|
Bangladeş’te yaşanan kıtlık tehlikesini gazetelerden okumuşsunuzdur Sosyopat.
Aşırı besili sıçan sürülerinin bambu ağaçlarının çiçeklerini yiyerek kıtlık tehlikesi yarattıkları haberini hani.
Bu sıçanlara örgütlü kitleler diyebilir misiniz örneğin...?
Kitlesel ve örgütlü hareketler ile sürüyü ayırdetmek zor olmasa gerek...?
«Yağma» ve «üretim» arasındaki farkı görmek de...?
Kitlesel harekelerde bir "bilinç" vardır; birey -dikkat edin birey diyorum- otonom ve üretkendir. Bir "düşünce" ve dayanışma birliği kurulur. Akil ve mantıklı bir hareket söz konusudur.
Sürü psikolojisinin egemen olduğu yerlerdeyse akıl dışı, mantıksız ve sadece vahşi bir tatmine yönelik bir dizi dağınık hareket söz konusudur. Denetimin cılız olduğu örgütlenmelerde bu tip davranışlara göz yumulur, sistematik olarak baskı grupları "av"larına örtülü yahut açık tehdit, hakaret, yıldırma ve nihayet imâ ve alayla, küçük düşürmeyle karşısındakileri gruptan ayrılmaya zorlarlar.
Sürünün hedef aldığı birey genellikle, bulunduğu yeri iyi kavrayabilmiş, ilkelerinden ödün vermeyen, yaratıcı ve üretken, zorba grupların yeteneklerinden daha üstün yeteneklere sahip bireylerden oluşur. Sürüdeki aktif zorbalar ise aşırı kontrolcü, nevrotik ve iktidar açlığı taşırlar. Av seçilen kurbanın arkasından konuşma, adına asılsız söylentiler uydurulması, kararlarının sürekli sorgulanması, sorunlarda problemin asıl kaynağından hedef saptırılarak "av"ın merkeze yerleştirilmesi, problemli ve patolojik ilan edilmesi halleri yaşanabilir. Bu tür durumlarda kurbanın psikolojik savunma yöntemi geliştirmesi ve "haklılığında ısrarcı" olması gerekebilir.
Sürüdekilerin bir diğer taktiği de, sürüden olmayanları sürüye katmak adına, grup üyelerini birbirlerine kışkırtıp, kargaşadan beslenmeleridir. Psikolojik manipülasyonla kışkırtılan üyeler, hamilik ve koruyuculuk misyonunu üstlenirler, bu sürünün üyeleri «kullanma» biçimidir, işi bittiğinde oyuncağını umarsızca bir kenarıya fırlatan haşarı çocuklar gibi hırçındırlar. Böylesi kalabalıkların birbirleriyle bağları da son derece zayıftır, çok çabuk yakınlaşır ve aynı ivedilikle de ilişkilerini keserler; ilişkileri derinlikli ve içselleşmiş ilişki biçiminden çok durumsal menfaatleri süresince devam eder.
Bu tip davranışlarında ısrarcı ve inatçı olanlar kitlesel hareketlerden fark edildiklerinde ivedi uzaklaştırılmalıdırlar; kimi gereklilik hallerinde kitlesel hareketin öncüleri -davaları için emek ve çaba harcayanlar- gruplarından topluca uzaklaştırabilirler "sürü" parçacıklarını.
Sürünün gidecek her zaman başka bir yeri vardır, lakin örgütlü kitlelerin gidecek çok az yeri vardır, o yüzden de evlerini temiz tutmakla mükelleftirler.
Sürüye dahil olup olmamayı lakırdı ederek ikrar etmek de çok ehemmiyetli bir kıstas değildir aslında, ne demiş atalarımız: "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."
Evimizi ve çevremizi temiz tutalım...
Kolaylıklar...
|