|
|
| Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Bundan tam 24 yıl önce, 1982’de... İsrail yine Lübnan’a ateş yağdırıyordu...Tarih içerisinde Bundan tam 24 yıl önce, 1982’de... İsrail yine Lübnan’a ateş yağdırıyordu... konusu: Bundan tam 24 yıl önce, 1982’de... İsrail yine Lübnan’a ateş yağdırıyordu...
İsrail’in en uzun ve yıpratıcı savaşları Lübnan topraklarındadır; 1982 yazında, kanlı savaşlarla Beyrut’a girerek kenti işgal eder… Bu savaşlarda ...

15-07-2007, 01:46
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,260
|
|
Bundan tam 24 yıl önce, 1982’de... İsrail yine Lübnan’a ateş yağdırıyordu...
Bundan tam 24 yıl önce, 1982’de... İsrail yine Lübnan’a ateş yağdırıyordu...
İsrail’in en uzun ve yıpratıcı savaşları Lübnan topraklarındadır; 1982 yazında, kanlı savaşlarla Beyrut’a girerek kenti işgal eder… Bu savaşlarda Filistin Kurtuluş Örgütü’nün gücü kırılacak; ama yerine Hizbullah gelecektir... İşte biz de, bundan tam 24 yıl önce yaşananları, M. Tanju Akad’ın kalemiyle gündeme getirdik...
İsrail kuvvetleri 1982 yılının 6 Haziran günü, Lübnan sınırını geçerek, üç koldan kuzeye doğru ilerler... Galile için ‘Barış Harekâtı’ başlamıştır.
Dünya, bağımsız bir ülkenin işgalini seyrederken batıdaki kol, kıyıdan Beyrut’a doğru yönelir; ortadaki kol Beyrut-Şam yolunu kesmek üzere, kuzeye çıkar; doğudaki üçüncü kol ise, Suriye sınırını kontrol ederek Bekaa Vadisi’ni boydan boya geçmeyi hedefler.
İsrail uçakları zırhlı birlikleri destekler, Filistin direniş odaklarını bombalarken siviller de bundan fazlasıyla nasibini alır. Lübnan yine kan gölüne döner; 15 bin FKÖ savaşçısını ezmek için, İsrail Ordusu (IDF) 76 bin asker ve 800 tank ile saldırır, 600 uçağının üçte ikisi de bu harekâta yönlendirir.
Lübnan’da 22 bin askeri olan Suriye, ne yapacağını bilemez halde, olayı izlemekle yetinir. Bu eşitsiz, ama büyük savaşın ayak izlerinde, Filistin topraklarının yakın tarihinin bütün dönüm noktalarını bulmak mümkündür…
1948 savaşını takiben, 200 binden fazla Filistinli Lübnan’a kaçmış ve çoğu burada kalmıştır. 1964’te Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Kahire’de bir şemsiye örgüt olarak resmen kurulmuş ve en büyük grubun lideri Yaser Arafat, giderek Filistin mücadelesinin bayraktarlığını üstlenmeye başlamıştır.
1967’deki ‘Altı Gün Savaşı’nda Mısır, Ürdün ve Suriye kuvvetleri hezimete uğrarken, çok sayıda Filistinli, Lübnan ve Ürdün’e kaçıyor ve buralarda etkili bir güç haline gelmeye başlıyordu.
Aynı yıl FKÖ, Karame köyünde İsrailliler ile sıkı bir çatışmadan yenilmeden çıkınca bunu ‘büyük bir zafer’ ilan edip prestijini artırır.
Hezimete uğrayan Arap ülkeleri, mücadelelerini FKÖ’yü desteklemek suretiyle sürdürürken, bu örgüt birçok ülke tarafından Filistin’in resmî temsilcisi olarak kabul edilir.
Yaser Arafat 1974’te Birleşmiş Milletler’in genel kurulunda bir konuşma yapar. Ancak bu arada, Arap ülkeleri ile Filistinliler arasındaki ilişkiler de gerginleşecek ve iplerin en fazla gerildiği Ürdün’de, katliama dönüşecektir.
Beyrut’da, Sabra ve Şatilla’ya giden yolun başı, Amman’daki ‘Kara Eylül’ olacaktır.
İngilizler tarafından Suudi Arabistan’dan Ürdün’e yerleştirilen Haşimi Hanedanı, bu ülkeyi bir Filistin devleti olarak gören FKÖ’nün artan etkisinden son derece rahatsızdır.
1970 yılında FKÖ üç yolcu uçağını kaçırıp Ürdün’e indirir. Kısa süre sonra Ürdün hükümetinin bir üyesi öldürülür ve Filistinlilerin bir hükümet darbesi hazırladıkları söylentisi yayılır.
Telaşa kapılan kral Hüseyin, 1970 Eylül’ünde ağırlıkla Bedevilerden oluşan ordusunu harekete geçirir. On bir gün süren çatışmalarda Ürdün’deki FKÖ kadrolarının üçte biri öldürülür.
‘Kara Eylül’ adıyla tarihe geçen bu katliamdan sonra, silahlarına el konulan Filistinliler, Suriye’ye sürülür. Suriye bu akınla gelen 150 bine yakın Filistinlinin büyük çoğunluğunu, Lübnan’a yerleştirir.
Böylece, FKÖ’nün ana gücü, Lübnan’a taşınmış ve ilerideki savaşların sahnesi hazırlanmış olur...
Birçok etnik unsurun karmakarışık yaşadığı bir devlet olarak, Fransızlar tarafından oluşturulmuş bulunan Lübnan, Suriye’nin tehdidi altındadır. Suriye, kendisine bağlı El Saika gerillalarıyla birlikte, ordu birliklerini de Lübnan’a sokmuş ve etkinliğini artırmak için, FKÖ’yü yönlendirmeye başlamıştır.
Buradaki 200 bin Filistinliye ek olarak, Kara Eylül’den sonra gelenlerin yaklaşık 50 bini Beyrut, geri kalan 100 bini ise, daha güneye yerleştirilmiştir. Bu sırada Hıristiyanlar (ki en tanınmış aileleri Cemayeller, Şamunlar ve Franjiyeler idi) ve Dürziler de (en büyük ailesi Canbolatlar), silahlanmayı hızlandırmışlardı.
http://www.populertarih.com.tr/dergioku.php?haberid=255
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:26 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|