Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

B.Can...

Şiirler içerisinde B.Can... konusu: Saklambaç... yüzü saklanmış bir sualin kıpırtsındayım birazdan doğacak günün haberini bekliyorum saklambaç oyununda gün geceyle kapışıyor söbeleniyor seherin alacalı kuşları bu gece yine kalkamadım gündönüme firuze gökleri izleyemedim göklerin sabaha ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 03:53
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
Arrow B.Can...

Saklambaç...

yüzü saklanmış bir sualin kıpırtsındayım

birazdan doğacak günün haberini bekliyorum

saklambaç oyununda gün geceyle kapışıyor

söbeleniyor seherin alacalı kuşları

bu gece yine kalkamadım gündönüme

firuze gökleri izleyemedim göklerin

sabaha değin beklediğim an

ana mekik kala öldürdü uykusuzluğumu

kapanı verdi yansıyan gözlerime çapaklarım



Saklambaç mahurluğunda sobeledi yine beni

geceye biriken uykusuzluğum

yine sobelendim oyuncaklarım çalındı

görmedi kimse bilmedi izlemedi

çalıp götürdü bir başka bahara

bütün yabancı düşler

götürdüler amansız sefere

saklambaç oyununda

yine sobelenen ben oldum



ruhum göçebe kaldı kahır isyanlarda

saklı kaldı silinen gerçekler

söbelendim eskidim tozlandım

yoruldum paslı tezahurlerde

hangi oyun böyle çalır uykusuzluğu

hangi koridorda takılı kalır isyanlar

bozuldu efsunu bütün çocuklukların

ellerini kaldırıp işaret ederek ayı

saklandı bütün yıldızlardaki ışıkları



artık sobelenen gerçeklerde

bir saklambaçtır çocuksu mahmurluğum

bir andır sakladığım anılarımdan

susmayı öğrendiğim ilk gün gibi

alıştım artık susuzluğun çatlatan kavruluğuna

Susmayı öğrendiğim ilk gün gibi

söbelendim saklambaç oyununda.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 03:59
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
Başlamamalı biliyorum
Aşktan kaçmışım ben bir kere
Yeni bir şakyıka gelemem
Yorgunum gayri takatim yok
Tuttamam hiç matemin seherini
Göremem kayan yıldızları
Hayır olamaz ben kaçıyorum
Yorgunum gayri takatim yok
Gelmeyin ardımdan
Susun artık martılar
Vaktin vakitsizliği
Gözlerinden okuyor
Ne de guzel oluyorsun ey aşk
Keşke alabilsem seni

Aşkın düğümleri sıralanır iliklerime
Her aşk bir başkadır mevsimlerde
Selam olsun selamsız aşka
Sana sesleniyorum garipliğin yuzunde
Gitmemezlik etmezsin bilirim
şakayık penceresinde bir telaş ile


Başlamamalı biliyorum
Seni izliyorum karanlık gökyüzünde
Gözlerinin derinliğine atlarken sessizce
Evet haklısın fısıltılı bir zamandır bu
Aslında bende uzun zamandür görüyorum
Ama söylemiyorum en iyisi susmalı
Kalmak için ne lazım bilmiyorum
Daha hazırlanmadım bile
Yarımlığı tamamlamak için hayatın
Daha başlamadan özledim bile
Eksik olan ne kaldi ki
Bir ben varım bir de sen
Tamamlamak için aşk mı lazım
Bilmiyorum
Aşktan korkuyorum
Aşktan korkuyorum


Ve dursun patlaması bu püskürünün
Zaten üzerime sıçradı garip lavları
Gitme desem sanki kalacaktın
Başlamadan bitmiş sanki
Yaşanacak ne varki hem bilemezsin
Ben bilmedim aşık olmayı
Sen tutamadın ellerimden
Deliler gibi sarmaladım düşleri
Sen koksun diye güneşe bıraktım
Pişti sandım yıllar yılı rüzgarında
Saçların dikilmiş meğerse
Gözlerinin kalabalığında
Ve her gün batımında
Güneş gibi içime batan idin
Sanki bir temaşa ile izlerken
Hazır olamadım hiçbir sefer
Ve her zaman biliyordum
Yarımlık bir asır gibi
Bir utopya gibi hayallerimdeydin

Ne bir şarkının kıpırtısında
Her şarkı biraz hüzün idi sensiz
Bahar gibi kokardın lavanta ile
Kaçarken her defasında kendimden
Sana takıldım düştu umutlarım
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 04:02
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
GÖZLERİNDE BÜYÜYEN RÜYAM...


