|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
İMLEK - Erdal Erene ŞiirŞiirler içerisinde İMLEK - Erdal Erene Şiir konusu: En katı yürekli cellatların
Gücü sonsuz değildir.
İMLEK
Yasak koymuşlar
Şiirlerin adını
Gece çırpınıyor avuçlarımda
Kalemim
Bir kızın alevli saçları gibi
Tavlanmış
Çeliğini tutuyorum
Yaşamın
Bir parça aydınlık
Parmaklarımda üşüyen
...

05-12-2007, 20:00
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-10-2007
Mesajlar: 20
|
|
İMLEK - Erdal Erene Şiir
En katı yürekli cellatların
Gücü sonsuz değildir.
İMLEK
Yasak koymuşlar
Şiirlerin adını
Gece çırpınıyor avuçlarımda
Kalemim
Bir kızın alevli saçları gibi
Tavlanmış
Çeliğini tutuyorum
Yaşamın
Bir parça aydınlık
Parmaklarımda üşüyen
Kara yazmadı anaların
Bölünmüş yüreğinde sevinç
Umut asılı yanakların
Gülüşünde sırıtır acılar
Sevinci dişlenen güller
Bükmüş boynunu
Baltasına celladın
Cellat itaatkar elleriyle
Geçirmekte Erdal ın boynuna
İmleği
Sarhoş bir çingenenin
Ayaklarına düşmüş
Susturulamayan sevdanın yüreği
Kanı üşütüyor
Kırılgan çığlığı öfkenin
Dona kalıyor ayrılık
Sessiz sedasız
Gecenin bedeninde
Erdal EREN'e
1991 aralık
abdullah oral
|

05-12-2007, 22:19
|
 |
mavi denizim
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Yaş: 26
Mesajlar: 572
|
|
|
buda güzeldi.....
|

05-12-2007, 23:03
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 09-11-2007
Mesajlar: 79
|
|
|
sn ozan proleter'e teşekkür ederim.
Bende, Deliler Teknesi adlı bir edebiyat sanat dergisi okuyordum. Dergide 12 Eylülde idam edilmiş gençlerin ailelerine yazdığı son mektupları var. Tam da erdal Eren'in yazdığı mektubu sizlerle paylaşmak üzereydim. Sn Ozan'ın konusunu gördüm.
Erdal Eren'i unutmadık unutmayacağız.Sevgi ve saygıyla anıyorum.
Şimdi Mektubu olduğu gibi size yazıyorum..
"Sevgili annem, babam ve kardeşlerim;
(...)
Düşüncelerimi bu mektupta anlatmaya çalışacağım. Şu anda ne durumda olacağınızı tahmin ediyorum. Ama çok açıklıkla söylüyorumki benim moralim çok iyi ve ölümden de korkum yok. Çok büyük bir ihtimalle bu işin ölümle sonuçlsnscsğını çok iyi biliyorum. Buna rağmen korkuya, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmıyorum ve devrimci olduğum, mücadeleye katıldığım için onur duyuyorum.Böyle düşünmem, böyle davranmam, halka ve devrime olan inancımdan gelmektedir.
ölümden kormadığımı söylemem, yaşamak istemediğim, yaşamaktan bıktığım şekilde anlaşılmamalı. elbette ki hayatta olmayı mücadele etmeyi arzularım. ancak karşıma ölüm çıkmışsa, bundan korkamam, cesaretle karşılamam gerekir.
Anne, baba ve evlet arasında sevgi çok güçlüdür, kolay kolay kaybolmaz. Ve evlat acısının da sizin için ne derece etkili olacağını biliyorum.
Şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. Bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek ama yok olmayacaklar
Mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar. Sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir.
Zavallı ve çaresiz biriymişim gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. Bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz.
Hepinize özgür ve mutlu yaşam dilerim.
Devrimci selamlar
Oğlunuz ERDAL"
13.12.1980 Ankara gece 02.55
Hiç mapusta yatanlarla mektuplaştınız mı bilmem. Ben, mektuplaştım. Gelen her mektup
onların yarınlara bizden daha umutla baktığını gösteriyordu.
Bazen kendime kızıyordum güzel şeyler yaz diye ama nafile çünkü kağıt ve kalem elime geçtiğinde bırakın yarınları bugününde boş ve anlamsızlığından bahseden karamsar sözcükler dökülürdü kağıda. Ama gelen her cevap bir tomurcuğun daha filizlendiğini gösteriyordu çoraklaşmış topraklarda....
Sevgi ve dostlukla kalın...
|

