Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Kendi Şiirlerimiz

Şiirler içerisinde Kendi Şiirlerimiz konusu: Ölüm Laneti Pazarların en lanetiydi o gün… Sabah ezanı okunuyordu evden çıktığımda Uzaklarda bir tinerci haykırarak ağlıyordu Ateşler henüz sönmemişti kö pr ü altında Elimde cigara, ağzımda ana avrat küfür ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #41 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 11:55
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
Ölüm Laneti


Pazarların en lanetiydi o gün…
Sabah ezanı okunuyordu evden çıktığımda
Uzaklarda bir tinerci haykırarak ağlıyordu
Ateşler henüz sönmemişti köprü altında
Elimde cigara, ağzımda ana avrat küfür hayata.

Bir polis ekibi geçti önümden
Sirenleri bağırıyordu içten içten.
Uzakta durdu araba.
İki el silah sesi ve acı bir haykırış
Bir ateş söndü köprü altında
Yanarken nice ateşler polis karakolunda.
Artık olmaz dedim içimden
Artık olamaz…

Cigaralarım tükeniyordu tek tek.
Bir tane daha yaktım ve ilk nefes…
Ciğerlerim isyan ederken içimden
Bir tane daha yak diyordum kendime.
Tütün tablasını çıkarttım cebimden
Beş tane daha sardım.
Ardı ardına tükendiler.

Şafak söküyordu.
Horozlar öttü, köpekler havlıyor.
Bir silah sesi daha.
İrkildim
Sanki ant içmişti Azrail
Alacaktı herkesin canını o gün
Kendi işini de insanoğluna yüklemişti üstelik
Ölenler de insan değil miydi sanki.
İçimde isyan fırtınaları koparken Allah’a
Sıkıştı göğsüm birden.
Dizlerim çözüldü
Çöktüm olduğum yere
Soğuk soğuk terliyordum şimdi.
Damlalar yüzümden akarken gözlerim karardı.
İşte dedim, lanet Azrail geliyor galiba.

Gözlerimi açtım insanlar toplanmış başıma.
Karım ve çocuklarım neden en arkada.
Hem doktorlar beyaz önlük giymez mi
Neden bunlar kapkara.
Başındaki sarık ne doktor
Neden dönemiyorum sağa sola.
Ulan Azrail, öldüm mü yoksa…
Benim yapacak çok işim var daha
Sesini çıkaramamış insanlara ses olacaktım ben
Haykıracaktık dünyaya.
Azrail neden hep böyle zamansız gelir ki ha
Atmayın toprağı üzerime
İmam dua etmesin başımda
Şimdi kalkacağım ben buradan
Çocuklarım ağlamasanıza
Bir cigara sarın bana
Hem son isteğimi de sormadı bana dünya.

İşte gidiyorum ey yüce insanlık
Etlerim kül olacak az sonra
Olsun be arkadaş
Elbet devamı gelecektir yapacaklarımın
Dostlarım bırakmaz beni yarı yolda
Artık sen ağla haline hain dünya
Sen ağla

ÖZGÜRLÜK


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #42 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 11:56
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
Son Kavga


Merhaba arkadaş ben geldim
Ne baktın yüzüme
Yarayı mı gördün gözümün üstünde
Geçen hafta kavga ettim yine.

Sahile inmiştim
Şarabımı içerken iki tane genç geldi yanıma
Şarap verdim onlara
Beş dakka sürdü şişenin dibini görmemiz
Bir şarap daha alacaktım ki
Hakkı geldi her zamanki yürüyüşüyle
Bir sağa bir sola sallanıyordu kafası
Yüzünde tuhaf bir gülümseme
Elinde büyük rakı
Balık da almış
Al dedi kızartalım şunları
Keyfimize bakalım bu gece
İki gençle beraber götürdük rakıyla balıkları
Onlarla muhabbet ediyordu Hakkı
Para verdi bir rakı daha alın diye.
Onu da içtik kısa bir zaman diliminde
Kafamız güzel oldu arkadaş
Gençlerde tık yok
Vaay dedi Hakkı yaşlanmışız biz be.

Karşıdan beş altı çapulcu geldi.
Para istediler bizden
Delikanlı damarımız kabardı tabi
Kavgaya tutuştuk.
Yanımızdaki gençler topukladı arkalarına bakmadan
Hakkıyla ben kaldık aralarında.
Üç beş tanesini haşamat ettik
Arada da yemişiz bir iki yumruk.
Oradan kaldı işte bu yara arkadaş.

