|
|
Ruh Halimize Dair Aforizmalar...Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Ruh Halimize Dair Aforizmalar... konusu: mevzu bahis soyut kavramla aram iyi değil galiba. galiba o yüzden buradayım. burası bir kaçış, uyku gelsin diye oyalandığım yer......

24-11-2007, 00:21
|
 |
uykusuz
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 222
|
|
|
mevzu bahis soyut kavramla aram iyi değil galiba. galiba o yüzden buradayım. burası bir kaçış, uyku gelsin diye oyalandığım yer...
|

25-11-2007, 17:51
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 393
|
|
|
adımsız gelmiştin ya yakacaktın işte..ki yaktın da zaten..neydi beklediğin de hangi beklentiyi göremedim ben..ne kadar zaman oldu bilemez oldum..kaçtım kendimden bile..ne demiştim sana "özüme dokunma da ne yaparsan yap!"..sen bunu duydun ya..hemen o yönüme girmeye çalıştın..ben de ateşlemiş oldum zaten bunu söyleyerek..neyse ama değil mi? herkes yerinde sağolsun..
insan gördüğünü yaşar diyordun ya..hani, sen artık yaşamıyorsun..neden kendinle çelişiyorsun..ağzından çıkan cümleler kadar asil olamıyorsun..sadece safsata artık onlar..
basit bahanelerle gelme bana..ucuz insan cümlelerine tahammülüm yok!..sanırım sana da yok..!
beni görme bile..bana bakarak yücelmeni dahi istemiyorum..
gölge'li

.b/s/en s/b/enim
.!/?/!
.gölge'li_
Konu kanca tarafından (25-12-2007 Saat 13:19 ) değiştirilmiştir..
Sebep: harf eksikliği..
|

25-11-2007, 21:08
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: düşünemeyen insanların olmadığı her yerde yaşayabiliyorum
Yaş: 35
Mesajlar: 409
|
|
|
ruh halimi adlandıramadım, durup düşündüğümde. sanki yokmuş gibi geçen bir kaç gün. duyduklarım, gördüklerim ağır geldi galiba algıda sınırımı zorladılar sanırım emin değilim, hatırlamıyorum bile son bir kaç gündür neler söylediğimi. geldiler sorular cevap verdim ama ne soruyu ne cavabı hatırlıyorum. elimi kaldırmak için fazladan güç harcadığımı fark eder gibi oldum ama yine adını koyamadım. bilincimin donuklaşması benle arasına birşeyler girmesi bir garip dile bile geitremedim uzun süre. en sonunda kendime geldiğimde birşeyler oldu bitti dedidiğimde kalemim ilerleyemedi. fazla içimde barındırdım galiba algılarımı. insanın duygularını sürekli içinde barındırması tuhaf etkilere sebep oluyor . bencillikten değil paylaşacak varlık bulamadım sanırım anlatım anlaşılmış olduğunda anlam kazanıyor bu cümle kimin onu da hatırlamıyorum hafızam da tekliyor işkence bu benim için sanırım soyutlanma sendromu dedileri şey bu.
|

30-11-2007, 10:09
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Nerden: nefes alabildiğim her yer..
Mesajlar: 693
|
|
sınır..sızlık..
hergün hayatımıza bir kaç tel örgü çekiyoruz,bütün kuşatılmışlığımıza karşın bir de biz ekliyoruz sınırları we yasakları..bir gün çiğneyeceğimizi bilerek!
|

30-11-2007, 12:02
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
Bırakmak istememek hüznü..
Ruhumun bir yanı secde ediyor hala seni hatırlayınca, tanrısı sanıyor hala seni.. Diğeri yanı artık şaraba katık yapıp başka hayallerde kaybolmaya çaılşıyor. Düşüncelerinde terli düşüncelerle .. Ben oturmuş izliyorum sadece tanrı ve ruhun oyununu ve ara aktörleri... Tamam sen yoksun büyük ihtimal ama, zaten herzaman bendeki hayal değilmiydi varlığın, henüz bırakmaya hazır olmadığım...
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

