, 52-53)
”Inanip yararli isler yapanlara, .....Iman edip salih ameller isleyenler, .....Iman edip iyi isler yapan,” (2-Bakara, 25, 82, 277)
“Suphesiz ki, iman edip, salih amel isleyenler” ( 41-Fussilet, 8)
”Iste Allah iman edip salih amel isleyen kullarini .....Allah iman edip, salih amel isleyenlerin” (42-Sura, 23, 26)
***
Ozellikle su iki ayet arasindaki celiskiye dikkat edelim:
”Basiniza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandiklariniz yuzundendir. Bununla beraber Allah yine de cogunu affeder.” (42-Sura, 30)
Burada basiniza gelen musibetin sebebi sizin yaptiklarinizdir der.
”Yeryüzünde vuku bulan ve sizin basiniza gelen hic bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan ONCE, bir kitapta yazilmis olmasin.. Suphesiz bu Allah'a gore kolaydir.” (Hadid 22)
Burada da Musibet'ler onceden bir kitapta yazilmistir. Bu acikca bir celiskidir.
Asagidaki iki ayet te birbirleri ile celisir:
”Allah, dileseydi hepinizi bir tek ummet kilardi, fakat o diledigini saptirir, diledigini de dogru yola iletir.” (Nahl, 93)
“Insanlar tek bir ummetti. Ayrilmalari uzerine Allah, rahmetinin mujdecileri ve
azabinin habercileri olmak uzere peygamberler gonderdi ve beraberlerinde hak ile ilgili kitap indirdi ki,” (Bakara, 213)
Asagidaki ayette ise en basta belirttigimiz celiskiyi bir arada buluruz. Hem inanmak Allah'in iznine tabiidir, Hem de Akil'dan bahseder:
“Allah'in izni olmadikca hic kimse inananamaz. O, aklini kullanmiyanlara kotu bir azap verir.” (10-100)
***
Bu yuzden insan iradesi ve kader konusu islam yorumcularini cok dusundurmus ve bazi din alimlerinin bu konuya kafa yormaktan kafayi ussuttugu soylenmistir.
Dogal olarak, bu konuda farkli yorumlar ve sonuclar da ortaya cikmistir islam dunyasinda. Ornegin, Cebriyye mezhebi ayet ve hadisleri goz onunde tutarak, insanin iradesizligini kabul etmek zorunda kalmistir. Bu mezhebe gore, insan, "cansiz varliklar" gibidir. Kesmeye yarayan bir bicagin, yelden sallanan bir agacin ya da savrulan bir nesnenin, acilip kapanan bir kapinin nasil ozgurlugu yoksa, insanin da birseyi yapma ya da yapmama ozgurlugu yoktur, ne yapiyor ya da yapmiyorsa, zorunlu olarak yapiyor ya da yapmiyordur. Es'ari mezhebinin gorusu de buna yakin oldugu icin "orta dereceli bir zorunluluk" (el cebru'l mutavassit) gorusu savunduklari kabul edilir. Maturidi meshebi cesitli yorumlarla "insan iradesi"ni biraz kurtarma cabasini gosterir. Mutezile mezhebi biraz daha cok gosterir bu cabayi. (Bu mezhebleri bir arada gormek icin bkz. Hayali, Serhu Kasideti'n-Nuniyye, Istanbul, 1318, s. 56-57; Osman el Uryani, Hayru'l- Kalaid Serhu Cevahiri'l Akaid, Istanbul, 80-81).
***
Halbuki, dinlerin tanrisal oldugu bakis acisi kenara birakildiginda cozum basit!
Allah varsa, Kader vardir.
Kader varsa,Kitap yoktur.
Sadelestirirsek,
Allah varsa, Kitap yoktur.
Allah gelecegi biliyorsa, degistiremez.
O zaman, onceki bilgisi yanlis olur.
Allah, yeni bir sey ogrenemez,
O zaman onceki bilgisi eksik olur.
Dolayisi ile Allah tum olan biteni olmadan bilmek
zorundadir, Ve bu degistirilemeyeceginden,
Her sey onceden belli olmalidir.
Ve degistirilemez olmalidir.
Kisaca, Allah'in iradesi,
Tüm iradelerin ozgurlugunu gecersiz kilar.
Kitap ve Peygamber ise “mudahale”dir.
Onceden belli ve degismeyecek olana mudahele anlamsizdir.
Bu mudahele, onceki bilgide hic bir degisiklige
yol acamaz.
Cunku kitap gondermek,
”Neler olacak ben de bilmiyorum” demektir.
Kitap göndermek, Ozgur iradenin tescilidir.
Ozgur iradeyi kabuldur.
Fakat Allah varsa,
Hic bir irade ozgur olamaz.
Hic bir irade Allah'in izni ve bilgisi haricinde is goremez.
Dolayisiyla, din ve Allah kavramlari, birarada celiskisiz duramaz,
Bu celiski, dinlerin dogasinda vardir.
Ve bu celiskiyi cozmeye calismak beyhudedir.
Yazılar