|
|
| Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Tarihte Din Adına İşlenen CinayetlerTarih içerisinde Tarihte Din Adına İşlenen Cinayetler konusu: Enis Berberoğlu'nun Hürriyet gazetesindeki bir köşe yazısından...
1776'da Abbeville, Fransa'da genç bir çocuk dine saygısızlık etmekle suçlandı. Meryem Ana ile dalga geçen şarkılar söyleyip din adamları geçerken şapkasını çıkarmadığı söyleniyordu. ...

15-07-2007, 01:54
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
|
|
Tarihte Din Adına İşlenen Cinayetler
Enis Berberoğlu'nun Hürriyet gazetesindeki bir köşe yazısından...
1776'da Abbeville, Fransa'da genç bir çocuk dine saygısızlık etmekle suçlandı. Meryem Ana ile dalga geçen şarkılar söyleyip din adamları geçerken şapkasını çıkarmadığı söyleniyordu. Kiliseyi eleştirmenin cezası ölümdü.
Chevalier La Barre adındaki gencin ceza olarak önce dili ve sağ eli kesilecekti, sonra da direğe bağlanıp yakılacaktı. Yazar Voltaire onu kurtarmaya çalıştı ve dava parlamentoya taşındı. Parlamento merhamet gösterdi, çocuğun sakat bırakılıp yakılması yerine doğrudan kafasının kesilmesine izin verdi. Çocuğun cezası 1 Temmuz 1776'da infaz edildi. Cesedi Voltaire'in Felsefe Sözlüğü'nün bir kopyasıyla birlikte yakıldı.
Meksika'da 1500'lerde, Aztek din adamları binlerce insanı tanrılara kurban etti. Aztekler, güneşin her gün insanların -kurban taşlarında çıkarılan- kalpleriyle beslenmezse, kaybolacağına inanıyorlardı.
Yağmur Tanrısı'nı memnun etmek için ise ağlayan çocuklar kurban edilirdi. Böylece gözyaşlarının yağmur getirmesi beklenirdi.
Tahıl Tanrıçası için yapılan törende bir bakire 24 saat dans ettikten sonra öldürülür ve derisi yüzülürdü. Sonra da derisini bir rahip üzerine geçirir, dans etmeye devam ederdi.
1980'lerde İran'da Şii din adamları İslam'ı kabul etmeyen Bahailer'in öldürülmesini emretti. İçlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu iki yüz kadar Bahai asıldı veya kurşuna dizildi. Kırk bin kadarı ise İran'dan kaçtı.
1983'te Darkley, Kuzey İrlanda'da, bir pazar sabahı Katolik teröristler otomatik silahlarla bir Protestan kilisesini taradı. Üç kişi öldü ve yedi kişi yaralandı. Kuzey İrlanda'da yirmi yıl boyunca devam eden dinsel çekişme, bu tür saldırılarla üç bin kişinin yaşamına mal oldu.
1096'da Birinci Haçlı Seferi'nin başlangıcında binlerce Hıristiyan, Kutsal Topraklar'a ulaşıp Müslümanları öldürmek amacıyla Haçlı ordusuna katıldı. Almanya'da bazı Haçlılar Tanrı tarafından kutsanmış olduğuna inandıkları bir kazı takip ettiler. Kaz onları Musevi mahallelerine götürdü. Bu mahallelerde Musevilerin evleri yakıldı ve hepsi öldürüldü.
James A. Haught
Kutsal Dehşet (Aykırı Yayınları, İstanbul 1999)
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

27-08-2007, 23:28
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: bilmem
Mesajlar: 4
|
|
|
Beyin yok bunlarda
|

28-08-2007, 00:12
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
|
1990 lı yılların sonlarına doğru türkiyede, vucuduna dövme ile allah yazdıran birisi, allaha hakaret ettiği gerekçesi ile, kendini milliyetçi ve mafya olarak ifade eden birisi tarafından kurşunlanarak öldürüldü...
Örnekler o kadar çok ki güzel yurdumda ben birini söyledim sadece...
|

