Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Sosyoloji & Psikoloji

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

O kadar çok sustum ki tamda bu an için...

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde O kadar çok sustum ki tamda bu an için... konusu: Genel olarak kitap, tiyatro ve sinemada dikkati mi çeken bir hususu konuşmak amacım. Burda bir gizli kahraman her zaman vardır. Bütün oyun, kurgu sırasında susmuş ama tamda bir ölüm , ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 29-09-2008, 20:39
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
Blog Başlıkları: 1
Standart O kadar çok sustum ki tamda bu an için...

Genel olarak kitap, tiyatro ve sinemada dikkati mi çeken bir hususu konuşmak amacım. Burda bir gizli kahraman her zaman vardır. Bütün oyun, kurgu sırasında susmuş ama tamda bir ölüm , hastalık yada kendince bedbaht saydığı kare için yaşamış bir karakter(karakter burda sadece nicelik bakımından kullanılmıştır). Ben demiştim yada ben söylemiştim demek için tüm saatler boyu bekleyen bir karakter.

Tabi ki bir film yada kurgu değil bakmak istediğimiz burdan cağıl hastalıklarına bir geçiş sağlayacağız. Burdaki en temel yanılgı (karakter için) önemsemedir. Kendinin ( kendini önemsediği kadar ) önemsenmediğini hissetmek, bu karakterin ruhuna nasıl yara açar bunu tahmin edemiyoruz. Ama bunun sonucunda bu kişinin kendi yaşamı dışında herşeyi mükemmel eleştirebilecek bir ruh halini aldığını biliyoruz.

Bknz.
(Sihirli Aynalar ve Sinek Yazı ..)


Sadece o ilk andan kendi kurgusuyla baştan yazar bu karakter sizin hayatınızı ve sonra bütün dikkatini konuşmayı yapacağı anı kaçırmamak için harcadığını ve bunun için genellikle kıvranarak dua( tanrıya edilmesi gerekmez) etiğini hayal edebilirsiniz. Yaşamlarını ve kendilerini önmsemeleri için gerekli o ana. Size tavsiyem ne durumda olursa olsun konuşma yapmalarına izin verin. Yaşam yada hayatta bundan önemsiz bir şeyiniz olmayacaktır.

Hayat bu tip konuşmaları yapmak için bekleyen insanlarla dolu olacak. Ki kendi hayatını bile önemsemeyen insanlar için fazlaca bişey almayacaklardır bu tip karakterler sonunda. Haklı çıkmak istedi mi bunu nasıl olsa aklının (akılsızlığının ) dizgelerinde nasıl olsa oturtacaktır göstermek(onlara) gibi kaygıya girmemeniz için söylüyorum bunu. Kısacası bu tip karakterderden kaçış yok en iyisi sahne tutkularını takdir edip tekraralara düşmemelerini ummalım.

Genelde Nietzsche ile kapatırız çağıl hastalığı sohbetlerini bu defa Cioran'dan bir alıntı ile bitirelim

" Her insanın içinde bir Peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar.

Vaaz verme çılğınlığı içimizde öyle yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği karanlıktan doğar. Her insan kendinin bir şey önereceği anı bekler: Ne önerdiği * önemli değildir. Bir sesi vardır ya, o yeter."

* önerdiği yaklaşık olarak söyleyeceği olarak kullanılabilir.


House of Duarden


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 30-09-2008, 12:00
cebren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
küskün jeton
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 453
halk arasında ''kamyon devrildikten sonra akıl veren cok olur'' lafında ki akıl veren / vermeye calısan kişidir kabaca bu herif
tamam tam ortusmezler

cok turlu bakıs acısı vardır
bunu meydana getiren yasanmıslıklar, genler, cevre, zeka seviyesi falan filan bir suru seydir
ve A formatında ki bir hayat sahibinin basına gelen kotu bişeyin, gelmemesi için onceden yapılması gereken seyler, bir X formatındaki hayat sahibinin her zaman yaptıgı seyler olabilir
kabaca;
yani efendim herkes o kadar cok sey soyluyor ki ve o kadar cok hayat formu var ki
herkes hayatında en az bir dogru bulmustur (evet haksızlık bu )

ve herkes kenarda duruyor, o anı bekliyor, bileyleniyor
beklemesinler efendim

muzik kosesi:
ne boyle zulum olsun ne de boyle sarkılar
..


