Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Sosyoloji & Psikoloji


Kadına rağmen ataerkillik

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Kadına rağmen ataerkillik konusu: Bilinen -maalesef bir sorun olarak düşünülmeyebilen- bir gerçek yaşanılan toplumlarda kadının ötelenmesi. Peki ya kadın bu ötelenmenin neresinde? Ataerkil zihniyeti kadının içselleştirmesine ne demeli? Mecburi mi, yoksa hayır defedilebilir mi? ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 01-03-2008, 01:43
samathana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
edilgen
 
Üyelik Tarihi: 31-10-2007
Nerden: İstanbul (?)
Mesajlar: 307
Standart Kadına rağmen ataerkillik

Bilinen -maalesef bir sorun olarak düşünülmeyebilen- bir gerçek yaşanılan toplumlarda kadının ötelenmesi.
Peki ya kadın bu ötelenmenin neresinde?

Ataerkil zihniyeti kadının içselleştirmesine ne demeli? Mecburi mi, yoksa hayır defedilebilir mi?

Biz çevremizdeki kadınlara karşı nasıl duruyoruz? Kadın ya da erkek olması fark etmeksizin algımızda kadın toplumun neresinde?


"senin yolculuğuna katılamam
ben sadece bir konuğum"
T. Angelopoulos
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 01-03-2008, 10:54
LiberterKedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LiberterKedi
 
Üyelik Tarihi: 29-08-2007
Nerden: Olimpos
Yaş: 24
Mesajlar: 105
Blog Başlıkları: 6
Anaerkil bir dönem ile insanlık uygarlığını sürdürmüştü ilk devirlerde yanlış hatırlamıyorsam.

Fakat sürecin erkeği egemen kılması, kadının duygusal zekasına yenik düşmesi ve köleliğin ilk temellerinin atıldığı zamanarda güçç unsurunun ortaya çıkması ile kadın ikinci hatta üçüncü statüde yer almıştır fikrimce!

Kadınlar bu ötelenme, kölelik güdüsünü yaşamasını ise ben sadece onun güçsüzlüğü olarak görmüyorum. Sadece herşeyi kabul edebilir bir yapıda olmasının yanlış olduğunu ve en büyük suçununda anaç yapısını her ilişkisinde öne çıkarmasına bağlıyorum. Kadın bu ötelenmenin merkezinde o yüzden.

Ataerkillik mecburi bir hareket değildir. Sadece yukarıda dediğim gibi kadın gücün egemenliğinin ve kendi duygusal zekasına yenik düştüğü için bugün bu durumu kabullenmiştir. Örneğin doğa ana diyoruz neden bunu düşündünüz mü?Çünkü doğa doğurgandır. Üretendir, yaşatandır, ayakta tutandır eğer kadınlar doğada ki yerinin farkına varıpta biz erkeklerin hegemonyasından sıyrılırsa o zaman daha ilerilere gidebilir ve düştükleri bu ikinci statü ya da üçüncü statü durumundan kurtulabilirler...

Bizler toplum olarak kadına önem vermiyor ve onları çoğunlukla cinsel tatminliğimiz için bir araç olarak görüyoruz genelde. Kadın da bunu kabullenmiş halde ülkemizde işin bu korkunç tarafı. Bugün feministim diye çıkan gereksizlerin hepsi Feminizm'in ne olduğunu bilmeden 3- satırda erkekleri aşağılayarak feminizmi yaşadıklarını sanıyorlar.Feminizm erkekleri aşağılamakmıdır sizlerce?

İşte bunlara bağlı olarak benim algımda kadının yeri çok özel bir yerdir.ç Tinsel ibarelerde aslında kadın hep özel bir yerde olmuştur işte bu özelliğide doğurganlığı yüzündendir. Ama ülkemizde tam tersi kadın anlayışa bağlı olarak yeniden osmanlı dönemindeki gibi ademden beri suçlanan bir yapının mahkumudr. Ve erkeğin kanatları altında, pençelerine sıkışmaya mahkum yaşamak durumundadır.

Not: Konuyu fazla dağıtmış olabilirim kalkar kalmaz yadım. Hatamı maruz görün lütfen


“Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana… “

F.W.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 01-03-2008, 17:23
seda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-02-2008
Nerden: antalya
Yaş: 43
Mesajlar: 14
Standart ötelenmemek

kadının toplumdaki yeri mi yersizliğimi belli değil. Belki de tam anlamıyla kendini bulamamış bir varlıktan söz ediyoruz.
eğer tarih gerçekten de genlerle iş görmeyi becerebiliyorsa kaç bin yıldır varız ve bir o kadar ötelenmişiz. Görünen o ki, tam bir başkaldırı için de binlerce yıla gerek var.
Bireysel yaşamlarımızla bu baskılanmayı yenemezsek eğer mirasımız hep ataerkil olacak.
Bunları yazdıktan sonra üzerimde binlerce yılın yorgunluğunu hissettim ki kendi yaşamımda ağırlaşmışken...
Belki bunu 'ötelenme' denileni dilden söküp atabilmek gerek. Kelimelerin faturasıdır belki yaşanılanlar tarihin de değil.
yapılabilecek olan bireysel direnişten başka ne olabilir ki?
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 01-03-2008, 19:13
LiberterKedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LiberterKedi
 
Üyelik Tarihi: 29-08-2007
Nerden: Olimpos
Yaş: 24
Mesajlar: 105
Blog Başlıkları: 6
Antropolojik olarak incelerseniz ataerkil döenmi 6000 yıldır yani M.Ö 4000 li yıllardan beri yaşıyoruz. Yani daha öncesi olan 995000 yıl anaerkil dönemde yaşadık


“Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana… “

F.W.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kadina, ragmen, ataerkillik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ben Seni Sana Rağmen Sevdim cimcime Hayata Dair.. 0 06-07-2007 01:47


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:50 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org