Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Ahmet KAYA

Şiirler içerisinde Ahmet KAYA konusu: Ağlama bebeğim Aglama bebek aglama sende Umut sende yarin sende Yagmur gibi gözlerinden akan yas niye Bu suskunluk bu durgunluk, sikintin niye Cok uzakta öyle bir yer var O yerlerde ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:37
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Standart Ahmet KAYA

Ağlama bebeğim

Aglama bebek aglama sende
Umut sende yarin sende
Yagmur gibi gözlerinden akan yas niye
Bu suskunluk bu durgunluk, sikintin niye

Cok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluk var
Bölüsülmeye hazir bir hayat var
Dalip dalip derinlere düsünmen niye
Bu küskünlük bu darginlik, sikintin niye
Cok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluk var
Paylasilmaya hazir bir hayat var
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:38
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Ayrılığın hediyesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında...
Gecenin avutulmamıs ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun.

"Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun, son olsun."

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun.

"Kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık
tebessümü
Bütün saatleri öyleyce
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete
çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun,
ne olacaksa olsun..."
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:38
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Beni bul anne

Dün gece gördüm düsümde
Seni özledim anne
Elin yine ellerimde
Gözlerin aglamakla
Göz yaslarini sildim anne


Camlar düsdü yerlere
Elim elim kan icinde
YAnima gel yanima anne
Iki yanimda iki polis
Ellerim kelepcede
Benim bil beni bul anne


Dün gece gördüm düsümde
Seni özledim anne
Gözlerinden akan bendim
Düstüm gögüsüne
Söyle canin yandimi anne...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:39
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Bir de sen gitme

Akşamlar böyle biter
Hep böyle dertli biter
Evli evine gider
Kuşlar yuvaya döner

Bir de sen gitme
Bir de sen gitme içimden
Yaralıyım ben

Giden bu yolculardan
En çok ben şanssızım
Ne kadar çok yaşadıysam
O kadar çok yalnızım

Biraz da sen ağla
Ölürken bile hasretim sana
Bir tek sen anla
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:40
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Bu yürek senin mi?

Yorgun düşlerde yaslanacak dal arayan.,
Dünyaya sahipmiş gibi gezinirken bir yanı üşüyen.,
Hayat kırıntılarını toplayıp mutluluk halelerine dönüştürürken,
Sevinç şarkıları söyleyen.,
Yalnızlığı yar edinmişken, ellerini boş sanarak,
Sanıların tüylerini renklendirip sükunet tablosuna dönüştüren.,
Tek başınalığın efkarıyla vuslata veryansın eden.,
Etrafında gezip dolaşanların uzanıp tutamadığı,
Gülücüklerini gonca yaprağına düşüremediği.,
Uykusuz gecelerin medarı iftiharı.,
Vefayı arayan infial!..
Bu sen misin?

Özgürlüğün türabında, yeşermeye can atan körpe filiz.,
Şans yumağına hayat masurasından iplikler saran.,
Aşiyan da ah edip ah! Yuvam diyen..,
Ucu gök kuşağına bağlanmış geçmişin.,
Umuru kaderine terk etmeyi çare, tek bilen.,
Sonra sarmaşık gibi pencere kenarlarına dolanan.,
Koşmaktan yorulmuş, seken kaya dibi kekliği!
Bu yürek senin mi?

Meleyen kuzu.,
Baharın yolcusu sen misin yalnız.,
Bütün hayatlar toprak gibi bir tende,
Terler, terledikçe gözenekleri tazelenir hem de.,
Ayrılığa varınca matem, yok oluşa ilham olur.,
Sevda bir rüzgarın esenliğinde son bulur..,
Yükseklerse baş döndürür.,
Var ya!..
Geriye dönüp bakmadan gidişler..,
Yok mu o gidişler, Ah! O gidişler.,
Çok umutları söndürür…
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:40
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Eylül'e İsyan

Sen betonlar içinde ben senin özleminde
Sen yangınlar içinde ben mazlumun türküsünde
aydınlığı aradık karanlıklar içinde
Sen dünün hasretinde ben yarınların derdinde.

Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana,
Bölünsek de, çözülsek de başkaldırdık zamana.

Güneşte kavruluruz kıraç topraklar gibi
Hazanda savruluruz serseri yapraklar gibi
Yalnızlığı yaşarız geride kalan gibi
Düşer düşer kalkarız her Eylül'e isyan gibi.

Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana,
Bölünsek de, çözülsek de başkaldırdık zamana.
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:41
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Giderim

artık seninle duramam
bu akşam çıkar giderim
hesabım kalsın mahşere
elimi yıkar giderim

sen zahmet etme yerinden
gürültü yapmam derinden
parmaklarımın üzerinden
su gibi akar giderim

artık sürersin bir sefa
ne cismim kaldı ne sefa
şikayet etmem bu defa
dişimi sıkar giderim

bozarmı sandın acılar
belaya atlar giderim
kurşun gibi mavzer gibi
dağ gibi patlar giderim

kaybetsem bile her şeyi
bu aşkı yırtar giderim
sinsice olmaz gidişim
kapıyı çarpar giderim

sana yazdıgım şarkıyı
sazımdan söker giderim
ben ağlayamam bilirsin
yüzümü döker giderim

köpeklerimden kuşumdan
yavrumdan cayar giderim
senden aldıgım ne varsa
yerine koyar giderim

ezdirmem sana kendimi
gövdemi yakar giderim
beddua etmem üzülme
kafama sıkar giderim
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:41
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Haydi git

Haydi git güle güle
Güle güle sana
Acılara yeten gücüm
Mektuplara yetmedi
Demirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi

Bu ne biçim sevgi
Nasıl kardeşlik
Bu nasıl dostluk
Bu ne beter sevda
Benim aklım ermedi.

Haydi git güle güle
Güle güle sana
İçli mektuplar gelmesin
Kavuşmaz uzaklardan
Yanık mektuplar gelmesin
Kavuşmaz dostluklardan.

Haydi git güle güle
Güle güle sana
Zincirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi
Demirlere yeten gücüm
Mektuplara yetmedi.
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 10:42
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
Kum Gibi

Martılar ağlardı çöplüklerde
Biz seninle gülüşürdük
Şehirlere bombalar yağardı her gece
Biz durmadan sevişirdik

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi çekip gitme
Bırak da sarılayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi ezip geçme

Sonbahar damlardı damlarımıza
Biz seninle sararırdık
Aydınlansın diye şu kirli yüzler
Biz durmadan savaşırdık

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi çekip gitme
Bırak da dolanayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi ezip geçme
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 11:36
Can - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Can Can isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Atatürkiye..
 
Üyelik Tarihi: 05-02-2007
Yaş: 17
Mesajlar: 91
Bunlar Yusuf Hayaloğlu'nun sözleri değil mi ?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kaya, ahmet


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:50 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org