Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Sosyoloji & Psikoloji


Histrionik Kişilik Bozukluğu

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Histrionik Kişilik Bozukluğu konusu: HISTRIONIK KİŞİLİK BOZUKLUĞU Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile ,erişkinliğin erken evrelerinde başlayan ,aşırı duygusallık ve sürekli kendisiyle ilgilenilmesi cabası ile devam eden bir bozukluktur. 1-Çevrenin ilgi odağı olmadığı hallerde ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 08-02-2007, 02:54
CaNaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 04-02-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 138
Standart Histrionik Kişilik Bozukluğu

HISTRIONIK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile ,erişkinliğin erken evrelerinde başlayan ,aşırı duygusallık ve sürekli kendisiyle ilgilenilmesi cabası ile devam eden bir bozukluktur.

1-Çevrenin ilgi odağı olmadığı hallerde rahatsızlık duyar.

2-Karsısındakilerle ilişkileri çoğunlukla uygun olmayan bir şekilde cinsel yönden tahrik edici ve bastan çıkarıcı davranışlar seklindedir.

3-Duyguları yüzeysel ve çok hızlı şekilde değişkendir.

4-Etrafın ve karsısındakinin ilgisini kendisine çekmek için devamlı olarak fiziksel görünümünü kullanır.

5-Etrafındakileri olağandışı bir şekilde etkilemeyi amaçlayan ama içeriği kuvvetli olmayan ,ayrıntısız bir konuşma sekli.

6-Gösteriş yapmayı amaçlayan yapmacık, sahte, kendisi gibi olmayan davranışlar ve duygularını aşırı abartma halleri

7-Kolayca başkalarının konuşmalarından ya da olaylardan etkilenir, telkine yatkındır.

8- İlişkilerin normalden çok daha fazla yakın ve fazla içli-dişli olmasını ister.

Çevrelerinin ilgilerini üzerlerinde hissetmedikleri durumlarda kıymetlerinin anlaşılmadığını düşünür ve bunu ifade ederler. Çoğunlukla bir tiyatro eseri sergiler gibi konuşma ve tavırlar içindedirler. Yeni karsılaştıkları kişilerle kırk yıllık dost gibi "can ciğer kuzu sarması" haline gelir, onlara kur yapar konuma gelebilirler. Sürekli bir bohem ,dolce vita hayat, ağustos böceği hayati peşindedirler. İlgi odağı olamadıklarında, çevredekilerin ilgisine odaklanmak için, olmamış olaylar , sahte hatıralardan bahsedip, gösteri amaçlı davranışlar sergilerler.

Üst baslarına, takı ve aksesuarlara gereğinden çok zaman, emek ve para sarf ederler. Elbise dolapları giymedikleri eşyalarla doludur. Diş görünümlerine yönelik iltifat bekler, bu konuda aksi yönde sözlere tahammül edemezler. Hislerini abartılı bir şekilde toplum içinde sergilediklerinden yakınlarını utandırabilirler (ağlama, öfke nöbetleri, aşırı çocuksu sevinç ifadeleri). Bu duygulanım hali çok uzun sürmediğinden çevrelerince yadırganır. Kişilere fazla güvenir, söylenenlere inanır ve kabul eder, başkaldırmazlar .Romantik hayallerle yasayan kişilerdir.

Karsı cinsten arkadaşlarını duygu sömürüleri yaparak ya da cinsel çekiciliklerini kullanarak elleri altında tutmaya çalışırlar. Sürekli ilgi beklentileri ve yaklaşım tarzları nedeniyle çevreleri tarafından yanlış anlaşılıp, terk edilebilirler.

Devamlı surette değişim, şatafat, canlılık peşindedirler. Olağan isler ve durumlar ,onlar için tahammül edilmez şeylerdir. Halk arasında "ayran gönüllü" ya da "maymun iştahlı " denen kişiler gibi büyük heyecanla başladıkları islere karsı heyecanlarını kaybedip, yarim bırakabilirler.

Dostça, canayakın ve hös görülmelerine rağmen samimi olmayıp, kendini on plana çıkaran, düşüncesiz ,isteklerini yaptırmaya zorlayıcı tutum içine girerler. Sürekli olarak sevilip, sevilmediklerini sorup, terk edilmeyecekleri yolunda sözler isterler. İstemedikleri bir duruma yanıt olarak intihar tehdidi ya da girişimi ile cevap verebilirler. Vücutsal hastalıklardan ve ağrılardan şikayetçi olabilirler.

Birlikte görülebilen bozukluklar:

-Somatizasyon bozukluğu

-Majör depresyon

-Konversiyon bozukluğu

-Kişilik bozuklukları (borderline , narsisistik, antisosyal, bağımlı k.b.)

