Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Tartışmak İstiyorum

Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya..

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Evlilik öncesi seks yapılmalı mı?

Tartışmak İstiyorum içerisinde Evlilik öncesi seks yapılmalı mı? konusu: yapma maria.. hayvanlarda yok mu yani duyu.tabiiki var önce eşini seçer.hatta köpekleri bilirsin onlar bir dişi için savaşırlar..biz tercihlerimizde bilinçli hareket ediyor olabiliriz. duyularımızı belki kontrol edebiliyoruz hayvanlarda olmayan şey ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #81 (permalink)  
Alt 20-09-2007, 10:42
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
yapma maria..
hayvanlarda yok mu yani duyu.tabiiki var önce eşini seçer.hatta köpekleri bilirsin onlar bir dişi için savaşırlar..biz tercihlerimizde bilinçli hareket ediyor olabiliriz. duyularımızı belki kontrol edebiliyoruz hayvanlarda olmayan şey bu.

şu ada örneğin enteresan yanii..niye öyle bir adam desene esmerinden filinta bir yağız..bak hiç tereddüt etmem
maria, anladığım bu benim ya belki sen başka birşey anlatmak istedin ama ben anlamadım..çok uykum var


vicdansız maria.

neyse konuya dönecek olursam şayet..

evet yapılmalı..
bir ülkede ki kendisi hangi ülkeydi hatırlamıyorum.
genç kızlar ilk fırsatta bekaretinden kurtulurmuş. hatta bir çift evlendiğinde eğer gelin bakireyse, damat kişisinin yakın bir arkadaşı, bu görevi arkadaşından devralırmış. çünkü bakire kadınların deneyimsiz ve sorunlu olduğu düşünülürmüş.. ya ne garip kültürler var değil mi?

imza: aslında konuyu çılgınca saptırmak isteyen ama bundan çok korkan, korktukça pusan arıza kişilik


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu

Konu Lilith tarafından (20-09-2007 Saat 11:10 ) değiştirilmiştir.. Sebep: hep harfleri yanlış yazmışım..sarhoşmuyum neyim:D
Alıntı ile Cevapla
  #82 (permalink)  
Alt 20-09-2007, 11:08
monark - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
doğuştan arızalı
 
Üyelik Tarihi: 19-09-2007
Nerden: orada bir yerlerde
Yaş: 35
Mesajlar: 10
Yapılmalı ya da yapılmamalı gibi kesin yargılar yanlış bence isteyen yapsın istemeyen yapmasın,kimsede diğer tutumu yargılamasın.
Alıntı ile Cevapla
  #83 (permalink)  
Alt 20-09-2007, 11:11
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
olur monark..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #84 (permalink)  
Alt 20-09-2007, 11:57
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Aklın evrenselliği ve mantığa bürümek

Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Sen niye diyebileceksin Lilith?

Öncelikle içgüdünün fizyolojik olduğunu biliyoruz, yani psişik-ruhsal-düşünce işi değildir. Hayvanlarda türlerine göre, soydan soya geçen içgüdüler vardır, öğrenilemez ve deneme yanılma yoluyla da edinilmezler;
, örneğin, Çarli denen maymun saldırganlığını öğrenme sonucu değiştirmiştir...
Bunun yanında insan denen varlıkta güdüler vardır, içgüdüler değil. Ve insan akil (akıllı) bir varlıktır; ruh, akıl, düşünme ve duyu gibi... Duyularımıza hitap eden cinsellik işlevinde, insanın güdülerinin sonucudur, içgüdülerinin değil.

Kabaca örnek verirsek, cinsel ihtiyacını gidermek için hayvan seçici değildir, önüne gelen karşı türüyle (eş türüyle de olabiliyor, genetiklerinin bozulduğunu okumuştum) çiftleşebilir. Ama insan önüne gelenle çiftleşemez. Bunun için duyularının harekete geçmesi gerekir...

Mesela Lilith, bir adada kalsan, o adada da senden başka bir erkek olsa; o erkek de pis kokan, iğrenç homurtular çıkaran, berbat bir tene sahip, gözüne son derece çirkin gelen bir adam olsa, o adamla yine de sevişebilir misin? (Evet sevişebilirim desen de, bu "hemen, hiç düşünmeden" sevişirim olmayacaktır, duyuların onu düşünce yoluyla kabul etmeni hazırlayana kadar sevişemeyeceksindir... Oysa salt içgüdüsel bir davranış şekli olsaydı cinsellik, o adamla "hemen" sevişebilirdin...)

