Ölüm Laneti
Pazarların en lanetiydi o gün…
Sabah ezanı okunuyordu evden çıktığımda
Uzaklarda bir tinerci haykırarak ağlıyordu
Ateşler henüz sönmemişti kö
prü altında
Elimde cigara, ağzımda ana avrat küfür hayata.
Bir polis ekibi geçti önümden
Sirenleri bağırıyordu içten içten.
Uzakta durdu araba.
İki el silah sesi ve acı bir haykırış
Bir ateş söndü kö
prü altında
Yanarken nice ateşler polis karakolunda.
Artık olmaz dedim içimden
Artık olamaz…
Cigaralarım tükeniyordu tek tek.
Bir tane daha yaktım ve ilk nefes…
Ciğerlerim isyan ederken içimden
Bir tane daha yak diyordum kendime.
Tütün tablasını çıkarttım cebimden
Beş tane daha sardım.
Ardı ardına tükendiler.
Şafak söküyordu.
Horozlar öttü, köpekler havlıyor.
Bir silah sesi daha.
İrkildim
Sanki ant içmişti Azrail
Alacaktı herkesin canını o gün
Kendi işini de insanoğluna yüklemişti üstelik
Ölenler de insan değil miydi sanki.
İçimde isyan fırtınaları koparken Allah’a
Sıkıştı göğsüm birden.
Dizlerim çözüldü
Çöktüm olduğum yere
Soğuk soğuk terliyordum şimdi.
Damlalar yüzümden akarken gözlerim karardı.
İşte dedim, lanet Azrail geliyor galiba.
Gözlerimi açtım insanlar toplanmış başıma.
Karım ve çocuklarım neden en arkada.
Hem doktorlar beyaz önlük giymez mi
Neden bunlar kapkara.
Başındaki sarık ne doktor
Neden dönemiyorum sağa sola.
Ulan Azrail, öldüm mü yoksa…
Benim yapacak çok işim var daha
Sesini çıkaramamış insanlara ses olacaktım ben
Haykıracaktık dünyaya.
Azrail neden hep böyle zamansız gelir ki ha
Atmayın toprağı üzerime
İmam dua etmesin başımda
Şimdi kalkacağım ben buradan
Çocuklarım ağlamasanıza
Bir cigara sarın bana
Hem son isteğimi de sormadı bana dünya.
İşte gidiyorum ey yüce insanlık
Etlerim kül olacak az sonra
Olsun be arkadaş
Elbet devamı gelecektir yapacaklarımın
Dostlarım bırakmaz beni yarı yolda
Artık sen ağla haline hain dünya
Sen ağla
ÖZGÜRLÜK