Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Şiirlik

Şiirler içerisinde Şiirlik konusu: İMLASIZ Ayağı kayan bir çocuk Kadar şaşkınım, bilemedim Düz yolda yürümenin imlâsını Kanayan dizlerime bakıp da Ağlamayı öğrenemediğim gibi Sevgilisi değildim kadınlarımın Bir papağan tüneğiydim belki Ama birkaç sözcük öğrendiysem ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #61 (permalink)  
Alt 29-01-2008, 14:30
remedios - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
her dem arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 253


İMLASIZ

Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlâsını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi

Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi

Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada

AHMET TELLİ


** Gözlerinin benimle konuşabilmesi amacıyla; dudaklarını birleştirdiğinde bin yüzlü bir aynayla yakaladım bakışlarını. Ve gözleri benimle konuştu... Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #62 (permalink)  
Alt 30-01-2008, 11:56
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-11-2007
Mesajlar: 79
YÜREK ÇAĞRISI
Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere
Tatlı su göllerine akamıyorum
Yüzüm yüreğim deprem dalgası
Bu gül kıyımlarına bakamıyorum
Her sevi bir türküdür bağrımda
Her öfke bir ağıt
Ağıtlar kuşatmış dört yanımı
Kendi türkülerimi haykıramıyorum

Şarkılarla bezeniyor ufuklar
Yüreğim patlıyor dağbaşlarında
Yüreğim
Sancımı duyar mısın yaralarında
Kuş seslerinde yas nağmeleri
Şarkılar sabır ve çile makamında

Mendilimde öfke çıkınımda bilinç
Uykusuz kalır mısın kitaplarıma
Dudaklarımda hüzün
Avuçlarımda sevinç
Kulak verir misin çığlıklarıma
Dağları aşarak gelmişim sana
Demir kapıları kırarak
Işık olur musun karanlıklarıma

İsterim ki senden
Yaylalarda otlak olasın
Ovalarda ırmak olasın
Yayılasın göğsümün kırlarına
Sarasın beni sarasın

Dalların sevdası düşmüş toprağa
Olgun meyvelere hasret gençliğimiz
Zamanın billur çağlayanı
Gürül gürül akarken avuçlarımızda
Bir damla yağmur adına
Yakarmış dağbaşlarında yüreğimiz
Gökyüzünde sanılmış bütün yaşam
Gökyüzüne çivilenmiş ellerimiz

Ateşler yine parlıyor dağlarda
Dolular yine kırıyor çiçekleri
Gecenin karnına inerken şafağın tekmeleri
Bulutları delen ışıklar
Ezik ve kinli
Aydınlık iri
Sanki kocaları işkencede kadın gözleri

Nasıl kapanır bu kanayan yara
Nasıl anlatılır ki sana bu hal
Terimde tuz gözyaşımda bal
Bağdaş kurar mısın soframa
Gözlerimde umut yüreğimde aşk
Ölümleri boşlayıp düşer misin sevdama

İsterim ki senden
İnancıma aşık olasın
Zindanıma ışık olasın
Yürüyesin gönlümün yollarına
Sorasın beni sorasın

İnce kabukları zorlanıyor zamanın
Gelecek damlıyor yorgun havuzlara
Damlalarla yılların gelin yüzü
Suların üstünde koskoca bir çağ
Umutlar sığmaz oluyor alanlara

Baharda gazel dökme bahçelerime
Ben yaşamayı bilmez miyim
Çocuklarım okul yollarında
Okullarım sabah kollarında
Sanki güzellikleri görmez miyim
Papatya beyazlığında ölüm sarısı
Karanfil kıvrımlarında kan
Bu çiçekler uğruna ölmez miyim
De gülüm ben seni sevmez miyim

Bahar değil acı yükleniyor dallarıma
Yapraklarımda ayrılık
Meyvelerimde gurbet
Vuslat olup gelir misin kollarıma
Ellerimde kış saçlarımda kar
Cemre olup düşer misin toprağıma

İsterim ki senden
Yılgınlıkta inanç olasın
Zulme karşı direnç olasın
Gömülesin aşkımın sularına
Göresin beni göresin

Göresin ki destan edesin
Söyleyesin dillerden dillere
Bir türkünün dizelerinde
Bir kavalın nağmelerinde
Alıp başını gidesin
Bağrı yanık yeller üstünde
Güneşin rengiyle düşesin ufuklarıma
Kırasın karanlıklarımı kırasın


Adnan YÜCEL
Alıntı ile Cevapla
  #63 (permalink)  
Alt 31-01-2008, 17:33
aslan62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 25-10-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 122
AY KARANLIK

Maviye
Maviye çalar gözlerin
Yangın mavisine
Rüzgarda asi.
Körsem
Senden gayrısına yoksam
Bozuksam
Can benim, düş benim
Ellere nesi?
Hadi gel
Ay karanlık...
İtten aç
Yılandan çıplak
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel
Ay karanlık...