Bilmem anlatabildim mi kendileyim?
Beğenilerinize göre bir akıl oluşturmuşsunuz. Şöyle demişsiniz: Duyularımıza hitap eden cinsellik işlevinde, insanın güdülerinin sonucudur, içgüdülerinin değil.Gerçeği çok güzel örtüp yeni kavramlar getirmişsiniz, buna göre içgüdü: Hayvana özgüdür. Güdü ise insana özgüdür. Neredeyse bende hayvan yoktur, içimde bir hayvan yoktur, diyeceksiniz.

Neden çocuklar ve yaşlı insanlar sizin ve insan doğasının (bir bozukluk olma, sapıklık durumları hariç) "tercih"i değildir? Çok şişman olan insanlar ve çok zayıf olanlar neden "tercih" edilmezler? Neden gençlik bir "tercih" nedenidir? Neden göğüsleri çok küçük bir kadın, veya kısa boylu bir erkek... neden bunların hiçbiri güzel, veya yakışıklı değildir? Öyle ya cinselliğiniz içgüdüye değil de akli güdülerinize göre belirleniyorsa? içgüdünün fizyolojik olduğunu biliyoruz, yani psişik-ruhsal-düşünce işi değildir.Bravo! Tam ortadan ikiye ayırmışsınız; öyle ki fizyolojik içgüdüleriniz psişik fonksiyonlarınızı belirleyemiyor, orada ortaya çıkamıyor, oysa yukarıda verdiğim güzellik-yakışıklık anlayışlarımızın belirleyicilerine bakarsanız hiç de sizin psişik-akli fonksiyonlarınızın değil; tersine genel geçer belirleyicinin, içgüdülerinizin psişik fonksiyonlarınızı belirlemesi olduğunu göreceksiniz.

Türün, genlerinizin devamı için içgüdüleriniz, belirli bir yaş aralığından örneğin 20-40 gibi bir yaş aralığından güzelini-yakışıklısını bulur. Burada güzel-yakışıklı da ne çok şişman, ne çok zayıf olur! Ne çok uzun boylu, ne bir 'cüce' olur! Kaçmaya çalıştığınız gerçek için biraz gözlerinizi açıp insanların güzellik kavramını neyin belirlediğini bir görmeye çalışsanız... Neden 20-40 gibi bir yaş aralığı verdim? (Bu bir örnektir tabii) Çünkü hem erkek, hem de kadın içgüdüsel olarak bir çocuğun en sağlıklı nasıl doğabileceğine yönlendirilirler -yüksek psişik bir varlık değil de bir makine gibi. Buna göre yaşlılar ve çocuklar genellikle 'tercih' edilmezler. İçimizdeki o korktuğunuz hayvan en sağlıklı sperm hücresini, en sağlıklı yumurta hücresini gayet iyi bilecek kadar aklidir, ve sizin beğenininizi, aşkınızı, yüksek ruhsallıklarınızı o belirler. Bunun için çok şişman birine, küçük bir çocuğa, yaşlı bir teyzeye aşık olunmaz.

"Mesela Lilith, bir adada kalsan, o adada da senden başka bir erkek olsa; o erkek de pis kokan, iğrenç homurtular çıkaran, berbat bir tene sahip, gözüne son derece çirkin gelen bir adam olsa, o adamla yine de sevişebilir misin?" Eminim ki eğer sizi yöneten ve onun yöneticiliğinden boşu boşuna kaçmaya çalıştığınız içgüdünüz o erkek çok yaşlı, bir kadını dölleyemeyecek kadar yaşlı değilse seçme şansınız da azaldığı için o erkeği seçecektir. En fazla adanın kıyısından biraz denize girip yıkanmasını isteyecektir onun; ya da homurdamamasını. Ya yine homurdar ve pis kokarsa... kadınların en kuvvetli içgüdüsü annelik içgüdüsüdür ve bu içgüdü büyük ihtimal kazanacaktır: Onu tercih etmezseniz çocuğunuz olmaz. Sizin de farkettiğiniz gibi adada fazla bir tercih şansınız olmayacak ve büyük ihtimalle ada şartlarına göre yüksek psişik kuvvetlerinizi tekrar değerlendireceksinizdir.

Siz haklı olsaydınız, Psikanaliz, Genbilim ve Doğal seçilim teorisi haksız olurdu. Bence biraz daha araştırın. Görüşleriniz bilimi temelden sarsıyor!!

