|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
yapılacak daha iyi bişey yoksa ölmek in iyi şey midirTartışmak İstiyorum içerisinde yapılacak daha iyi bişey yoksa ölmek in iyi şey midir konusu: aslında gecen konusmaların tek bir noktası var ,kendimizi ,kendimizin yarattığı bir döngüsel alanda sınırlayıp ,
hadi bakalım buna ne kadar dayanabilirsin ?
oyununu oynuyoruz,sonra öyle bir an geliyor canımız sıkılıyor ...

14-10-2007, 18:07
|
|
|
|
aslında gecen konusmaların tek bir noktası var ,kendimizi ,kendimizin yarattığı bir döngüsel alanda sınırlayıp ,
hadi bakalım buna ne kadar dayanabilirsin ?
oyununu oynuyoruz,sonra öyle bir an geliyor canımız sıkılıyor ve mızıkcılık yapıp baska bir sınırsal dongüye geciyoruz.
Cep telefonu: Sabahtan aksama kadar her 2 dkkda bir bakmam gerek ya aradıysa ?
Arasam mı ki ?
Mesaj atyım en iyisi
Yok ,resmine bakmam yeterli..
Yada cagrı yapsam anlar mı ?
....
Sonra bir baskasına geciveririz:
Yeterki amac yapılacak daha iyi bir sey bulmak olsun.
Biranda maymun iştahımızın kesildigi olmaz mı ?
Insanoglu bu olmaz demeyin ,olur ..
Ozamanda ,hayattan alıcagım tadı aldım ,beni daha ne mutlu edebilirki ?
sorusuna cevap bulamayıp :ölmektir.
Evet hayat gerçekten çok sıkıcı,herseyi 20 yıl içinde yasayıp tüketiyoruz:sevgiler,aşklar,duygular,somut ve soyutlar.
Geriye yalnızca umutsuz bir beden ve sıkılmış bir ruh hali kalıyor.
Belkide oyuna en bastan yanlış başlatılıyoruz..
Hayat tüketim değilde üretim olmamalı mı ?
|

14-10-2007, 19:29
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Mesajlar: 32
|
|
|
Yapacak daha iyi bir şey yoksa intihar etmek...
Aklıma Jerzy Kosinski geldi. Dünyaya geliş amacını 'yazmak' olarak ilan etmişti ve gerçekten hakkıyla yazmıştı. Sonrasında ne olmuştu peki?
58 yaşında artık bir mektup bile yazamadığını farketti. Jerzy Kosinski için 'yazamamak', 'yaşamamak'la eş değer olmalı. Zengin bir hayatı, mutlu bir evliliği, başarılı bir yazarlık kariyerini hiçe sayarak, 3 Mayıs 1991'de başına bir poşet geçirerek intihar etti. Ayrılık notunda şu yazıyordu: 'Her zamankinden uzun uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin.'
Jerzy Kosinski yapacak daha iyi bir şeyi olmadığını görmüştü...
|

14-10-2007, 20:11
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 02-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 38
|
|
Alıntı:
ebu_tughan´isimli arızadan alıntı
kestirmeler aslında zorlklardan kaçmak gibi gelir oldu. ve bu asla ben değilim ama bahsettiğin gibi senin deyiminle moılalar belkide katlanılabilir olmaya sebep olabilir. bu aralar aklımdaolan şudur ki cep telefonu insanın özgürlüğünü kısıtlayan iğrenç bi icat . cep telefonu dahil her şeyi bırakıp bi süreliğine uzaklaşmak kim bilir. belki huzur doludur he??
|
cep telefonunu kapamak, hafızasından bazı isimleri silmek gercekten ise yarar mı eger sonra tekrar merakla bizi kim aramış diye bakacaksak veya tekrar o ismi hafızaya kaydedeceksek? telefonun calmadığı o sessiz saatlerde veya anlarda dahi, beynimizin aynı konuyla surekli mesgul olmamasını nasıl sağlayacağız? beyin ne düşünüyorsa o doğrultuda duygular üretmiyor mu? sanırım çözüm değişmeye açık ve hazır olmakta bulunuyor.
sanırım fantazi gücümüzü, dayanılması zor koşulların ağırlığından kaçmak için değil, gerçekçi imkanların düşünülmesi ve bulunması yolunda geliştirip kullanmak gerek... yaşamımıza kendi dışımızda hiç kimsenin bir anlam veremeyeceğini keşfederek...bağımsızlığın ve "hiç"liğin, vermek ve bölüşmek eylemlerine adanmış tam bir aktivitenin ön koşulları olduğunu bilerek ve kabullenerek...yaşama ve onun her türlü belirişlerine karşı saygı ve sevgi duyarak... ne eşyaların, ne de iktidarın kutsal olmadığının, tek değerli şeyin YAŞAM ve onun gelişimini destekleyen öğeler olduğunun bilincine vararak...
sanirim kaçmak değil çözüm, orada kalmak ve yüzleşmek! ama objeyle değil, kendimizle...yalnizli bilinçli yönümüzle değil, aynı zamanda bilinçaltımızı da tanımaya calisarak...
|