06-12-2007, 01:00
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
|
Erdal Eren
En çok erdal savurur beni hüzne. Kimseye yakışmaz ölüm ama, erdala konduramam hiç bir zaman ölümü, erdalın idamı sanki bu Dünyada ki en büyük haksızlıktır insan oğluna yapılan . Bir çocuk bu kadarmı onurlu, bu kadarmı yiğit olur? Bir çocuğun Faşizme vuracağı tokat bu kadarmı büyük olur? Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla tutuklanmış ve 13 Aralık 1980 tarihinde asılarak idam edilmiş olan TDKP üyesidir.
ODTÜ'lü Sinan Suner’in 1980’de öldürülmesini protesto etmek için düzenlenen gösteride Erdal Eren de göstericiler arasındaydı. Göstericiler ve kolluk güçleri arasında çıkan arbedede er Zekeriya Önge yaşamını yitirdi; Erdal Eren’le birlikte 24 kişi gözaltına alındı. Eren, Zekeriya Önge’yi öldürmek suçundan tutuklandı. 2 Şubat’ta gözaltına alınan Erdal Eren, hızlı bir yargılama sürecinin ardından, 19 Mart 1980’de (gözaltına alındıktan 46 gün sonra) idama mahkum edildi. Erdal Eren'in henüz 16 yaşında olması, avukatlarının sundukları deliller ve tanıkların ifadeleri kararın uygulanmasını engelleyemedi.
Avukat Nihat Toktay'ın adli sürece dair iddiaları
Dava sürecinde olay yerinde keşif yapılmadığını, Erdal’ın yaşının belirlenmesi için kemik incelemesi istediklerini ancak yerine getirilmediğini belirten Nihat Toktay; ayrıca Erdal Eren’le birlikte olay yerinde tutuklanan 24 sanığın da tanık olarak dinlenmediğini, ölen askerin üzerinden çıkan elbiselerin Adli Tıp’a gönderilmediğini de söyledi.
Toktay, 'Kurşunun mesafesine ilişkin bir inceleme yapılmadı ve yakın mesafe atışlarında meydana gelen etteki yanığa açıklama getirilmedi, olay yerinde kullanıldığı iddia edilen silahlar ile askerlerin silahlarının balistik incelemesi yapılmadı, tanık olarak dinlenen askerlerin ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmedi.' dedi. Toktay, Erdal’ın üzerinde bulunduğu 3,5 metrelik yükseklik ile Önge’yi öldüren kurşunun giriş açısı ve yönünün çeliştiğini belirterek, otopsinin Oktay Çetinsoy isimli bir stajyere yaptırıldığını ancak bu isimde birinin varlığını tespit edemediklerini söyledi.
Vikipedi
Bu arada, sn ozan proleter'e teşekkür ederim.
Aklıma gelmişken, 1980 senesinde şimdiki çankaya dersanesinin bulunduğu eski Emnniyet Müdürlüğünde o gece bana ceketini veren abiyede teşekkür ederim.
|

05-01-2008, 13:16
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-10-2007
Mesajlar: 20
|
|
|
sn fenasi dost bu harika erdal erenin mektubunu paylaştığın için teşekkürler

Evrenin yasalarındandır,/ hiç bir şey dibe vurmadan yeni başlangıçlara yönelemez,/ bu doğanın diyalektiğine tersinden bakmak, ve kendimizi aldatmak olur.
Elbette yeni başlangıçlar olacak, ama, önce tüm dünyada, emek dibe vuracak, ve yeni başlangıçlara yönelecektir arayışlar, ki- o gün geldiğinde hiç kimse kendini bundan kurtaramayacaktır …….
A Oral
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:11 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|