|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Yasemin Tokur...Şiirler içerisinde Yasemin Tokur... konusu: Ben miyim Bu Ölen?..
Kırmızı savaşlar ekili toprağımda
yeşeren öfkeme korkuluk yapıyorum
alnımı boydan boya çizen sevdanı
Savaş sonrası
ölüm kokan bir koğuşta
tıka basa aç
ve sırt üstü yatıyor ...

06-12-2007, 01:35
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
Yasemin Tokur...
Ben miyim Bu Ölen?..
Kırmızı savaşlar ekili toprağımda
yeşeren öfkeme korkuluk yapıyorum
alnımı boydan boya çizen sevdanı
Savaş sonrası
ölüm kokan bir koğuşta
tıka basa aç
ve sırt üstü yatıyor yalnızlığım
Soruyorum
kalbimde bıraktığın izleri de
sığdırabilir misin kılıcının kınına
yoksa
arkana bakmadan gider misin
yanı başından ayırmadığın uzak diyarlara...
Katı bir merhem gibi
sürsem bulaşmaz tenime tenin.
Etimde
dumanı üstünde bir özlem kanarken
yarama tuz basıyor kasık sancılarım...
Senin yatağın gül kokarken
meçhul bebelerin ırzına geçiyor akbabalar.
Ya uyu
kana bulanmadan kirpiklerin
yada
düşür gözünde büyüttüğün inci tanelerini
Soyundum bütün yaralı gölgeleri...
alnıma dayadığın kıskanç namlunun kollarında
üşümüyor değilim
Kurşun oluyor suskunluğun
sen vuruyorsun
ölüm ellerimde tir tir titriyor.
Yırtıyorum göğü
paramparça oluyor bulutlar
Acıyor
kursağımdaki taze fesleğen kokusuna yapışıp kalan ciğerim
Acıyor
yeşile boyadığın mevsimlerim...
Bir tek sen acımıyorsun
Bir tek sen...
Siz yakın diyorum...
yarin yerine siz yakın beni
yangınlar kızıyor...
Tüketiyorum sorguları
bir tek
eskimiş adın kalıyor geriye
Sol yanımda yatan soğuk şaha kalkıyor
ve sana kurduğum
bütün cümlelerim devriliyor
Ayaklarımın altında ki kahır parçalarına bastıkça
yüreğim pul pul dökülüyor
Anlamıyorum!
Düşlerimde seni melekler gibi yaşatıyorken
şimdi ben miyim bu ölen?
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:36
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Bu Kaçıncı Son Yolculuğum...
“Yanık memleketlerin sıcağına gömdüm yüreğimi dün yine
Uzun yollar çizdi gecemi boydan boya
Ve bütün geçmişimi anlattım yan koltukta oturan yalnızlığıma”
sağımdan solumdan geçtikçe kaçışlarım, tutunuşlarım
kalan cesaretimi de Bolu Dağı’nın eteklerinde bıraktım
sana mı geliyorum yoksa senden mi kaçıyorum bilmiyorum
saat üç’ün serin nefesi çarpıyor elmacık kemiklerime
demli ve iki şekerli soğuk çayla cayıyorum uykumdan
boynumda bükülmüşlüğün sancısı
omuzlarımda yalnızlığımın sarı saçları
kan çanağına düşmüş iki zeytin tanesi
arka masada yudumlanan çorbanın sesi
ve kara kaşlı gencin dibine kadar içtiği sigara süslüyor gecemi
otuz dakika sonra yine ayaklarımda karıncalanmalar
yine limon kolonyası geçidi
ve yine dar bir koridora sıkışıp kalıyor
hassas ömrümün çaresizliği
neden konuşmuyorsun yalnızlığım benimle
ben biliyorum aslında senin derdini
İstanbul u özledin öyle değil mi?
neyine vurgunsun bu şehrin bilmiyorum
ne kaybolabiliyorsun ne de kendini bulabiliyorsun oysa
ne hatırlamak istediklerini hatırlayabiliyor
ne de unutmak istediklerini unutabiliyorsun
hadi boş ver İstanbul’u yolumuz uzun sen de biraz uyu
hey uyan, şuna bak sabah gülüyor halimize
anlaşılan yine geldik
ama neresi burası bilmiyorum
şimdi ben neredeyim sen neredesin...?
yollar bitiyor, geceler bitiyor, çareler bitiyor bu yolculukta da
yine bu son diyorum
ama ayaklarımda kararlı bir isyan yine yollarına düşeceğim biliyorum
sen de biliyorsun...!
