|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
nasıl bir aşıksınız?Tartışmak İstiyorum içerisinde nasıl bir aşıksınız? konusu: "size sormak ve tartışmak istediğim; siz nasıl bir aşıksınız?" demişsiniz...
Bu sitede(isterseniz site kavramını bu kentte diyeyim ve evreni de dahil edelim) buna samimiyetle yanıt verecek çok az kişi olduğunu ...

16-10-2007, 03:47
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 39
|
|
aşk, o soylu ad, çiğ arzunun ayıpörteri mi?
"size sormak ve tartışmak istediğim; siz nasıl bir aşıksınız?" demişsiniz...
Bu sitede(isterseniz site kavramını bu kentte diyeyim ve evreni de dahil edelim) buna samimiyetle yanıt verecek çok az kişi olduğunu düşünüyorum...
Çoklu kişilik bozukluğuyla, çoklu siber bozukluklar ardında bu sualin güme gitmesini istemem açıkçası. Aslında çok derinlikli bir konu açmışsınız, teşekkürler.
güldürünün bir türü olarak bürlesk, aşkın ve bayağı arasındaki beklenmedik bir çarpışmadan alır kaynağını. yüceltilmişi, ideali zedeleyen bir doğa adına reddeden ve doğaüstünü yer seviyesine indiren kinizme yaklaşır. Aşkın lirik ya da metafizik kanatlanmalarını içkinliğe, kaba gerçekliğine sürüklemekte bilgeliğin üstüne yoktur: aşk, "esrimeyi", "sonsuz mutluluğu", "göklerden de yukarılara" kanatlanmayı hedefler, süzülerek uçmak" ister, ama topraktaki halini görür o vakit ve hep süregeldiği gibi, yer seviyesinde gerçekleşir.
soruyorum size bir bürlesk çağında mı yaşıyoruz? bıktırasıya yinelenen o beylik alandamıyız yine; tini bedenle, aşkı az çok ilkel fiziksel arzu ve fazla beklentisi olmayan cinsel gereksinimle karıştırma yanılsamasındamıyız? çiftleşmek, ve sevişmemek? fark nerede? "düş kurma yetisiyle güzelleştirilmiş aşk terimi altında, duygularla hevesler; özellikle de arzular ve gereksinimler, bilinçli duygulanımlar ve bilinçsiz itkiler birbiriyle karıştırılmıyor mu çoğu zaman?
Aşk, o soylu ad, çiğ arzunun ayıpörteri mi?
Tüm bunlara yol açan ise derinde yatan büyük korku mu? farklı bir durumda, fazla bir değeri olmayan varlığa, düşlere dalıp tutkuyla bağlanma ve boyun eğme korkusu? "kadınlar geri döner hemen, üstünüze yapışıp kalır ve sizi mahvederler" der bir filozof... Bir başkası ise aşka karşı olan duygusunu şu esprili deyişiyle anlatır; "ben de tanıştım onla, aşkla, gönüllerin şu efendisyle, ruhumuzun şu ruhuyla; bir öpücükten ve kıçıma yediğim yirmi tekmeden fazlasını vermedi bana!" Bu korkularla ve tutkulu hayal gücünün aşırılıklarını önlemek üzere rastlantısal aşkların sunduğu nobranca fizyoloji ile mi doyuma mı başvuruyoruz daha çok? aşka ve kendinden geçmiş taşkınlığın kıvrandırıcı saçmalıklarına karşı; gerçek hazların kutsanması anlamına gelen "fizyolojik boşalım" la mı savaş açıyoruz?
Burada Freud'un isteriklerle ilgili bir reçetesini anarak eğlenmesini anmadan olmaz; der ki; "toplumda var olduğu biçimiyle aşk, iki fantezinin ve iki üst derinin alışverişidir!"
Bunun karşıtı düşünen biri yoksa eğer, o zaman yine aşkla -her türlü aşk- ilgili başka alanlara bir yolculuğmuz sürebilir?
|

16-10-2007, 10:48
|
 |
Revamped
|
|
Üyelik Tarihi: 25-02-2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 554
|
|
|
Uzun uzun yazmak isterdim ama buna pek vaktim yok, ayrıca manevi konuları konuşmayı pek sevmemem de bunun kısa olmasında etkili olacak.
Artık içinde çocuk olan, işini çok önemsemeyen insanlara aşık olabiliyorum sadece.Önceden çok hata kaldırırdım ama(yani hataları : ) ) öğrendiğim en önemli şey, beyaz duvarı ne kadar kırmızıya boyarsan boya kırmızının altında yine beyaz olacağıdır, gün gelecek kırmızı boya dökülecek ve beyaz tekrar ortaya çıkacaktır.Artık tek bir yalan veya saygısızlıkta kapıya gitmeyi tercih ediyorum.Doğrusuda bu.Hoş bunu öğrenmem 9 seneme maloldu ama sonunda öğrendim neticede.
Konu Mephisto tarafından (16-10-2007 Saat 10:50 ) değiştirilmiştir..
|