Bazıları Delirmez

bazıları hiç delirmez / ben, bazen koltuğun arkasında / 3-4 gün boyunca yattığım olur / orda bulurlar beni / melaikeymiş derler / sonra gırtlağımdan aşağı / şarap döküp göğsümü ovarlar / yağ serperler üzerime / sonra kükreyerek kalkarım / atıp tutar, köpürürüm / onlara ve evrene küfreder / bahçeye kadar kovalarım / sonra kendimi çok iyi hisseder / tost ve yumurtanın başına otururum / bir şarkı mırıldanıp / aniden / pembe besili bir balina gibi / sevimli olurum
bazıları hiç delirmez
ne korkunç hayat sürüyorlardır
allah bilir

charles bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 11-10-2008, 21:46
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
Blog Başlıkları: 1
Bunun ötesi vardır aslında eleştirme hastalığı; genel olarak kendini geliştirme çabasında olan insanın eleştirilerini (eleştiri sonrası kendinde değişiklik yapan kişileri)dikkate alın derim ama kendini dışa alıp var olan herşeyi eleştiren ikinci bir güruh vardır. Bunlar genelde herşeyin kendi gözlerine göre olması dışında fikir yada yaşam tarzı gütmezler. Değiştirebilecek tek şeylerinin kendileri olduğunu bilmeden öylece konuşurlar. Dünyada ne çok ses var diye yakınmazlarsa buda sorun değildir.


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 13-10-2008, 12:07
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
Ben ona ukalalık diyorum duarden. Kendinin daha zeki olduğunu ıspat çabası.
Oysa insanlar bazen içinde oldukları durumun herkesten daha iyi farkındadır. Ama insanın kendince sebepleri nedeniyle, birazda bilerek ve belki olacakları görmek isteyerek, belki bir umutla, inatla aynı şeyleri tekrar ediyor olması aslında eleştirilebileceği bir nokta değildir.
Karşı saldırıya geçebilmek için sıkı bir savunma mekanizmanın olması şarttır. zaman zaman "ben demiştim" şeklinde değil ama "yapılan yanlışa" -ki bu kendimce olan yanlışlardır tabii- yaptığım eleştirilere çok sağlam mekanizmayla karşılık veren arkadaşlarım oldu.
Yapılanlar sadece bireyin kendisini incitiyor veya ben öyle düşünüyorsam müdahale yanlısı değilim. Ama yapılan hareket bir başkasını fena halde yıpratıyor ve üzüyorsa, eşit şekilde düzeltilmesi taraftarıyım...
Bazen sonuçlanan şeyler için yapılacak bir şey yoktur.
arabayı hızlı kullanma diye defalarca uyardığımız bir arkadaşımız, hız yüzünden kaza yapıp ciddi bir şekilde yaralandığında ona " ben sana demiştim" in hiç bir yararı olmayacaktır.Nedenlerden ziyade sonuçlarla daha yakından alakadar olduğumuz için , "ben demiştim" bir deyim gibi hayatımıza girdi zaten...

ne bileyim böyle bir şey..bir ara bana yazdıklarımla ilgili özet geçersen sevinirim


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 13:33
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-10-2008
Mesajlar: 18
Temel bulgular...

* Sözcük ardına sözcük dizerek (bir imge daha) ya da yerleştirerek (bir imge daha) örneği olmayan bir kumaşı dokumak, eğlenceli bir iş değil her zaman. Hele temelleriyle, sonuçlarıyla bir akıl yürütme, bir düşünce ortaya koymak için çalışılmıyorsa... Bilge Karasu

* İnsan nefret ettiği kendiliğiyle bir yarılma yaşar, bu da kendi kendisiyle olabilmek için dışarıda düşmanlar bulunmasını gerekli kılar... Arno Gruen

* oh be egomu tatmin ettim : ))

Bu yarılmanın bi de tipleri var... Gelir elbet sırası : )) Ben de bi tipe giriyom ama sölemem

Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 14:15
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
Blog Başlıkları: 1
Eğlenceli olmuş çok susmuş olmalısın Evet genelde tüm eleştirilerimiz kendimizden başlayarak yayılır ama kim farkeder bunu. Güzel tespit olmuş ama dışına çıkmayı sağlamıyor değil mi?

