Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Sosyoloji & Psikoloji


Önyargi

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Önyargi konusu: önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha mı zordur hakikatten? Önyargı ne kazandırır ne kaybettirir?...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:02
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart Önyargi

önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha mı zordur hakikatten?

Önyargı ne kazandırır
ne kaybettirir?
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:08
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 26-10-2007
Nerden: Kuşadası
Mesajlar: 80
bir düşünelim,acaba einstain ön yargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zor derken,çok ta ön yargılı davranmış oaliblir mi acaba???

Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanindan bir an bile ayrılmaz.

Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu dogar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne cıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir...Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:17
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
evet bu önyargı için verilen en bilindik hikayedir...

sanırım önyargıdaki sorun ona sadık kalmaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:34
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 26-10-2007
Nerden: Kuşadası
Mesajlar: 80
sadık kalmak mı? önyargı bizi kısıtlayan bir şey bence.düşünsene demett,biri hakkında önyargı taşıyor olman o kişiye aslında içinden geldiğinden daha farklı davranmama sebeb olmayacak mı...
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:39
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
önyargı aslında ilk izlenim değilmidir... bu bakımdan çok normal bi durum... herkes önyargılı yaklaşır herkese her duruma vs bilgi sayibi olmadan fikir sahibi oluruz... önemli olan bu fikre saplanıp kalmamak...
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:48
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 26-10-2007
Nerden: Kuşadası
Mesajlar: 80
hayır ön yargı her zaman ilk izlenim demek diildir.ne kazandırır mı demiştin sen
işte...
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:49
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 26-10-2007
Nerden: Kuşadası
Mesajlar: 80
Önyargının faydaları




1-Ömrü uzatır.
Araştırmalar, her konuda en az bir önyargı sahibi olan insanların daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Nedenleri hakkında çeşitli varsayımlar olsa da, üzerinde birleşilen nokta şu: Önyargı sahibi olmamak o kadar yorucu bir şey ki, insanın yaşamını ister istemez törpülüyor. Her konuda düşünerek karar vermek, bilgi sahibi olduktan sonra düşünce sahibi olmak fazla miktarda sabır, enerji ve dirayet gerektiriyor. Bir insan hakkında düşünce üretmek için onu tanımak zorunda olmak, bir kitabı değerlendirmek için oturup yüzlerce sayfa okumak şu üç günlük dünyada canımızı çıkartan şeyler. Oysa iyi bir önyargının bizi bütün bu zahmetlerden kurtardığını söylemeye gerek var mı? Önyargılarımızdan oluşan zırhı kuşandık mı gerçekliğin okları bedenimize işlemiyor. Biz de uzun yıllar boyunca, mutlu bir yaşam sürüyoruz.
2-Gözleri kuvvetlendirir

Önyargısız insanlara bir bakın: Çoğunun gözlüklü olduğunu göreceksiniz. Rastlantı olabilir mi? Lütfen komik olmayalım. Özgün bir düşünce üretmek için dökülmesi gereken göz nurundan haberiniz var mı? Önyargı yoksunu insanlar genellikle geceleri ışıkları en son sönen, yastığa başını en geç koyanlar oluyor.
Üstelik Elias Canetti'nin 'körleşme' romanındaki adam gibi, bu yolda dünyadan el etek çekip gündelik gerçekleri görememe riski de var. Oysa yaşamını önyargılarla donatmış gözlerde bir kartal keskinliği, fosforlu bir parlaklık ve hiçbir bilimsel düşüncenin kolay kolay açıklayamayacağı bir hareket yeteneği olduğunu, dikkatle bakınca görebilirsiniz. Göremezseniz de üzülmeyin, canınız sağolsun.
3-Kalbi korur

Bir insana karşı önyargı sahibi olmamak, onu tanımayı gerektirir. Bu karşılıklı bir ilişkidir üstelik: Yani onu tanımak için de önce önyargılardan kurtulmamız gerekiyor.
Hiç kuşkunuz olmasın: Bir insanı tanımak, şu dünyada olabilecek en yorucu işlerden biridir. Bazen bütün ömrünü verdiği varlığı bile tüm yönleriyle tanıyamamış olduğunu fark edebilir insan (kocasının aslında nasıl bir adam olduğunu o emekli olduktan sonra anlayan az mı kadın var?). Ayrıca, bütün gerçek ilişkilerde olduğu gibi, burada da insanın ortaya kalbini koyması adettendir. Kalp ortaya kondu mu, işleyecek demektir. ‘İşleyen demir paslanmaz’ sözü, her kalp için geçerli değildir. Özellikle işlemeye alışkın olmayan kalpler çok kolay bozulurlar. Devreler iflas eder, kablolar birbirine dolanır.
O yüzden, kalplerini daha önce hiç kullanmamış olanlara tavsiyemiz: Bu saatten sonra bu işe kalkışmasınlar. Önyargılarıyla iş görmeye devam etsinler.
4-Cinsel gücü artırır