15-10-2007, 01:55
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: evde (polatlıda)
Yaş: 19
Mesajlar: 98
|
|
|
Gideceğim Müsadenle
Çekip gitmek dolu gözlerimde
parmaklarımda sıla hasretinin nasırları var galiba
ve gözlerimin alabildiğine yalnızım
kaybolmalıyım bilmediğim bir şehirde...
Şakaklarımdaki ağrı güneşten kaynaklı
bilirsin eskiden beri sevmem bu kadar aydınlığı
loş ışık birazcık ta sigara birazcık da sen
bana yeter de artardı bilirsin.
İçimde bir korku vardı büyükçe
ve korkmuyorum şimdi hiç bir şeyden
ölüm dediğin nedir ki demiş ya hani
sensizliğin kısaltılmış haliymiş...
Dudaklarımda bilinmedik bir şehrin hasreti var
ve afilli cümleler yalnızlığı katlanılabilir yapmaz
kaybolup gitmek gerek bilmediğim bi şehirde bilmediğim insanların içinde
benliğim o kadar yıkık dökük ki görmemeli hissetmemeliyim
müsadenle müsaadeni isteyeceğim...
Gidiyorum, gidenlerin gelmediği bilinmez bir şehre
Orhan Bozdağ
konu ile ilgili yıllar öncesinde yazdığım bir şeyi buldum paylaşmak istedim...
demek istediğim aslında telefonun hiç olmaması. bi beklentinin hiç olmaması yani başka bi değişle...
|

15-10-2007, 02:01
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: MARDUK
Mesajlar: 133
|
|
|
Ölümün en iyi yanı bir daha ölmeyecek olmanızdır.
|

15-10-2007, 02:34
|
|
|
Neyimizi beğenmiyorsun da ölüyorsun?
İntihar, pek çok açıdan ele alınabilir. Ölümle sonuçlanırsa geri-dönüşsüz bir işleve sahip olduğu için intiharı düşünen veya düşünmesi olası olan kişilere pek çok bilgi, uslamlama, duygusal perspektifler sunularak konuyu çok iyi değerlendirip öyle karar vermesi hatta sıklıkla kesinlikle ama kesinlikle ölmemesi söylenir.
İntihar eden kişi Evren'in kendinde varlığını sona erdiremez. Ama pekala düşünülür ki İntihar eden kişi için Evren artık olmayacaktır. Düşünülür, bazen ne düşünüldüğünün farkına varmadan hissedilir: İntihar eden, bir bağlamda bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız ne varsa hepsini yokedecektir. İşte bu bağlamda intihar bir tehdittir. Tehdit edilen kişi de intihar eden kişi için varolmayacaktır. O halde o da savunmaya geçer. Devlet de savunmaya geçer. Çünkü kişi ölürse Devlet'de onun için ölüyordur. O halde sen kimsin Devlet'i öldürmek kimdir? İntihar bu bağlamda en büyük toplu kıyımdır. Halbuki adam aç olduğu için intihar etmiş olabilir; veya bir baskıya/baskılara artık tahammül edecek ya da baskıyı/baskıları tolere edecek gücü kendinde bulamıyordur. Kişinin özel nedenleri olabilir; ama bu pek merak edilmez tehditi algılayan için. Bize ha, denmektedir: Tabii söylem incelebilir, süslenebilir -öyle ki tanıyamayız bile kendisini.
Pek çok açıdan ele alınabilir intihar! Şu soru, iyi sorulmuş bir sorudur: "Yapacak daha iyi bir şey yoksa ölmek midir en iyisi?" Pek çok şey çağrıştırabilir, pek çok düşünüme, uslamlamaya gebe olabilir: ben de bende uyandırdığı bir fikri, bir uslamlamayı sizlerle paylaştım. Oysa sırf soruya mantıksal bir yanıt verilseydi -bence- yanıtının gayet basit olduğu görülebilirdi: Evet. Yanıt, Evet'tir.
|