Dört yanım puşt zulası
Dost yüzlü
Dost gülücüklü
Cigaramdan yanar.
Alnım öperler
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel
Ay karanlık...
Ahmed Arif


yüz çiçek açsın yüz fikir birbiriyle yarışsın.... mao zedong
Alıntı ile Cevapla
  #64 (permalink)  
Alt 03-02-2008, 22:04
LİBERTA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Nerden: Ankara
Yaş: 38
Mesajlar: 39
Blog Başlıkları: 4
Kim bakar gökyüzüne
Kim ağaçlardan elma toplar
Kim sularda yüzer
Kim aya bakar

Gökyüzü turunç
Elmalar laci
Sular kurşuni
Alıntı ile Cevapla
  #65 (permalink)  
Alt 03-02-2008, 22:08
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2007
Nerden: dünyadan
Yaş: 32
Mesajlar: 249
üç dağa ağıt

açlığın
çıplaklığın acısı mı genişliyor
dalları
meyvaya çağıran rüzgar mı
dalgın bir kuşun ötüşünden
sevdiğinin kalbine düşen aşık mı
yağmuru emen toprak mı derinleşiyor
yas mı tutmalıyım onurlu ölüme
halkın gözlerini dolduran çizgilere
umudu mu çağırmalıyım
ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
sıcak titreyişi varlığını hayata adamışların
gidiyor
öfkenin haykırışları
yasalarıyla gidiyor kahredişin
zulmün ve iğrençliğin buyruklarıyla gidiyor
toprağa düşen bakımsız yapraklar gibi değil
azarlanmış çocukların kederiyle değil
doğuşun ve sevmenin feryadıyla gidiyor
ölümü donatan arkadaşlarım
ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
durutarak gündüzleri geceleri
durutarak adanmışlığı, mertliği, yüceliği
damıtıp sevdalarına
neferi toprağa aşılamaya gidiyor arkadaşlar
bulutlar da hafif mi kar taneleri kadar
özgürlüğün borcu mu ödeniyor
yaralar mı açılıyor yoksulluğa
ezilmişliğin isyanı mı sesleniyor
ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
birer rüzgar uğultusu bırakarak yanan ateşe

nihat behram
Alıntı ile Cevapla
  #66 (permalink)  
Alt 04-02-2008, 17:47
remedios - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
her dem arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 253
Sivası unutma şiiri / Yılmaz Odabaşı

-Asım ve Metin Ağabey ile
Behçet?in anısına


riyakar ve yalancıdır şarap aşkları
oralarda güneşe bırakılmış bir avuç kar gibi erirler
biz o vakitlerde şiir söyleriz
ama yiter
ışıkta
gündüzleri bileylenen bıçakların kıvılcımları

*
biz
dolu
vakitlerde
şiir
söyleriz

okursunuz
boş vakitlerde
yanarak biz, gülerek siz

öle öle geçeriz ıslıkla geçtiğiniz durakları...

*
sonra boşanır zembereğinden bütün zamanlar
şiir söyleriz
asıl şimdi eşkiyadır, tedbil gezer şiirimiz!

a yazacağız
z
a
l ama
a belli ki
c bu nispette
a h
ğ e
ı p
z y(anacağız!)


** Gözlerinin benimle konuşabilmesi amacıyla; dudaklarını birleştirdiğinde bin yüzlü bir aynayla yakaladım bakışlarını. Ve gözleri benimle konuştu... Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #67 (permalink)  
Alt 06-02-2008, 12:55
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2007
Nerden: dünyadan
Yaş: 32
Mesajlar: 249
BEYAZ GECELER
Bütün hayatları bilmek isterdim
ilginç geliyor bana bir gemicinin anlattıkları
eskiyen aşkları bırakıp yeni yükler aldıkları
beyaz bir gecede.
bilmek isterdim Çamlıhemşin'li
fırıncı ustanın niçin Batum'dan
göç ettiğini kömür yüklü mavnayla
beyaz bir gecede.
Beyaz bir gecede beyaz bir gecede
savrulmuş buralara Saraybosna'dan
elinde hiç işlemediği nakışı
Kış zorlu Makedonya komitacı
dolu buğulanmış camları vagonların
bakışı mavi gözleri dalgın o kadın
doğurmuş sonra annemi
Bilmek isterdim
Bozüyük Bilecik arasında
bin dokuz yüz kırk yedinin martında
tipi ve aç kurtlar saldırınca
tepesinde bir telgraf direğinin
donan gencecik hat bakıcısının
hayatını.
Beyaz bir gecede.
ne söylenecek bir türkü
ne yazılacak bir roman olan
bütün hayatları
yaşanmış bütün hayatları bilmek isterdim.
beyaz bir gecede...
behçet aysan..
nur içinde yatsınlar...
Alıntı ile Cevapla
  #68 (permalink)  
Alt 06-02-2008, 21:30
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 11-01-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 29
Mesajlar: 17
kuş damdan düşünce
sarışın bir yürüyüşüdür artık ölümün
bir yağmurdur açılan kuraklığa
bir yağmurdur kulübesi nisandan
ve onun ayaklarına dolanan o gökyüzü
kansız yüzleridir diri kuşların
kuş düşünce damdan
kuş düşünce damdan
kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler
uzun bacaklı tanrılar koşuşur sokaklarda
kuş öldü herkes mi arıyor
gençlik mi yürüyor herkese ve mi arıyor
onun gözlerini satılan çarşılarda
kuş öldü kanadının altındaki o yara
yağmurun karanlığını getiriyor geceye
yağmurun ırmaklarını getiriyor geceye
kuş öldü
küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce
öldü, kim ısıtır artık onun ellerini
suların aynasında üşüyen ellerini
suların saygısıyla üşüyen ellerini.
ismet özel
Alıntı ile Cevapla
  #69 (permalink)  
Alt 06-02-2008, 23:05
yıvgım
 
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 157
büyüyen insanmıdır,düşüncelerdeki iltizam mı?
yalnızlık kadermidir,yoksa bir keder mi?
büyüyen yalnızlıklara konuşanlar mı sebeptir
yoksa düşünceden yoksun bir nefis mi?
Alıntı ile Cevapla
  #70 (permalink)  
Alt 07-02-2008, 11:58
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2007
Nerden: dünyadan
Yaş: 32
Mesajlar: 249
ben uyurken
duvarıma tırmandın
güllerimi yoldun
ve bütün şikâyetin
sen uyurken
bahçene girenlerden..
özdemir asaf.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
siirlik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:56 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org