Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Tarih

Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih.

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri: Onbeşlerin Katli

Tarih içerisinde Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri: Onbeşlerin Katli konusu: 1921 Kanunisani 28 Karadeniz Burjuvazi Biz Onbeş kasap çengelinde sallanan Onbeş kesik baş Onbeş arkadaş Yoldaş Bunların sen isimlerini aklında tutma fakat 28 Kanunisaniyi unutma! 28 Ocak 1921, Türkiye devrimci ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-07-2008, 13:00
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 239
Standart Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri: Onbeşlerin Katli


1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma!

28 Ocak 1921, Türkiye devrimci hareketinin tarihinde önemli dönemeç noktalarından biridir. Türkiye komünist hareketinin Ekim Devrimi-Kızılordu pratiği içinde yetişmiş en değerli kadrolarını kaybettiği Karadeniz katliamı, aynı zamanda aslında TKP tarihinde bir gerilemenin başlangıcı olmuştur.
10 Eylül 1920’de Bakü’de Sovyetler Birliği’nden, Anadolu’nun değişik yörelerinden ve İstanbul’dan gelen 74 delegeyle toplanan TKP’nin kuruluş kongresi, her şeyden önce o dönemde Anadolu (Yeşil Ordu, Halk İştirakiyun Fırkası) İstanbul (Türkiye İşçi Çiftçi Sosyalist Fırkası ve diğer komünist gruplar) ve Sovyetler’deki komünistler olmak üzere üç koldan gelişen komünist hareketi birleştirmek amacını güdüyordu ve bunu da büyük ölçüde başarmıştı. Bütün bu gelişmeleri bir program etrafında gerçekleştiren Kongre’nin en önemli kararlarından biri de Anadolu’da gelişen işgale karşı mücadelenin içine girme, sıcak mücadelenin orta yerine atılarak önderliğe soyunmaktı. Kongre’de yapılan konuşmalar, alınan kararlar, ortaya konulan tüzük ve program Ekim Devrimi’nin ve 3. Enternasyonal’in devrimci ruhunun damgasını taşıyordu. Örgütlü çalışmanın ağırlık merkezini Anadolu’ya kaydırma kararı alan Kongre, genel başkanlığa Mustafa Suphi’yi, genel sekreterliğe Ethem Nejat’ı ve bunlarla birlikte toplam 7 kişilik bir Merkez Komitesini seçerek tamamlandı.
Kongreden yaklaşık 4 ay sonra, 1921’in başında, Ankara ile iletişim kuran Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve kalabalık bir komünist topluluk Türkiye’ye geçmeye karar verdi. Hedef Ankara’ya, Anadolu ayaklanmasının kalbine ulaşmaktı. Bu yüzden tarihçi M. C. Kutay’ın sözleriyle, “onları Ankara’ya sokmamak Yunanı denize dökmek kadar önemliydi!” Bu yüzden törenlerle karşılandıkları Kars’tan sonra provokasyonlar birbirini izledi. Erzurum’da kışkırtılmış halk tarafından şehre sokulmadılar. Batum üzerinden Bakü’ya geri yollanmak üzere Trabzon’a yollandılar. Yol boyu düzmece gösteriler sürdü. Trabzon yakınlarında da kayıkçılar kahyası Yahya kaptanın adamlarının saldırısına uğradılar. Şehre girmelerine izin verilmedi ve bir iskeleden bindirildikleri takayla denize açıldılar. Arkalarından yetişen Yahya kaptanın adamları silahları alınmış olan Mustafa Suphi ve ondört yoldaşını bıçak, kurşun ve süngülerle delik deşik edip denize attılar. 28 Ocak’ı 29 ‘una bağlayan gece Onbeşler, Karadeniz’e gömüldü.


