|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Olayın Merkezinde Yer AlmakSosyoloji & Psikoloji içerisinde Olayın Merkezinde Yer Almak konusu: Nietzsche tan kızıllığında şöye der; " Arkadaştılar ama arkadaşlıkları sona erdi biri diğerini çok tanıdığını sandığı diğeri ise hiç tanımadığını sandığı için oysa yanılıyorlardı çünkü ikiside kendisinini tanımıyordu.."
Yukardaki eleştirisel ...

14-10-2007, 19:35
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
Son kısma cevap niteliğindedir..
Nietzsche tan kızıllığında şöye der; " Arkadaştılar ama arkadaşlıkları sona erdi biri diğerini çok tanıdığını sandığı diğeri ise hiç tanımadığını sandığı için oysa yanılıyorlardı çünkü ikiside kendisinini tanımıyordu.."
Yukardaki eleştirisel yazışmaların dışındamı yaşadım ah der kendi kendine keşke herkesten ve herşeyden uzakta kalıp ihanet edeceğim değerleri bile tanımasaydım. Ama tek farkla bunu yüksek sesle kalabalık içindede der.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

24-11-2007, 11:01
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
|
Düz mektup,
Bugün karşılaştıgım görüntü üzerine, hala her konuşmanın her yazının yada her davranışın sebebini kendisi sayan insanlar, çoktan sahnenizden indim der yaşlı adam ama siz genede bu yazının sebebi sayın kendinizi sonucunuz var sebeb bulmakta zorlanmazsınız..
Çizgi üzerindeki aidiyetsiz yürüyüşten...
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

26-11-2007, 11:56
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
|
iki kavram oluşmuş, ben merkeziyetçi yaşam ile, yaşamda durumsal olarak orda olma hali.
Zaman herşeyi değiştirir, en yontulmaz karekterleri bile budar, savurur yaşamın başka kıyısına bazen insanları başka bir karekterden baksın diye hayata. Tüm bu çelişkiler içinde merkezde yer almak sadece bir duyumsamadan ibarettir aslında insan için. dışarda ki dünyanın kendisini umursamadığını bilmeden kendi serüvenini yaşar bir öküzün boynuzu üstünden baktığını sanarak diğer insanlara.
zaman en iyi öğretmendir, insanları alır ve öğretir egolarından ve istemlerinden ayrı koyarak her şeyden, ben merkeziyetçi olmak ile olayların içinde olduğunu sanmak arasında ki farktan başlar bu öğretim. kendi içsel yolculuğunu tamamlayanlar bir gün anlayabilir ve bu öğrendiklerini anlatmanın yolunu bulmayı becerir belkide.
Ben; her yere taşımaz insan kendi içsel değerlerini, taşıyamaz veyahutta bazen, taşısa bile yeni olan mekanı ona bu değerlerin yanlışlığını öğütler bazen, her yer ve durum kendi özelinde yaratır bakış açımızı ve davranışlarımızı. değişen sadece mekanlar ve durumlar değildir, insanda değişir, bazen toptan değişir ki kendisi dahil tanıyamaz bu merkez kaç kuvvetin savurduğu bireyi kimse.
Çizgi; ya dışındasındır bu çemberin yada içinde yer alacaksın... demiş şair, çizginin neresinde olduğunuzda görecelidir, bir tiyatro oyununda cevat fehmi baş karekterine şöyle bir tirad attırır; akıl hastanesinde geçer konu bir parmaklıklı koğuşun önündedirler karekterler,
- içerde siz kaç kişisiniz?
- peki siz dışarda kaç kişisiniz?
- ??????
- içerde olmak nasıl bir şey?
- hangimiz içerde siz nerden biliyorsunuz ki?
bazen yaşam kalın çizgiler çeker ve biliriz ki biz çizginin üstünde yada altındayız'dır. diğer zamanlarda o çizgiler o kadar ince ve değişkendir ki, yanıltır hep bizi merkezden uzağa atar ve deriz ki kendimize yaşamım ne kadar da basit savruluyor heyhat. halbuki göreceli çizginin olmayan bir yerinde yön değiştiren biz olmuşuzdur belkide,
saygılarımla
DOM PERİGNON
|

29-12-2007, 03:45
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Düz mektup,
Bugün karşılaştıgım görüntü üzerine, hala her konuşmanın her yazının yada her davranışın sebebini kendisi sayan insanlar, çoktan sahnenizden indim der yaşlı adam ama siz genede bu yazının sebebi sayın kendinizi sonucunuz var sebeb bulmakta zorlanmazsınız..
Çizgi üzerindeki aidiyetsiz yürüyüşten...
|
Sadece bir tekrar ah yaşam ne kadar aynısın. Söylediğim öznesiz cümlelerin öznesi sayanlar ne kadar fazla..
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

29-12-2007, 18:04
|
|
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
|
|
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Nietzsche tan kızıllığında şöye der; " Arkadaştılar ama arkadaşlıkları sona erdi biri diğerini çok tanıdığını sandığı diğeri ise hiç tanımadığını sandığı için oysa yanılıyorlardı çünkü ikiside kendisinini tanımıyordu.."
[/b]
|
kendimizi tanımak... kendimi tanıyorum demek ne büyük yanılgı... öyle anlar geliyorki şaşıyorsun içinde bulunduğun durama... uzaktan doğruyu yanlışı ayırmak kolay... eksileri bir bir çizmek kınayan gözlerle bakmak... oysaki yok pek bir farkımız birbirimizden... merkezdeyiz kendimiz için bu durumda tabiki kayıracağız kendimizi tabiki 'ama'lı cümleler kuracağız... yaptım ama... gittim ama... seviyorum ama... vs vs... 'ama'lar sıralanıyor çünkü yaşıyoruz içindeyiz varılan sonuca getiren sebepler içimizde yaşayan biziz... anlıyoruz az çok kendimizi tam olmasada... kendimizi bile tam anlayamazken bir başkasını nasıl anlarız nasıl onu hataya götüren yaşanmışlıklarını kavrayabiliriz ve nasıl onun için 'ama'lı cümleler kurabiliriz...
pek bir farkımız yok birbirimizden bunu anlamak önemli...
herkesin öznesinde kendisi vardır gizlide olsa...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:50 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|