28-08-2007, 00:20
|
 |
__Kemalist__
|
|
Üyelik Tarihi: 15-07-2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 108
|
|
|
Din için astıkları kişilere tapar ülke Türkiye..
|

22-10-2007, 15:40
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
|
Korku ve/veya umut...
İnsan soğumuş lavın üzerine çıkınca anlamlandıramadığı her şeyden korkmuştur sanırım; böyle yaratmadı mı tanrı ve tanrılarını da...
Dinler tarihine bakıldığında neden hep kan kokusu var...?
Evet hiçbir dinin çıkışlarındaki söylemleri şiddet'i kutsamıyor ama insanoğlu dini siyasî güç aracı olarak kullanmaktan da beri durmadı ki hiç...!
Yanıbaşımızdaki Ortadoğuda Filistin-İsrail kanları, Iraktaki Sunni ve Şiiler, ölüm timleri, batinî örgütler, Yahudi ve Hristiyanların din askerleri, İslamî terör...vs vd vb.
|

10-11-2007, 21:27
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
|
|
|
İktİdar SavaŞlari
|

10-11-2007, 21:30
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
|
Din kitleleri kandırmak için kullanılan en eski argümanlardan. Evet güç savaşıdır çogu zaman ve ekonomiktir sebeb svaşlar ve cinayetler için.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

10-11-2007, 21:35
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
|
|
|
tarihte din adına işlenen cinayetlerden bazılarına ülkemizden örnek...
turan dursun: 4 eylül 1990 günü 7 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. ancak onu öldürenler onu takip edecek insanların olacağını hesaba katmadılar.
bahriye üçok: ilahiyat fakültesindeki ilk kadın öğretim görevlisi. islamda kadının örtünmesi gerekli değildir dediği için evine yollanan bombalı paketin patlaması sonucu öldü.
rahip santorininin öldürülmesi, malatyada katledilen insanların işkence yapılarak öldürülmeleri de din adına işlenen cinayetlere örnektir.
unutmamak adına,
Radikal İslamcı katillerin 1990'dan sonra işledikleri önemli cinayetleri kısaca anımsayalım:
Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara 31 Ocak 1990.
Çetin Emeç, İstanbul, 7 Mart 1990.
Turan Dursun, İstanbul 4 Eylül 1990.
Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara 6 Ekim 1990.
Uğur Mumcu, Ankara 24 Ocak 1993.
Ali Günday, Gümüşhane, 25 Temmuz 1995.
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Ankara, 21 Ekim 1999.
İhsan Güven, İstanbul, 30 Nisan 2004.
Bu cinayetlere, 2 Temmuz 1993'deki Sivas Katliamını, Kasım 2003'de İstanbul'da, intihar saldırıları yoluyla yapılan Sinagog, HSBC Bank ve İngiliz Konsolosluğu bombalamalarını ve yine İstanbul'da 9 Mart 2004'de Kartal Mason Locasına düzenlenen intihar saldırısını ekleyin, ...emre kongarın yazısından alınmıştır...
unuttuğum kişiler var mı acaba?
mesela vanda oruç tutmadığı için öldürülen genç çocuğun adını hatırlayan var mı
Konu Ebruli tarafından (12-12-2007 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir..
Sebep: ard arda iletiler birleştirilmiştir...
|

