|
|
Kaygı Nedir ?Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Kaygı Nedir ? konusu: Kaygı
Kaygı, yaşamımızın normal ve çoğunlukla da olumlu bir parçasıdır. Orta-1’e giden bir çocuğun bir resmi tamamlamasını, fen projesini yapmasını sağlayan ya da liseli bir öğrenciyi İngilizce sınavı için fazladan ...

08-02-2007, 02:43
|
 |
T.C_1923
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Eskişehir - Lefkoşa
Yaş: 22
Mesajlar: 184
|
|
Kaygı Nedir ?
Kaygı
Kaygı, yaşamımızın normal ve çoğunlukla da olumlu bir parçasıdır. Orta-1’e giden bir çocuğun bir resmi tamamlamasını, fen projesini yapmasını sağlayan ya da liseli bir öğrenciyi İngilizce sınavı için fazladan yarım saat çalışmaya zorlayan kaygıdır.
Ancak fazla kaygı yaşamı olumsuz etkiler. Böyle bir durumda çocuğun akademik gelişimi ve toplumsal gelişimi sekteye uğrar. Hatta bazen tamamen durur. Kaygı, yarardan çok zarar vermeye başladığında ne yapacağınızı bilmek, insanı ileriye götürebilecek ya da uçuruma itebilecek bu güçlü duyguyu sağlıklı bir şekilde kontrol etmek size ve çocuğunuza faydalı olacaktır.
Hemen herkes kaygı terimi ve neler hissettiğini bilir. Çocukların kaygıyı korkudan ayırt etmesi çok zordur. Ancak genellikle kaygı, gelecekteki olaylara tasalanmak olarak kabul edilir. Korku ise tam tersine, yaşanan bir duruma (bir hayvandan, sınıfın önünde konuşmak gibi durumlarda) gösterilen tepkidir. Kaygı uzun süreli bir duygu olabilir; örneğin çocuk, notlrı ve arkadaş sayısı ne olursa olsun okuldaki durumu hakkında kaygılıysa, iyi bir öğrenci olup olmadığı, öğretmeni ve arkadaşları tarafından sevilip sevilmediği hakkında daima belirsizlik yaşabilir. Kaygı sadece belirli durumlarda da (örneğin sınavlarda) ortaya çıkabilir.
Sonucunu kestiremediğimiz durumlarda kaygılı olmak normaldir. Beynimize “tehlike için hazır ol” mesajı veren kaygıdır. Farklı insanlar aynı duruma farklı yoğunlukta tepki verebilir.
Kim olursanız olun ya da aileniz nasıl yaşarsa yaşasın, eğer kaygı çocuğunuzu okulda temel bir işi yerine getirmekten alıkoyuyorsa, gereğinden fazla demektir. Bu, bazı çocuklar için yapacakları ve herkesin kendilerine güleceği korkusuyla parmak kaldırmalarını engelleyecek güçte bir kaygı olabilir. Bu yetişkine önemsiz şeyler gibi gelebilir; ama bir çocuğun küçük bir olay için duyduğu kaygı tüm gününü kaplarsa, bu durumla ilgilenme zamanı gelmiş demektir.
Ayrıca ilköğretim çağındaki bir çocukta şunlara da rastlanabilir:
q Sık sık okula gitmeyip evde kalmak istiyorsa
q Uyumakta güçlük çekme ve ana babasının yanında kalmasını isteme
q Sınav sırasında veya okul piyesinde nasıl görüneceği gibi henüz gerçekleşmemiş olaylar hakkında aşırı bir endişe.
q Ödev teslim tarihini aşırı sorun yapma
q Ödevlerin kalitesi hakkında sürekli kaygı duyma
q İnsanların içine çıktığında ana babasının yanından ayrılmama
Bir çocuğun aşırı kaygılı olmasının bir çok nedeni vardır.
q Ana babanın beklentilerinin çocuk için ulaşılamaz olması
q Arkadaşları tarafından reddedilme
q Yeni bir arkadaş grubuna girme
q Yargılanma korkusunun yerleşmesine yol açan sürekli eleştiri
q Kendileri de kaygılı olan ve farkında olmadan çocuklarına da öğreten ana babalar
NASIL YARDIM EDİLEBİLİR?
Kaygılı bir çocuğa yardımcı olmanın en önemli ve etkili yollarından biri çocuğun söylediklerini gerçekten dinlemek ve anlamaktır. Aktif dinleme tekniği bu konuda yardımcı olabilir. Bu tekniği kullanırken şunları yapmalısınız:
q Çocuğunuzu onu kaygılandıran şey hakkında açıkça konuşmaya teşvik edin.
q Konuşmasını asla bölmeyin, asla onun adına konuşmayın.
q Söylediği veya hissettiği şeyler hakkında açıkça konuşmaya teşvik edin.
q Asla “Bu şekilde hissetmemelisin” diyerek duygularını düzeltmeye çalışmayın.
q Ara sıra başınızı sallayarak ve sessizce dinleyerek, söylediklerini anladığınızı ve saygı duyduğunuzu gösterin.
Söylediklerini sakin bir şekilde dinleyip, hayatta birçok problemin olabileceğini ancak bunlarla başetmek için uğraşmak gerektiğini vurgulamanız, kaygının üstesinden gelmek için başlangıç noktası olabilir.
Ayrıca sizi kaygılandıran sorunlarla nasıl başa çıktığınızı ona anlatabilirsiniz. Çaresizlik, kaygının temel etmenlerinin biridir ve en zor problemlerin bile çözümü olduğunu bilmek bu çaresizlik duygusunu yok etmek için iyi bir adım olabilir.
q Hayal gücünü olumlu bir şekilde kullanmayı öğretin. Çocuklar kaygı yaratan bir durumla karşılaşınca, sakin ve hoş bir anıyı hayal ederek gevşemeyi çabucak öğrenebilir.
q Kendisiyle olumlu bir şekilde konuşmayı öğretin. Hepimiz kendi kendimizle konuşuruz ve bu konuşma çoğu zaman olumsuz olur. Eğer çocuk kendi kendine “Matematikte hiçbir zaman Ali gibi olamayacağım” ya da “Her zaman en düşük notu ben alırım” gibi şeyler söylüyorsa, kaygı hissetmesi çok doğaldır. Kendi kendine “Yapabileceğimin en iyisini yapacağım ve önemli olan da bu” gibi olumlu şeyler söylemesi için yüreklendirin.
q En çok kaygılandığı konuları size açması için teşvik edin. Bu kaygıları inceleyerek çözüm yollarını birlikte araştırın.
Son olarak, fiziksel yakınlığın etkisini sakın küçümsemeyin. Kimi çocuklar için konuşmanın bir adım ötesinde, sarılma ve kucaklamalarla yanında olduğunuzu hissettirmeniz oldukça güven vericidir. Bu, birinci sınıfa giden bir çocuktan liseli gençlere kadar geçerlidir. Liseli çocuğunuz dizinize oturmak için çok büyük olsa da, kanepe yanına oturup sarılmanızı engelleyecek kadar küçük değildir.
Kaynak: felsefe.gen.tr
anarşis
|

