Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Tarih

Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih.

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Mektupla kelepir cariye talebi

Tarih içerisinde Mektupla kelepir cariye talebi konusu: Sultan Vahdettin?in ülkeyi terk etmesinden sonra Osmanlı haremi Ankara hükümetinin elinde kalmıştı. O dönem akıbeti belirsiz olan harem kızları için Amerika?da satılık ilanları çıkıyordu. İki kişi ise olayı ciddiye alıp ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 17:54
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart Mektupla kelepir cariye talebi

Sultan Vahdettin?in ülkeyi terk etmesinden sonra Osmanlı haremi Ankara hükümetinin elinde kalmıştı. O dönem akıbeti belirsiz olan harem kızları için Amerika?da satılık ilanları çıkıyordu. İki kişi ise olayı ciddiye alıp mektupla cariyelere talip olmuştu.


Osmanlı Sarayı?nın haremi her zaman batı dünyasının ilgisini çekmişti. Harem hakkında hayali kitaplar yazıldı. Gerçeği yansıtmayan fantastik tablolar çizildi. Fakat bu ilgi hiçbir zaman Francis Morris ve Malcolm Fredericks adındaki iki Amerikalı adamın haremden dilekçeyle kız istemesi kadar çılgın olmamıştı.


Gençler, 3 Aralık 1922?de Ankara hükümetinin İstanbul?daki temsilcisi Refet Paşa?ya bir mektup göndererek ?Bize haremden iki kız çıkarın? dediler. Osmanlı haremi o dönem bir seks yuvası gibi görülüyordu. Kapalı kapılar ardında milyonlarca afet gibi kadına seks sırları ve erkeğe hizmet öğretiliyor sanılıyordu. Zaten ?yasak? ve ?saklı? anlamına gelen ?harem? kelimesi başlı başına bir merak unsuruydu. Osmanlı haremine ömrü boyunca adım atmamış adamlar harem hakkında ciltler dolusu hayali kitaplar, efsaneler ve filmler uydurdular.


?Harem? kelimesi hemen hemen her batılının aklına içerisinde birbirinden güzel ve cilveli çıtır kızın kaynaştığı yapay bir cennet geliyordu. Padişahlar da bu cennette hoş vakit geçiren süper şanslı adamlardı.


Kızlar köye gidiyor
Aslında harem bir ?cariye deposu? değil, kaliteli bir okuldu. Dünyanın dört bir yanından getirilen kızlar yeteneklerine göre eğitime tabi tutulur, kimine müzik, kimine dikiş, kimine ev hizmetleri öğretilirdi. Kalabalık bir grup içerisinden sadece bir veya iki kişi cariye adayı olur ve hükümdara sunulmak üzere hazırlanırdı. Haremde bir usta çırak ilişkisi de vardı. Yaşlılar gençlere hem hocalık hem de idarecilik yaparlardı.
Harem üç aşamada son buldu. İkinci Abdülhamit?in 1909?da tahttan indirilmesinden sonra, İttihat ve Terakki devrik hükümdarın haremini dağıttı. Ailesi olan kızlar evlerine gönderildi. Kimsesiz olanların kocaya verilmesine çalışıldı. Yaşlı kadınlar ise Darülâceze?ye yollandılar. Abdülhamit?in yerine tahta çıkan Sultan Reşat ise, harem nüfusunu asgariye indirdi.
İkinci aşama, Kurtuluş Savaşı?nın devam ettiği yıllarda yaşandı. Manyas Gönen taraflarında toplanan ?Çerkez Kongresi? saraya müracaat ederek haremdeki Çerkez kızlarının ailelerine iade edilmesini istedi. Tahtta bulunan Sultan Vahdettin, kongrenin talebini kabul etti ve isteyen harem mensubunun saraydan ayrılabileceğini duyurdu.

Harem?in asıl sonu, Vahdettin?in 17 Kasım 1922?de yurtdışına gitmesinden sonra yaşandı. Refet Paşa (yeni sıfatıyla General Refet Bele) kumandasındaki birlikler işgal altındaki İstanbul?a girmişlerdi. Saltanat kaldırıldı ve saray haremindeki kadınlarla diğer bütün görevliler serbest bırakıldı.

İşte bu günlerde, İstanbul?da bir dedikodu çıktı. Türkiye?nin kaderine hakim olan Ankara?daki milli hükümetin haremdeki kadınları evlenmeye teşvik ettiği söyleniyordu. Böylelikle hem gereksiz masrafların önüne geçilecek, hem de harem hadisesi kökünden çözümlenmiş olacaktı.

