|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Ahmet TELLİŞiirler içerisinde Ahmet TELLİ konusu: Acıya Alışılmaz
Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası
Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
...

05-02-2007, 01:39
|
|
firari
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
|
|
Ahmet TELLİ
Acıya Alışılmaz
Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası
Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
haykırıyorum insan olduğumu
ve çatlatıyor alnımın en gergin
|

05-02-2007, 01:40
|
|
firari
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
|
|
|
Ağulu Bir Hüzün
Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir
Bütün sevdiklerince
Suçlamak istemesende hiç kimseyi
Üzünçle yanmakta yüzün
Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine
Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün...
|

05-02-2007, 01:41
|
|
firari
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
|
|
|
Akbabalar Kelebekler
Yüreği ağzında bir çocuk
Gibi alırken kalemi elime
Beceriksiz, acemi ve olasıya
Yapayalnızım her defasında
Bu sonuncu olsun diyorum
Ömrümün eksiksiz tek şiiri
Yazılsın artık kırk yaşımın
Ve bir aşkın bittiği bu gece
Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer
Yaşanan ne varsa hoşgörünün
Bir parçasıdır artık ama ben
Yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için
Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa
Dostlarım da terkedilmiştir yangın
Sürüp dururken yurdumda ki o zaman
Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin
Sabaha karşı dilim paslı
Beynim keçeleşmiştir ve yangın
Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor
Bütün sözcükler. Umut yoktur
Yüreğim diyorum, kekeme
Alıngan, serseri yüreğim
Sen nerden bilebilirsin
Bir şiirin nasıl yazıldığını
|

05-02-2007, 01:41
|
|
firari
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 260
|
|
|
Akşamı Geciktirebilirsin Belki
- Feride için
Gün batarken sula fesleğenleri
balkonun kokusu sokağa taşsın
sokaklar kayıp çocuklar gibi
hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın
Sular bulutlanır sen susarsın
ve kent çıngıraklı bir yılan kadar
zehirlidir artık sevgilin mahpusken
üstelik kirli bir lekeye döner umutlar
Acılar katlanır mendil yerine
sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz
ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere
beklediğin mektuplar da gelmez
Bomboş sayfalara dönerken aklın
tecrit’teki kitabı fareler kemiriyor
ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken
bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular
Akşamı geciktirebilirsin belki
suladığın fesleğenlerle, kimbilir
ama vaktin ayırdındadır şimdi
kuşlar, çocuklar ve mahpuslar
Usulca inse de koldemirleri
|

24-10-2007, 18:03
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Nerden: nefes alabildiğim her yer..
Mesajlar: 693
|
|
|
AŞKLAR MI / I
Aşklar mı diyordun, anladım
Senin incindiğin benimse
Yollara düştüğümdür yeniden
AŞKLAR MI / II
Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı:
- Güzeldi yine de
AŞKLAR MI / III
Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer
|

24-10-2007, 18:06
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Nerden: nefes alabildiğim her yer..
Mesajlar: 693
|
|
|
[B]GİTMEK
Bu vadideki karanlığı
ve büyük soğuğu düşün
B. Brecht
Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldırmak isteği
Ya da düşebilmek atlasların
Dışına ki ey kalbim
Yalnızsın bu yolculukta da
Gitmek. O kaos duygusu, aklın
Sarsıntılarla yorgun düşüşü
Bilincin kamaşması belki de.
Rehin bırakılacak bir şey yok
Unuttuklarından başka.
Gitmek. Bir büyü gibi saran
Ağrılar yumağı, kışkırtılmış
Düşlerdir ki sen şimdi
Esirgeme kendini kalbim
Kederin o derin yalnızlığından
Ahmet TELLİ[/b]
|

31-10-2007, 01:36
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 27-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 35
|
|
|
İmlasız
Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlâsını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi
Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi
Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
|

