Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası
Anarsist.Org'a hoşgeldiniz!
  • Eğer bu foruma kayıt olmaya niyetliyseniz vazgeçin.
    Birkaç sayfa okuduktan sonra, burada olmak istemeyeceksiniz. Bu yüzden unutun gitsin. Gidin buradan. Hâlâ tek parçayken hemen kaçın. Kendinizi kurtarın. Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Ya da madem bu kadar boş vaktiniz var, gidin bir akşam kursuna falan katılın. Doktor olun. Kendinizi adam edersiniz belki. Kendinize bir akşam yemeği ziyafeti çekin. Artık gençleşmiyorsunuz. Burada anlatılan şeylere kafanız iyice bozulacak. Sonra her şey daha kötü olacak… / Palahniuk’a atfen.

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Tarih

Tarih Tarih,gerçek olduğunu herkesin kabul ettiği bir masaldır.

Orda bir yer..... Ruanda

Tarih içerisinde Orda bir yer..... Ruanda konusu: RUANDA OLMAK NİSAN 1994 TE 100 GÜN İÇERİSİNDE KATLEDİLEN 1.000.000 KİŞİNİN YANINDA OLMAKTIR RUANDA OLMAK İKİ KARDEŞİN KARDEŞİNİ ÖLDÜ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 22-04-2008, 16:27
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site katibesi
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 2,813
Standart Orda bir yer..... Ruanda

RUANDA OLMAK NİSAN 1994 TE 100 GÜN İÇERİSİNDE KATLEDİLEN 1.000.000 KİŞİNİN YANINDA OLMAKTIR

RUANDA OLMAK İKİ KARDEŞİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİNİ GÖRMEKTİR

RUANDA OLMAK SADECE RUANDA OLMAKTIR

KAPALI GÖZLERLE HAYATA BAKAN DÜNYADA BİR KEZ DAHA GÖZLERİ KAPAMAKTIR..




SOYKIRIM, bir milletin, etnik, dini bir grubun veya bir ırkın tamamını veya bir bölümünü yok etmek amaçlı yapılan aşağıdaki davranışlardır:

(a) Grup üyelerini öldürmek;

(b) Grup üyelerine ciddi fiziki veya zihinsel zarar vermek;

(c) Grup üyelerinin yaşam şartlarına, grubu fiziksel olarak yok etme amaçlı zarar vermek;

(d) Gruptaki doğumları kasıtlı olarak engellemek

(e) Grubun çocuklarını zorla başka bir gruba transfer etmek



2004 yılında, yani soykırımın 10. yılında, bütün dünyanın konuyu gündeme taşıdığı ve tartıştığıgünlerin yanısıra,1994′te duyurmadıkları, sırtlarını döndükleri bu olayın insanlara duyurulmasını düşündüm..Biz Türkiye’de 2004 yılında böyle bir konudan bahsedildiğini pek hatırlayamadık... Türkiye medyasının git gide nasıl Amerikan medyasına benzediğini sürekli söylüyorum... Bu bence onun en güzel örneklerinden biri... Sizlere Ruanda’da 1994 yılında neler olduğunu anlattığım zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız... Çünkü bu, Dünya üzerinde gerçekleşmiş, en az Nazi’lerin Yahudi’lere yaptıkları kadar korkunç bir olay... en az onun kadar konuşulması gereken, şimdilerde Sudan’da, Kongo’da, kim bilir bize duyurulmayan nerelerde hala gerçekleşen, “hiçbir şey yapamayacağımızı” düşünsek de, en azından bilmekle yükümlü olduğumuz bir olay...



Ruanda’da 94 yılında sadece 100 gün içinde 1 milyon kişi öldü (günde 10 bin kişi ediyor)... Bu insanlar atom bombası ile “topyekün imha” edilmediler... Taramalı tüfek ya da beyaz fosfor yüzünden ölmediler...Bu insanlar, kendi vatadandaşları tarafından (fransandan,danimarkadan,çeklerden,çinlilerden..gö nderilen) “pala”larla, kolları bacakları kesilerek öldürüldüler...


