|
|
Günümüzün nevrotik insanı neden bu kadar nevrotik?Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Günümüzün nevrotik insanı neden bu kadar nevrotik? konusu: Nedir bu hırs, birbirlerini ezerek tepeye çıkma arzusu?
Neden bu doyumsuzluk ve bencillik?
Bir zamanlar bu gibi şeylerin önemi yokken neden şimdi bu bireycilik? Günümüz insanı çocuklarına bile bunları aşılıyor.
...

17-02-2007, 09:54
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,619
|
|
Günümüzün nevrotik insanı neden bu kadar nevrotik?
Nedir bu hırs, birbirlerini ezerek tepeye çıkma arzusu?
Neden bu doyumsuzluk ve bencillik?
Bir zamanlar bu gibi şeylerin önemi yokken neden şimdi bu bireycilik? Günümüz insanı çocuklarına bile bunları aşılıyor.
Acaba eski değerleri mi yitirdik?
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

17-02-2007, 21:58
|
 |
Seçilmiş Suçlu
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Sanal Alem
Mesajlar: 279
|
|
|
Doğamızdan, doğallığımızdan uzaklaştık.
Kitle iletişim araçlarıyla dünya çok ufaldı, artık ulaşamıyacağımız yer kalmadı diye övünürken sosyallikten uzaklaştık farkına varmadan. Düşünün internet ortamında hiç tanımadığımız insanlarla tanışıp yakınlaşırken, tıpkı burada yaptığımız gibi ufak topluluklar oluşturup hoşça vakit geçirirken tekilleşiyoruz aslında. İçinde bulunduğumuz evde ev bireyleri ile konuşmazken sanal ortamda muhabbet gırla gidiyor, kardeşiniz televizyonda dizi izliyor, siz bir sitedye takılmış saatlerdir ekran başındasınız, anne mutfakta bulaşıkları yıkıyor, baba gazetesini almış günün yorgınluğunu atmaya çalışıyor. Nerde eski sohbetler?
Hatırlıyorum ilkokul çağlarında radyoda saat 16'da yayına başlayan ÇOCUK BAHÇESİ adlı radyo tiyatrosunu inanılmaz bir heyecanla beklerdim. Oturma odasında kuzinemiz vardı onda kestane fırınlardı annem, komşularımız gelirdi mısır patlatırdık. Bazen bizi komşuya yollarlardı BİR MANİNİZ YOKSA ANNEMLER SİZE OTURMAYA GELMEK İSTİYOR diye. Şimdi yanıbaşımızdaki binada komşu ölüyor haberimiz yok. Misafirlik bayramdan bayrama, evlerde hemen hemen hiç radyo kalmadı ama televizyon sayısı enaz iki oldu.
Bizler korkunç bir hızla bireyselleştik, kişisel egolarımız hertürlü değer yargımızın üzerinde artık. Kapitalist sistemin doğası gereği sadece kendi çıkarlarımızı düşünür olduk. Daha fazla para, daha fazla lüks, daha iyi yaşam şartları peşinde koşarken her türlü ahlak dışı yöntemleri kullanmaktan kaçınmaz olduk. Birbirimizin üstüne basa basa en tepeye çıkmaya çalışıyoruz. İnsanlığımızdan uzaklaşıp nefsimizin esiri olduk.
Hep şunu sorarım kendime bugünlere gelmemize sebep olanlanları eleştirirken;
Acaba biz eskiden maskemi takıyorduk? Acaba bu hislerimiz içimizde hep vardıda ortam müsait olunca dışa vurduk diye.
Sağlıcakla
Gerçekci ol, imkansızı iste...
|

18-02-2007, 14:01
|
|
|
Alıntı:
Mental´isimli arızadan alıntı
Bizler korkunç bir hızla bireyselleştik, kişisel egolarımız hertürlü değer yargımızın üzerinde artık. Kapitalist sistemin doğası gereği sadece kendi çıkarlarımızı düşünür olduk. Daha fazla para, daha fazla lüks, daha iyi yaşam şartları peşinde koşarken her türlü ahlak dışı yöntemleri kullanmaktan kaçınmaz olduk. Birbirimizin üstüne basa basa en tepeye çıkmaya çalışıyoruz. İnsanlığımızdan uzaklaşıp nefsimizin esiri olduk.
Hep şunu sorarım kendime bugünlere gelmemize sebep olanlanları eleştirirken;
Acaba biz eskiden maskemi takıyorduk? Acaba bu hislerimiz içimizde hep vardıda ortam müsait olunca dışa vurduk diye.
Sağlıcakla
|
İşte kapitalizmin insanlığa en büyük armağanı bu insan prototipi oldu; bunun için tüm kaynaklarınıda kullandı diyebiliriz enformasyon çagında her haneye her bireye ulaşmak zor olmadı aslında bu enformasyon bilgiye ulaşmaktan öte verilmek istenen bilgileri almakta diyebiliriz.Bir dönemin değerleri ile büyüyenler iki arada kalsada yeni insan modeline geçişte pekte zorlandığımız söylenemez... Heleki önünde başka örnek olmayan yeni düzenin kurucusu gençler bu konuları tartma durumunda bile değil.
Ben dünyanın merkeziyim budur insana öğütlenen.. Kişi bu nktada kendi davranışlarını eleştirmez bile; Emre Yılmazın Şeytanın Fısıldadıkları kitabındaki gibi herkes dürüslük,erdem,gibi kavramlardan bahseder ama kimse bunun sonuçlarına katlanmak istemez..
Konu duarden tarafından (18-02-2007 Saat 18:31 ) değiştirilmiştir..
|

09-07-2008, 21:41
|
 |
Kış Armudu
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Mesajlar: 403
|
|
|
Kapitalizm bence de, kesinlikle... Nevrozun çok tarifi olabilir, en temeli bence şudur: insanın kendi özüne yabancılaşması... Kapitalizm özünde yabancılaşmayı silah olarak direten bir sistem olarak nevrozu eksponansiyal şekilde artırıyor bence. Peki o zaman neden kapitalizm insana hitap ediyor? Basit, egoyu körüklediği için, egoda yangın çıkardığı için... Öz eşit değildir ego... Ne kadar şişik (ya da tam tersi, ezik) ve kendini bilmez, kendini olduğundan (özden) çarpıtan bir ego, o kadar yabancılaşma, o kadar da nevroz; kemikleşme katsayısı yüksek, süresi de kısalmış...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:58 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|