Normalin Dellliği Önsöz:

Kişi kendi içiyle olan ilgisini yitirdiyse artık ancak çarpıtılmış bir kendiliğe; dış dünyanın hoşuna gidecek belli davranış ve duygu durumlarına uygun bir görüntüye yaslanabilir.... Ana Gruen

Genelde kişi kendinini ne derece alçaltabileceğini bilmeli kendini yüzleşme istiyorsa yoksa zaten o seviyeden yükseğini bilmiyorum mu ? Huzursuzluğun Kitabı tavisyesinde bulunayım birde


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 15:53
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-10-2008
Mesajlar: 18
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Eğlenceli olmuş çok susmuş olmalısın Evet genelde tüm eleştirilerimiz kendimizden başlayarak yayılır ama kim farkeder bunu. Güzel tespit olmuş ama dışına çıkmayı sağlamıyor değil mi?

Normalin Dellliği Önsöz:

Kişi kendi içiyle olan ilgisini yitirdiyse artık ancak çarpıtılmış bir kendiliğe; dış dünyanın hoşuna gidecek belli davranış ve duygu durumlarına uygun bir görüntüye yaslanabilir.... Ana Gruen

Genelde kişi kendinini ne derece alçaltabileceğini bilmeli kendini yüzleşme istiyorsa yoksa zaten o seviyeden yükseğini bilmiyorum mu ? Huzursuzluğun Kitabı tavisyesinde bulunayım birde
ha anladım bu yüzden maske takıyorlar : )) Evet öyle diyor yitirilmiş kendilik huzur vermez çevresinde dönen bir devinime maruz kalır diyor...

İnsanlığın temel hastalığı, kişilik yapılarını sadece düşman imgeleri sayesinde ayakta tutabilen ve kendilik nefretlerini karşı güvensizliklerini ve sorumsuzluklarını böylelikle maskeleyebilenlerin etrafında döner... Arno Gruen/ İhanete Uğrayan Sevgi ve Sahte Tanrılar...

Ve eğlenceli mi bilmem... Ben eğlendim ama : ) Susmayı tam manasyıla öğrenemedim... Öğrendiğim zaman susacam : ))

Tavsiyeniz için teşekkürler... Önceliğim olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 16:15
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
Blog Başlıkları: 1
Rica ederim en az kendini maskesiz sayıp rakı sofralarrında inandığı herşeyi meze edenler kadar maskeli herkez kim kimi görebilir hem hangi gözle.


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 16:29
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-10-2008
Mesajlar: 18
Maskeli miyim, maskesiz miyim bilmem : ) Gören yüzüme söylemeli. Dedim ya düşmanımda bile çıplaklık isterim...


Korku örtmeğe en yatkın olduğumuz kirimiz, gizlemeğe en çok uğraştığımız kokumuzdur... Bilge Karasu
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 31-10-2008, 16:31
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
Blog Başlıkları: 1
Evet kimsenin arkasından konuşmadık neyse ki onu yapanlar düşünsün kendi nevrozlarını yarattıklarınıda Dedim ya buyrun sahne sizin daha önce dediğim gibi sadece kendi hikayesine inanır o kadar çok konuşan. Neyse ki lekelemeyiz biz hiç bişeyi


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
için..., kadar, sustum, tamda


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kendin için yaşamak mı? Yoksa toplum için yaşamak mı? fatih yavuz Tartışmak İstiyorum 20 Dün 04:26
Ne kadar aptalız (ne kadar aptal olabiliriz) ? High Hopes Tartışmak İstiyorum 3 08-03-2008 14:44
Bir doz Ahmet Hakan... Sinirlenmek için mi, gülmek için mi?... High Hopes Geyik Mevzular 0 18-01-2008 19:29
Ne kadar susulacaksa... O kadar sustum... titania Hayata Dair.. 1 14-12-2007 13:22
Hayat Kadar Yalan Ölüm Kadar Gerçektik duarden Hayata Dair.. 0 22-03-2007 00:55


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:54 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org