Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Atilla Işık...

Şiirler içerisinde Atilla Işık... konusu: BİR ŞEY VAR BU KENT İLE ARAMDA ÇÖZEMEDİĞİM... Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim Gecenin buz gibi keskin soğuğu değerken tenime dikenli çığlıklar bölüyor uykularımı önce Gözlerime doluyor ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 23-04-2007, 22:01
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
Post Atilla Işık...

BİR ŞEY VAR BU KENT İLE ARAMDA ÇÖZEMEDİĞİM...

Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim
Gecenin buz gibi keskin soğuğu değerken tenime
dikenli çığlıklar bölüyor uykularımı önce
Gözlerime doluyor duvarda cansız ışıkların titreyen gölgeleri
perdeleri aralıyorum sonra, sabaha daha çok var

Kendi yalnızlığında gece gibi sessiz gölgeler üşürken duvarda
mavi gözlerinde bir hüzünlü bakış
ve dudaklarının kenarına asılı yarım tebessümle
bir fotoğrafa takılır gözlerim

Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim
Her gece aynı karanlık ve aynı zindan yalnızlığı
içimde eksik sevdaların cam kırıklıkları
dudak uçlarımda yeşermeden sararan sözcükler
ellerimde yazılmamış şiirlerin mürekkepleri kururken
Son zamanlarda daha çok batar oldu bıçak ucuna benzer ağrıların
olur olmaz zamanlarda saplanması yüreğime

Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim
Köpük köpük dalgalar içinde uyanıyorken yalnızlığım
önce uzak iklim rüzgarlarıyla mevsimsiz sonbahar yağıyor odaya
rüzgarın içine sıkışan yürek dağlayıcı bir ses gidip de dönmeyenlere
sonra yitirdiğim düşlerim geliyor aklıma sevdaya dair

Pamuk ipliğine bağlı yaşam ile ölüm arasında bir yerlerde
bunca bekleyişin ardından sıkı sıkıya tutunmak sevdaya
‘Ölüm, aşkın kapısına uymayan anahtar’
Uzakta oluşunun dayanılmazlığında, ellerimdeki gökkuşağının
renklerini soldurmaktan korkar gibi, perdeleri aralıyorum
sisler içinde kent aydınlanıyor, şimdi sabah


Atila Işık
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 23-04-2007, 22:04
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
VE YAĞMUR YAĞIYORDU GECEYE...

Yaprak mıdır yaşama bağlanmak için, dala sıkı sıkıya tutunan
yoksa dal mıdır delice esen, sonbahar rüzgarlarına inat
yaprağını bırakmayan


Gittin
Son yolcusu gibi binerken vapura
bir yerlerinden tutabilmekti isteğim yüreğine uzanan ipi
kopmadan ve ayrılıklar değmeden
Ne kadar da kolay ve çabuk döküldü
gece uykularından sıçrayan
çocuk hüznü gözlerinden yaşlar
Şimdi gözyaşı ile çiziliyor resimler
hiç aralanmayan yürek kapılarına inat

Gittin
Yıldızlara küs, ayın karanlık yüzü vardı aramızda
Kayıklar koşuyordu kurtulup iplerinden denize
Acı ve hüzün taşıyan bulutlar toplanmış
ve yağmur yağıyordu geceye

Sonbahar mıdır ayrılıklara, güneş gibi doğan her yıl değişmeden
yoksa ayrılıklar mıdır sonbaharı bekleyen


Gittin
Ne kadar da kolay ve çabuk oldu gidişin
bir kez dahi arkana bakmadan
Çiçekler gibi tomurcuğu patladı ayrılığın
üşüten bir rüzgardır şimdi yüreğime değen
Aynı suça ortaklık edip
takvimler ayrılık gününe takılı
dört bir yandan tüketiyordu zamanı akreple yelkovan
Oysa, değişmeyen bir maviye sevdam
ve bin yıllık yalnızlığım vardı hiç eksilmeyen

Gittin
‘yarıda kalmış bir cümle gibi’
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 23-04-2007, 22:08
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
BİR YANI ÖZLEMSE BİR YANI KAVUŞMAK...

Sensizliğin tetiği çekilirken gecenin bir yarısı
ve yaşama küs, zamansız yolculuğa hazır yüreklere
köşe başlarında pusular kurulurken
umutlar düşer kaldırımlara tepe taklak

Şafak söker
pırıl pırıl aydınlık sabahta bir yusufçuk öter
Sularını çekince köklerinden toprak
göğüsleyemez ilk rüzgara teslim olur çiçek
bahar utanır uyanışından
Açılan cama dolan lodos gibi
az önceki bomboş sokaklara değerken adımlar
bin yıllık yalnızlığım
ve yorgun bedenime benzer
karanlık uykularından uyanır çekirgeler
umutlar ertelenir başka şafaklara

Oysa beklenen hep bahar yağmurlarıydı
Mavi bir oyuncak olacaktı gökyüzü
bulutlar içinde kaybolacaktık
ve denize dalıp
martıların peşinde dalgalarda savrulacaktık
Böyle sulu sepken yağarken karlar
şimdi karakışlar içinde bağbozumu günlerine benzer yalnızlık
umutlar ertelenir başka baharlara

Demirlerini alıp dönüşsüz yola çıkınca gemiler
martılar suskun, deniz yorgun
dalgalar derin uykularda
şimdi yangın yeri kıyılarda kol gezer yalnızlık
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 23-04-2007, 22:14
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
BU KENTTEN GİTTİĞİMDE...

Bu kentten gittiğimde
arife gecesinden bayram için alınan pabuçlarını
yastığının altına koyan çocuğun yaşadığı mutluluk gibi
ve neredeyse tüm kenti aydınlatmaya yetecek
sönmeyen ateşlere benzeyen
çocuk gözlerini alacağım yanıma önce

Bu kentten gittiğimde
dokununca can alıcı kuşların pençesindeki avın
titreyişine yakalandığım ellerini ve saçlarını
ilk günkü sıcaklığı ile yanağımda duran buseni alacağım yanıma
Hayallerimi ve sana dair anıları
süpüreceğim sonra kaldırımlardan birer birer
Ve mıh gibi yüreğime çaktığım sevdanı da alacağım yanıma

Bu kentten gittiğimde
gözlerinden yaş boşalır gibi yapraklarını dökecek tüm papatyalar
Ve bu kentten gidişim
her defasında yuvalarına geri dönen göçmen kuşlarına inat
uçsuz bucaksız bir boşlukta kayboluş gibi
ateşe koşan pervane böceklerinin sırrına benzeyecek
'dönüşsüz'
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
atilla, isik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Öpücük Balığı / Atilla Atalay titania Edebi Mevzular 0 24-02-2007 14:52
Kenan Işık/Zerrin Özer-Veda patis Video Klipler 1 21-02-2007 14:24
Işık,Kanatlar ve Kan.. duarden Resimler ve Düşündürdükleri 0 10-02-2007 22:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:44 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org