Duya duya hissizleştiğimiz bir lafır ama, bildiğiniz “kardeşi kardeşe kırdırmak” olmuş Ruanda’da olan... 15. yüzyıldan beri Ruanda’da Hutu, Tutsi ve Twa adı verilen üç farklı grup insan barış içinde, birbirlerini öldürmeden yaşamakta imişler... Krallıkla yönetilen ülke, 19. yüzyılda Alman sömürgesi olmuş... Almanlar ülkenin yönetim işlerine pek karışmamışlar... Fakat Almanya 1. Dünya Savaşı’nda yenilgiye uğrayınca, sömürgeyi Belçika devralmış... Ya, biz yıllarca Belçika hakkında bir kötü laf işitmedikti, cahillik tabi, ben hep sandım bu kendi halinde bir ülke... (Velakin, “kendi halinde bir ülke” diye bir mefhum yok esasen, sadece insanın -benim- cahil, medyanın yalancı, tarih derslerinin eksik olması var)

Belçika, o dönemde halkın %9-10′unu oluşturan, biraz daha açık deri rengine, biraz daha uzun yüz hatlarına vs sahip olan Tutsi’leri “üst sınıf” olarak belirleyip, yönetim işlerine onları getirmeye başlamış... Hutu’lar ise, alt sınıfın insanları olmuşlar, ve Belçika’nın Tutsi’ler aracılığıyla uyguladığı yüksek vergilere, kötü çalışma şartlarına zorlanmışlar... Hutu’lar elbette Tutsi’lerden nefret etmeye başlamışlar... Kimi kaynaklar, Belçikalı’ların bu sözde etnik ayrımı yaparken, “10 inekten fazlasına sahip olan Tutsi, azına sahip olan Hutu’dur” gibi kriterleri kullandığını belirtiyor

Her neyse, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Ruanda, Birleşmiş Milletler’in vesayet altındaki bölgelerinden biri haline gelmiş... Belçika hala idari makam olarak ülkede bulunuyormuş... Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Hutu’lar zamanla güç kazanmışlar, ve 1962′de Ruanda’nın bağımsız olması ile yönetime geçmişler... Bu süreçte sosyal huzursuzluk devam ediyor, Ruanda halkının bir kısmı sürekli komşu ülkelere sığınıyormuş... 1990 yılında Uganda’da konuşlanmış olan ve genelini Tutsi’lerin oluşturduğu Rwandan Patriotic Front (RPF), Ruanda’ya girmiş... Aynı zamanda Ruanda’nın üst düzey devlet yöneticileri de gizlice Hutu’lardan oluşan silahlı bir çetenin eğitilmesini sağlamaktaymışlar... 90-94 yılları arasında edinilen silahların Fransa, Belçika ve İngiltere’den sağlandığına ilişkin bazı bilgiler var...
6 Nisan 1994′te cumhurbaşkanı Habyarimana’yı taşıyan uçak düşürülmüş (bundan RPF’nin sorumlu olduğu iddia edilmiş). Bunun üzerine, zaten sallantıda olan Ruanda barışı (?) çökmüş. Nisan’dan Temmuz ortasına kadar, 100 gün içinde 1 milyon Tutsi ve onlara sempati duydukları düşünülen Hutu öldürülmüş. Soykırımın ilk hedefleri arasında Başbakan Agathe Uwilingiyimana ve Birleşmiş Milletler’in onu korumakta olan 10 Belçikalı askeri bulunuyormuş. Bu askerler, söylenene göre, silahlarını Ruanda askeri güçlerine teslim ettikten sonra öldürülmüşler. Askerlerin ölüm haberi üzerine korkan Belçika hükümeti, askerlerini Ruanda’dan çekmiş. Bunu diğer ülkeler de izlemiş, ve Ruanda’daki BM gücü 270 askerden ibaret kalmış!!!