03-12-2007, 16:10
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 393
|
|
|
keşke fazla su içmeseydim..içtikçe gözlerimden daha dolu akar oluyorlar..bunu su içmeye bağlamamın nedeni kaçmak gerçeğinden..
sen hangi ara bu kadar benimsedin de ufak bir şeyden yıkılıyorsun..ve gölgen ne kadar ağır ki cüsseni eğip bükmekte..durmuyor bu ama..neden..ne kadar kıyas verdin ki sen..
hem kimsede suç yok..sende herşey..insanları bu kadar içinde yer vermek onlara karışma hakkını vermiyor sana..zaten insanlar sahip olamayacaklarını bildikleri için sahip çıkmaya çalışırlar ya..bir yere aitlik hissini tatmak için..ait olayım diye..
ama sen gerçeğini görmüştün hani..hani "hiçbiryere aitlik" tin sen..hani "sadece yaşa!" diyordun kendine..ne oldu? yapamadın dimi..kendine kaç kez emir verdin de yapamadın..hani hiçbir ruhu alıp da eskitmicektin kendinde..hani insanlara yalnızca özen göstercektin fazlası yakıyor diye..ne oldu sana?
...
hep üç noktalara kalıyor değil mi hayatın..ah bilseler ya aslında ne kadar çok sevdiğini..kırılganlığını anlasalar ya..bilseler ya o gözlerinde ki ışıltının gerçekte ne olduğunu..her giden bir cam kırığı kesiği bırakıyor ya sende..işte sen onları alıp ta gözbebeğine koyuyorsun hep onlarla yaşamak için gitselerde..her bakan sende görsün gidenlerin önemliliğini..arasıra ışıltılarını akıtıyorsun ya..cam kesiklerini düşürüyorsun ya..üzülüyorsun aslında kimisi senden uzaklaşıyor kimisi de sonsuza kadar gidiyor diye..olsun be..sen canları sağolsun demeyi de bilirsin..
yine düşürdün bak gözbebeğindeki cam kesiklerini...
olsun..ışıltıların hep olacak yine de..
kanca

.b/s/en s/b/enim
.!/?/!
.gölge'li_
|

12-12-2007, 23:21
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: düşünemeyen insanların olmadığı her yerde yaşayabiliyorum
Yaş: 35
Mesajlar: 409
|
|
|
ruh halimi? ruhumun hali ne alemde acaba evet durup beklemeliyim uzunca bir süre ki ruhum bana yetişsin. çok hızlı gidiyorum, hissedemeden, özümseyemeden, yaşayamadan koşuyorum. nereye koşuyorsun demeyin bana doğduğumda itildim bu yarışa ve finish ufuk çizgisi gibi tam yaklaştığımı sandığım sırada uzaklaşıyor benden, bitiremedim bu yarışı , sonunda da hiçbir şey yok bu yarışın koşarken farkına vardım bunun ama hala koşuyorum hızı kesmek sorun oluyor , kulaklarım uğulduyor kendi hızımdan. soluduğum hava kirlenmiş ruh tecavüzcülerinin ağızlarından çıkan nefesle, oksijensiz kalmış beynim e ben koşuyorum ani bir oksijen yüklemesi beynime. ne bekliyorum ki böyle olunca adapte olabileceğimi mi, vücudum tepki veriyor, beynimin içi uğulduyor, gelmiş geçmiş herşey aynı anda sahneye çıkıyor beynimde, uyarıcılar aynı anda ben burdayım diyor, şoka giriyorum, beni zorda bırakmıyorlar tanımlıyorlar hemen "kültür şoku" rahatlıyorum böylece (!) ne de olsa sınıflamak rahatlatır insanoğlunu. işi gücü budur zaten insanın tanımlamak, sınıflamak ancak o zaman rahata kavuşur. hep koşuyorum hep koşuyoruz.açıyorum içiyorum bir arolamalı malt içeceği rahatlıyorum, keyfime diyecek yok, neden yapmışlar böyle bir içecek, neden market raflarında albenisi farklı çeşitli paketlerde aynı poşet çaylar satıllıyor, neden çorbanın toz hazırını aşıp sıvı hazır çorba yapmış birileri, neden bunlara rağbet etmek durumundayız vs vs diye sormak geçiyor içimden tam o anda bir uyku bastırıyor tatlı tatlı üzerimden esip geçmiyor beni alıp götürüyor kendi alemime, orada da huzur bulamıyorum, uykumda sayıklıyorum, sabah uyandığımda kedim söylüyor bunu, keminin karnını doyuruyorum, gıdığını okşuyorum birden içimden bir ılıklık geçiyor farkedemeyecek kadar kısa bir an gelip geçiyor dönüp bakamıyorum bu neydi diye önümde 24 saat var yolum uzun ufuk çizgisini yakalamaya çıkacağım yine, hayır yakalamaya çıkmıyorum biliyorum o zamanı geldiğinde beni bulacak sadece çıkmam gerekiyor evden, kedimi bırakıyorum kapıyı kapatıyorum, sırtım sinyal veriyor hadi ama acele et çok dik durduk oturalım ya ben acık gevşeyeyim, iliyorum böyle derken ne demek istediğini bir gün gelecek buu demesine gerek kalmayacak , güneşin batışını göremeyeceğim yine, hep bu hafta sonu diyorum ama bu hafta sonu diye bir şey yok, anlıyorum. sabah ilk gördüğüm insan " akşam ols da yatsak" diyor bana, akşam olsa da kitaba gömülsem diyoum içimden dışımdan yüzümde bir gülümseme, günaydın diyemiyorum yanlış anlamasın diye. bir ara ayak sesleri duyuyorum, takılıyorum peşlerine, dağılıyorlar bir müddet sonra, kedim aklıma geliyor ona yöneliyorum, çay sigara kedi kitap, kitap ağır 1000 sayfa tek elle tutmak zor oluyor, gözlerim acıyor bırakamıyorum kitabı, bir göze mola bir gözle okumaya devam, yazar yazmış 1000 sayfa takdir ediyorum, gözlerim açılıyor kocaman kocaman seri daha devam ediyor 10 uncu cilt de bitiyor 11 i sabırsızlıkla beklemeye başlıyorum, 11 çıkıyor 12 nerde kaldı diyorum çevirmen mi yavaş yoksa, kızıyorum, sabırsızlanıyorum çıksın artık 12nci cilttttt, 10 ncu cilt bitiyor bir hafta daha iyiyim sonra bu düzleme geri döneceğim koşmaca başlıyacak, istemiyorum artık koşmayı, ruh halimi sordular ben de ruhuma soracağım nasılsın diye bekliyorum bana yetişsin diye olduğum yerdeyim artık ruhum gelene kadar bi yere gitmeyeceğim. ömrümğn yarısına geldiğimde kaldığım yerden onunla yoluma devam edeceğim, ufukla işim kalmadı, tanıştık onunla gayrıresmi olarak bir cenaze töreninden hemen sonra, güneşe d gitmeyeceğim o yolda çok kalabalık, birine çarğmadan yürümek olanaksız, sis , sise gideceğim, yaşama en yakın olan sis...
|

