|
|
Pelin Onay...Şiirler içerisinde Pelin Onay... konusu: nasıl da yağmıyor yağmur
gözlerim sırılsıklam
sahile vuran dalgalar kadar maviyim belki
mavinin her tonu ellerimde
maviler sırılsıklam
köhne bir mekanda mı söylemiştik,
tamburlu şarkıları..?
kimin eli vurmuştu yüreğin hüzzamına..?
...

04-02-2007, 23:19
|
|
|
Hüzzam Sözcükler
nasıl da yağmıyor yağmur
gözlerim sırılsıklam
sahile vuran dalgalar kadar maviyim belki
mavinin her tonu ellerimde
maviler sırılsıklam
köhne bir mekanda mı söylemiştik,
tamburlu şarkıları..?
kimin eli vurmuştu yüreğin hüzzamına..?
sen arkadaş..! Nasıl da yıkılmıştın son notada
uzak değil yakındı ama
yorgundu yaşananlar
bu kadeh de med-cezirlere deyip,
masaya yığılan
ve sürüklenerek bir köşeye yatırılan,
sakallı sarhoş gibi yorgundu yaşananlar
biz değil miydik,
sen değil miydin isimsiz sabahlara sevdalar kazıyan..?
tozlu fotoğraflardaki gülüşünü arama
kayıp gençliğin değil şişelerde gördüğün
günahı bile yeter dediğin o fahişe
uğruna delirdiğin o kaltak
dudaklarının hangi kıyısına demir atıyor şimdi..?
biz değil miydik,
sen değil miydin sevgiyi yürekte arayan..?
çal ustam
konuştur şu tamburun tellerini
köhne de olsa mekan,
sağlamdır bedenlerimiz
körpe yalnızlıklara,
körleşmiş bakışlara,
bir şişe de ben devireceğim
pardon..?
bir şarkı mı istediniz..?
hay hay, lafı mı olur
yalnız hiç susmam başlarsam
yüzsüzüm biraz
beceremem naz yapmayı
hadi çal ustam
çal hadi
sen değil miydin şarkılarla sevişmeyi,
mısralarla oynaşmayı öğreten..?
tüm şarkılar kadın
tüm şarkılar erkek artık
bakire bir mısra bile kalmadı avuçlarımızda
nasıl da yağmıyor yağmur
nasıl da dönmüyor başım
gözlerim sırılsıklam..
Pelin Onay
|

05-02-2007, 01:05
|
|
|
Ezinç coşkular../..kül tutuştu
yorgun turuncu evine giderken ayağı takıldı ve düştü..kanadı dizleri..bu yüzdendir, gün batımı kızıllığının ağlayan rengi
1.
yorgunsun çocuk
sesindeki titreyiş ağır geliyor diline
taşı(yamı) yorsun
tut elimi
büyüdüm ama unutmadım seni
içimde öyle güzelsin ki,
ağladığında tutuşuyor kirpiklerim
2.
soyundu dudakları çatlayan sitemler
çıplak bir inleyiş karanlığa uzandı
üşüdü haykırışlar, kırıldı sabır teli
şarkıya lütfen siz devam edim madam Maria
delirmeye gidiyorum, birazdan dönerim
3.
kıyıya vurdu tutulmayan sözler
kimse üstüne alınmıyor mecalsiz bekleyişleri
asiliğimde açan sevgileri biledim
dibini gördüm yalnızlıkların
erkeğim..! Gözlerim kapanıyor
ellerin beni sana uyandırsın
4.
adımı çağırıyor deniz kaplumbağaları
bir masalın içinde sıkışmış olmalıyım
bu kadarı fazla ama, sadece bir dilim ısırmıştım
yoksa pamuk prenses miyim..?
doktorun raporu:
ölü özlemler bütün organları sarmış durumda
acilen şeniz terapilere başlanmalı
5.
deliren mavilerin dudaklarından döküldü,
canı yanmış kelimeler
sus acı..! Şimdi sevişiyorum
sen benden sonra gel
Pelin Onay
|