Son olarak yazınızdaki tek Akla ve Bilime uygun şey şu: "hayvanların öğrenilebilir davranışları içgüdüsel davranışlarını bozmaktadır." Eğer insanlarda farklı yönelimler de oluyorsa işte tam da bundan oluyor. Öğrenilebilir davranışlarımız, içgüdülerimizi bozuyor. Doğa, hayvan doğası bütünüyle akıl-dışı değildir. Doğa'da genellikle hayvanda da olduğu gibi üstünkörü-mekanik bir rasyonellik vardır ve insan davranışlarının büyük bölümünü yöneten, yönlendiren şey de bu üstünkörü-mekanik ussallık taşıyan hayvandır. Şunu da eklemek isterim ki içgüdülerinin tezahürü olan duygularını ussallaştırma çabasında olan insanları ben, daha çok kendindeki hayvana itaat eden ondan hiç özgürleşememiş insanlar olarak görüyorum. Yani genellikle içlerindeki hayvana hakaret eden, onu küçük görenlerin onun istemlerinden başka pek az şeyi ortaya koyabilen insanlar olduğunu -ikisinin aynı insan olduğunu- gördüm.

Herşey farkındalıkla başlar. Farkındalıkla çözülür şeyin kendine özdeşliği. Asla gerçekten kaçılamaz, O önünde-sonunda sizi bulur. Bir geminin ne olduğunu bilmeyen için o gemiyi yönetebilme umudu sözkonusu değildir.

Konu possible_outside tarafından (20-09-2007 Saat 12:26 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #85 (permalink)  
Alt 20-09-2007, 13:01
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
ne kadar akıcı cümleler.
bravoo.
içeriğe daha sonra dahil olacağım zira kafamı kaldıracak halim yok.
affola.


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #86 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 05:43
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Yukarıda tartışılan "içimizdeki hayvan" değildi ama Sevgili Possible_outside...Siz konuyu büsbütün çarpıtmışsınız Canlılar içerisinde türlerin farklarından bahsediyorduk

"hiç de sizin psişik-akli fonksiyonlarınızın değil; tersine genel geçer belirleyicinin, içgüdülerinizin psişik fonksiyonlarınızı belirlemesi olduğunu göreceksiniz. "

"Genel geçer belirleyiciler", akıl dışı mı ortaya çıkıyor?

"Şunu da eklemek isterim ki içgüdülerinin tezahürü olan duygularını ussallaştırma çabasında olan insanları ben, daha çok kendindeki hayvana itaat eden ondan hiç özgürleşememiş insanlar olarak görüyorum."

İçgüdü tanımında "duygulardan" söz etmek olası mı?

Özetle yazınızdan anladığım şudur ki, gerçek nesnel dünyanın-dış etmenlerin-geçmiş öğrenilmişliklerin cinsel dürtülerimizi (sizin deyiminizle içgüdülerimizi) bozduğuna/değiştirdiğine dair.

Hiçbir dış etmen olmasaydı, kolaylıkla çiftleşmek için -tıpkı bir hayvan gibi- önümüze her gelenle çiftleşebileceğimizi biliyoruz...Ama bu ne yazık ki "mevcut" olan değil. İşte bu noktada canlı türleri içinde hayvandan ayrılıyoruz.

İnsan akil varlıktır demiştim, sürüngen atalarımız, homo sapiens denen dördüncü tür ilk insanın diğer hayvanlardan ayrıldığı nokta bu olmuştur; akıl ve us.
Başkalaşan ve bu seçilimle hayatta kalan türler içindeki insanın -ataları sürüngendi diye- hala hayvan olduğunu iddia etmek mantıksız, başkalaşmayı hepten yok saymak olur, canlı türleri içinde hayvandan ayrılmıştır demek daha olası. "Zira insan yavrusu doğduğunda doğal ortama ayak uydurabilmek için bir tırtıl kadar bile donanıma sahip değildir". Ama doğayı değiştirebilecek -bozacak da diyebiliriz- akıl sahibidir de. Bu başkalaşmayı inkar etmek de pek mantıkî sayılmaz.

"Psikoloji biliminde açlık, susuzluk ve cinsellik gibi fizyolojik, yani gerçek bir bedensel ihtiyaçtan kaynaklanan güdülere dürtü (drive) adı verilmiştir."