17-11-2007, 20:38
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
|
|
yazı derlemedir... unutturmayalım...unutmayalım...
Yıl miladi 1974. Yer Türkiye, Kırıkkale'deyiz. Kamuoyunda MHP'nin "komando kampları" diye bilinen bir kamp.
"Kırıkkale'deki Bozkurt obasında din düşmanlarının beyni çıkarılır, kafirler telef edilir, itler boğazlanır. (Erdoğan Asılyüce, Türk Metal Seydişehir Şube Başkanı, "Her Yönüyle Kırıkkale", 1974)
Dört yıl aradan sonra, Aralık 1978. Öğreti, Allah adına Maraş'ta uygulanır. Kalaycı Şah İsmail'in baltayla kafasına vurup, beynini çıkartırlar. Kızkardeşinin ise memelerini kesip bir sürü işkenceden sonra hunharca öldürürler. Yürük Selim Mahallesinde de bir kısım kadın memeleri kesilerek öldürülür. Altı aylık çocuklar, hamile kadınlar kurşunlanır. Gözlere şişler sokulur. Bir kısım infazlar kol ve bacakların çapraz kesilmesiyle yerine getirilmiştir.
....
Şirin Tekin, henüz 17 yaşındaydı. Çevresinde çok sevilen bir gençti. Öğrencilerin demokratik haklarından sözederdi. Oruç tutmuyordu. O gün, 3 Mayıs 1987, Van 100.Yıl Üniversitesi'nin karşısındaki kahvede oturuyordu. "İslamın bekçileriyiz," diyorlardı. Kendilerine "mukatele" emrolduğuna inanıyorlardı. Rektör de "Onlar İslam adına dövüşürler," dememiş miydi? Şirin Tekin, "kanını" saldırganlardan kurtaramamıştı.
....
Şubat 1969. Camilerde günlerdir cihad namazları kılınıyor. "Komünistlerin kanını dökme çağrılan" yapılıyor. 16 Şubat 1969 günü Beyazıt, Dolmabahçe ve Fındıklı camilerinde cihad namazları kılındıktan sonra, topluluklar halinde Taksim'e çıkılıyor. O gün, meydana ABD 6. Filosu'na karşı anti-emperyalist yürüyüş yapanlar gelecek. Amerika Müslümanın dostu mu ne? Yerde iki ölü yatıyor. Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan. Yüzlerce yaralı. Gazeteler manşet atıyor: Kanlı Pazar...
Kafirlerle ateşkes geçici olup cihad daimidir, sonuna kadar, herkes bizden olana kadar!... 1978 yılı Aralık ayı. Maraş'ı kış bastırıyor. Duvarlara, dükkânların camlarına sloganlar yazılıyor: "Allah için savaşa!" Ve cihada kalkılıyor. TRT, 111. ölüyü de verdikten sonra, yeni saptanan ölümlerin bildirilmesini durduruyor. Bir küçük cihad denemesinin resmî bilançosu böylece yarım kalıyor. Ocak 1979. Trabzon. Ülkücü Gençlik imzalı bildiri: y "Türkiye'deki çatışma, İslamla küfrün çatışmasıdır. Bugün Türkiye yeni bir Bedir savaşının öncesini yaşamaktadır. Müslümanlar, cihada çağrıldığınızda koşunuz. Bir komünisti öldürmek, yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir".
9 Temmuz 1979. Tokat'ta bir bildiri yayımlanıyor: " Allah rızası için baş koyduğun davadan hiçbir güç seni geri döndüremeyecektir... Sesimizin ulaşamadığı yere kurşunlarımız ulaşacaktır... Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız".
Cihad kesintisiz devam ediyor. Erzincan, Malatya, Sivas... Ve kıyamete kadar... Çorum'a da sıra gelecek. 16 Aralık 1979. Beşiktaş vapur iskelesi yanında Barbaros Kafeterya’da oturuyoruz. Sıcak bir söyleşi, büyük umutlar. Bir saatli bomba patlıyor. İmza “Türk İslam Birliği”.
...
2 Aralık 1978. Sivas'ta "Müslüman Gençlik" başlığıyla bildiri dağıtılıyor: "Müslüman durma! Hiç durmadan ilerle. Ölüm seni şehit olarak bulsun". İmza, MHP... Ve MHP Davası iddianamesi, 682 cinayeti içeriyor. Demek ki, en az 682 yurttaşımız, bu dünyada büyük sıkıntılara, yokluklara, darlıklara katlanmış olsa da "Allah yolunda savaşıp öldürmekle" güzel bir "alışveriş yaptıkları" için sevinebiliyorlar