Kimlerde, ne oranda görülmektedir:

Daha çok kadınlarda görülmekte, toplumda % 2-3 oranında görülmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 26-11-2007, 18:42
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
Alıntı:
CaNaN´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
[b]Daha çok kadınlarda görülmekte, toplumda % 2-3 oranında görülmektedir.
Bence ideal bir oran. Ama gizli histriyonikler hesaba katılırsa bu oran düşük kalacaktır sanıyorum. Kadınlarda daha çok olduğunu hususunda biraz haksızlık mı yapılmış ne...P (Doğrudur elbet, bulgulara başımız kıldan ince olsun bakalım...)

Hımm fiziksel görünümle ve yüzeysel sohbetlerle ilgi çekme hastalığı-imiş temelde. Bunun dişi varyasyonu ilk tanıştığınız andan itibaren sizinle içli-dışlı olmak için "erkek arkadaşın varrr mııı?" sorusunu yöneltenlerden çıkarırsınız sanıyorum. Hiç hazzetmem, bir nevi aynı cinsten olmamızın verdiği abuk bir küstahlıkla, ilk on dakikada benim yaşamımda belki de aylarca-yıllarca dost olduklarıma anlatabileceğim kimi bilgileri sizden isterler ivedilikle. Var ya da yok cevabı kesmez onları, varsa seks hayatınıza kadar dalmak için tutuşurlar, yoksa neden yok bakışları altında çöpçatanlık hizmetleri bile mevcuttur. Kendilerini sevdirmek ya da kabul ettirmek için en hızlı seçenekleri tüketirler. Emek vermezler sevgi adına ve sonuca hemen ulaşmak isterler.
Böyle kişilere herhangi bir yerde rastlayabilirsiniz; tatilde, otobüste, alış-verişte, işte (müşteri kıvamından)...Fecii dişidirler.

Erkek varyasyonları da vardır; onlar da genelde üfürükten hikayeler anlatmak minvalinde, ilgi çekici olduklarını sanırlar, süslü ve yapmacıklardır. Odak olamayınca direkt sizi aşağılamaya çalışırlar. Onların bilgi kıvamındaki yamuk cehaletlerini kutsayamadığınız için size düşen ya tamamen susmak ya da uzaklaşmaktır. Çok çabuk "aşık" olur, çok da çabuk "kaltak" yaparlar hanicek aşık oldukları karşı cinslerini.

Hepimizin kişiliğinde kimi bozukluklar vardır elbette, bazılarımız bunu farkettiğinde düzeltmeye çalışır, bazılarımız da öylesine kanıksar ki, bozuk kişiliğini kemikleştirmek için üst üste hatalar yapar ve ısrarla savunu halinde yaşamlarını sürdürürler.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 19-07-2008, 22:42
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kış Armudu
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Yaş: 41
Mesajlar: 640
Blog Başlıkları: 16
"Farkında" bir Şizoid'in "Bihaber" Bir Histerionik'e Tepkisinin Yol Haritası


Bir gün bir şizoid ile bir histerionik'in yolları aynı mekanda kesişirse ne olur?? Haydi kuralım... Bu gelgeç bir mekan da değil üstelik, belirsiz bir süre için birlikte saatler geçirmek durumunda kaldıkları bir mekan; kısacası bir işyeri burası. Aynı patrona, aynı müdüre, aynı iş arkadaşlarına sahipler...

Ama nedense bu kadar aynılık içinde sonuç acaip derecede farklıdır her ikisinin gözlerinden…

Şizoid hatun ile histerionik hatun aynı gün başlarlar işe. Histerionik olan, aydınlık ve parlak yüzü, her daim yerinde makyajı ve abartılı bakımı ile ne kadar gönüle göze hitap ediyorsa, nasıl her lafın içine atlıyor ve eğer ortada laf yoksa illa ki onu oluşturmaya adeta kendini mecbur hissedercesine bir garip çabadaysa, içten olsun olmasın hiç farketmeden nasıl her daim ve her koşulda bir alamet-i farika şeklinde taşıyorsa yüzündeki o fazla mesaideki maskesel gülümsemeyi; şizoidimiz de o derece ifadesiz yüzlü, baya bir az konuşan, konuştu mu tespit ve eleştiriden gayrı herhangi bir duygu ve tepkiye neredeyse kurulmuş şekilde bir yer vermemekte dolaşan, epey pejmürde ve nobran derecesinde dobra bir tip...

Kısaca biri son derece dışa dönük ve insan ilişkilerinde bulduğu o soğurduğu enerji olmadan adeta oksijeni kesilmiş gibi olan bir karakter. Öbürü ise tam tersi, hem de tamı tamına...!

Bir şizoid ile bir histerionik, türlerinin "sağlıklı" birer örnekleri iseler, yanyana iken ateş ve barut gibi olabilirler. Zıtlar birbirini çeker misali, ilk etapta birbirine çekilen bu iki tip arasında zamanla oluşacak husumeti bertaraf etme durumu, olsa olsa bir farkındalık sözkonusu ise vardır. Ve bu nihayetinde, mutlaka her iki tarafta da olmalıdır.