Sonra Hakkıyla şarap aldık
Sabaha kadar içtik.
Bir ara polisler geldi
Hayal meyal hatırlıyorum.
Hakkı küfür ediyordu en son.
Uyandığımda gördüğüm nezaretin rutubetli duvarlarıydı.
Hakkı dedim bitirdin mi lan şarabı
Ses gelmedi.
Kafamı kaldırdım yanımda kimse yok.
Sonra bir polis geldi çıkardı dışarı beni.
Hakkıyı sordum
Yanındaki sakallı sarhoş mu dedi.
Hayır dedim yanımdaki yiğit dost
Can dostum…

Neyse arkadaş getir sen rakımı
Yüreğim yanıyor hala söndüremedim.
Hakkı mı nerde
Kavga sırasında çapulcuların biri bıçak saplamış
Kafamız güzel fark etmedik bile
Hastaneye gittiğimde kan kaybından gidecek sandım.
Kan verecektim
Alkol lazım değil dedi doktor kan lazım yaralıya.
Sonra birinden buldular kanı
O da kavgada topuklayan gençlerden biri çıktı.

Hakkıya verdiler kanı ama
Dayanamadı Hakkı artık bu dünyaya
Yenemedi ölüm denen o laneti dağ gibi yürek
Kalkamadı o yataktan.
Doktor haber verince ne olduğunu anlamadım önce
Hakkı dedim çıkar iki güne.
Onunla ben ne kavgalar ettik
Kaç kişiyi yolladık acile.
Aciz bir bıçağa teslim etmez ruhunu o.

Girdim odasına Hakkının
Yatağının başına geçtim
Ulan dedim numara yapma bana
Kalk ayağa
Kalk yoksa yumruğu yersin ha.
Gözlerimden yaşlar boşaldı o anda
Kalkamadı o dev cüsse.
Cenazesine de gidemedim usta.
Yapamadım.

Neyse arkadaş şişirdim kafanı
Bu yüzümdeki yara son olacak
Kavga yok bir daha.
Gideceğim buradan uzaklara
Hakkının anısının olmadığı yer neresiyse oraya.
Haydi kolay gelsin usta
Bana eyvallah…


ÖZGÜRLÜK


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #43 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 11:57
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
Garip

Şu dünya ne gariptir böyle.
Nefret etmek her şeyden
Severken ölesiye.
Ve ağlamak birden bire
Gülerken yaşadığın her şeye.

Bilmemek çok garip şey be
Araştırırken tüm dünyayı
Aranıp her yerde
Sonunda ulaşmak bir hiçe.

Sömürülmeye karşı çıkıp
Sömürmek ne garip böyle
Direnmemek emperyalizme.

Hayat çok garip şey be
Birileri açlıktan ölürken
Birilerinin şişmanlıktan ölmesi ne demek böyle
Niye ilgisiz insanlar
Eşitlik diye haykırırken her yerde.

Tanrı emrederken araştır diye
Bağnazca sualsiz kabullenmek ne garip şey be.
Ve üzülmek ne garip şey ölenlere
İnanırken cennete ve yaşamaya ölümsüzce.

Aslında hepsinin özü bu değil midir sence
İnsanlar ne gariptir böyle…



ÖZGÜRLÜK


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #44 (permalink)  
Alt 21-10-2007, 11:58
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
bu şiiri ramazan ayı boyunca kapalı duran ÇAKIR BÜFE için yazdım. çok etkilenmişim kapanmasından..


ÇAKIR BÜFE

Çakırdan tek dal sigara alırdım;
Lark verirdi,
Ciğerlerim yanardı.
Yazın sıcağı kavururken gövdelerimizi,
Buz gibi biraları bize saklardı


ÖZGÜRLÜK


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #45 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 05:41
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 24-10-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 11
Hayal Olsa da..

düşlerimden düştü tüm şehirler
bir yaz güneşi var kanımda
sokakların tüm dertleri içimde
hani neye sussam
acı olup
gözlerimden akan bir sızı olur
kumruları besler gibi bir düş
hani neye sussam
yeni bir yara kanar durur
acılı insanlara dokunup
yok etmek gibi tüm acıları
bu düşüm öyle ki
bombaları,silah seslerini alıp
çocuklara şarkı söylemek gibi...
Alıntı ile Cevapla
  #46 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 05:42
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 24-10-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 11
Yasam Kavgasi

en iyi filmmiş gibi yaşamın esrarengiz ilerleyişi
dolu dizgin koltukları bu sinema akşamının

dudak ısırtan sessiz bir fırtına kimi yaşamlar
buğday başaklarının alın terine bürünmesi,
mesela harç kovalarını bir aşağı bir yukarı süren
amele sessizliği..
ya da sokakların utanç çöplüklerinde kaybolmuş
eskicinin çıldırtan yaşam hevesi..

kim bu açlık sangısıyla savaşan cellatlar
bu film bugün iç karartır,
gece dolar sevginin kalbine..

esirlik hayatıdır kendine yaşamak!
akıl diye satılan, bir candır, mahşer yangınına.
sıcak bir yemek ister yaşamın kimisi
kimisi de uzak bu filme, alaycı bir pasta derdinde..

yok artık, bu film ağırlaşmalı çarpan bir kalp için
dudakları kurumuş kim varsa susuzluktan
ve çaresizlikten boynunu bükmüş
biri daha olmasın bu filmde

açlık kokmasın sokak ortaları
bu dilek dilenmesin bır daha,
yenilmesin hayat kavgası...
Alıntı ile Cevapla
  #47 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 05:48
Lethe..
 