...
Yıl 1978. Aralık ayı, gene Maraş'tayız. Cami hoparlöründen yükselen ses şöyle bağırıyordu: "Sizler yoksulsunuz, kafir Aleviler zengin, onların elindekiler, siz müminlerin hakkıdır."
...
"Türkler işkenceye alışık"
Helsinki izleme (Watch) Komitesi, 1985 Aralık'ında Türkiye'de insan haklarının zedelenmesine ilişkin bir rapor hazırlamıştı. Bu raporda, Ankara'daki ABD elçiliği yetkililerinin görüşlerine de yer veriliyordu. Amerikalılar, "Türklerin şiddet eğilimli bir toplum oldukları için işkenceye alışkın bulundukları" kamsındaydılar. Başbakan Turgut Özal, ANAP grubunda yaptığı bir konuşmada, "Bu bir bakıma doğrudur" diyordu (Cumhuriyet, 2 Nisan 1986). Başbakan'a göre "kavgacı" bir toplumduk. "Osmanlı döneminde cemiyetimiz hoşgörülüydü. Ancak zaman bizi daha sert hareket eden bir toplum haline getirmişti".
Toplumumuz işkenceye gerçekten alışık mıydı?
Anadolu halkının büyük acılar çektiği bir gerçekti. En büyük acılan ise Selçuklu ve Osmanlı sultanlarına borçlu olduğumuza tarih tanıklık ediyordu.Selçuklu Sultanı Sancar'ın yüz binlerce Türkmeni kırıp geçirmesi, tarih sayfalarında duruyordu. Melik Şah da Batınilere karşı atalarını aratmamıştı. Yavuz Selim ise on binlerce Alevi köylüsünü kılıçtan geçiriyor ve Anadolu'yu kılıç zoruyla Sünnileştiriyordu. Celali isyanlarını kaplayan bir yüzyıl, Osmanlı hoşgörüsünün başka bir sahnesiydi. Kuyucu Murat Paşa, kestiği insanların kellelerini kuyulara doldurtmakla tarihe nam salıyordu.
...
Erzincanlı Müslüm Koca, 52 günlük oğlu Mirzap'ı diri diri keperek Allah'a kurban ediyordu. Müslüm Koca, 1962 yılında bir iftiraya uğramıştı ve kurtulunca ilk doğacak oğlunu Allah'a kurban adamıştı. Müslüm Koca, ilhamını acaba hangi kültürden almaktaydı?
...
Peygamberin dört halifesinden üçü bıçaklanarak öldürülmüştü. Ömer, Osman ve Ali'yi hançerleyenler de Müslüman değiller miydi?
İslamın barışında kim için can güvenliği vardı, Peygamberin torunları bile zehirle kılıçla öldürürüldükten sonra!
....turan dursun'un yazılarından derlenmiştir....
Konu asmara tarafından (10-12-2007 Saat 18:32 ) değiştirilmiştir..
|

12-12-2007, 00:49
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-12-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 18
|
|
|
bunlara bana kalsa malatyadaki basımevi cinayeti ve hrant dink cinayetlerini de eklemek gerekir.
Türkiye yüzyıllardır dini cinayetlere maruz kalıyor . Sözde tanrı adına insanlar kesiliyor. İnsanlar körükörüne inançlarla , birbirlerine kıyıyor. Erk ; din olgusunu yine her zaman ki gibi türkiye gibi cahil toplumlarda gayet başarı ile kullanıyor. Bu çaldıranda, 6-7 eylül olaylarında , maraşta ,çorumda , sivasta böyleydi , malatyada da hala böyle.
tarih kendini durmadan tekrarlıyor ve toplumların sonları yine iki şeyden geliyor :
1-aşırı dincilik
2-aşırı milliyetçilik
İnsan; din afyonu ile daldığı düşten uyanmadan akan kan durmayacak ve yine insan her seferinde ;doğadaki tek tanrı olan insanı tekrar tekrar tanrı adına öldürecek .
İyi uykular ......!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Tarihte Bugün
|
duarden |
Tarih |
168 |
16-03-2008 15:03 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:25 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|