|
|
Titania'nin düşsel platformundanŞiirler içerisinde Titania'nin düşsel platformundan konusu: diyecek biseyim yok dilimin tutulmasindan baska......

04-05-2007, 13:35
|
 |
dum spiro spero
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: dogunun en güzel çöplüğü
Yaş: 25
Mesajlar: 253
|
|
|
diyecek biseyim yok dilimin tutulmasindan baska...
Bir Üsküdar balkonunda guruba karşı demlenir gibi
bir akşamüstü, Laypzig'te, tramvay durağında
tadını çıkara çıkara, yudum yudum
kederleniyorum.
41 yil sonrasinin serefine..ayni yerdeydik...
|

10-05-2007, 01:49
|
|
|
|
Yine döner iskeleye bir martı kuşu.....
Tükenmekteyim gunden güne,
Anın bir çarpışmadaki ışık çarpması gibi düşüyor bedenime
Verdiğin yaranın derin acısı
Simdi hangi sese seslensem biraz ıstıraplı
Şimdi hangi göze baksam biraz gerçekçi
Şimdi hangi yalana dokunsam biraz yabancı
Tum ışıkları açtım yine ,ayna karşısında izliyorum gözlerimdeki çıplaklığı
Ve biliyor omzuna yaslandığım her erkek biraz seni
Kayıp otobanda ,ilerler km/h giden yabancı bir ışık
Once ardına bakmadan kacar gider duz çizgileri sayarak
kac agacı geride bıraktın...
Sonra hız düşerken gecenin koynuna
Işık geride bıraktığını aydınlatamaz olur
İşte o an anlar ,aslında olduğu yer sadece kendini aydınlatan yerdir.
Geri kalanın yazgısıdır karanlıkta kalıp yüzleşmek yüzüyle
O nedenle her omzuna yaslanıp ağladığın anlayamaz seni
Biraz teselli verir yada susar sadece...
(Biraz uyumalıyım ,yada uyanmalı)
Ve sonra uyandım ve karsımda gözleri vardı
Oysa gece ona sen diye seslenmiştim
Simdi adam ışıgını alıp gidiyor bir başka şehre
Ve karanlık yine mahkum yüzümle yüzleşmeye
aylin
|

10-05-2007, 18:57
|
|
|
Alıntı:
Tükenmekteyim gunden güne,
Anın bir çarpışmadaki ışık çarpması gibi düşüyor bedenime
Verdiğin yaranın derin acısı
Simdi hangi sese seslensem biraz ıstıraplı
Şimdi hangi göze baksam biraz gerçekçi
Şimdi hangi yalana dokunsam biraz yabancı
Tum ışıkları açtım yine ,ayna karşısında izliyorum gözlerimdeki çıplaklığı
.............
..............
..................
Geri kalanın yazgısıdır karanlıkta kalıp yüzleşmek yüzüyle
O nedenle her omzuna yaslanıp ağladığın anlayamaz seni
Biraz teselli verir yada susar sadece...
(Biraz uyumalıyım ,yada uyanmalı)
|
Güzel olmuş yüreğine sağlık canımmm...
|

