|
|
Sebebler Bulma Çağı..Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Sebebler Bulma Çağı.. konusu: Giriş..
Ne o? Niye birden üstüne alındın! yoksa seninde ruhun bu yolda yürüdü mü daha önce...
Olay...
Günlerce kendi kendine düşündün.. Aslında tamda başında karar vermiştin sonuca, sana gerek olan ...

01-10-2007, 22:20
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
Sebebler Bulma Çağı..
Giriş..
Ne o? Niye birden üstüne alındın! yoksa seninde ruhun bu yolda yürüdü mü daha önce...
Olay...
Günlerce kendi kendine düşündün.. Aslında tamda başında karar vermiştin sonuca, sana gerek olan sadece sebebti...
Sonuç.
Sebebin için öncülün...
Gün içinde yada durup dururken herhangi bir anda anlamadığınız birşeyle (anladığımızı düşünürüz ya genelde neyse) karşılasınca yaparız bunu; sonuca ulaşırız kendi öncül,deneyim yada sırf sıkıntımızdan. Anlamayacak oluşumuzun kendimizi anlamsızlaştıracağından korkarız. Ve beynimizde bir dizge halinde sıralarız onları, bizi en az rahatsız edecek olan sonuç ( yorum) ordadır ve en iyisi ona tutunmaktır. Çünkü buna sırtımızı dönersek yaşamımız elimizden kayar gibi olur, onca zaman vitrine koydup kendimiz diye serğilediğimiz yapma çiçekler solmakla karşı karşıyadır.
Hemen hemen birçok durumda böyledir.. Ama sen değil demi? Sonucun varsa sebeblerini bulma çağındasın yatağına uzan ve kendini haklı çıkaracak sebebler aramaya başla..
*******
Not: Sebeb eşit değildir sebep'e. Bu değil mi anlatılan ey göz atan ...
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Konu duarden tarafından (02-10-2007 Saat 00:48 ) değiştirilmiştir..
Sebep: kurgu tamamlanışı...
|

02-10-2007, 07:16
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
İnsanlara yalan söylemekten mi/uydurmaktan mı, kendini kandırmaktan mı bahsediyorsunuz bu metninizde Sevgili Duarden'den...?
Kişi çoğunlukla olayları irdelerken, aslında başından beri tasarlarığı "yalanına" tasdik edici "sözler" uyduruklandırıverir. Tam da buna benzer bir konuyu tartışıyorduk Sartre'nin topiğinde de...
|

02-10-2007, 18:54
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Verdiğiniz birinci durum, ikinci durumu doğurmaz mı maria. Ben tamda aslında anlamamaktan bahsediyorum.. Bu durumdaki çağıl insanın kaosundan. Bu bilinçli bir edinimmidir ?.. Bunun için kendine dışadan bakabilmeli insan...
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Konu duarden tarafından (02-10-2007 Saat 20:40 ) değiştirilmiştir..
|

03-10-2007, 00:49
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
Aslında tam da aynısı değil...
İlkinde insan söz'le hayırlar, içinde evet'lemiştir yalanını...
Oysa ikinci durum daha vahimdir; kendini kandırma gafletinden uyanamayabilir bazen...
|

03-10-2007, 18:22
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Anlatamamışım yine; aynı demedim zaten, birincisinin varlığı ikincisini doğurur dedim, yalan söyleyen kişi kendini kandırmıştır aynı zamanda. Burda daha ötesini aramaya çalışalım, ne dersiniz! Yani her durumu anlamlamdırma çabası görüyoruz, bunun içinde sonuca odaklanmaya. İnsan beyni ( ve ruh eğitimi) neden-sonuç dizgesine sadık olduğu içinde, sebebler yaratma çabasındaki insanın kaosu benim ilgimi çeken.
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

04-10-2007, 07:11
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
İşte tam da aslında bu ayrımdan yola çıkmaya çalışmanın sağlıklı olduğunu söylemeye çalışmıştım ben size ama siz basit iki kavram farkından bahsettiğimi sandınız.
Yalan söyleyen kişi kendini kandırmaz.
Kendine son derece dürüsttür ve yalanını bilir...
Yalanını kendine itiraf edebilen ama dışarıya hayır'layan, yalanına devam eden kişininse en kaba tahlille; narsiszminden kaynaklı bir bilinç-altı-öncesi-dışı sebepleri uyduruklandırmayı meşru bulan nedenler silsilesi kurgulamakta başarısıdır.
Sartre forumunda bir adamdan bahsediyorduk biz de; tüm entelektüel çabalarının, zihni uğraşlarının ucuz bir muhalif olma hazzı için araç edinmesinden.
Etrafımızda bu türden insanları sıklıkla da görürüz aslında.
Yaptığı/işlediği eylemlerin/düşüncelerin bir çoğuna bir "kılıf" uyduruklandırıverip, kendini iradi ve vicdanî hesaplamalarda haklı çıkaran insancıklar.
Bir nebze bunu sağlıklı da buluyorum, ideal bencileyinliği.
Manevi varlığını doyurmak için kestirme yollardır bunlar; ah Kavafis'in aklıma zımbalanan o dizesi yok mu "yazgımız bir"...Kişi insanlarla teballaşından vazgeçtiği vakit, gerçek farkındalıkla tanışacaktır.
Varlık ile, varoluş ayrımına varabildiğince.
Ki nicedir doğup-yaşayıp-ölüp var olamayanlar...
Bahsettiğiniz -bence- farkındalığın problematiğidir...
|