kof umutlarım terk etti beni yine
gözlerin düştü dört duvarlı mahzenime
elimde bir kaç kelime
dolandım durdum
dört duvar arasında

bilirim saçlarının savrulduğunu
her rüzgarı bulanda bayrak gibi
açılır durur kumrallığında sesi
gözlerin büyür maviliğin içinde
gözlerinde büyüdü karanlıklarım
sarmaladı bütün bütün beni
ıslattı bütün rüyalarımı
şimdi yoksun işte
arzediyorum sana
bütün herşeyi


bilirim gözlerinde büyür rüyalarım
her kaçamağım her yorgunluğum
sakinliğimde gizlisin sen
suskunluğumda fışkıran
taze umutlarım gibisin
bir anda bulunmayan
istenildiğinde ulaşılmayan

içime dolanır durur
gözlerin denizimdir
söylemeli miyim
akseder durur saçların yüzüme
sevgi cennetinde
aşk dokurum gözlerinle,
büyür durur üzerimde
menekşelerin
ve sanki herşey
biraz sendi
çünkü her şeyinle
herşeyime giren idin


içimde büyür durur gözlerin
her gün geceyi bulanda
büyür gözlerin içimin denizinde
sen ve deniz
su ve deniz
işte okyanus oldum
gözlerinde büyüyor gözlerim

söylememeliyim
gözlerinde büyüdü denizim
aksetti bütün ırmaklara
her şeyde aktı durdu gözlerin
ve gözlerin
işte tam yerinde
yüreğimin kıvrımında
denize döndürdü gözlerin
gözlerimi

ah gözlerin
ah...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 04:03
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
SENİ YAZDIM...

Seni yazdım
Büyük harflerin küçüklüğünde
İçimin burukluğunda yüreğime dokunanlar gibi
Seni görüp de yazdım sessiz harflerle
Kimseler duymasın diye

Seni yazdım ismimin baş harfleri ile
Bir tarihin tekerurundan beri
Haykırarak,yad ederek,vurularak
Seni yazdım isimler içinde
Büyükçe harflerle
Yazarak andım
İşte buradayım ellerimi uzatarak
Sesleniyorum
İsminin içiliğinde
Hafif bir berraklıktır okunan
Ve kelimlere dokunan
İsmindi okunan

Seni yazdım
Uzak bir iklimin heyulasında
Sessizliği ansın diye
Sessiz harflerle
Mevsimlere dokudum
Uzak bir iklimde
Adın gibi bir denizde
Seni yazdım içimin harflerinde
Sönüklüğü düştü cümlelerin
İçimin kasvetinde tutuştu heceler

Seni yazdım
Garip bir terennümde
İçimin nehirleri coştu
İsimsiz olmak ne güzel
İsminin hecelerinde
Haykırmak ne güzel
İsimsiz bir gülüşle

Seni yazdım şiirlerle
Uzaklardan beklenen idin her zaman
Seni yazdım buralara
Rüyalarda gözlenenidin
Ey aşk
Sen miydin yoksa
Her daim anılan
İsimsiz bir sevigili gibi
Sen miydin cemrelere dolanan
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 04:11
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
Üveyka...

1

uykusuz bir çıplaklıktır karanlıklar

anahtar deliğinden sızar gibi aydınlık

bağışlıyor örtmediğim yalnızlıkları

kararıyor günbatımında birleşik kanatların

iki ülkeyi sırtlayıp taşımışsın habersiz

denizler ülkesinden ipsiz yalnızlıklara

bir ölüm demişsin bir hayat

kondurmadan ayaklarının ağrısına

getirip gelmişsin uzaklığı

hangi takvimde doğuyor gemiler

salıncaksız kurduğun bebeklik fotoğraflarıyla

göster yalnızlığın resimleşen halini

büyüsün ağlayan çocuklar

-büyü-sün göklerin seyrinden-

ağ kurup göklere güneşi yakalamak adına

bekleşsin altın kanatlı kuşlarla

2

ipsiz bir yalnızlıktır yokluğunun ipe götüren anları

gözlerinden yayılan parıltılı ana merhaba

ve bezirgan besteliyor kanatlarının yolculuğunu

bestenigarda büyü bir efsundur şahikalarla birlikte

kon ve anlat üveyka

anlat geçtiğin ülkelerin bensiz zamanlarını

tarihini birlikte yazalım ülkelerin

yıkıp yeniden kuralım

altın devrini yaşayan saltanatların

çıtası yükselmiş göklerin mahur telaşının

ateşin merhameti soğuğu nasıl unutturuyorsa

bende unutuyorum bakışında gözlerinin bebeğine

unutuyorum karanlıkların laciverdini

kanını seherin,ölümünü yalnızlığın

sen anlat üveyka çiçeğin tomurcuktan çıkışını

bir gülü anlat gözlerine değişinde

nasıl da boy verdiğini hayatım gibi

anlat üveyka

sen anlat

Üveyka

bir bütünlüksün sen hayatla ölümün

seni sevmekle başlayan ölümlere

hayatla karşılık verensin sen

indir ve göster bütün yağmurları

bulutsuz gözlerin denizdir üveyka

yokluğunda çöldür bütün limanlar

yitiğidir bütün eskilerin paslanışı

koş ve gel artık zamanıdır doğuşunun

yeni baştan sayfalara işlenerek

gel üveyka gel

artık zamanıdır.

