|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
İsmail Sarıgene...Şiirler içerisinde İsmail Sarıgene... konusu: Mürekkebim Soluyor...
Denizimden sular çekiliyor, mürekkebim soluyor
Sana açan çiçeklerim intizarınla çürüyor
Gözyaşlarım kirpiklerimde kururken
Cennete sarı saçlı kızım bana ağlıyor
Çekip gittin ya ;
Dudağımdaki tebessümler yaz ortasında donup ...

28-02-2007, 01:27
|
|
|
İsmail Sarıgene...
Mürekkebim Soluyor...
Denizimden sular çekiliyor, mürekkebim soluyor
Sana açan çiçeklerim intizarınla çürüyor
Gözyaşlarım kirpiklerimde kururken
Cennete sarı saçlı kızım bana ağlıyor
Çekip gittin ya ;
Dudağımdaki tebessümler yaz ortasında donup kaldı
Acılarım her gece ihanet ateşinde harmanlandı
Çerçeveletip yüreğime astığın
Birkaç satırlık veda mektubun senden kala tek hatırandı
Çekip gittin ya ;
Kanatlanıyorken umutlarım azat oldu tüm kuşlarım
Şiirlerim yetim kaldı, beste oldu sana ağıtlarım
Hiç düşünmedin mi ?
Güneşte kurur mu sana akan gözyaşlarım
Koynumda sarhoşça geziniyor kederle ızdırab
Umuttan eser kalmadı,şehirlerim yıkık ve harap
Gülüşüme karanlığın kefenini giydiriyor geceyle mehtap
Çekip gittin ya ;
Kanayan dudağımla korkuyu emiyorum her gece
Arama boşuna; yüreğimde kalmadı sana dair tek bir hece
Kalbimi bulanık suyla yıkayıp taşlara gömüyorum
Güneşimi aldın semadan, günbegün gölgelerinde çürüyorum
Taze yeminlerini ne çabuk unuttun
Sana açan baharlarımı tek gözyaşınla kuruttun
Vefasızdın sen, son kez gelip
İkindi vakti cenazemde bir de saf tuttun
Denizimden sular çekiliyor, mürekkebim soluyor
Sana açan çiçeklerim intizarınla çürüyor
Gözyaşlarım kirpiklerimde kururken
Cennete sarı saçlı kızım bana ağlıyor .
|

28-02-2007, 01:28
|
|
|
|
Kavrulurum
Seninleymiş kuru ekmeğin tadı
Gözlerin ise yüreğimdeki mutluluğun adı
Sevdan öyle yakıştı beyaz yüreğime
Gökkuşağının tüm renkleri var şimdi gözlerimde
Taşa benzerdi yüreğim
Ama senden sonra üşümüyor ellerim
Rüzgar oldu nefesin yazın sıcağında serinlediğim
Güneş oldu gözlerin ,acılarıma bezediğim
Sevdayı geçmişe hapsetmişken,
Seninle umutlarımı engin denizlerde yaşıyorum
Kahverengi gözlerinden bir yaş düşmesin, kıyamam
Sırtımda onca yük varken;
Acılarıma sensiz ,tek başıma dayanamam
Sen hastane köşelerindeyken
Bedenim seccadeye eğilmiş
Ellerim semada senin iyileşmelerine dua dayım
Sensizlik düşerse yıldızlarla beraber göğsüme
Yine senin umutlarınla avunurum
Acılarına ben yanar,bedenimle sana kavrulurum
Sen yaşayacaksan eğer
Ben senin için nefesimde son bulurum.
|

28-02-2007, 01:31
|
|
|
|
Bir Yıldız Çaldım Karanlık Geceden...
Yüzün kadar parlak
Gecenin tüm sırlarını aydınlatan
Ve etrafına sonsuz ışık saçan
Bir yıldız çaldım karanlık geceden
Olur da bir gece yıldızsız kalırsan karanlıgın ortasında
Geceden caldıgım yıldızı ait oldugu yere
Gözbebeklerinin icine bırakıp
Yeniden etrafına ısık saçman icin
Bir yıldız çaldım karanlık geceden
Yüregimde yasana sevdanın tüm renkleriyle
Hasretinde koyulasan aşkın mürekkebiyle
Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
Olur da bir gün yalnız kalırsan dört duvarın arasında
Her hecesinde kendini bulup yeniden beni sevmen icin
Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
Bazen hasretinde gözyaşlarımla ıslandı tüm hecelerim
Bazen mutluluklarınla şenlendi senin adınla biten cümlelerim
Bazen de umutlarımla renklenip güzellesti son kafiyelerim
Dalgaların sesinde huzurun bulunduğu
Günesin, sabah ilk oraya doğmak icin koşuşturduğu
Kır menekşelerinin sadece orda her bahar ciceklerini acmak istediği
Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım
Olur da bir gün koca şehirde yorulursan
Huzuru kendi icinde kesfedip yeniden hayata sarılmak icin
Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım
Azgın Karadeniz dalgalarına bile karsı koyacak kadar sağlam
Sevdamızın büyüklüğünü taşıyabilecek kadar geniş
El emeginin sevginin gücüyle birlesip
İsmini verdigim bir tekne yaptım
Olur da bir gün koca şehir sevgimizi taşıyamaz olup
Omuzlarından silkerse bizi
Hoyrat rüzgarla beraber mutlulukları ayrı kentlerde yasayabilmek icin
Kendi ellerimle mutluluk teknesi yaptım
Utandığında kızaran yüzünün güzelligini güllerin bile kıskandığı
Tatlı gülüşlerinin her bahar ciceklerin arasında dilden dile anlatıldığı
Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım
Olur da bir gün omuzlarına hüznün yükleri agır gelip
Gözbebeklerine ıslak gözyaşları eklenirse
Yeniden gülümseyip gülleri kıskandırmak icin
Gül yüzünde en güzel baharları yasayabilmek icin
Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım
Renk renk acıp tomurcuklarında insanlara sevgiyi anlatan
Hayatın en güzel mutluluklarına saçılan
Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım
Olur da bir gün yalnızlık cölünde kalırsan
Her cicekte yeniden hayata merhaba demen icin
Yeniden sevdayı bende yaşaman icin
Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım
Hayatın yorgun kaldırımlarında nefesim daralırsa
Bir gün Azrail beni ölüme ansızın çağırırsa
Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
Olur da bir gün ucurumun kenarında
Tutanacagım son dal senin nefesin olursa
Hayata sımsıkı sarılıp yeniden sevmek icin
En güzel mutlulukları kalbinde yasamak icin
Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
|