Daha sonraları, Mustafa Kemal’i bu işin sorumluluğundan sıyırmak için çok demagoji yapıldı. Ancak açık gerçek, M. Kemal’in siyasal olarak bu katliamın arkasında olduğu ve muhtemelen bizzat konuyla ilgilendiğidir. Erzurumluların Suphi ve yoldaşlarını şehre sokmadığı haberi gelince ayakta alkış yapan meclis bu meclistir ve sonradan Nutuk’ta “Erzurumlular böyle bir adamın memleket dahiline girmesinden son derece rahatsız olmuşlar ve bu adam memleketimize girerse parçalarız demişler” gibi laflarla olayı yerel bir infial gibi göstermek isteyen de M. Kemal’dir. Kaldı ki, bizzat Suphi’nin telgrafıyla geleceklerinden haberdar olan, olayı Kazım Karabekir aracılığıyla adım adım izleyen de M. Kemal’dir. Aynı M. Kemal, Nutuk’ta “Bu adam Lenin’in yegane adamıdır ve Lenin Türkiye hakkında bir iş yapmadan evvel mutlaka Mustkafa Suphi ile danışır” diyecek kadar hasmının niteliklerini bilmektedir.
Sonuçta olayın faillerinden Yahla Kaptan da bir süre sonra öldürülmüş ve ortada tanık da kalmamıştır. Daha sonraları pek çok siyasi cinayette görüleceği gibi...







MUSTAFA SUPHİ
1883’te Giresun’da doğdu. İstanbul’da hukuk mektebini bitirdikten sonra öğrenimini Paris’te Siyasal Bilimler Okulunda sürdürdü. Türkçülük eğilimi ile öne çıkan Milli Meşrutiyet Fırkasının gezetesi İfham’ın yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Suphi, 1913’de Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesiyle birlikte başlatılan terör dalgasından payını aldı ve Sinop’a sürüldü.
Buradan kimi arkadaşlarıyla birlikte bir balıkçı teknesiyle Karadenize açılarak Rusya’ya geçtiler. 1. Paylaşım Savaşında Osmanlı vatandaşlarıyla birlikte Mustafa Suphi de enterne edilerek Rusya’nın içlerine, önce Kaluga’ya oradanda Ural bölgesine sürüldü. Mustafa Suphi savaş esiriyken Bolşeviklerle ilişki kurdu ve Türk savaş esirleri arasında propaganda ve örgütlenme faliyetlerine koyuldu. Devrimin ertesinde Moskova’ya gelen Mustafa Suphi, Yeni Dünya dergisini çıkardı. 1918 Kasım ayında, Moskova’da Müslüman Komünistler Kongresi’ne katıldı ve burada Tüm Rusya Müslüman İşçileri Merkez Komitesi’ne seçildi. Bu komiteye bağlı Uluslararası Doğu Propaganda Dairesi Türk Seksiyonu Başkanlığını üstlendi. Mustafa Suphi, Aralık 1918’de Uluslararası Devrimciler Toplantısı’na ve Mart 1919’da III.Enternasyonel’in I. Kongresine Türkiye delegesi olarak katıldı. 1919 başında Kırım’da 75 günlük Sovyet iktidarı sırasında Beyaz Orduyla savaşan Uluslararası Doğu Alayı’nı kurdu. Denikin kuşatmasını yararak Odesa’ya çekildi. Mayıs 1920’de hareketin merkezini Bakü’ye taşıdı ve Türkiyeli komünistlerin örgütlenmesine hız verdi.
Anadolu’ya sevkedilmek üzere bir Türk Kızılordu birliği oluşturuldu. Bu adımlar atılırken Suphi, Anadolu’daki Büyük Millet Meclisyle ilişki kurmaya çalıştı. Anadolu’da örgütlenme girişimleri ve Ankara’yla haberleşme sürerken, 23 Temmuz 7 Ağustos 1920’de toplanan 3. Enternasyonal’in 2. kongresi, Şark Milletleri Kurultayı’nın toplanmasını kararlaştırdı. 1Eylül 1920’de toplanan kurultaya Doğu ülkelerinden komünist olan olmayan 1831 delege katıldı. Ve nihayet 10 Eylül 1920’de TKP’nin ilk kongresini toplama başarısını gösterdi.