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:36
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Çağırma Beni...
Sana gelmemiş miydim
Gözlerimde umutsuzluk damlaları
Ellerimde çaresizlik tohumları
Dudaklarımda suskunluk çatlakları
Ve yüreğimde tek kişilik bir yalnızlıkla
Hatırla!
Asil bir senaryo yazmıştık bu aşka
Ben kusursuz bir oyuncu
Sen sıradan bir seyirci
İşin ilginci
Bu oyundan kaderin bile haberi yoktu
Sadece sen biliyordun
Geceler boyu neden ağladığımı
Ve sadece ben bilmiyordum
Aslında yüreğinde bir yerim olmadığını
Hiç Ağlamadım
Düşünmedim seni senden sonra
Çünkü bu aşktan geriye
Yine kendim yine ben kaldım kırık dökük
Kucağımda adını koyamadığım sancılarımla
Gidemediğim yarınları bekliyorum
Avutmaya çalıştığım geceler yıldız yıldız ağlarken
Bileklerime bir kez daha asiliğimi takıyorum
Kirpiklerimin ucundan düştü maviler yeşiller
Kırmızıyı gözlerimin siyahına
Yağmurları avuçlarıma sakladım
Seni sevdiğimde mevsim beyazdı
Şimdi sarı
Tek farkı
Artık seni sevmiyorum
İki kaşımın arasında ki ölüm kadar yakınken gidişin
Söylesene
Seni tekrar nasıl sevebilirim
Artık çağırma beni ne olur
Ne gelebilirim
Ne de tekrar ölebilirim...!
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:37
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Ağla ki...!
böyle yakıp yıkmaya ne gerek vardı ki
git deseydin gitmez miydim?
aklıma dayadığın yalnızlık namlusu
-uykularıma tehditken
gel ve çek tetiği erkeksen
dağılsın yokluğun her bir hücreme
beyaz kanatlarında sevdayı taşıyan martılar
gelinlik giyip öyle gelsinler cenazeme...!
kırmızı gülleri çağırmayın, üzülmesinler
bir tek annem ağlasın ardımdan
kalan hüzünlerimi meze yap şiirlerine
nasıl olsa ben,
hayatının anlamını yüklediğin
-bir imge olamadım
kağıtlara sattığın duygularında...!
yoksa kahve gözlerinde zindan siyahı bakışlar mı kaldı / söyle yabancı
son yalan mı, bu arkasına gizlendiğin suskunluk
dinle deseydin dinlemez miydim?
ben yokken çıkardığın yangınlarda arsızlığını da yak
ve hala titriyorsa ellerin,
geceden çaldığın yıldızlardan, birkaçını daha bırak
bu koca şehri hatıra bıraktım sana
yosma gülüşlere inat, ağlayan kaldırımlarını da
karanlık sokaklarında
sigaranın ışığıyla bulduğun bir yüreğe emanet etsen de korkularını
ağlamaktan utanma
ağla ki akayım içinden
ağla ki kalmasın geriye hiçbir şey benden...!
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:38
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Vur Beni Gece...
En karanlık düşümden vur beni
Diz üstü sancılarım toprağı öperken
Ellerimden aksın yüreğimin son damlası
Güne karışmadan ölüm telaşım
Gözümün önünden geçsin bütün aşklarım
Kalbimin en kırık yerinden vur beni
Bir tutam ağıt basıp yarama
Fakir baharların
Rutubet kokan evlerinde tüketeyim
Ömrümün yeşilini
Ellerimde üşüyen şehrimden vur beni
Duvarlarına yazdığım acılarım ağlamaya başlamadan
Hırsız kaçışlarda yakaladığım
Pahalı bedellere dolarım çıkmaz sokakları
Ve sadece bekçinin düdüğü kadar korkarım
Hayata yakalanmaktan
Vur beni gece
Sana uzanan gölgemden...!