27-05-2007, 22:14
|
|
|
|
Nokta koydum bu seriye ,ve artık basıma girmiştir,yasamayıp ölen cumlelerim.
Huzurlu ve rahatım artık,
Uşuyorum topragı cektim üstüme..biraz uyku
..................
piçgüzelliğininyüzsüzvelihatıyüzüm
eğer geleceksen şimdi gel dedi yalnızlığım,
sessizliğimi yık kendi dilimde
kelimelerimi yıka mezar taşımda...
karanlık bir ormanın belki en uzak köşesinde
teninin omuz hizamdaki dokunusları...
ve o hep mahkumdur sözlerin çemberinin etrafında dönmeye
aşk vurgunu bir el yazmasında kadın
ne kadar çalabilirse oğlandan erkekliğini
o kadar verebilirim kadınlık uğruna tenimi
tenim yatkın aşk aşk isyankar,
isyan ismim içindeki en güzel halin
ve ben artık kendi gökyüzümün hayaleti
bazı kimselerin ,yani bizim gibilerin,hayalleri yoktur
bazı aşkların zamanları olmadığı gibi
kimi kalabalık yaşamların yalnızlığı ölümdür,
kimi ölümlerin kalabalıklığı gibi
her ölüm 21 gram azaltırken ruhu
-yüreğim kalbimden ince-
günaydın de bana bitsin gökyüzü isyanı.
.....
akıl ruha yazılı derler bizim oralarda
eğer bir ruh varsa akılla birlikte
akıl ruha yazsa ne farkeder
el kalemi tutalı kuşanmış kefeni
kalp yüreğin en acımasız hallerinde
ruhu sürükler olmuş peşinde
ve dokunduğun her an
tutuşuyor akıldaki beden..
....
yaşlılar cocuk yüreğinin ışıgında bulurlar
yürek kıvrımlarının zamansız kırışmasını
senin yürek kıvrımlarında takılı kalıyor
sözlerimin anlamsız aşk ayinleri
şimdi sana kelimlerle tek tek işliyorum alın yazımı
tenin bir kasırganın melankolik tınısı
ve kaydıkca elin elimden
yaşlanıyor ,hayatımın bir seyirlik cocuk dönemi
....
tenimde yine sensizliğin o acı tuzu
kokun sinmiş bu gidişin o boş anlamsızlığına
türkülerin sesinde seni çağırıyorum
yabancı rüzgarların yaprağı olup gir penceremden içeri
ah yabancılığının o gaip acısı
nasıl anlatsam sana dumanda kaybolur sesi
aramızdaki saatlerin kilometrelere vurumudur
yakınlığı aklmın gerçekliğe
ve ben kaybediyorum yavaş yavaş sınırlarımı
yabancı şehirlerin o yaramaz rüzgarlarında özlüyorum
ilk defa gitmelerini..
türkülerin çağrışına kulak ver ..çözümü sınırların ayrımında..
sende farklı zamnaların rüzgarları farklı dillerin bakışları
her yabancı değen gözün acısı hiçliğimin açığa vurumunda
güvensizliğimin kıskançlık gözyaşlarımda
sözyaşlarım bitti.
.....
Kalbim kalbinin yansımasıdır
kalbin kalbime dönünce die başlar coğu terkedişler...
ve aranmadıkça sözler dizilir ipe:
aramasan aldatacak kadar kacık
arasan acamayacak gibi masum ellerim
mimikleri silinmiş sahte yüzlerin
bembeyaz tenlerinde ölüyor aşk ..
olası gelen bütün ihtilalleri kabul ediyor beden
seni sana rağmen seviyorum sözündeki
o klasikleşmiş yürek vurgunlarinda senden
ne istesem faydasız gözler sonradan yürekte değilken
kimi sevdiğin belirsiz
kimin bu şarkılardaki sözler
sahipsiz sevişmelerin yabancı yalnızlığı
daha kac gece mecburum sana..
...
söylediğin sözlerin karsılıksız yarınlarında yaralı ruhum
korkuyorum yanlış anlamların dogru sözlerinde senden bahsetmeye
kime anlatsam biraz sen yaralı
kime gitsem cıkısı yok grişi olmadıgı gıbı sıcak tenının
ismini anmak belkide kolay ,aynı yuzune baktıgımda ben olmadıgım gıbı
dusunceleri okumak altyazı seklınde yuzunde ,
cogu zamn olmadıgı gıbı dogruyu gormek
şiirler hiçbir zaman bu kadar yara acmadı tenımde
okumadıgım hiçbir şiirde geziniyorsun yuregin cıplak
ben dısındaki herkeste biraz benden verıyorsun
ve ben gittikce sana kalmıyorum farkındalığı farksız
alkışlar sen ve ben için ,bu kadar iyi kim oynayabilirki rolu
aşk canbazları dışında.
...
Bir Tanrıçanın yüzü vuruyor kıyıdan geçen vapura
İstanbul'un 21. yy doğum sancıları başlıyor
Doğanın doğumdan suçlu tutulduğu gecelerde
Karakalemimle çiçekler çiziyorum bir ucundan bir ucuna
Tanrıçanın yüzü şekillenirken kalemimin ucunda
Anlamsız bir bakış attım gökyüzüne
Çarpmasaydı bakışların bakışlarıma
İki ucu nasıl tutuşurdu yer kürenin
İstanbul da bir Tanrıçanın piçgüselliği resmediliyor kalemimde
Velihadını bekleyen bir Osmanlı padişahı kadar ihanet dolu yüreğim
Gözlerim gözlerine değdiğinde İstanbul sularında
Seni aldatıyordum Tanrıçanın doğumunda....
...
yüzüm yüzün olsun diye yüzümden yüzünü sildim
Faili Meçhul İstenmeyen Aşk Kazalarından kaçmışların evindeyim
Biraz soluklanıp geri donemeyecek gibiyim
Nefesim nefesini takip ederken .Nabız atışlarımdan vuruyorum kendimi
1,2,sen,3,sen,sen,sen
Kalbimden cok vuruyorsun vucudumda
Boğazımdasın yok bu defa olmaz
Sen içimde kimse görmeden kacıyorum evden
Sokakta gölgen
Gölgende yansıyan yüzüm ,yüzümün içinde sen
yüzsüzlüğününpiçliğinde yüzölçümün kadar büyük aşkın aşkla çarpımı
Ne zamanki bu kelimeler yüzsüzlüğümü yansıttı
piçleştikçe yüzsüzleşti yüzümdeki yüzünün nokta vurumluk atışı
Şimdi sana sarılmaktan ölesiye korkuyorken kollarım
Sıcak bir yüz değişikliğimi yaşanacak
yoksa yüzüm yüzün olsun diye feda mı edilecek
bütün gülümseyişler piçliğinin oyunbaz dudak kıvrımında
aylin..
.................
|