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
Gerçekten güsel şiirler..Kutlarım..Zordur sıradanlıktan sıyrılmak..Burdan bakınca bunu başardığınısı görüorum =)
Alıntı ile Cevapla
  #48 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 07:41
su damlası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mavi denizim
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Yaş: 25
Mesajlar: 572
SANADIR

Ilık mevsimim
Duru su kadar ürkek
Özlem yüklü baharım benim

Yıllanmış hasretler konaklamış bağrında
Kimi zaman ağıt olmuş
Kimi zaman türkü güzelliğine bezenmiş
Kimi zaman kine bürünmüş
Umutlu sabahım benim

Issız yarınım
Candan öte cananım
En gaddar en acımasız
Kavgam benim

Sanadır yeminlerim,başkaldırışlarım
Şiddetinde yoksunluğun
Çığlığında çaresizliğin
Her bir yanı kırılan
Kırıldıkça direnen
Yüreğimin feryadı sanadır

Ve yine sanadır
İçimdeki sonsuz aşk...
Alıntı ile Cevapla
  #49 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 13:30
sevdimsenibirkere
Guest
 
Mesajlar: n/a
AŞK-I SEVDAYDI ELA GÖZLÜ ÖRDEĞİM SENİN GÖZLERİN KİMİ ZAMAN

anlayabilir misin sen hiç sözcüklerdeki sevgimi
herşeyin sebebi olmasan da sen
hiçbir şeyliğimin sebebi olursun ah kimi zaman
neden ey deli gönül yalan sevgiliyi bağrına basarsın da
o yalan sevgileri unutamazsın gönlüm ey gönlüm, neden?
bir zaman fazla cesurluğum tuttu da kör kuyulara atladım
peki bu neden? ah, farkındalık canımı acıtıyor
kazanmak diye bir şey, mümkünatı yok
daha da saplanır sana deli gönül
elimi neden bırakmıyorsun da rahat hareket ettirmiyorsun
neden? her şeye mantık sal baktım da sana bakamadım o neden?
zira her tren garında bekleyişlerimde gözyaşlarımı sordular yolcular
pişman mıyım peki? asla. yetti senin mantık sallığın üçümüze de, ikimize de kimi
zaman. ah kimi zaman. sen şimdi doğru olanın senin için acı çekmek mi
olduğunu anlatmaya çalışıyorsun sana ya da bana.
öyle mi? git, dön de bak. hadi bir daha bak bakalım.
suç kimin? kimsenin: suç yok bedel de yok ceza da yok tren de yok sen de yoksun
içinden ırmaklar akıtmasını bildin sen
benim ırmaklarımı gittin de dondurdun sen.
her zerremi içine çekerken yalancı baharlarda
senin ayakların kırılası ayaklarmış
ezdi geçti kimi zaman, ah, kimi zaman ayaz vurdu ırmaklara
dondu içimde onlar oysa cevapların evet olsaydı bu aşk olurdu
bidanem, bilir misin hiç sen? sen bitişinle başlattın devimlerimi de
kokan çiçeğin dallarında hatırlamadın onu
zaten ne gereği vardı ki pis pis gülümsüyordun.

Konu sevdimsenibirkere tarafından (26-10-2007 Saat 13:34 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #50 (permalink)  
Alt 26-10-2007, 13:59
sevdimsenibirkere
Guest
 
Mesajlar: n/a
Aşk kahvehanesinde sensizliğin yıllarını yaadetmek (boynu bükükler 1)

Kavga ettim bir gün varlığımla
niye varsın ulan dedim varlığıma kabaca
ispat et dedim
ettim ya ulan dedi o da kabaca
ne elde ettim?
çomağını sakladı köşeden beni görür görmez
senin yitirdiğin akıl falan değil
kendine gel
al işte: yitirdiğin benim ulan,
sorarım sana daha ne olsun
sen bana geleceği sor
git umutlarımı sorgula
ben varolmanın tattlı tatlı sarhoşluğıyla
seni sevdim sıçayım felsefesine
felsefenle falan kafa patlamazdım
sen felsefeyi seviyorsun diye
ben de seviyorum seni diye nelere katlandık
allah belasını versin.
tutku muydu bu? öfke miydi? e biraz
hırs mı? o da değil. e ne peki?
söyleyeyim de çöz bakiim yarim, sıkıyorsa:
yansımandır yankılarda yıllanan şarapların
garlarda, barlarda, darlarda, zarlarda
ah darlardayım darlardayım yakamoz oldun sen barlarda

Konu sevdimsenibirkere tarafından (26-10-2007 Saat 14:32 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:49 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org