|
emek ten vazgeçmek her zaman zordur. bu yüzden olsa gerek emek verilmeyen ilişkiden vazgeçmek hiç zor olmuyor insanlar için. bu da bir zamane hastalığı mı bilmiyorum (bana göre evet hastalık) ama insanlar emek vermekten korkuyorlar. çünkü emeğin sonun da acı çekmek durumunda kalıyoruz. eh haz çağında yaşarken işin içinde acı çekmek olunca da kaçaklar artıyor. kaçak oynayanlar...
başlaması bile doğa kanununa aykırı olan bazı ilişkiler dğal olarak emekle ilerletilmediğinden pıt diye bitiveriyor. eh hal böle olunca yani bu kadar becerikli(!) iki insanın bir araya gelmesinin arkasından ayrılma gelince o da acemice oluyor tabi. kendine güveni omayan bir insan nasıl sevgilisinin (güya sevgili) karşısına geçer de bwen artık bitirmek istiyorum diyebilir ki?. hoş o da haklıdır sonuçta neyi bitirecektir ki?
insanlar hazırlop bir tür ilişki içinde buluyorlar kendilerini. sanırım uzun süre yalnız kalmanın etkisiyle (burad lütfen uzun süre tek başına yaşadığı için kişinin yalnız kaldığınıdüşünmeyin. gerçekten birine değer vermemediği ve kendisine değer verilmediği için uzun süredir yalnızdır ve kendine değer vermediği için) karşısına çıkan ilk beyaz atlı prense dört elle sarılır. prenste ona dört elle sarılı. ama bu nasıl bir dört elle sarılmaysa zaman geçtikçe insanı boğmaya başlar. olmuyordur. yine aynı şey oluyordur. ilk günlerin büyüsü kalmamıştır. bilmezler ki ilk günlerin büyüsü emek olmadan bi adım ileriye gitmez ve zamanla kendi içinde kendini tüketir.
ilişkiye değer verilmez. emek harcanmaz. öyle yokuşun başında durur aşağı yuvarlanan ilişki nasısa kendi kendine gittiğinden uzaktan seyreder çiftler. eh doğla olarak kontrolsüz giden ilişki düzlüğe geldiğinde dümdüz olur.
insanların en büyük sorunu bu bence. hiç bir şeye emek harcamamak. oysa bir şey için uğraştığınızda başardım diyebildiğinizde, ne ile uğraştığınızın hiç önemi yok, alınan haz herşeye bedeldir. armut piş ağzıma düş diyenlerin böyle bir düsturu olmadığı için hep aynı husumete uğrarlar. ve sorarlar kendilerine neden böyle oluyor. neden ben kimseyi sevemiyorum neden kimse beni sevemiyor. çünkü bedavadan sevgi olmaz da ondan. her şeyin bir bedeli var. çabalayacaksın ki istediğini elde edesin. tabi insnlar neden bundan vazgeçti ki diyebilirsiniz: haz çağı ve çabalarken alacağınız ödülün her zaman haz omayacağı acı da olabileceği. yaşamaktan korkanlar suya sabuna dokunmadan yaşamaya kalkarlar ve sonuçta da aynı ölçüde mutsuz olurlar ve aynı şekilde neden böyle diye sürekli sorarlar. hem sevgi arayıp hemde sevgiyue giden yolu dik bulduğundan yoldan çıkanlar ın yaşayacağı ilişki de ancak cep telefonundan atılan iki kelime ile bitirilir. başlamayan nasıl bitiyorsa artık.
yani bu kadar kolay işte.
aslında burada adı geçen ilişki yi ben ilişki olrak kabul etmiyorum. içinde bilinç olmayan hiç bir şeyi kabul etmiyorum zaten. ama ilişkiyi bitirmek bu kadar kolay mı sorusuna bir cevap ta benden olsun diyerekten varmış gibi kabul ettim.
ya da ben arızalıyımdır kimbilir...
|