07-02-2007, 00:26
|
|
|
|
Dilimde Ay Tutuldu... /... Dilsizim
(şaraba yatırdım yüreğimi, sabaha bi'şeyim kalmaz)
korunaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
sağanak yağışlı günlerimde sığınacağım bir yer bulunsun
bari, şiirlerde bir ev'cağızım olsun
üç oda bir salon yalnızlığımı kiraya vereceğim
heveslenme, senin için düşlerim başka
aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim
ne güzel gülüyorsun, dudaklarında eski İstanbul resimleri
öyle kal lütfen, yüzüme baktığın anın resmini çekeceğim
sana söz veriyorum, sen de bana umut ver
sonra her şeyi unutup, ülkeme geri döneceğim
bende bir hoşum, şarkıların belalı güzelliğine vuruldum
o uzak ayda kaldı onayladığım gülüşler
raks eden sevişmelerin çingene zamanındayım,
'gel' desen, gidemeyecek kadar sarhoştur özlemler
anlayışımı kaybettim, beni anla
karşılığında gözlerimin kahvesinden içireceğim
düşe kalka düşledim, son baharım kaldı
beni şimdi tutmazsan, dudaklarına devrileceğim
oturaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
yorgun günlerimde dinleneceğim bir yer bulunsun
şiirlerde bari, bir nefeslik yerim olsun
'05-izmir havası / ay'da dil tutulması
|

07-02-2007, 00:28
|
|
|
|
Düşünürken Sizi...
sizi düşündüm biraz
sizi ve ellerinizi
vakit gece yarısından az ötedeydi
geceyi giyinip,
cüzdanıma birkaç şiir sıkıştırdım
her an size acıkabilirim diye..
sahil boyu yürüdüm sanki
dudaklarıma takıldı bütün eski şarkılar
fasıl muhabbetlerinde sabahlayan çocukluğumu hatırladım
rakı kokan kahkahaları
uykusuz coşkuları
dilimin ucuna gelip de bir türlü söyleyemediğim seviyorum’ları
çok sonraları öğrendim
asıl sarhoşluğun,
sevdada olduğunu..
siz bilmezsiniz
ilk defa hüzzamla seviştim ben
inkar etmeyeceğim,
rast’la da kırıştırdım
eh biraz da hicaz’la
ama ne olur kıskanmayınız
onlar hala var hayatımda,
siz başkasınız..
gözleriniz mesela
hani o soyarcasına bakan
hüzün bile gülümsüyor gözlerinizde
hüzün dahi sevdalı
sonra sesiniz
duyduğumda yüreğimi alıp da yanınıza kaçıran
haberim olmadan dünyaya geliyor bütün şiirler
büyütmekte zorluk çekmiyorum lakin
kelimelerimin babası olur musunuz..?
sizi düşündüm biraz
sizi ve sözcüklerinizi
üşümemek için kendime sarıldım
ve silkinip attım üzerime yapışan yufka yürekli vedaları
bir deniz vakti sizin için doğdum sanki
adımı haykırdı bütün deniz kabukları
adımı haykırdınız sanki
size ulaştığımda rüzgar saçlarımdaydı
rüzgarım saçlarınıza bulaştı
siz bilmezsiniz
biraz da mahcuptum beklettiğim için
çağırdığınızı duysam,
hemen gelmez miydim..?
sizi düşündüm biraz
sizi ve yüreğinizi
vakit gece yarısından az ötedeydi
yolların sizinle kısaldığını öğreniyordum
acemiydim
şaşkındım
yorulmuştum
avuçlarımda titreyen sevgimi dudaklarınıza götürdünüz,
size vuruldum..
sizi düşündüm biraz
sizi ve yine sizi
sakıncası yoksa yanıtlayın ne olur
birkaç sene önce
neredeydiniz..?
|