3

üveyka

boynuma kement attığım

şehla bakışın nerde

nerde karanlığı aydınlatan

güneşten gözlerin

söyle ve gülümse

ışıkları yansıtarak tebessümünle

kelimeler acıtmayacak bu sefer

güzide bir şarkıya bürünerek

seni anıp duracağım üveyka

nerde her geçişimde aklımdan

kalbimi durduran sesin

söyle en güzel sözünü üveyka

meş'alesini yakalım aşkın kadehinde

yalnızlığı harlandıran kitaplarda

yakalım bütün kayıpları üveyka

birleşsin ellerimiz göğün altında

ıslanıp ıslanıp kurulanalım güneşte

sen bakıp dur gözlerime

gözlerime bak üveyka

beni divane eden gözlerinle



kanatlanıp kuşlar gibi aydınlığa

serelim gönül tahtımızı üveyka

kıskanacak Süleyman biliyorum Belkız gibi

kurup çıkalım üveyka en yükseklere

aşkın bekasıyla erelim varlığımıza

üveyka ah üveyka

bir üveyik gibi çarpınca kalbin

uçuşur içimde bütün çöllerim

tutuşur hasretinle

közler bütün benliğimi

4

üveyka ah üveyka

yokluğunu anmayacağım bu sefer

hep varlığınla işleneceksin

zümrudi göklerde

üveyka

ah üveyka

yokluğunu saymayacağım zamanla

her gün senle olsun diye

bakıp bakıp duracağım denize



Üveyka

gözleriyle denizleri kudurtan

yokluğuyla yakıp savurtan

çöl güzelim,deniz mavim

hasretim herşeyim

adınla anacağım cenneti

adınla yaşayacağım cenneti

yokluğunda arafta kalmış gibiyim üveyka

gel ve tasvir et göster cennetimi

dokunup bağrıma temizle mahşerimi

gel üveyka gel

zamanıdır düşlerin inzarıyla gülmenin



üveyka

çöl güzelim ,deniz mavim

hasretim...

herşeyim..
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 17-03-2007, 04:16
Ebruli
Guest
 
Mesajlar: n/a
Deniz Suyu Şarkısı...

mazraba gelen afaki lisandır gaibin halleri
muhteşem iksirinden baldıran damlıyor gecenin
söyle de kinayesi kırılsın sözcüklerimin
aforzmasını yitirmiş Napolyon olayım
geçemeden büyük çölleri
mevzuya bakıp ağlayayım

deniz suyu şarkısı
anlıyor musun tuzlu olur
boğum boğum boğdurur
kusturur yalnızlığın vechiyle
uyanışta kaldırım misali kimsesizliktir
kalk ve sindir bütün ekoseleri
sinmiş bir martı çığlığı olsun denizliğin
maviliğinde raks ettsin
üstüne şiir koyamadığım sözcüklerin
kaldır ve dik uyanışın kanatlarında
yürüt elenmeden karanlığın tutsaklığında
deniz suyu şarkısını

baştan dinle mızrabında bir türkü gibi
ağıt yak günlerce dağların garantöründe
sensizlik bir deniz suyu içtikçe kudurtan
büyük küçük yalan dönüp dönüp arkadan
ansızın kanlandırıyor
deniz suyu şarkısı
mavlikten çıkma gözlerinin mihengi
şimdi şiir gibi usulca sokulacağım
tam yanına dokundğun kenarlığına
öldürüp yalnızlığı
yeniden besteleyeceğim
deniz suyu şarkısını

Şiirini seveyim gözbebeklerinden çıktığım sokaklarda
aydınlanayım emanet aldığım deniz fenerleriyle
de ki susuz bir çöldür menden çıkmıştır
aşkımdır onu kandırmayan suya
çölümdür evet
çöldürümdür
evet
yok sayma yokluğunda
beklemek gibi
bekçiliğini yapıyorum anılarımızın.

susuz bırakmadan menekşeyi
inliyorum köşe bucak
lazım gelecek biliyorum dilsiz kesilmelerim
susup susup kudaracağım
pusatsız ölümlerde şarkılarla
deniz suyu şarkısını besteleyeceğim
geçip gitmeden
ayakanlanmadan daha önce
isyanı meşalesiyle
gözlerinden içeceğim
zamanıdır temaşanın seyrilik efsunları
zamanıdır lal kesilip sana gelmelerin
dizginleyemiyorum
notaya düşmüş
deniz şarkısını.
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:05 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org