05-06-2007, 21:48
|
|
|
|
sıradan bir yaz başladı...
senin için şiirler yaz(a)mayacağım bu gece
Bu gece en bitkin halimle atmayacağım kendimi 103 nolu perondan ellerine
Bu sabah bir iyilik yap kendine dedim ya.
İşte çerçevesiz bir dünyaya merhaba deyişim sana
Bu öykü zamanını dolduralı çok oldu ,
Nice zaman önce de başladı öykü
sonuna kadar kimi yerde sevdim vurdum seni , kimi yerde aradım buldum beni
simdi çekip gidip, yüreğini saklama misali
Etrafımda arıyorum seni:
Sen hiç onun gözlerinin seni takip ettğini düşündün mü?
Galiba biraz yanılıyorum günden güne
Beni en çokta bu yanılgılar vuruyor can- noktamdan
Yanılgı su yüzüne düşen bir cemreymiş-kış getirende denebilir-
Sen hiç kışın ellerimi gördün mü?
Dün yoldaydım ,şehirler arası giden bir otobüsün en ön koltuğunda seyrediyordum seni,
Belki gecersin diye gözümü kırpmadım
Sen hiç yol boyunca her mola yerinde seni aradığımı bildin mi
Ama nerden bilebilirsin ki..
Sana demiştim ya bir keresinde aşk cinayet mahalinde ,suc aletini bırakmaktır,
İşte o günden beri korkuyorum her mola yerinde ,bir araba gürültüsünde ,beni yakalayacaklar diye...
aylin
Konu titania tarafından (05-06-2007 Saat 21:51 ) değiştirilmiştir..
|

08-09-2007, 22:27
|
|
|
|
Cehennem'deyim. Kaçıyorum
|

09-09-2007, 17:00
|
|
|
Alıntı:
possible_outside´isimli arızadan alıntı
Cehennem'deyim. Kaçıyorum
|
sanırım iltifattı 
|

04-10-2007, 23:30
|
 |
house of duarden...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,538
|
|
Büyük ihtimalle iltifattı Kelimelere ruh katmaktan vazgeçmediğinizi umduğumuz kadar, bunları paylaşmaya devam edeceğinizide umuyoruz...
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|

06-10-2007, 00:50
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,011
|
|
|
Teşekkürler...
Yüreğinize, dimağınıza sağlık...
|

06-10-2007, 04:16
|
|
|
Yoo, kaçmışım
Ben cehennemdeyim, kaçıyorum; derken iltifat etmiş miydim? O yüzden bir daha baktım. Yok hiç sevmemişim ve bana kendi 'özel' kasvetli karanlıklarımı, boğulmalarımı, savaşıp savaşıp defalarca geri düştüğüm hastalıklarımı... hatırlattığı için iltifat değilmiş (Bana cehennemi çağrıştırıyorsa nasıl hemen iltifat diye alınabilir, titania, duarden? Yumuşatmayın oradaki minik eleştirimi -yarı şaka yollu da yapsanız) İronik bir "beğenmeyişimi belirtme" gibi bir şeymiş -yani bir daha baktım, aynen öyleymiş, bunları paylaşmaya devam edeceğinizide... burada bunları paylaşmayı unutmuşum -herhalde hızla kaçmayı tercih etmişim 
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:09 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|