Anaerkil bir dönem ile insanlık uygarlığını sürdürmüştü ilk devirlerde yanlış hatırlamıyorsam.
Fakat sürecin erkeği egemen kılması, kadının duygusal zekasına yenik düşmesi ve köleliğin ilk temellerinin atıldığı zamanarda güçç unsurunun ortaya çıkması ile kadın ikinci hatta üçüncü statüde yer almıştır fikrimce!
Kadınlar bu ötelenme, kölelik güdüsünü yaşamasını ise ben sadece onun güçsüzlüğü olarak görmüyorum. Sadece herşeyi kabul edebilir bir yapıda olmasının yanlış olduğunu ve en büyük suçununda anaç yapısını her ilişkisinde öne çıkarmasına bağlıyorum. Kadın bu ötelenmenin merkezinde o yüzden.
Ataerkillik mecburi bir hareket değildir. Sadece yukarıda dediğim gibi kadın gücün egemenliğinin ve kendi duygusal zekasına yenik düştüğü için bugün bu durumu kabullenmiştir. Örneğin doğa ana diyoruz neden bunu düşündünüz mü?Çünkü doğa doğurgandır. Üretendir, yaşatandır, ayakta tutandır eğer kadınlar doğada ki yerinin farkına varıpta biz erkeklerin hegemonyasından sıyrılırsa o zaman daha ilerilere gidebilir ve düştükleri bu ikinci statü ya da üçüncü statü durumundan kurtulabilirler...
Bizler toplum olarak kadına önem vermiyor ve onları çoğunlukla cinsel tatminliğimiz için bir araç olarak görüyoruz genelde. Kadın da bunu kabullenmiş halde ülkemizde işin bu korkunç tarafı. Bugün feministim diye çıkan gereksizlerin hepsi Feminizm'in ne olduğunu bilmeden 3- satırda erkekleri aşağılayarak feminizmi yaşadıklarını sanıyorlar.Feminizm erkekleri aşağılamakmıdır sizlerce?
İşte bunlara bağlı olarak benim algımda kadının yeri çok özel bir yerdir.ç Tinsel ibarelerde aslında kadın hep özel bir yerde olmuştur işte bu özelliğide doğurganlığı yüzündendir. Ama ülkemizde tam tersi kadın anlayışa bağlı olarak yeniden osmanlı dönemindeki gibi ademden beri suçlanan bir yapının mahkumudr. Ve erkeğin kanatları altında, pençelerine sıkışmaya mahkum yaşamak durumundadır.
Not: Konuyu fazla dağıtmış olabilirim kalkar kalmaz yadım. Hatamı maruz görün lütfen