23-12-2007, 19:09
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 393
|
|
|
beni neden aradın..bunu bir daha yapma..hadi aradın neden o kadar çok içten söyledin söyleyeceklerini..biliyorsun değil mi beni..ne kadar diretsemde sen biliyorsun ya ukalalık yapıyorsun..ilginç olan buna izin vermem..neden mi?
çünkü zamanımın bir köşesini sana ayırmam gerek, bunu senin için değil kendim için yapıyorum..birşeyleri daha da iyi çözümleyebilme isteğim ne kadar yüksektir bilirsin..ve insanların kimsenin giremediği derinliklerine girmek bana zevk verir..aslında kullanıyorum insanları ama bundan zevk alıyorum ne yapayım..
bu belki de yalnızlığımı bilmekten kaynaklanıyor..bilirsin inanmam ben duygusallıklara,sevgiye,aşka..zaten acıma ve merhametimi kaybettim..dahası ne olur ki..bu düşmanca tavırlarım sözlerim bu yüzden hep..beni sevmesinler istiyorum..kimse ilişmesin yalnızlığıma..bana çok güzelsin, çok sevimlisin demesinler..ben güzel değilim hele sevimli hiç değilim..övmesinler beni, ben övülecek bir insan değilim..
evet belki insanımsı duygularımı kaybettim ama inan böyle canım daha az yanıyor..
bana "sen çok gaddarsın" diye sitemde bulunmaları daha iyi..evet ben kötüyüm..iyi insan olamam ben...yapamam bunu kendime..
beni sakın ola ki sevme ha..canın yanar..yakarım..bunu yaparım..hemde zevk alarak yaparım..bunu sakın bir intikam olarak düşünme.bu yalnızlığımın gerektirdikleri..
hem bir insan nasıl kendini "sevgi" ile sınırlandırır ki ve nasıl bir insanla sınırlar ki? saçma! kendilerindeki arayışları insanlara yükleyerek bulmaya çalışmak çok ucuzca ve basit bir yol..insanlar kolayına kaçıyor..tembel yaratıklar! ucuz yaratıklar! kendilerini aşağılıyorlar..
...
bu böyle uzayıp gider..gördün mü bak, yaptıklarım senin için değil kendim için..kusura bakma ben bencilim..en iyisi sen benim yalnızlığıma dokunma da ne yaparsan yap..yoksa canını yakarım...!!!
gölge'li

