|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Kadınlar niçin yazamıyor?Tartışmak İstiyorum içerisinde Kadınlar niçin yazamıyor? konusu: : )))))))))))...

29-07-2007, 22:56
|
 |
sivil
|
|
Üyelik Tarihi: 21-07-2007
Nerden: christiania
Mesajlar: 82
|
|
|
: )))))))))))
|

01-08-2007, 17:44
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 10
|
|
|
bence kadınların ağlamayı çözüm olarak görmeleri
en büyük handikapları
kilo almak
selülit
ayrılıklar
kavuşmalar
sınavı kazanamamanın getirdiği hayal kırıklığı
sınavda kazanılan başarı....
hepsi ağlamak için sebepse
ne oturup iki satır yazacak nede iki notanın belini kıracak vakitleri var
sadece ağlamak değil tabi hissettiklerini dışarı yansıtabiliyorlar
çok sevimli bir çocuk gören kadın genelde çığlığa benzer bir ses çıkartır gider içinden geldiği gibi sever
beş dakika sonra sokak çocukları için gözleri dolar...
akşam evde oturup kağıda kaleme dem vurmaz
|

02-08-2007, 20:32
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 29-07-2007
Yaş: 25
Mesajlar: 13
|
|
|
Korku.baski.kabullenme.

Mavi liman
çok yorgunum beni bekleme kaptan:
seyir defterini başkası yazsın
kubbeli çınarlı mavi bir liman
beni o limana çıkaramazsın!!
|

04-08-2007, 23:37
|
|
...
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Mesajlar: 282
|
|
ben de tam aksini düsünüyrum aslinda kadinlar yazma konusunda erkeklerden daha basarililar ama bunu duyuramioyrlar midir nedir?ya da bir erkegin(duygusallik bize atfedildigi icin) yazmasi ilgi cekiyor da olabilir,mesela blogcu da genellikle kadin sairlerin siirlerini okuyorum ve hepsi inanilmaz derecede güzeller
belki de bunun sebebi kadinin toplum icindeki yeridir.sosyal görevler buna engel olabilir.
|

04-08-2007, 23:43
|
 |
Buki
|
|
Üyelik Tarihi: 15-02-2007
Mesajlar: 184
|
|
Ya benim her şeyden önce anlamadığım bir şey var aslında.
Nedir bu sürekli kadın ve erkeği kaşılaştırma çabası, neyin sonucunu elde edicez ki ?
Neyi ispatlıcaz ?
Kadın erkek meselesi değil hiçbir şey, herşey kişiseldir 
|

05-08-2007, 10:02
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 05-08-2007
Nerden: bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 6
|
|
|
böyle bir genelleme yapılması doğru olmaz benceee
|

05-08-2007, 12:56
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 914
|
|
|
Beynimiz,ideolojilerimiz,sevdiğimiz/sevmediklerimiz ..
Herşey ayrıma maruz kalmışken bu sorunun da ortaya çıkıyor olması o kadar abes gelmiyor bana.
Ama cevaplamayacağım,çünkü kuru kuru yazılan cümleler çoktan bezdirdi beni.
Ekşinin genelleme yapmadığını varsayarak söylüyorum bunu.
SAygılarımla.
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|

07-08-2007, 15:28
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2007
Nerden: İST
Yaş: 23
Mesajlar: 36
|
|
duygusal olmak ne ısı yarar analıtık dusunmedıkce,tespıtlerde bulunmadıkca..duygusallık tasvır vs ler olmadan olmaz ama sade bunlarla her sey cöp yıgındır
kanımca 
|

25-09-2007, 11:35
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
|
Kadınlar sanatta niye bukadar azınlıktalar diye sorarken, aslında herkesin kafasından ilk önce kadının toplumda ki konumu geçiyordur ki, cevaplar genelde bu eksende birde sidik yarıştırma ekseninde seyretmiş.
Olaya toplumun genel yapısından yada kadının sırf kadın olmaktan kaynaklanan durumundan bakarsak, ülkemizde Sevim Burak ile Avrupadan Camille iyi örnek oluştururlar cevaba. Annelik yada Eş olmak baskın gelebildiği gibi, Toplum içinde Basın-Yayın ve Diğer sanat piyasasının Erkek egemen yönetimi çıkış yollarını Erkeklerle tıkadığı için de olabilir. Son dönem özellikle Şiir olmak üzere hikaye yazımı ve müzikte kadınların yükselişini görüyoruz, yeterlimi? değil ki böyle bir soru ortada dolaşıyor.
Yaratım süreci ve cinsler arasındaki yaratım düzeyi bir çok kez tartışılmış bir konudur. Bu tartışmalarda ki genel sonuç, Erkeklerin konsantrasyon ve yaratım düzeylerinin daha çok olduğu ve kadınların bu düzeye ancak özel yetenek yada zorlayarak ulaşabilecekleri yönünde olmuştur. Bence zorlama bir tanım olmuştur. Ama kadınların yaratıcılıklarını neden daha az kullandıklarını anlatmaktan uzak olsa da, bize küçük ip uçları da verir.
Bunun bir çok etkeni vardır. Erkek egemen düzende eşit fırsat yaratılmaması, Kadın ve Eş olmaktan gelen kaygılarla geri çekilmek, Anne olmanın verdiği fedakarlığın abartılması, Toplumun sağladı refah aile düzenin daha sığ sorumluluklarla avantaj sağlaması, Sanatın ticaretinin yapıldığı yerlerde kavgaların daha sert olması, Kadınların okul okuma ve kendini ifade yollarının bir çoğunun tıkalı olması belli başlı etkenlerdir.
|