Kadınların yalnızca 'arzu nesnesi' olduğu düşüncesi, eski bir önyargıdır.
Kadınlara başka türlü yaklaşan erkeklerin şanslarını hızla yitirdikleri de bilim adamları tarafından sık sık gözlemlenmiştir (söz konusu bilim adamları çok yalnız ve mutsuz insanlar olmalı). Eğer kadınlara 'nesne' değil de 'özne' olarak davranır, öyle olduklarını hissettirirsek, başımıza gelmeyen kalmaz.
Bir kere yatak performansı dışında da uğraşmamız gereken şeyler ortaya çıkıverir: Karşımızdaki insan artık üç boyutlu bir varlık olduğu için, doğal olarak korkuları, tedirginlikleri, umutları ve sevinçleri de olacaktır. Bu duyguların başta cinsellik amacıyla kurduğunuz ilişkiyi yavaş yavaş işgal ettiğini şaşırarak görebilirsiniz. Hatta cinselliğe sıra gelmeyebilir bile. Kendinizi onunla geceler boyunca ve yalnızca sohbet ederken bulabilirsiniz. Bunun nasıl bir duygu olduğunu, takdirinize bırakıyorum.
5-Huzur verir

Çelişkilerden arınmış bir yaşamı kim istemez? Kim elinde olsa 'kafasına tokadan başka bir şey takmadan', tatlı tatlı yaşayıp gitmeyi seçmez? İşte bu masum arzuya bizi taşıyacak şeylerden biri de önyargıdır. Önyargı, birbiriyle çelişen görüşlerin etkisi altında kalmamızı engelleyici özelliği sayesinde, ruhumuzu sağlıklı ve diri kılar.
Eğer yeterince önyargı sahibiysek, fazla ince düşünmekten de kurtulmuşuz demektir. Aslında önyargılarımızı gerektiği gibi kullanacak olursak, düşünme eyleminden temelli kurtulmamız bile işten değilidir.
İşe Nazım Hikmet'in 'vatan haini komünist', Avrupa Birliği'nin 'hristiyan kulübü', kedilerin de 'nankör' olduğunu düşünerek başlayabilir, sonra düşünce yapımızı seyrelte seyrelte mutlak bir boşluğa ulaşabiliriz. Doğu düşüncesindeki zen öğretisini tersten kurarak çıktığınız bu yolculuğun sonunda artık ne Nazım Hikmet, ne Avrupa Birliği ne de komşunun kedisi hakkında tek bir düşünceye bile sahip olmadığınızı şaşırarak görecek, ruhunuzu sonsuza kadar huzura kavuşturmuş olmanın derin hazzını yaşayacaksınız.

6-Formda tutar

Önyargılar gündelik hayatın hayhuyu içinde 'oyundan düşmemizi' önlerler. Onlar sayesinde olayların yüzeyinden ve hızla gidebiliriz. İş yaşamının ve maddi hesapların gerektirdiği manevra yeteneğine bizi ulaştıran da önyargılarımızın damarlarımıza pompaladığı enerjidir.

Bütün filmler, kadınlar, kitaplar ve siyasetçilerle ilgili sarsılmaz önyargılar edinmiş birini gözünüzde canlandırın: Bu donanımı yenmeye kimin gücü yeter? Hangi çılgın onunla toplantı masalarında boy ölçüşmeye, patronun yanında üste çıkmaya kalkar? Unutmamak gerekir ki, iş yaşamında önemli olan doğru bilmek değil, 'bilgi sahibi olmak'tır. Sahip olduğumuz bilginin ne işe yaradığını araştırmak kimsenin aklına gelmeyeceği için, önyargılarımız sayesinde kendimize bir aura yaratabilir ve onun içinde güvenle yol alabiliriz.

Özetle:

Görüldüğü gibi, önyargıların yaşamımıza verdikleri tartışılmaz. Öte yandan, bugünlerde küçük yan etkilerinin gözlemlendiği de söyleniyor: 'Cehalet Sıtması' ya da 'Yüzeysellik Sendromu' gibi. Ama Sağlık Bakanlığı bu konuda henüz bir açıklama yapmadığından, hepsinin yalnızca dedikodudan ibaret olduğunu ve önyargıların yaşamımıza güzellik üstüne güzellik kattığını söyleyebiliriz.
TUNA KİREMİTÇİ
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 03:58
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
kendisini sevmesemde iyi anlatmış...
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 13:33
kanca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_\
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 379
önyargı olmadan olmaz..
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 13:47
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,011
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Önyargısız insanlara bir bakın: Çoğunun gözlüklü olduğunu göreceksiniz.
Burda koptum, gülmem geçince devamını okumayı düşünüyorum yazının. İbne olmak gibi bişey galiba gözlüklü olmak yazara göre

bu kadar önyargılı bir yazı okumamıştım açıkçası...

ben hala gülüyorum

Güneş gözlüğü takan ise motormu ne diyorlar ondanmı oluyor? tak ibne ol, çıkar normal ol

Lütfen Gay'lar alınmasın yazımdan, ön yargılı olan ben değil ''TUNA KİREMİTÇİ'' dir.

Hala gülüyorumya
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
onyargi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:19 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org