04-10-2007, 19:44
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
Bilirim okuyana ısrırap verir yazım şeklim ama beynim es işareti kullanmadan konuşur.
Farkındalık; bilge zamanların acı çekme nedeni...
Şimdi! Hazlar çağına hoşgeldiniz, uzaklaşsın bana acı veren herşey... Ne çok yankılanıyor çevremde bu sesler...
Aslında sizin gibi insanın bir tek kendni kandıramayacağına inanıyordum ama şimdi sebeb (sebep değil) bulma çağındayız. Neden peki? Anlamak istemiyoruz çünkü, sadece bildiklermizin doğru olduğuna inanmak, daha mutlu kılıyor bizi.. Bu yüzden anlamadığız herşeyi kendi varlığımız için tehlike sayıp, anlam verebilmek için bir sonuç buluyoruz. Sonrası, daha önce dediğim gibi en kolay kısmı bunun için sebebler bulmak, bu noktadan sonra insan atık kendi yalanın kurbanıdır işte ve etrafındakilerde...
Ama gitgide felsefi bir sohbete doğru gitmekte açılan her pencere. Yalan üzerine Nietzsche'nin ne dediği gelir uzak fısıltıların arasından "İnsanlar alabildiğine yalanlar söylerler, ama sonradan bunu düşünmezler ve bütünüyle buna inanmazlar."
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Konu duarden tarafından (04-10-2007 Saat 19:45 ) değiştirilmiştir..
Sebep: benle ve bu eksiklik için özür diler herkesten....
|

06-10-2007, 08:18
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
Sevgili Duarden, sebeb-sebep'le neyi vurgulamak istediğinizi biraz daha açar mısınız?
Aslında hemen bir çok mevzuda tartışmaya girerken bile doğrularımızı didiklemek ve/veya irdelemek; değiştirmek, güçlendirmek vs amaçlarıyla girmiyoruz haklısınız; çoğunlukla olan doğrularımızı onaylayıcı sonuçlara yapışmamız, diğerlerini dışlamamız...?
Bunu nedeni de bizzat insan olma acizliğimizden başkaca da nedir ki kaba tahlille...
Yalnız ben bu özelliğimizi ikiye ayırarak kavramsallaştıyorum; ideal yalancılık, ideal dışı yalancılık...
İdeal yalanlarımız bizi patolojiden uzak tutan yalanlarımız (halk terminolojisindeki "pembe yalanlar"dan tutunuz da, kişiliğimizi kimi ağır vicdani sorgulamalar ve bunalımlara düşme eğiliminden uzak tutan "aldatmaca"larımız)
Diğer ideal dışı ise işin ilkesizce olan kısmı, bu kendi menfaat hesaplarımızla başkalarının canlarını yakmaya giriyor. Buna tahammülüm güç...!
|

06-10-2007, 15:39
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Kelimelerle anlamı kırmaya ne gerek var, sevgili maria. İşte tamda konuya yaklaştık şimdi, yalan yalandır. İdeal yalan yada İdeal dışı yalan yoktur.. Bu sadece kendine sebebler bulmaktır.. Sebep nedenin aslıdır sebeb ise anlamak istediğinsonuç için yarattığın tüm öncüller..
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

26-12-2007, 01:20
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
Alıntı:
|
Gün içinde yada durup dururken herhangi bir anda anlamadığınız birşeyle (anladığımızı düşünürüz ya genelde neyse) karşılasınca yaparız bunu; sonuca ulaşırız kendi öncül,deneyim yada sırf sıkıntımızdan. Anlamayacak oluşumuzun kendimizi anlamsızlaştıracağından korkarız. Ve beynimizde bir dizge halinde sıralarız onları, bizi en az rahatsız edecek olan sonuç ( yorum) ordadır ve en iyisi ona tutunmaktır. Çünkü buna sırtımızı dönersek yaşamımız elimizden kayar gibi olur, onca zaman vitrine koydup kendimiz diye serğilediğimiz yapma çiçekler solmakla karşı karşıyadır.
|
"Uçurumun içine baktığınızda diyor" Nietzsche "Uçurumda sizin içinize bakar"
Şimdi sebeblerini nerden bulduğunu ögrenmiş olman lazım
.
"Yansızı gece kendine doğru çeker. Yansızda gecenin kendisiyle birlikte getirdiği o eski efsanelerin başlıkları yoktur. Yansız en sade tanımıyla iki terimli bir olumsuzluktan türemektedir: ne uter, Latincede ne o ne öbürü demektedir. Ne o ,ne öteki.Bundan daha açık söz olamaz."
Mauirce Blanchot
Yani; ne o ne öbürü sana yapılsa aynı tepkiyi vereceğim şeyler için ki sebebler yaratmasaydın..
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:17 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|