15-10-2007, 20:57
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: evde (polatlıda)
Yaş: 19
Mesajlar: 98
|
|
|
galiba bir geri dnüşü olsaydı, bi çok kişi denerdi ölümü. gerçi o zaman kaçış noktamız da kalmayacaktı. ölümün böyle sır olarak kalması hala güzel ama öle düşünüorm ki ölümden önce düşünmemiz gerekenler de var ...
|

15-10-2007, 22:19
|
 |
Site katibesi
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 2,971
|
|
|
ya herzaman yapacak bir şey vardır..hiçbirşey yapamıyorsan git iç.
gidiyorum ben..
ya arkadaşlar bunlar biraz saçma geldi bana ya..
insan yapacak birşeyinin olmadığına karar verirken bile birşey yapıyordur yanii..ay aman banane..
not: lütfen arkadaşlar kızmayın ..bu benim dublörüm..biliyorsunuz asabi kendisi
puhahahahahahahhaa..
gelirim ben sonra
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

15-10-2007, 22:40
|
|
|
Sorunun içindeki yanıt ve iyi ahlakta bir sızıntı
Dikkat: Bu kısa metin, iyi bulduğum bir sorudan esinlenerek yazılmış bir metindir. Burada hiçbir birey/kişi, açık ya da örtük olarak, metnin içine sokuşturulmamıştır.
İnsan, düşüncesinin, aklının yetersizliğine öyle kötü bir şekilde ikna olmuştur ki kendine akıl yürütme yoluyla ispatı pek çok durumda yasaklar bile. Yine duyulur-görülür varlıklardan yardım ister: Bitkilerden, hayvanlardan, taşlardan, atomlardan. Doyum sağlayamaz çünkü salt işin fiziksel yanından bile baksak yardım istedikleri özselliklerin hepsini kendinde taşırken düşüncede hepsini geride de bırakmıştır; evriminde farketmeden olumsuzlayarak aşağıda bıraktığının yardımını isteme tutarsızlığına düşer. Hayvansal öz-sakınımı gördüğü, duyduğu kısaca görgül olan herşeye kolayca gerçeklik payesini verir. Kendine gerçek veya yanılsama/yalan demeyen onca şey (ot, taş, kuş...) insan için gerçek olur.
Bazen insanın durumu trajiktir -bu yüzden. Sorunun içinde yanıt vardır; basit bir karşılaştırma söz konusudur: "Yapılacak daha iyi bir şey yoksa ölmek en iyisi midir?" Biraz hatalı kurgulanmış bir soru, şöyle olsaydı: "Yapılacak daha iyi bir şey yoksa ölmek tercih edilebilir bir şey midir?" daha iyi olurdu gibi görünüyor. Oysa sorunun büyüklüğü de hatasında: "...ölmek midir en iyisi?" Kıyaslama sorunun içinde var zaten, hatta yargıya giden mantık-lı uslamlama da kurulmuş sorunun içinde: iyi edim ölümse, en iyi olanı seçmeli miyim -bu durumda? Tereddüt, soruyu aşıyor. Sorun burada. Soru kendi yanıtını içinde veriyor:tüm edimlerin arasında ölüm en iyisi ise -belirli bir bilinç durumu buna hükmetmişse- o halde seçilmesi gereken edim, ölümdür.
Sorunun içindeki yanıt, bize belirli bilgiler veriyor: soruyu soran düşünsel varlığın doğası şöyle hareket etmeyi gayet iyi biliyor: "Önümdeki tüm edimsel seçenekleri kıyaslayabilir ve en iyisini seçebilirim." Dahası da var, tam olarak şöyle demek istiyor: "Gücümün yettiğince elimdeki edimsel olanakların/olası olan edimlerimin en iyisini yapmayı düşünüyorum." Görüldüğü üzere soruyu soran, belirli bir ussallığı, ussal düşünme yeterliliğini, şu ya da bu düzeyde taşıyor.
