|
----insan da ağaca benzer.Ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o denli yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe -kötülüğe.'
'Öyle ya, kötülüğe!' ..'Doğru söyledin, Zerdüşt. Yükseğe çıkmak isteyeli artık kendime güvenim kalmadı, nasıl oldu bu?' 'Pek çabuk değişiyorum: bugünüm, dünümü yadsıyor.
--- Bu ağaç tek başına duruyor şu dağ başında; insan ve hayvan üzre yükselmiş.Ve konuşmak istese, kendisini anlayacak kimse bulunmaz: öylesine yükselmiş. işte bekler de bekler, -nedir beklediği? : yoksa ilk şimşeği mi bekler?'
Evet Zerdüşt, doğru söylersin. Ben yıkımımı istemiş oldum yüksekleri islediğimde, beklediğim şimşek de sendin! Bak, sen aramızda görüneli neyim ben? Seni kıskanmamdır beni yıkan!'
-----Sen daha özgür değilsin; özgürlüğü daha arıyorsun. Pek uykusuz kalmışsın araman yüzünden, pek uyanık.Açık yükseklikleri özlersin, yıldızlara susamış gönlün. Ama kötü itkilerin de özgürlüğe susamış. Azgın köpeklerin özgürlük isterler; ruhun bütün zindan kapılarını açmaya uğraşırken, mahzenlerinde sevinçten havlaşırlar.Sen benim gözümde, özgürlüğü düşünen bir mahpussun daha:Evet, içinde bulunduğun tehlikeyi biliyorum. Fakat sevgim ve umudum hakkı için yalvarırım sana: sevgiden ve umudundan yüz çevirme!
---------içindeki kahramandan yüz çevirme! En yüksek umudunu kutsal tut!-
---"Ne denli yükselirsek, uçmayı bilmeyenlere o denli küçük görünürüz."
kendi düşmanınızı aramalısınız,,
kendi savaşınızı yapmalısınız ve kendi düşünceleriniz uğruna!!
ve şayet yenilirse düşünceleriniz,,
yinede dürüstlüğünüz zafer naraları atmalı bunun için..
F.W. NİETZSCHE
|