.b/s/en s/b/enim
.!/?/!
.gölge'li_
Konu kanca tarafından (24-12-2007 Saat 14:39 ) değiştirilmiştir..
|

25-12-2007, 11:46
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-12-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 20
Mesajlar: 6
|
|
|
şımarık bir şair bozuntusu
kalemi elime bunun için almadım oysa,,o kitabı bu yüzden okumadım...gerek yoktu bukadar yalın olmaya..hayır iyiyim,,normalim,,sakinim...düş/ün sakini....felsefeyi sevmiyorum,şair olmaktanda vazgeçtim...yeter ki susayım...çok başımı ağrıttım...ellerim ağrıdı konuşmaktan..evet konuşmakla ellerimin çok ilgisi var...konuştukça ağzımdan çıkan her kelime ellerime saplanıyor...ağzım ellerimin güzelliğini ve sessizliğini kıskanıyor...o yüzden elimi öpmeyi daha çok seviyor çocuklar...ben gözlerimden öpmelerini hayal ettim hep..gözlerimin parlak b/akışlarında kaybolmak istediklerini düşledim...anlamlı bakışlarla akmak istedim hayata...o yüzden okudum o kitabı da,,yazmaya da o yüzden heves ettim...ama ikiside anlamsızlıkları gözüme sokmaktan başka bir işe yaramadı...terkediyorum seni okuma ve yazma..haydi kız çocukları okula kampanyalarını desteklemiyorum artık...bana okuma ve yazmayı öğrettiği için o öğretmenimi hayırla anmayacağım...baba neden yaptın bana bunu...on altıma gelince evlenip,kocamın kölesi olabilirdim sen isteseydin...düşünmek zorunda kalmazdım okumam için emek harcayan herkesin hakkını nasıl ödesem diye...günahlarım olmazdı göğü kirleten ve utanç duymak kocamın sözünden çıkmış olmanın ötesine gitmezdi...güçsüz kalmak benim görevim olmazdı ozaman...çok güçsüzüm...ve bunu söylemek de utanılası birşey evet...ama arsızlaştım ben artık...okumak bana utanmamayı öğretti...
"tuhaf tuhaf sözlerime bakmak serbest
her satırın anlamsız olduğunu düşünmek serbest
öylesine yazdım zaten ben de...
öylesine esen bir rüzgar gibi,,
anlık üşütür de hani,,unutturur kendini hemencecik...
........"
|

25-12-2007, 13:26
|
 |
.b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 393
|
|
|
dayanılmaz bir sancı. ne çıkacağını kestiremiyorsun. var birşeyler evet. ama nasıl açıklanıldığını bilmiyorsun. neyin açıklaması olduğunu da bilmiyorsun. ama çok önemli! çatlıyorsun..öncekinden daha da kelimelisin. toparlayabiliyorsun artık söylemek istediklerini..
herkesin boyun eğdiği herşeye karşı dimdik itirazdasın. sevgi, din, tanrı, kural..bunlar seni bağlamıyor. cahil ve sadece alışılagelmiş olduğu için benimseyipte daha sonra bunları kesin doğru ya da gerçekmişçesine savunmaları seni çıldırtıyor..onlara neyi nasıl anlatabilirsin ki..onların küçük ve düşünemeyen, ve küstahça eleştiri duymak istemeyen beyinsi kafalarına ne anlatabilirsin ki..onlar statik, basit..herkes aynı! gözleri ve beyinleri kapalı!..sen 'aydın'sın..onlar bilginin karşısında ukala davranarak egale etmeye çalışıyorlar.cahiller! zavallılar! bu insanımsı canlıları yoketmeli! ..
ya da alıp karşına konuşmak..ama korkarlar.çünkü konuşulursa, öğrenirlerse şimdiye kadar ki bütün doğru saydıkları herşey yok olacak.görecekler bir yalan toz bulutunun içinde yaşadıklarını.ve bu insanların yaşama sebebi sadece bu toz bulutu! eğer bu toz bulutu dağılırsa anlamları kaybolacak ve yolunu kaybeden bir karınca gibi dolanıp en sonunda ezilecekler.hiçbir söylem duymaya tahammülleri dahi yok korktukları için..
yalnızlığın budur! sığ'ların arasında kalmak! onlar anlamlarının anlamsızlığını ölünce görecekler.hepsine güleceksin. insanlık seni ve senin gibileri 'şimdi' değil, sonsuz bir 'şimdi' zamanında anlayacaklar!
gölge'li

.b/s/en s/b/enim
.!/?/!
.gölge'li_
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:51 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|