20-04-2008, 02:25
|
 |
Hacı Mauvais
|
|
Üyelik Tarihi: 31-03-2008
Mesajlar: 35
|
|
|
ben yarının olamayacağından kaygı duyuyorum.ya da "Bugün mutlu olamayacak gibiyim" kaygısı.Nasıl aşılabilir
|

20-04-2008, 11:38
|
 |
Gulyabani
|
|
Üyelik Tarihi: 12-04-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 161
|
|
|
Küçükken bunları hiç yaşamadım nedense...Tek kaygım geleceğim...
Ben bir yalancıyım ama sadece gerçekleri anlatıyorum...
|

20-04-2008, 12:34
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-04-2008
Mesajlar: 88
|
|
|
benim hayatım başlı başına kaygı... o yüzden kaygılara ihtiyaç duymam.. gerek yok..

Bana cübbesinin altına saklanmş ateist bir rahip,ustasını öldürmek isteyen bir çırak,patronundan nefret eden bir hizmetçi verin Dünya'yı yerle bir edeyim..
|

06-06-2008, 23:02
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-03-2008
Nerden: Fransa,akdenize yakin minik bir kentte
Yaş: 18
Mesajlar: 194
|
|
|
Kisacasi "kaygi=merak" ve bence fazla kurcalamamak gerek!!!merakiniz giderildiginde kaygi da bir sekilde ortadan kayboluyor!!
|

07-06-2008, 17:10
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-03-2008
Nerden: Ankara
Yaş: 21
Mesajlar: 111
|
|
Bir reklam vardı hatırlar mısınız?
"Amaaaaannn, boşveeeeerrr, bana neeee...." diye
Çocukların kaygıları ailenin dershane, özel ders, komşu çocuklarının örnek gösterilmesi gibi dertlerinden doğuyor. Anne babalar lütfen çocuklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın! Onların ömürlerini kısaltıyorsunuz.
|

29-06-2008, 23:34
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 11
|
|
|
Kaygıyı gidermenin temel yolu, kaygıya neden olan tehdidi ortadan kaldırmaktır. Gelecek kaygısının ortadan kaldırılabilmesi kişileri aşar; aileden maddi bir güvence devralınamayacaksa ve üniversite sınavı gibi kısıtlı bir şans içinde hasbelkader bir kaotik "seçim olmayan seçimin" sonucuna kişi geleceğini teslim etmek zorunda olduğu bir sistemdeyse, hele de bu sistemde o eğitim kurumundan çıkınca ne iş yapacağı hatta yapıp yapamayacağı da belli değilse, kaygıyı nesnel düşüncelerle bertaraf etmesi çok zor hatta imkansızdır. Bu kaygılar reel olarak sistemi idame ettirenlerce görülüp düzeltilmesi gereken arızalardan oluşmaktadırlar. Kişi bu durumda ya "secret" falan okuyup new age'vari bir yeni dine, ya da bildiğimiz eski dine sarılıp kaygısını azaltabilir olsa olsa... Telkin ve inançla başa çıkabilir bu kaygıyla kısaca...
Kaygı bozukluğu ise başka birşey, başlık sadece kaygı olduğu için o konuya girmiyorum...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

30-06-2008, 00:30
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-06-2008
Nerden: kendimde
Yaş: 28
Mesajlar: 34
|
|
|
Kaygı;''yaşam ve ölüm''den korkmaktır.Bir insanın tüm potansiyelini gerçekleştirememesi sonucunda ortaya çıkan bir çeşit vicdan azabı,suçluluk duygusudur.Kaygı,korku ve sinir bozuklukları; ''varoluşun'' veya varlığın bir başka görünüşüdür. V.E.Frankl
diyeceğim o ki,kaygı yaşadığımın kanıtlarından birisi ve heyecanlandığımın.

Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:08 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|