"Psikanaliz, Genbilim ve Doğal seçilim teorisi"nin isimlerini zikretmek elbetteki yazıya bilimsel bir hava katmak adına çok kurnazca

Biraz da Freud'dan söz edelim öyleyse; İd-ego-süperego üçlüsünden. İdin dış dünyayla bağlantısı yoktur (sizin bahsettiğiniz içgüdüsellik) oysa ego İd'in dış dünyayla bir arabulucu görevini görür, süperego da ahlaki boyutu...İşte tam da bu noktada; cinsellik de İd'in zaptedilemez halini egoyla yönlendirir. Bu da toplumsallıkla dizginlenir. Oysa bu zincirleme, biribirine etki-tepki yapan hiçbir ögenin hayvanların ihtiyaçlarını karşılarken yaşanmadığını biliyoruz.

Pekala "toplumsallık" kavramını nereye yerleştireceksiniz sorarım size?
Bu forumun konusu olan evlenmeden önce yapalım mı yapmayalım mı sorunsalını?
Doğduğunuzda en az yirmi milyon yıllık birikimi de edinmeye başlıyorsunuz, bir hayvanı eğitebilirken, eğitilen hayvan bir diğer hayvanı eğitemez bilirsiniz, oysa insan soyu için bu geçersiz...Bu gerçek ışığında cinselliğin bu yirmi milyon yıllık birikimden etkilenmeksizin sürdüğünü savunmak olası mı? Öyle olsaydı kurumlar da, ahlakî etkiler de hiç var olmazlardı takdir edersiniz ki, ama varlar işte!

Örneğin düşmanını gören hayvan ya bağırır, ya kaçar ya da saldırır; içgüdüsel olarak. Oysa insanın "özelleşmiş davranışları" yoktur, o anda ne yapacağını bilemeyiz, bağırmak, kaçmak ya da saldırmak beri dursun o an düşmanının yanaklarından bile öpebilir; tepkileri zeka, kalıtım, entelektüel ve sosyal ortamına bağlıdır; sentetik davranış şekilleri insana özgüdür...Cinsellik hususunda da hayvandan insanı ayıran işte bu plastik/yapay kalıntıdır. Çiftleşebilmek için de bir dolu ritüel işte tam da bu plastik davranış şekillerinizn sonucudur. Oysa hayvanlarda evlilik yok, ve bildiğim üzere tek eşli hayvan da kartal ve yengeç olmalı, emin değilim ama bunda.

Bir çocuğu düşünün, eline aldığı bir nesneye öncelikle dokunur (dokunma) uzun uzun bakar, inceler (görme), sonra ısırır (tadma) daha sonra yere çalar ya da bir yerlere sürter (duyma) ya da koklamaya başlar (koklama) vs vd...İnsan türünü meydana getiren hayvanın, diğer hayvanlardan "başkalaşması" da sanırım bu merak ve oyunculuğundandır. Bu çaba yüzlerce yıl sonra uzaya mekik fırlatmaya kadar gitmiştir, oysa çağdaş bir maymun yüzyıllarca önceki atalarımızın ortalama davranışlarını yapabilmektedir, hâlâ...Hâlâ aynı şekilde çiftleşmektedir de. Oysa insanın çiftleşmesi şimdi sevişme tadındadır, saçlarından sürüyerek mağara kadın(lar)ı fantaziniz yoksa tabii

Neredeyse tüm çiftleşmelerin "çoğalmak" amaçlı yapıldığını savunurcasına, "en sağlıklı sperm hücresini, en sağlıklı yumurta hücresini"n arandığına kadar gitmiş teorileriniz. Yani tüm çiftleşmelerin soyunu devam ettirme "içgüdüsüyle" olduğu tezini savunmuşsunuz ki, gülünç

Bahsetmeye çalıştığım ne insanların üstünlüğü ne de hayvanların alçaklığıdır, bahsim canlılar aleminde farklı türlere ve özelliklere sahip hayvan ve insanın da, benzer "içgüdüler"le çiftleştiklerine olan inanca karşı bir inanca sahip olmamdır.

Evet sizin bahsettiğiniz gibi nesnel dünya olmasaydı insanın 13 yaşında bir çocukla da 73 yaşında bir ihtiyarla da sevişebilirdi, kokması ne kelime, bulduğu kuma devrilirdi misali, hatta türler arası da pek mümkün olurdu bu çiftleşme (Pek terbiyesizleştim)

Ama mevcut/olan gördüğünüz gibi farklı
Evrim kuramını, Darwin'i ve dahi Freud'u daha özümseyerek okumanız dileklerimle...(Bakınız ben de sizin gibi bir iki süslü isim verdim ki yazı ağır dursun misali, olmuş mu aha ha ha:=))

Farkındalık mevzusuysa daha derinlikli bir konu, bir başka forum konusunu hakediyor, bence, açalım hemen, oraya da bekleriz.)