Aynı zamanda ülkede bulunan beyazlar, kedileri köpekleri de dahil olmak üzere, olayların patlak verdiği ilk günlerde hızla ülkeden kaçırılmışlar.

Yani, bütün dünya, göz göre göre Ruanda’yı kendi haline bırakmış, soykırıma sırtını dönmüş. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, herkes… palalarla, binlerce yıl barış içinde birlikte yaşadıkları kardeşleri tarafından öldürülmüşler.




Bu olaydan daha bir sene önce (1993) dönemin ABD başkanı Bill Clinton Yahudi Soykırımı Müzesi’ni açarken, dünya üzerinde bir daha böyle bir soykırıma izin vermeyeceklerini söylüyormuş. Kendisine 1995′te Ruanda halkından özür dilerken rastlanmış.


10 yıl sonra, 94′te BM Barış Gücü operasyonları sorumlusu Kofi Annan o zamanki pasifliği yüzünden pişman olduğunu dile getirmiş. (Kofi Annan’ın, yüzbinlerce insanın ölümünün ağırlığı sırtında, hala nasıl yaşayabildiğine inanamıyorum.)

Bu arada, kaçımızın olan bitenden haberi vardı?.. Çoğumuz bu tip olaylar karşısında “elimizden ne gelir”in arkasına sığınarak insanların başına neler geldiğini, kimlerin (hangi ülkelerin) bu işlerde parmağı olduğunu, kimin “dur” demeden sırt döndüğünü, silahları kimin sattığını öğrenmeye “üşeniyoruz”... Bu yazdıklarımı okumaya başlayan kaç kişinin, yarısında “üzülüp, sıkılıp” bıraktığını ve televizyonda popstar/dizi izlemeye başladığını merak ediyorum mesela...sonra Polat Alemdar larımızda var bizim... Ya da kendi küçük ve anlamsız dertlerimize gömülmeyi bunları öğrenmeye tercih edişimiz beni tarifsiz üzüyor... (Ben de yapıyorum bunu). Sanki çok matah hayatlar yaşıyoruz, sanki çok özeliz hepimiz. Yapmakta olduğumuz son derece faydalı işleri bir kenara atıp, Ruanda’da insanlar neden ölmüş, Irak’ta olanların aslı neymiş, İsrail Lübnan’a neden saldırmış, Türkiye’nin sosyal sorunları nelermiş, Güneydoğu’da insanlar nasıl yaşarmış, öğretmenleri var mıymış?...o öğretmenler o dili biliyormuymus...doktorlar hastanın neresinin ağrıdığını hangi dille anlıyorlarmıs...Temiz su, elektrik var mıymış vesaireye vakit ayırsak, bunları öğrenmeye çalışsak, çok önemli işlerden geri kalacağız. Aman ha!.. bu söylediklerimi dile getirirsenin en yakın zamanda terörist damgasını yer ve bulunduğunuz ortamlardan dışlanırsınız...

Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...

Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...

Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...




Özgürlük dedik değilmi..

Basın özgürlüğü dedik

Ruanda da basın özgürlüğünden dolayı radyo yayınları hiç bir zman kesilmedi...Tutsilere hamamböceği muamelesi yapan radyo dj leri hiç bir zaman ceza almadı...

Radyo dj i " bir hamam böceği sadece hamamböceğinden çıkar" diyordu çünkü bu bir suç muydu !...



Onları hamamböceği gibi ezecegiz naralarıyla 100 gün boyunca radyodan güç toplayan hutsi milliyetçileri günde 10.000 tutsi yi öldürdü...

Tutsi kadınla evli olan hutsiler bu milliyetçilikten paylarını aldılar...katledildiler

Sadece katliam değil üzücü olan, daha önce yaşanan büyük boyutlardaki can ve mal kaybından ders almamış olmak daha acı verici... Bir milyon insan kabile savaşında değil, önceden hazırlanan ve iyi planlanmış bir komplo sonucu topluca katledildi.


Ruanda olmak sadece ruandalı olmaktır...aynı dili konuşmak ve aynı dili konuşanlar tarafından yok edilmektir.