07-02-2007, 00:32
|
|
|
|
Düşüme Düştün Canın Acımadı Ya...
ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden
benim yazım değilsin, korkarım kışım da
tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi
sen ateşsin
saat 17:28
kimbilir, şimdi neredesin
yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan
suya düştü intihar, boğuldu son bakış
kimi istesem uzaktır kıyı boyları
vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış
aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek
kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım
gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?
ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde
benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de
yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi
sen havasın
saat 22:16
kimbilir, şimdi hangi kuytudasın
arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden
geceye düştü uyku, titredi acı soluk
kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu
üşümeler içimden akıyor, oluk oluk
tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim
akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam
susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?
nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?
yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim
söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?
ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm
kaçarım değilsin, korkarım tutanım da
sen topraksın
saat 22:39
kimbilir, şimdi hangi duygunun uykusundasın
06.04.'05 /..izmir havası
|

07-02-2007, 00:35
|
|
|
|
Lebriz Duası/Dilekler İçin...
I. ..vedaları oyalayın, saklanacağım..
serseri bir kızın güncesinden kaçtım
kadınım..! ..Arkama döndüm ve baktım
göğüslerimde emzirdiğim gençlik dirileşmiş
sütü kesilen asiliğim hayatla birleşmiş
Korkma! Dilimde bütün haylazlığım
büyüdüğümü sevişirken anlıyorum
yoksa inan hala sokakların oyun hırsızıyım
en berbat ayrılığın mektubunu da okudu yüreğim
ama bana sevda gerek
avuçlarımı öp, dudaklarından geçip gözlerine güleceğim
II. .. suya düştü katre, dağıldı..
isimsiz bir yolculuğa gidiyorken döndüm
ebruferah kelimelerin içinde yeşerdi seda
buğulu camlara saklanan,
iklimi keşfedilmemiş bir yüreğin ritmiydi belki
alıkoyan...yatıştıran
iyi ki varsın, diyecekken susturuyor dudaklarımı ıslak cevapların
iyi ki....
III. .. hüzün kaydı geceden, dilek tuttum..
bir cümle uzaklığındaydı gülüşler
söylenmeyen sözler boyu kırılıyorsa yürek,
dillenmeliydi kelimelerin alkışı durduk yere
durduk yere sev beni
ince kıyılmış bir istem akıyor bedenimden
hazan senfonisinde gençlik aşklarım çalıyor
anımsadığım, serseri bir kızdım güncelere tutunan
çok oldu kaçtım
artık ben değilim unutulan
IV. .. sözler kapıyı çarptı, arkalarından koşmadım..
ölmek üzere olan sevdalarına,
hayat öpücüğü veren bir kadının beklentilerinde yoruldu özlemler
bu yüzden istiyorum merakında kaybolmayı
gözlerime bak hissedeceksin,
bakışlarımda eriyen sevilmek duasını
hadi,
ellerimden tut ve kaçır beni şarkıların içine
bilmen lazım, ezgiler olmazsa ölürüm
herkes gider, notalar kalır
suskunluğumu makamlara ördürdüm
V. ..mahcup kırmızı soyundu, aç gözlerini..
çözülsün dilindeki buzlar dudaklarımın debisinde
geceye benzer utangaçlığım, görünmez
tenimde mimiklerin gün gibi aşikâr,
sivrildi tutkunun ucu, görünürde söylenmez
dağılmış saçların inceliğinde bütün gelişler
acının kırılma noktası
olmadı (da) yanacağız
sevişmeler kirlenemez
VI. ..sevmeyi unuttuğun yerden sevil bana..
serseri bir kızın güncesinden kaçtım
beni ihbar etme,
sende (s) aklandım
Konu Ebruli tarafından (07-02-2007 Saat 00:38 ) değiştirilmiştir..
|