Konuyu ciddiye alıp yanıtlandırdığınız için teşekkürler...
Devam etmek umuduyla...
Alıntı ile Cevapla
  #87 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 12:33
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Ama insan önüne gelenle çiftleşemez. Bunun için duyularının harekete geçmesi gerekir...
Pratikte bu tez işlemez. Özellikle erkeklerde. Bir erkek her yerde, her zaman, herkesle, her hangi şekilde, sebeb ve neden olmaksızın, hiç bir duygusallık olmadan, hiç bir sevgi ve buna benzer bir şeyler hissetmeden seks yapabilir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Kadınlarda ise bu tez esner ve yukarda örneklerinde de görüldüğü gibi, hissetme ve duygu yoğunluğu arayışına girer. Aşk yada sevgi destekli bir seks arayışına döner.
Birde Yurdumda artık çok yaygın bir şekilde gördüğümüz ve adına aldatma dediğimiz ve özünde seks olan bir davranış vardır ki bunun için de yukarda saydığım benzer sebebler işler. İlgilenenler için ''Erkek neden aldatır?'' konulu topik okunabilir. Görüldüğü üzere bu tez erkekler için hiç bir zeminde ve şartta işlemezken kadınlarda duygu ve sevgi öncelikli bekleyişin getirdiği seks olarak ortaya çıkmakta fakat konumuz olan evlilik öncesi sekste öncelik kazanmaktadır. Yoksa geri kalan zamanlardaki seks türlerinde kadınlar da böyle bir şartı çoğunlukla aramamaktadır.

Alıntı:
hatta türler arası da pek mümkün olurdu bu çiftleşme
Güzel yurdumda çok yaygın bir seks şeklidir ve her daim mümkündür. Tercih edilen yaygın karşı tür ise Eşek'tir.

Seks bir güdü yani doğal ihtiyaçtır. Doğal olarakta yokluğunu hissettiğimizde tedarik edeceğimiz bir ihtiyaçtır. Tıpkı aç kalan insanların bir takım anomali sergileyen durumlarda insan eti yemesi gibi, adaya düşen kahramanlarımızda bir şekilde seks yapar ve adadan kurtulduğunda da dönüp arkasına bakmazdı. Belkide bakardı kesin yargı iyi bir şey değildir kanımca

Alıntı:
"Şunu da eklemek isterim ki içgüdülerinin tezahürü olan duygularını ussallaştırma çabasında olan insanları ben, daha çok kendindeki hayvana itaat eden ondan hiç özgürleşememiş insanlar olarak görüyorum."
İşte erkeğin evrensel tanımı. Tebrikler bundan daha iyi bir tanım yapılamazdı.

Bu konunun esas noktası ise seks'in bir tabu olarak ortalarda dolaşmakta olduğu ve insanların bu tabuyu yıkmak için hala yeterli çabayı gösterememesidir. Gelecekten umutluyum, günümüz iletişim araçları ve bilinç düzeyinin eskiye nazaran biraz daha bireysel isteklerde artıyor olması uzun vade de bu tabunun da yıkılacağını göstermektedir.

Bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler efendim
Alıntı ile Cevapla
  #88 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 12:50
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
tabu sırf tabu olduğu için yıkılıyorsa hiç yıkılmasın..
gerçekten bunu istediği için ve bunun doğal bir süreç olduğunu düşünen varsa sevişsin..

ama fenasi..sağol ya benim yazmaya üşendiğim şeylerin bir çoğunu yazmışsın..
sana borcum olsun


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #89 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 12:55
merve
Guest
 
Mesajlar: n/a
fenalık geldi bana bu konudan
Alıntı ile Cevapla
  #90 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 12:57
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
şöyle yap merve..hiç bakma konuya yokmuş gibi davran..
ben sana daha özet halinde geçerim yazılanları
ama karşılığında başka bir konudan özet isterim..
olmadı franbuazlı bir dondurma da olur..

imza: istemeden konu saptıran ve sapıttıran kişi.


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
yapilmali, seks, oncesi, evlilik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Neden evlilik? non serviam Tartışmak İstiyorum 66 21-11-2008 00:44
Öncesi Sonrası osslem Hayata Dair.. 1 02-01-2008 19:23
İŞte EvLiLiK sea4ever Komik Çizgiler 2 10-02-2007 01:41


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:15 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org