16-10-2007, 19:40
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Bazen hayatta bir ağaç yetiştirmek istersiniz, sonra bu görüntüyü paylaşacak birini. Çelişki bunlardan sonra ağacın dallarını saran sarmaşığı farketmemenizden gelir, farkettiğinizdede önemsemezsiniz ama o ağacın sonunu getirende o sarmaşıktır aslında. Ben ne zaman gölgenin ,gölgesinin, gölgesinden bahsetsem durup dinleyecek insanlarım oldu. Ama orda bile değildim çogu zaman. Ben nasıl bir aşıktım dürüstlük kalan son erdemse ben, sarmaşığın (zehirlsinden) kendi olan biri oldum hep. İncitiğiniz yüzleri unutmak zordur. En iyisi oturup izlemek hayatı hiç bişe dokunmadan..
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

16-10-2007, 19:52
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: MARDUK
Mesajlar: 133
|
|
|
yahu aşk ne...
sıvıların birleşmesi olan şey mi...
|

16-10-2007, 21:45
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
|
|
nasıl bir aşık?
ben aşk taraftarı değilim.
olacaksa ilişki olsun.
maksat muhabbet olsun.
|

16-10-2007, 21:47
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,794
|
|
bencil
 acman:
|

16-10-2007, 22:45
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-10-2007
Nerden: kanserli kent
Mesajlar: 1,685
|
|
Alıntı:
IKNATON´isimli arızadan alıntı
yahu aşk ne...
sıvıların birleşmesi olan şey mi...
|
aşk beynin bir hastalığı bence. öyle bir hastalık ki insanı öldürebilecek güçte 
|

16-10-2007, 22:58
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,794
|
|
|
.... peki!
evet ben bencil bir aşığım ama nedeni , aşkı tatmam ve aşkın verdiği tüm hisleri yaşamam , aynısını yakalayamadığım her ilişkide ise karşımdaki aşkımı kırmadan uzaklaştırmak için geliştirdiğim bir refleksden başka bir şey değil
Ama zamanla yeni bir refleks geliştirmeye başladım çünkü ben iyi bir insanım ve sevgilimi kendimden koruyorum , onu daha fazla yakınlaştırmadan kendimden uzaklaştırıyorum.
Kendimi yalnızlığa mahkum ettim.
Hem yaşadığım gerçek aşkların adına , hem de yaşayamayacağımı bildiğim kırıp kalp adaylarını üzmemek adına.
Ama nedense bazıları razı acı çekmeye , nekadar uzağa itersem o kadar büyük bir güçle bana tutunuyorlar...
Lynx
|

16-10-2007, 23:44
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-10-2007
Nerden: kanserli kent
Mesajlar: 1,685
|
|
|
bu yorumdan sonra ne yazsak zayıf kalacak gibime geliyorsa da şunu sormak isterim. insan hayatında kaç kez aşık olur sadece 1 mi . bir soru da şu hangisi gerçek aşktır sevmek , sevilmek,hoşlanmak ,beğenmek vsvs bi dolu duygu dan aşkı ayıran nedir sizce . bana göre delirmek aşk .kaba tabirle .
|

16-10-2007, 23:52
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,794
|
|
Alıntı:
desdamona´isimli arızadan alıntı
bu yorumdan sonra ne yazsak zayıf kalacak gibime geliyorsa da şunu sormak isterim. insan hayatında kaç kez aşık olur sadece 1 mi . bir soru da şu hangisi gerçek aşktır sevmek , sevilmek,hoşlanmak ,beğenmek vsvs bi dolu duygu dan aşkı ayıran nedir sizce . bana göre delirmek aşk .kaba tabirle .
|
hiç bir aşk birbirine benzemez
her biri eşsiz yapıda , farklı duyguların yaşanarak duygu defterimizde farklı izler ve şiirler bıraktığı eşsiz kavramlardır.
Sorunuzun içinde cevap olan bir soru sormuşsunuz.
Kontrollü delirmek en zayıf tanımlarından biri olabilir bence , kontrolsüzü çirkin aşktır çünkü.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:40 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|