07-02-2007, 00:40
|
|
|
|
Ses (İm) Duvardan Düştü... /... Kaldırın
(ses düşerse, kelimeler yara alır)
- pardon,'seni seviyorum' diyen bir ses buradan geçti
mi acaba?
- hayır bayan, görmedik
bir adam çıplak sesle şarkı söylüyor,
sesi üşeyecek diye çok korkuyorum
bir kadın limanda günah çıkartıyor,
günahları denizi kirletecek diye tedirgin oluyorum
tut(ma) beni gece
karanlığında şarkılara gebe kalıyorum
- pardon, 'seni özledim' diyen bir ses uğradı mı acaba
buraya?
- hayır bayan, uğramadı
tutkularım çiçek verdi, kokusunu saldı
satamadım biriktirdiğim dağ özlemlerini
İsmet Teyze yaşasaydı söylerdi, anılarla nasıl başa çıkılacağını
herkes ölüyor, sevdaların öldüğü gibi
kandır(ma) sın beni şiirler,
yokluğumu isimlendirmeye gidiyorum
- pardon, 'kadınım' diyen bir ses bir not bıraktı mı
acaba?
- hayır bayan, bırakmadı
cinayeti ellerim gördü
bir de yüreğim
gözlerim inanmaz yüze değmeyen bakışlara
beni rahmine al ve yeniden doğur anne
yanılgılarımın kapısını tekrar çalmayacağım
kuş tüyü vaatlerde kaybettim gerçeğimi
kandır(ıl) dığımı bırak unutayım
- pardon, 'sen benim elma şekerimsin' diyen bir ses
sizde kaldı mı acaba?
- hayır bayan, kalmadı
yorgun turuncu açtı gözlerini,
geceye tutundu
kıskanmasın canım mavi, onu da unutmadı
sır küpüdür şehvet bedenimde,
kapıma dayan(ma) dı
bacaklarım mecalsiz artık aşk
sana kapıları açamayacağım diye korkuyorum
- pardon, 'artık bensiz bir yaşamın olsun' diyen bir
ses ağladı mı acaba?
- hayır bayan, duymadık
kanım çekiliyor dostlar
ayrılıkların en dokunulmaz şahidiyim
|

07-02-2007, 00:47
|
|
|
|
Tuvaldeki Öpüş...
yokluğun,
bir iç savaştır yüreğimde
sevgilim../..geri çekildim
seni beklemeye gidiyorum
ayrılık değil ki bu
bir uzun hava
çalınacak../..son bulacak
hicran makamında kadehler vurulacak
özlem geceleri kapımıza dayanacak
sevgilim../..susturma bizi
sürç-ü lisan olmasın bu aşk
avuçlarımda çocukluğumdan kalma dualar var, gel buyur nasiplen yarim...ninemin telli dolabı gibidir yüreğim, soğutmaz içindekileri...itiraf ediyorum, kayıp bir kent gibiydi sevdam..sen dokundun, çekildi sular, göründü bir zamanlar sobasında odun yanan kapılar...korkma, yaklaş..tenimin tenine diyeceği var...
uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an
çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim
huzur kazandım müzayededen ikimiz için
bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana
yüreğimi istedin../..verdim
şimdi desem ki bahar
şimdi desen ki yol var
beklemek bir köpek gibi yapışsa da paçalarıma,
sevgilim../...ikimize yetecek kadar sabrım var
şarkıların resmini çizebilir misin..?..bana yüreğindeki ritimleri gönder..nasıl?...hayır, izlemedim bu filmi, sahne tanıdık ama...biz mi oynuyoruz..?..bu yüzden bitsin istemiyorum demek ki..daha önce seslendirdiğimiz aşklar nerede peki..?..suflörü sen miydin yüreğimdeki sesin..?...sevgilim, hadi gel mısır patlattım, bizi izleyelim....
çığlığımı tut../..yere düşmesin
dar gelirli zamanların açlığını doyurmamız lazım
bu hayat bildiğin gibi değil../..diyemem
biliyorsun../..bana da öğret aşkım
korkularımı bir caminin avlusuna bıraktım
acılarım ahşap bir bina../..bir kibrit çakılsa tutuşacak
sevgilim../..sesimi sesinle uyut
bu yekpare gülüşler o zaman can bulacak
denizi hiç böyle mavi görmemiştim..pardon, baktığım gözlerin mi...?..gülme, boğulmayacağım, dalgalarında yüzebilirim..bu ekmek kavgasında durduk bir de sevdalandık...tabi ki pişman değilim, olamam..sevgi bir eylemse, ben eyleme geçtim...elimde pankartım, sana yürüyorum..
düşler../..yalnızlığın tangosu
sen gelene kadar../..sahnede dansım kalsın
sevgilim../..geceyi düşlere boya
ama tuvalde bir öpüş kalsın...
'03..sonbahar..izmir
|