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:38
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Ağladığıma Bakma...
her gece yokluğun, aklımın en ücra köselerinde yatmışken pusuya
bir kurşun yetmez, hasretinin eceline susayan canına
neferime eksem de bahara inat hazan çiçeklerimi
seni görmeden satmayacağım bedenimi bu toprağa
sol yanımın sahiplenemediğim soğuğundan
ayazını da al öyle git bari bu şehrin kalabalığından
ben gündüzden çaldığım güneşle yakarım soluk benizli gölgeleri
sen de bu arada geri dönmek için hazırlan
göz yaşlarıma demir atan toz pembe düşlerimi
umudun açık denizlerine döksem daha mı iyi
yaşanmış güzel çirkin her şeyin hatırına
hadi uzat ellerini de bir kez daha bırakıyım avucuna yüreğimi
biraz daha beklersem eriyip gideceğim yokluğunun verdiği şaşkınlıktan
geç kalmaktan korkuyorum bir tanem hayatı yakalayamamaktan
bana geldiğinde yüzündeki çizgileri
şakaklarına değil de gerdanına paralel bulmaktan….
gel de kırılsın artık beni hapsettiğin kafesin parmaklıkları
yokluğuna doydum tıka basa…üzerine içtiğim gecelerin sancıları
bedenimde sakladığım kokunla yıkandığımı görmüş, öfkelenmiş
dün almaya geldi ay…vermedim…gülüşüne dizdiğim ıslak yıldızlarını
bir kelepçe kollarımda sensizliğe direniyorum
senden geriye kalan son ihtimalse bile
ölme hakkımı kullanmak istemiyorum
geçte olsa geleceksin biliyorum
ağladığıma bakma…seni beklemeyi de en az senin kadar seviyorum…
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:39
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Çalıntı Sahipsizliğim...
isyankar şiirlerimin cesur kahramanı
sen,öksüz karanlığı şefkatle büyüten bu merdiven boşluğunda
yalancı kelebeklere baharlık yaparken
ben soldum...!
tembel geceler bir türlü getirmiyor yarınları
dünün yorgunluğu çökmeden tırnak diplerime
bir sönse şu telaşlı yangınım
kül rengi efkarıma boncuklar takacağım
eğreti gelinliğimde parladıkça
iğne ucu sancılarımdan kalan kırmızı lekeler
duvak şeffaflığına sakladığım yüreğimi
göğe hediye ediyorum
ve o gürledikçe ben ağlıyorum...!
rüzgar doldurdukça bağrıma
dağlara olan öfkesini
uçurum bakışlarda hapis yatıyor düşlerim
bu infaz da beyaz tenime çok yakışıyor ama
ölüme hazır yavrular düştükçe rahmime
kısır sevdalara üvey annelik yapıyorum...!
hiçbir yağmurun silemeyeceği tükenmez çarelerle
umudu yazmak istiyorum avuçlarımın içine
takvimlerimde akan karanlıklara inat
güneşi çalacağım tarihinden
ve bu son esmer günüm olacak öptüğün...
Yasemin Tokur
|

06-12-2007, 01:40
|
|
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
|
Beni Sana Gömdüm...
Yedi kat gömdüm yüreğimi yüreğine
kefenimin cebine sığan sadece
hasretinin ayazında buz kesmiş ellerim
ve sana söyleyemediğim cümlelerim...
yetişemediğim zamanın gölgesinde
güneşine hasret kaldı saç diplerim
şimdi yedi kat altındayım yüreğinin
köklenmek filizlenmekti niyetim
oysa toprağında daha çok üşümekteyim...
sızlayan kemiklerimin arasından
süzülen ışıkla kamaşmıyor
alışsa da karanlığın siyahına gözlerim
acılardan acı beğeniyorum
ve bekliyorum
kırıldı kırılacak
artık çıyanların doladığı ince belim...
nasıl da hevesliydim sen de ölmeye
ve beni sana gömdüm
ama şimdi
avazıma emanet suskunluklarım
sadık bir dost gibi
sustukça ağlıyorum
sustukça ölüyorum
hem de diri diri...
a n l a _ şimdi yedi kat dibindeyim yüreğinin
köklenmek filizlenmekti niyetim
oysa toprağında daha çok _ ü ş ü m e k t e y i m...
Yasemin Tokur
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:12 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|