25-09-2007, 15:58
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
Kadınlar neden yazamıyor sorusu konuyu açanca Edebi-Sanatsal-Felsefi zeminlerde "üretken olmaması" şeklinde yöneltilmiş...
Daha evvel de böyle bir mevzu tartışılmıştı ve ben kadın cinsinin erkek cinsinden eksik ya da fazla bir yetisi olup olmadığını "bilimsel" olarak irdeleyen bir çalışma var mıdır diye ufak çaplı araştırmıştım...Üretme ediminin zeka, yetenek ve gelişim sac ayaklarına oturtulduğunu düşünürsek -kabaca-; zeka ya da yetenek hususunda bilimin cinsler arası bir ayrımını bulamadım...
Sacın son ayağı da gelişim-eğitim-birikim...İşte burada tarihsel süreçte mühim bir başarısızlık yaşanmış elbette...
Seçme(seçilme) temsil hakkını MÖ.4 yy.da kazanan erkeklerdir; kadınlar 19. yy.da bu hakka sahip olabilmişlerdir...
Neredeyse insanlık tarihi kadar eski eğitim hakkıysa genelde din adamlarının yetiştirilmesi üzerine tesis edilmiştir, oysa eğitim ve mülkiyet hakkı 19-20.yyla kadar kadına verilmemiştir...
Ya çalışma hayatında kadının durumu, eşit koşullar ve eşit ücret...?
Bu ve benzeri onlarcasını sayabileceğimiz "birey" olma hakkı tanınmayan kadın; "tamamlayıcılık görevi!?" hasebiyle kamu alanından uzak tutulmuş, özel alana itilmiştir...Özgürlükleri ve hakları adına mücadele eden kadın (ve keza profeminist erkeklerin) hareketleri çoğunlukla da hasıraltı edilmiştir...
Yani egemenlerce kadına bir rol biçilmiştir, bu kabuğu kıramayan kadınsa eril edebiyat-sanat-felsefe gölgesinde kendini var edebilme savaşına ne yazık ki çok geç başlayacaktır...
Kız çocuklarının diri diri gömüldüğü, kadının kocasıyla beraber yakıldığı, ayak dondurma gibi işlemlerle kadının toplumsal hayattan soyutlandığı dönemler çok çok gerilerde kalmıştır...Şimdi bizi dehşete düşüren tarihin burçlarındaki hangi ucubelikler acaba bizden yüzlerce yıl sonraki insanlığın çağımıza baktığında dehşete düşeceği şeyler olacaktır...? (Erkeklerinin kravat takıp, birkaç vizyonik vekil oturttuğu parlamentodaki kadınların geri kalanının dinin üniformasını/sembolünü taşımak zorunda olmuşlukları olabilir mi mesela..?!)
Edebiyat-sanat ve felsefeyi "yalnızca duygu işi görmek" de ayrı bir yanılgıdır...Ya da duygusallık acziyle kadını küçümsemek tümden safdillilik olacaktır...
Kısacası ezilen-horlanan-ayrımcılık yapılan cinsin, gelişmesi mümkün olabildi mi?
Gelişmedikçe yazmak7üretmek mümkün müdür?
Sacın bir ayağı devrikse, durması da mümkün olamayacağına göre...
Gelişim için yolculuk esastır, yolun da yürünmesi gerekir, erkekler uzundur bu yolculuktalar -kattettikleri yol da keza o büyüklükte-, ya kadın; yola çıkalı nice oldu ki kendilerinden çok daha öndeki yolcuyla eşitlikleri sorgulanıyor...
Ataerkil kapitalist/emperyalist baskıyı kırmak kaç yüzyıl alacaktır ki, kadın ve erkeğin tam eşitliğinden söz edebilelim...?
Buna rağmen serüveni koşar adım, erkekle yarışırcasına takip eden üç beş iyi kadın yazar şair de çıkmıyor değil; Gülten Akın örneğin, yaşayan en iyi şairlerden biri olması küçümsenemeyecek bir başarı...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:25 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|