Başka bir forumda sonsuus adlı bir üyenin hazırladığı bir yazıdır.

ayrıca ruandayı anlatan iki film mevcut şu an
otel ruanda
ve kara nisan..
kara nisanı değil ama otel ruandayı izlemiştim..
merak edenler için...


"İnsanı vuran söz kırk yaradır" dedi ve kırk yama hırkasını giydi.Sonra ayağa kalkıp başını gökyüzüne çevirdi ve Dünya'ya yoklamasını verdi."Burdayım!"
Halime Yıldız
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 22-04-2008, 22:44
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
house of duarden...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,363
Blog Başlıkları: 1
Standart

İnsanoğlu olmaktan utanmak için bir neden dahadır Ruandada yaşananlar insan olamayacak olmanın farkına varmaktır. Ölümler birçok Hutu kabilesi üyesinin kaçaak yaşamda kaldığı kaçamayanların ise akla gelmeyecek işkence ve ölüm şekliyle karşılaştığı topraklardır. Küçücük çocukların elleinde silahlar neye ateş ettiğini bilmeden insan öldürdüğü zamandır. Otel Ruanda gerçekten çarpıcı film bu sırada.


Dilencileri yok etmeli: Çünkü insan onlara verince de sinirleniyor, vermeyince de sinirleniyor F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 23-04-2008, 04:25
sewgi pıtırcığı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
zifiri dişi
 
Üyelik Tarihi: 21-03-2008
Nerden: düşler aleminde bir ordayım bir burda..
Yaş: 18
Mesajlar: 55
Standart

insanlık adına büyük bir rezalet olan bu olayı bilmiyordum yeni öğrendim teşekküler sn.Lilith.. okurken sadece içim acıyıp hayretler içinde kalmadım aynı zamanda insan olmaktan bir kez daha utandım..


ne ölümden korkmak ayıp , ne de düşünmek ölümü !
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 23-04-2008, 11:14
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-04-2008
Yaş: 40
Mesajlar: 10
Standart

Sayın Lilith öncelikle çalışmanız için saygılar,
Ancak onların zenci olduğunu unuttunuz sanırımBeyaz ırk beynini patlatıp icatlar yaparken bunlar yüzyıllarca totem dansı edip durdular,insan kurban ettiler ve böyle gebertilmeyide hak ettiler,ha bir,sinek ha bir zenci bence.Medeniyet öyle bir ateştirki ona karşı olanı yakar mahveder demiş bir ulu büyüğümüz
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-04-2008, 11:11
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site katibesi
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 2,813
Standart

Hayır unutmuş değilim sn.anttutku

ama ironik yaklaşmınız dikkatimden kaçmamıştır..

sevgilerrr


"İnsanı vuran söz kırk yaradır" dedi ve kırk yama hırkasını giydi.Sonra ayağa kalkıp başını gökyüzüne çevirdi ve Dünya'ya yoklamasını verdi."Burdayım!"
Halime Yıldız
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 24-04-2008, 11:31
piaaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gulyabani
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 90
Blog Başlıkları: 1
Standart

Ben bunu daha önce araştırmıştım yani insan olmaktan utanalı çok oldu...Otel Ruanda filminin de hayatımda çok büyük bir yeri vardır izlemenizi tavsiye ederim bana da bir arkadaşım tavsiye etmişti...


Ben bir yalancıyım ama sadece gerçekleri anlatıyorum...

Konu piaaa tarafından (24-04-2008 Saat 11:36 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Ne yapabilirim?
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
kim var orda saqelenge Radyo Anarşist 15 21-04-2008 00:27
saaaatttttttt dööörrtttt kkıııırrrrkkkk, kim var orda... fenasi Geyik Mevzular 53 19-01-2008 05:31
Nerde Çokluk Orda Çözümsüzlük Cabir Serbest Kürsü 12 06-10-2007 02:20


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
WOW Gold - Buy WOW Gold - Free Online Games - Download Free Games - Adventure Games