Uzun lafa çok da gerek yok; şizoid histerionik'in ilgiye olan açlığından tek kelime ile bezer. Histerionik'in muhtaç olduğu ilgiyi almak için gün boyunca şizoide göre ortalıkta atıp durduğu şaklaban taklalar şizoidin en az haftalık enerjisine tekabül eder. Bu kadının zoru ne yahu? Şizoid takıya, parfüme ve kuaföre o kadar para bayılacağına ölsün daha iyi! Yapılacak o kadar anlamlı iş varken o para ile... Kitap, cd almak, sinemaya tiyatroya gitmek veya sadece biriktirmek...!

Patron yan gözle mi baktı...? Şizoid bunu önce iyice bir algılamaya çalışır. İnceden hesaplar, bu adam ne demek istedi ki şimdi...? Histerionik ise adeta bir İsmail Dümbüllü kesilir; repliğe gerek yok zaten bu bir ortaoyunu, kısaca doğaçlama! İşte sahne ve sahnenin en parlak yıldızı! Şizoide göre 10 üzerinden ençok 4 olan bir şey histerionik'e göre en az 8dir...

Devamlı konuşan, arada nefes bile almayan histerionik'in söyledikleri şizoidin ilgisini çekse çok iyi olur. Çünkü histerionik, zorlanımlı itkilerinden dolayı sadece ilgi çekmek ve pohpohlanarak enerji çalmak üzere geliştirdiği boş bir sohbette ise, ve bu coşkusuna safdil bir şekilde şizoidden bir yanıt alma peşindeyse... alacağı sadece ciddi bir kaçış ya da bunun tam tersi, ciddi bir tokat içeren bir yanıt da olabilir pekala.

Sanki şizoid bilmiyordu sigara içerken bilek içi göstermeyi, otururken bilerek frikik vermeyi, saçlarını endamlıca savurmayı, sürüp sürüştürmeyi ve her zaman marka giymeyi seçmeyi...

Şizoide ne tüm bunlardan ki? O bir şizoiddir işte, adı üzerinde... Şizoid kendinde olanları asla bir pazar malı gibi tezgaha sermez. Oysa bu dediğim bir histerionik için olsa olsa sermayedir...

Ne zaman ki samimiyetsiz coşkusunun aynısını şizoidden de bekler histerionik... İşte çanlar çalıyorrr! Şizoidde ne gezer anacım o coşku dediğin şey? Kırıntısını bulursan ne ala!!

Zaten söze girebileceği kadar zaman tanımıyorsun, vıdı vıdı vıdı enerjisini çalıp duruyorsun ona göre sahiden anlamsız ve boş konularda çuval dolusu konuşup zaman öldürerek... Bu da yetmezmiş gibi kendi teatral coşkuna bir de gerçek veya sözde bir coşkusal katılım bekler, hatta zorla talep edersen eğer sen bu şizodden, sayın bihaber histerionik... E, bihaberliğinin bedelini de ödersin, bak demedi deme sonra...

En zararsız şizoid sadece had safhada çekilerek yanıt verir bu tip bir abesle iştigale. Ama ya narsisiszm de varsa bu şizoidde, hatta agresyon?? Oy oy, dinamitle uğraşılmaktadır...

Histerionik bundan illa ki nasibini alır!

Histerioniklerin yerleri bellidir: tiyatro sahneleri ve sinema kareleri; halkla ilişkiler; satış ve pazarlama... "Mış gibi" yapılacak her yerde onları bulabilirsiniz! Oralarda da kalsınlar lütfen, hem onları yapacak birileri gerek ki şizoidler rahat kalsın, hem de oralarda tatmin olsunlar ve de şizoidler yine rahat kalsın!!

Şizoidlerin de yerleri bellidir; isimsiz geri plan destekleyicileri, bir türlü yükselemeyen işlerinde iyi uzmanlar, mızmız karamsarlar şeklinde bilgisayarcılar, muhasebeciler, idari işler elemanları, kişisel sekreterler, zanaatkarlar, ve sanatçılar... Kısaca her daim illa ki münferit takılanlar... Spor yapsalardı olsa olsa tenis ya da golf falan oynarlardı.

Aman aman... Lütfen şizoidlerle histerionikler aynı yerlerde fazla dolanmasın. Çünkü bu noktadan sonra olacaklar ancak kişiliklerin diğer kombinezonlarına bağlı olmak kaydı ile gerçek bir çatışma ve sürtüşmeye ya da bir uzlaşmaya gidecektir. Ya her ikisi de farkında olmalı, ya da bir taraf kesinlikle bir diğerine aşık derecesinde hayran olmalı...

Aksi halde bu iş ciddi yaş bence... Bakın kopmak üzere bizim işyerindeki şizoid ile histerionik'in aşk dansındaki ilişkisi...

E, karşıtların birliği de bir yere kadar yani...

Ayşen Akgül
10 Temmuz 2007

kaynak : Sitemize Hoşgeldiniz


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:10 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org