Söylentiler, Associated Press tarafından bütün dünyaya duyuruldu. Haberler Amerika?ya kadar uzandı. Coğrafi uzaklık ve haber alma araçlarının ilkelliğini fırsat bilen bir grup zevzek Amerikalı gazeteci ?Osmanlı?dan seks kölesi fırsatı? diye manşetler attılar.
Habere göre Refet Bele, eski sultanın hareminin yaşları 17 ile 35 arasında değişen ve parasız kalan 150 kadın için koca bulmaya çalışıyordu. Gazeteler kadınların güzelliklerinden de söz ediyor ve ?Bunların eşi benzeri olmayan çehreleri, siyah gözleri ve uzun kestane rengi saçları var. Hepsi de çok dindar, sadık ve muhabbet dolu? diye yazıyorlardı. Üstelik haremden çıkma kadınlara verilecek çeyiz, boşanma halinde geri alınabilecekti.
Pennsylvania State College?de okuyan ve bu haberi gören iki öğrenci 5 Aralık 1922?de Refet Bele?ye bir mektup yazdılar ve eski sultanın hareminden iki kıza talip olduklarını söyleyip detaylı bilgi arzu ettiler.
Taliplerden Francis Morris 23, Malcolm Fredericks ise 24 yaşındaydı. Arzu ettikleri kızların yaşları ise 18 civarında olmalıydı. Evlendikleri takdirde her iki harem mensubuna da mutlu ve müreffeh bir hayat sağlayabileceklerini söylüyorlardı. Ayrıntılar konusunda yazışmak ve fotoğraf değişimi yapmak için yanıp tutuşuyorlardı.
Hükümetin Amerikalılara verdiği cevap bilinmiyor. Çok zayıf bir ihtimalle, haremden iki kız Amerikalılara gelin verilmiş olabilir. Eğer hal böyleyse şu anda Amerika?da Osmanlı hareminden torunlar yaşıyor demektir.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 17:56
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
İşte o haber

Uygun fiyata iyi eş alma fırsatı
3 Aralık 1922 - Associated Pres

Refet Paşa eski sultanın hareminin 150 üyesi için koca bulmaya çalışıyor. Kadınların yaşları 17 ile 35 arasında değişiyor. Hepsi parasız.


20 şehzade ve sultan ile padişahın sayısız torununun geleceği konusunda hükümet endişeli. Padişahın kaçışından beri, milli hükümet bu kadınları, 100 hadımı ve pek çok hizmetçiyi besliyor. Şu anda hükümet, bu insanların artık kendi geçimlerini sağlamak zorunda olduklarına karar verdi.


Kendilerine koca bulabilen harem kadınlarının İstanbul?da kalmalarına izin verilecek. Fakat diğerleri ülke içerisindeki evlerine gönderilecek. Bu kadınların çoğu Çerkez ve çok çekici olarak tarif ediliyorlar.


Bugün bir saray yetkilisi ?Bu kadınlara koca bulmanın zor olmayacağını? ifade etti ve ekledi: ?Kadınlar güzellikleri, gençlikleri ve endamları için seçilmişlerdi. Bunlardan pek çoğu Sultan?a valiler tarafından hediye edilmişti. Eşi benzeri olmayan çehreleri, siyah gözleri ve uzun kestane rengi saçları var. Hepsi de çok dindar, sadık ve muhabbet dolu. Sultan efendileri, onları geçimlerini temin edebilecek destekten mahrum bırakarak kaçtığından, bu kadınlara koca bulmak zorundayız. Aksi halde açlıktan ölecekler. Hepsi de mütevazı bir çeyiz beklemekteler. Kanunlarımıza göre bu kadınlarla evlenenler boşanmak istedikleri takdirde, verdikleri çeyiz kendilerine iade edilecek.?
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 17:57
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
İşte, haremden kadın isteme mektubu

5 Aralık 1922

Muhterem Refet Paşa,

İlişikteki gazete haberi, durumu bir dereceye kadar açıklıyor. Gerçek ne olursa olsun, aşağıda imzaları bulunan iki genç konuyla ilgili detaylı bilgi almaktan memnun olacaklardır.


Biz Pennsylvania State College?de öğrenciyiz. Her halükârda eski Sultan?ın kızlarından ikisine talibiz. Kızların yaşları 18 civarında olmalı. Biz Türkiye ve doğudaki durumu iyi bir şekilde bilmekteyiz ve bu kızlardan ikisine mutlu ve müreffeh bir hayat sağlayabiliriz.
Bizim ricamız bir şekilde kale alınırsa, ayrıntılar ve fotoğraf değişimi konusunda yazışmak istiyoruz.


Saygılarımızla,

Francis Morris & Malcolm Fredericks
214, West College Avenue
State Collage, Pennsylvania
Amerika Birleşik Devletleri
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 20:32
asmara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
"bir geyşanın anıları" adlı kitabı okudunuz mu? ya da filmini izlediniz mi?
haremdeki cariyeler ile eski geyşalar arasında fark yok GİBİ.
cariye müzik ve dans eğitimi alır. geyşa da.
cariye itaatkardır. geyşa da.
cariye padişahla yatar. geyşa da en fazla para verenin kapatması olur.
küçük farklılıklar olsa da cariye=köle'dir.
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 25-10-2007, 00:08
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
bir geyşanın anılarını okudum... dediğiniz gibi benzerlikler var cariyelik ve geyşalık arasında...
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:04 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org