Köyün Delisi ve elinde taşları..
Neden çağıl hastalığı zira bu çağdır hastalığın kaynağı algılayış biçimini bile değiştirmiştir mesela yaşı başı almış adamların değerleriyle kalacağını sanırsınız ama oda satar ama arada bir türkü tutturur ağlamaklı olursunuz.
Efendim köyün delisi derler ya bakmayın böyle dediğimize, deliler iyidir bu çağıl hastamız deliliği bile bulamaz. Bunun bir elinde sopası cebinde taşları koşar durur, hayat olarak kabul ettiği hengamede değer arada durur , sonra başlar eleştiriye tahammülü yoktur kendisi dışına, daha doğrusu olduğu gibi olana, ne yapar bu hastamız gizli gizli yaştan mı bilinmez yada yanlızlıktan mı köyün kendi karşı cinsi peşinde dolanır 8 der ne demek ister bilinmez. Sonra eline aldığı taşları kendi gibi olmayana atar, arada bir nara sallar bir ikide anlamadığı yada sahip olmayacağı(olmadığı) değerleri satar.
Efendim hastadır hos görelim der kimi , kimi aman uğraşmayalım der. Bu tipler vardır hayatınızda olacaktır, atılan taşlar başınıza gelecektir yada sıyırıp geçecektir ama bu onun ruhunu görmenize engel değildir ve onun kendinin.
Nedir geçen zaman içinde gerçek deli yerine bize sunulan bu objeler bilinmez yapacaklarını ancakk kendi ruhlarıyla ölceğiniz için çokta korkulur değilidir. Bikaç taş bikaç küfür uğraşmaya değmez efendim bu sondur bu tiplere yazışımız, kendini büyüktür vereceğiniz tepki yada cevap başka bir işede yaramaz anca kendisini varsaymasından başka.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|