18-05-2007, 19:35
|
|
|
|
Yorulmak ve Kanamak...
hüzün yüzümde ayna
belki de bu yüzden yağmurların yağması
bu çocukluk
bu gitmeler
bu yalnızlık
hiçbir şeyimsin diyen insanların,
her şeyi olduğunu hatırlayan,
bir kadının elleriydi belki de hüzün
bir tutam kalmak
ve alabildiğine gitmekten öte,
hiçbir şey yoktu teraziyi dengeleyen
çocukların kapı zillerine basıp da kaçmaları kadar,
kolay olmuyordu uzaklaşmak
ki aslında çocuk değildik sevişmelerde
uyandık
ve kandırıldık
öyleyse sen söyle usta
bu yağmurlar bir yüreği bile ıslatabiliyorsa
ve çözülmüyorsa dili haykırışların,
hasret bunun neresinde..?
belki bir sazın tellerinde kaybettik masumiyeti
belki de susturulduk kavuşmalarda bile
deniz gençliğindeki gibi mavi değilse
bu ne denizin suçu
ne de martıların..
kalbim.!../..affet bütün sevdalarımı
yoruldum
ve kanıyorum..
pelin onay
|

18-05-2007, 19:40
|
|
|
|
Yalnız(ca) Sitem...
çığlığım boğazımı kesti, kana(ya) madım
-de halindeyim acıların
I.
her şeye susuyorum artık
susuzluğum dilimin ucu, kemiksiz
ölümlerden ölüm beğendim, üzerime olmadı
zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde
çıkarttım baktım, kurtlanmış
sebebi var elbet bu gözyaşlarının
anlamaya çalışmayın, anlayın
bir ressamın tuvalinden düştüm
hiçbir renk kurtaramadı beni
beyazlar giymiş bir duygunun içinde,
ismim sırdır artık
- bir kaç ince sızım var, görüşlerinize hazırdır üstadım
ne istediğini bilen sevdalarım olmadı hiç
büyük kavuşmalarımda
hep küçük özlemleri sevdim
küçük sarılmaları
küçük bekleyişleri
büyüklerini sevecek kadar zaman verilmedi
arzularıma haber saldım, gelmediler
nerede unuttum ateşli bedenimin alfabesini..?
hangi ketum dil yaladı geçti haykırışlarımı..?
size bir sır vereceğim,
galiba (d) üşüyorum
II.
vurgun zamanlarındayım İzmir’in
yalnızlık ırzıma geçse doğuracağım!
Doğuracağım özlemin canına kıyanların eşgalini
hadi toprak ana! Seviş ruhumla
ve temizle diline biber sürülmüş dudakları
görmüyor musun..? Bana bir şeyler oluyor
bedenimden bir deniz geçiyor,
dalgaları göğsüme vurup geri çekiliyor
hangi mevsimin rahminden çıkartacağım başını yüreğimin..?
bu dalgalar öksüzlüğümü çok fena acıtıyor
-sol anahtarınızı rica edeceğim, şarkılarım içimde nefessiz kaldı
zehirli bir ihanet aktı yanaklardan
atılan bir imzayla onaylandı unutulduğum
gelinlik bir kız gibiydi düşlerim oysa, kaçırıldı
kimlerin yatağında nergis kokusuysa, orada kalsın
çocuk kalan yanım! . Sen sakın üzülme
seni yeniden güldürebilmek için arınacağım bu lekeli acılardan
babamı affettiğim gün, sevdalarımı da affedeceğim
soyacağım yüreğimi yeniden ulu orta. Utanmadan,
sevişeceğim yeniden kana kana, kan(a) madan
sen de biliyorsun ki;
saçlarına kır düşmüş mavi bir geceydi sevdam
kayan bir yıldız da dilek olsaydık da,
bizi tutsaydı...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:54 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|