Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Sunay AKIN

Şiirler içerisinde Sunay AKIN konusu: Alacak Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp harçlığımı atardım bu yüzden en çok denizden alacaklıyım...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:27
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart Sunay AKIN

Alacak

Yol kenarlarındaki
yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:30
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Antik Acılar

Geçim parası için
nice yaşlının
eski İstanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kâr koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:31
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
At Kokusu

Son evi gösterin bana İstanbul' da
vapur sesinin duyulduğu
ki kapısını çalıp
söyleyeyim içindekilere
daha çok kedi yavrusu ezilsin diye
eski iskeleleri
sahil yoluyla ayırdıklarını
denizden

Karşılığında ben de size
kanaryası ölüp
kuaför salonuna dönüşmeyen
kaç mahalle berberinin
kaldığını söylerim
ya da kaç fötr şapkanın
tutsak olduğunu
köhne bir konağın
askısında

Kaç faytoncunun
artık taksicilik yaptığını da bilirim
ama söylemem
onu da siz bulun
dikiz aynasına takılı boncuklardaki
at kokusundan
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:32
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Ayrılık Şiiri

Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
Balıkçı koynundan
Sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
Bir sabah usulca ayrıldın
Koynumdan

Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldığı
Araba vapurunun
Boş seferleri
Gibi yalnızca rüzgâr
Gezinir sensiz
Yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
Ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
Kuytu bir iskelenin
Tahtaları altına kazıdığım
Ayrılık şiirini okudukça
Dalgalanır...
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:33
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart sny

Beceriksiz

Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna

Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak

Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul'un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara

Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı

Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:33
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart sny

Beyaz Şiir

O siyahtı
kurşuna dizenler beyaz
ürkerek gökyüzüne
uçusan kuşlar
bembeyaz
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:34
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart sny

Beyazperde

Artıyor kara çarşaflılar
yurdumun her köşesinde
neden olacak
siyaha boyanıp
kadınlara giydiriliyor
yıkılan sinemalardan
geriye kalan
onca beyaz
perde
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:34
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart sny

Biraraya

Eşit olmadığı
Söylenir insanların
Aynı boyda olmayan
Beş parmağı gibi bir elin

Oysa uzanır
Nice yorgun
Emekçinin dudağı
Su dolu
Avucuma

Elimin eşit olmayan
Beş parmağının ucunu
Getirince biraraya
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:35
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Standart sny

Çağdaş

Afiyetle yiyiyor
Gökten düşen üç elmayı
Apartmandaki çocuklar
Annemin her gece anlattığı
Öykülerin sonunda

Bana ise çöpleri kalıyor
Evimiz çünkü bodrum katında
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 05-02-2007, 00:35
firari
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 260
Çekmece

Büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana

Kardeşiyle sokaklarda hep
bir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için
annen değil miydi önünde diz çöken

Öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer:Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında

Bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama
bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara

Son karesi gibi Red Kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
akin, sunay


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org