Oysa soru kendi mantıksal ortamından çıkmak, taşmak, belki de kaymak istiyor başka bir yere. Şunu demeye getiriyor: "Biliyorum ki hep, kendi-için varlığımın doğasına en iyi edimi layık gördüm. Kendime karşı dürüstlüğüm buydu: İçi, mantıksal olarak kendi-için varlığımın doğasında karşılaştırmalar yapmak, mantıksal olarak iyi-daha iyi-en iyi veya kötü-daha kötü-en kötü karşılaştırmaları yaparak kendi-için varlığımın doğasına mümkün en iyi seçeneği almaktı, onu gerçekleştirmekti." (Bu arada, hemen böyle... ne gerçeği! Gerçek olup olmadığını bilmiyoruz, bahsedilen tasarımlarını fiiliyata geçirme öncesi bilinci: Dili kullanırken de, düşüncelerimizde de öyle sık sık "gerçekleştirmek" demeyelim bence; edimselleştirmeyi, gerçekleştirmeye tercih edelim) Devam edelim -biraz abartarak da yapalım ki, vurgu bize belirli bir bilinç yanını yeterli bir şekil içinde sunabilsin:"....bunun için şeylerin kendi doğalarını dikkate almıyordum. Benim için oldukları ölçüde, benim için oldukları gibi, benim için oldukları nitelikleriyle varolan şeylerdi. Ve tamamı benim kendi-için varlığımda olan benim için olan belirli varlıklardı ve elimde olup/olmamalarına, elimde oldukları özellikleri ile veya elimde olmadıkları özellikleriyle değerlendiriliyordu benim için. Elimden geçme zeminleri vardı Doğa'daki diğer tüm varlıkların, ben onları boyuyordum, oralarını buralarını bozup başka şekillere sokuyordum, kalplerini söküp yerine kendi geliştirdiğim zekamın inanılmaz teknikbilimsel mucizesi olan höbörü marka pilli kalplerimden takıyordum... ve bir an geldi, şöyle bir soru duydum zihnimde: 'Yapılacak daha iyi bir şey yoksa, ölüm en iyisi midir?' İlk kez ölümün benden, benim-için varlığından başka bir şey, bir asıl varlığı olan, bir asıl özü olan başka bir şeye, benim için olan tüm bilinçlerimin ötesinde yer alan bir şeye; bir kendinde-özselliklere giden bir yol açılmıştı bana. Ama türdaşlarım bağışlayın beni! Böyle yollar katlanılamaz şeylerdir benim için. Şimdi, şu kendime karşı dürüstlüğüm vardı ya, belirli bir mümkün olanların en iyisini seçmeye çalışan salt bir tür kendi-için olan, salt benim kendimde verili doğam için; evet, hani şu dürüstlüğüm vardı ya... Yani diyorum ki hani kişinin önünde bu kez duran şey ölümse, hani hayal meyal, hani güç bela bir kendinde varlık, bir kendinde doğa tanıdığım, dışımda olan bir nevi, başka bir şey olabilen bir nevi... işte kıyaslamam diyor ki: Ya ölüm ise bu kez en iyi olan? Beni iyi ahlakımdan kurtarabilir misiniz acaba -hani biraz da olsa?"
Konu possible_outside tarafından (15-10-2007 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir..
|

15-10-2007, 23:48
|
|
|
|
Yapilacak Bİr Şey Heer Zaman Vardir
İnsan İsterse Her Zaman Bİr Şeyler Yapabİlİr
Hatta İstemezse Zorla Yaptirilabİlİr
SaÇma OlmuŞ Konu BaŞliĞi
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:55 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|