31-10-2007, 03:16
|
 |
mavi denizim
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Yaş: 26
Mesajlar: 572
|
|
|
BU KENT ÖLDÜRÜLDÜ DİYORLAR
Bu kent öldürüldü diyorlar
Kurşuna dizildi bir gece yarısı
Hayaletler geziniyormuş şimdi
Sokak aralarında ve caddelerde
Baykuş tüneği olmuş alanlar
Ve yarasalar uçuşuyormuş...
Silah ve esrar kaçakçıları
Altın çağını yaşarlarken
Artıyormuş bir yandan da
Kumarhaneler,meyhaneler
Borsa oyunları hileli iflaslar
Birbirini kovalayıp dururken
Nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor
Yaygınmış şimdilerde rus ruleti
İntiharların sayısı bilinmiyor
Çoğalıp duruyormuş fahişeler
Ve artık bunların hiç biri
Olay bile sayılmıyormuş şimdi
Bu kent öldürüldü diyorlar
Bahar gelmez artık buraya
Bir kent nasıl öldürülür göz göre göre
Ben inanmıyorum kim ne derse desin
Sodon ve Gomore efsanelerde kaldı
Yaşanan bir başka tarih şimdi
Şöyle bir dokunsak toprağa yalın ayak
Duyacağiz belki tarihin akışını
Baharda gecikebilir unutmayalım
Böyle okuduk tarihin kitaplarından
Hele vakit gelsin,sevda dal versin
Uzanacağiz bir sabah çiçekli bir ağaca
Unutmayalım aşkın sımsıcaklığını
Suskun bekleyişlerini varoşların
Kitapları,fabrikaları unutmayalım
Unutmayalım dağların öyküsünü
Zincirlerini kırmasını bilir bir kent
Aovrayı unutmayalım
Kışlık saray ne kadar dayanabilir
Hayatı kollamasını bilenlere
Ölüm suretini gezdiren serseriler
Sızıp kalacaklar birazdan
Ve bir tül gibi yırtılırken çevren
Bu kent yeniden yaşanacaktır
Bir kent nasıl öldürülür göz göre göre
Ben inanmıyorum kim ne derse desin.
Ahmet telli
|

09-12-2007, 00:06
|
 |
uykusuz
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 229
|
|
GİDERSEM YIKILIR BU KENT
AHMET TELLİ...
Gidersem Yıkılır Bu Kent
gidersem üşürsün,
gidersem;
o esmer gülücükler de gider
gidersem üzülürsün,
gidersem yıkılır bu kent
taş kalmaz taş üstünde
süleymaniye arkamdan gelir
kan akar boğaz içinde
aşıklar ağıt yakar galata kulesinde
gidersem yürüyemezsin
ayakların geri döner gittiği yerden
gidersem yanarsın
ağlarsın,
gidersem;
artık hiç konuşmazsın
gidişim boğazına düğümler kelimeleri
gidersem yıkılır bu kent
gölgenden dahi korkarsın
boğar seni tanyeri
nefes bile alamazsın
gidersem susar ezanlar
şimdi;
şimdi daha yanık türkü tutturur,
o eski ozanlar
gidersem sessizliğe boğulur
ilk önce tüm şehir
sonra geride kalanlar
gidersem;
vapur seferleri iptal edilir
boş kalır limanlar
II
gidersem yıkılır bu kent
bulutlar peşimden gelir
gidersem;
yağmursuz kalır bu sokaklar
giderayak güneşi de çalar giderim
gidersem;
karanlığa gömülür insanlar
havlama sesi duyulmaz
ben gidersem,
susar sokak köpeklerim
gidersem sefere çıkmaz balıkçılar
onlar da bilir ki,
gidersem eğer;
artık kendiliğinden karaya vurur balıklar
gidersem;
durakları da boşalır otobüslerin
yolcusuz durak,
o zaman ne işe yarar
gidersem yıkılır bu kent
her köşesi viran olur
sirkeciden kalkmaz tren
gidersem işsiz kalır işportacılar
hepsi perişan olur
gidersem çıkmaz aşıklar çamlıcaya
sonra kim sevdasını kazır ağaçlara
çamlıcada ağaçları niye oyuk sanır ki insanlar
ben gidersem;
ne sevgi kalır,
ne de kazınacak sevdalar
III
gidersem üşürsün
gidersem;
o esmer gülücükler de gider
gidersem üzülürsün
gidersem yıkılır bu kent
şunu bil ki;
ben gidersem eğer;
içimdeki sen de ölürsün...
gidersem...
demek ki çoktan ölmüşsün!
ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
|

09-12-2007, 01:04
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-12-2007
Yaş: 25
Mesajlar: 18
|
|
|
ANISI BİZ OLALIM
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karatma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
AHMET TELLİ
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:27 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|