Sosyalist Barikat
18.Sayı Ocak 2004


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 26-07-2008, 13:27
sarhoşçalpiyanoyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
müzisyen
 
Üyelik Tarihi: 30-06-2008
Nerden: manisa
Yaş: 17
Mesajlar: 25
bırak bu işleri devlet su işleri

bu ülke cumhuriyeti sindiremedi suphiler ölmeseydi ne olucaktı iktidarmı ?
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 27-07-2008, 00:24
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
Standart Kemalist Tarihin En Kanlı Sayfalarından Biri: Onbeşlerin Katli

Alıntı:
sarhoşçalpiyanoyu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
bırak bu işleri devlet su işleri

bu ülke cumhuriyeti sindiremedi suphiler ölmeseydi ne olucaktı iktidarmı ?
Burada ki sıkıntı memlekte demokrasinin veya sosyalizmin gelmesi meselesi değil. Farklı düşüncelere sahip insanlara karşı alınan tavırdır. İstiklâl harbi şartları içerisinde, sahip olduğumuz vatanı işgale kalkışan güçler ile girişilen mücadeleyi, öldürmeleri anlatabilirsiniz.

Ama bu insanların öldürülme sebeplerini kimseye izah edemezsiniz. Mustafa Suphi ve arkadaşları, B.M.M. de KP kurulduğunu düşünerek yola çıkmışlardı. Mustafa Kemâl tarafından böyle bir ortam hazırlanmıştı. Şapka kanununa muhalefetten de çok insan İstiklâl mahkemeleri marifetiyle idam edildi. Bir insanı şapka giymedi diye hapse atmak, hatta öldürmek anlaşılacak iş değildir.


Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 30-07-2008, 18:44
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 239
Alıntı:
sarhoşçalpiyanoyu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
bırak bu işleri devlet su işleri

bu ülke cumhuriyeti sindiremedi suphiler ölmeseydi ne olucaktı iktidarmı ?
Genç arkadaşların bilip bilmeden bu şekilde her konuya maydonoz olmasından tiksinmeye başladım.
Her konuya atlamak zorunda mısınız? Atlayacaksanızda cahil cahil konuşmak yerine önce açıp bir araştırın!


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 10-09-2008, 17:30
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-09-2008
Yaş: 23
Mesajlar: 5
benim anlamadığım bişi var bu sosyalist veya kominist geçinen kesim ne diye halen çökmüş bir sistemin davasını güderler? Bırakın artık bu işeri!!!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 10-09-2008, 17:51
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
valla iyi ki geldin de söyledin kagancg..yani senin gibi biri olmasaydı biz ne yapacaktık..


not: bizim sitede enteresan kadrolar açıldı da bunlar oradan mı teşrif etti..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 10-09-2008, 21:58
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 26
Mesajlar: 108
olsa ne olacaktı ki, hadi yapın da görelim...
yıllaraca fatih karadan gemi yürüttü diye yuttururlarken gıkınız çıktımı acaba, yapılacak birşey olsun diye değil birileri tarihi, gerçekte nelerin yaşandığını öğrensin diye pek de bilinmeyen bir konuyu açıklamaya çalışmış kaos iyide etmiş, anlayana...
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 17:57
Enfeksiyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hakkaten Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 44
Mesajlar: 370
Alıntı:
sarhoşçalpiyanoyu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
bırak bu işleri devlet su işleri

bu ülke cumhuriyeti sindiremedi suphiler ölmeseydi ne olucaktı iktidarmı ?

Bak bu soru da çok şey gizli işte... Bence kendi mantığıyla cevaplayalım...

"İktidar olmayacaklarsa neden öldürüldüler ?"
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 18:01
Enfeksiyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hakkaten Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 44
Mesajlar: 370
Alıntı:
kagancg´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
benim anlamadığım bişi var bu sosyalist veya kominist geçinen kesim ne diye halen çökmüş bir sistemin davasını güderler? Bırakın artık bu işeri!!!

Benim anlamadığım da sovyetlerin dağılmış olmasıyla, komünist ideolojinin yokolmadığını anlamaktan yoksun eblehlerin, yıllardır hem aynı klişeyi tekrarlayıp, hemde komünizmden hâlâ neden it gibi korktukları....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
emalist tarihin en kanli sayfalarindan biri, onbeslerin katli


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:04 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org