28-02-2007, 01:32
|
|
|
|
Sensizlikte Üşüyorum...
Sensiz şehrimde fırtınalar kopuyor sanki.
Ölümün hırçın dalgaları kıyısız ömrümde
Her vuruşta bir parçamı alıyor
Üşüyorum işte ..
Gözlerim, gözlerini arıyor gökyüzünde...
Ama gökyüzü kapalı göstermiyor bana yüzünü bile..
Şehre yağmur yağıyordu
Bereket dağıtan yağmurlar bile acımasızdı sensizlikte ...
Her damlasında saçlarıma kor ateşler düsüyordu
Tüm şehri dolaşıyorum cıplak ayaklarımla
Önümde seni bulma umutlarım...
Arkamda beni kovalayan zifiri yalnızlık..
Saatler geçmek bilmiyor
Gözlerim bir an saate dalsa
Yelkovan cellatlığa,
Akrep ise karanlığa bürünüyordu.
Umutlarıma akbabalar üşüşürken
Dikenler batıyor sensiz yüreğime
Hançerler med-cezir gibi giriyor içime
Sensizlikte üşüyorum
Yaşayamıyorum sensiz
Susuyorum
Rüzgar bile sessiz
Ayaklarım yoruluyordu
Çukurları dolduran su birikintilerine çarpa çarpa
Soluk almam zorlaşıyor her adımımda
Arsız dikenler yetişiyor yüreğimin toprağında
Ayazlar kapı eşiğinde beni beklerken
Sensizlikte üşüyorum...
Üşüyorum ya
Bedenimi, hasretinin kıvılcıma atıp ısınmak istiyorum
Hayır ...hayır
Isıtmıyor hücrelerimi hiçbir şey
Denizlerde yansam, ateşlerde sönsem de
Sensizlikte üşüyorum
Bir sokak lambası görsem
Sen diye seviniyorum işte
Hayal oldugunu anlayınca köşebaşına yığılıyor yüreğim
Ağlamak geliyor içimden
Ağlayamıyorum bile ..
Sensizlikte üşüyorum
Sanki sensiz duygularım bölük pörçük
Yıldızlar varsa da gökyüzünde , sanki bana sönük
Ölümü ensemde hisseder gibiyim
Kimsenin olmadığı sokaklara girmiyordu ayaklarım
Korkuyordum işte
Karanlıktan degil ;
Sensizlikte ölümün kalbimi esir almasından
Korkuyordum..
Kılcaldamarlarımdan canımı çekiyorlar sanki
Her yerde seni ararken
Sensizlikte üşüyorum
|

28-02-2007, 01:34
|
|
|
|
Git Gidebilirsen...
Susadığında denizleri dudaklarına getirmişken
Bedenim bir günahına Cehennem ateşinde küllenmişken
Derdini güneşe asıp kederlerini rıhtımlara dökmüşken
Yeminleri unutup git gidebilirsen
Acılarına baharlarımı feda etmişken
Kalbine hedeflenmiş kurşunlara gögsümü siper etmişken
Kışın ellerin üşümesin diye umutlarımı ateşe atmışken
Güzel yarınlarını unutup git gidebilirsen
Geçmişimde ıstırapla gözyaşlarım sevişirken
Nefesimle rüzgara karışıp saçlarına eserken
Hayallerimi döşek yapıp seninle hulyalara dalmışken
Yaşanan herseyi unutup git gidebilirsen
İhanetin koynunda gözbebeklerine ağlarken
Sevdana yanmış küllerimi kamburumda saklarken
Adını kalbime ölümüne yazmışken
Ayrılık defterini elime verip git gidebilirsen
Yarınlarına sevda yüklü gemileri zincirlemişken
Kanayan yaralarını mülteci yüreğimde iyileştirmişken
Cennetin Reyyan bahcelerinde seninle yaşamak varken
Gözlerimi anılara gömüp git gidebilirsen
Çivit mavisi mürekkebimi gözlerine feda etmişken
Tek bir gülüşünle acılarım kuytularda intihar etmişken
Çorak toprağımda laleler tek tek filizlenirken
Baharlarımı alıp git gidebilirsen
Sevdana bu canımı feda etmişken
Sinsi fırtınalarda koynuna sığınmışken
Bu canımı gidişinle Azraile teslim edip git gidebilirsen
|

28-02-2007, 01:36
|
|
|
|
Aşka Hudut Çizilmez...
Bir damla gözyaşıyla ıslanan yüreğine ölüm istenilmez
Karanlık ruhuna çöküyorsa, korkuların depreşiyorsa
Gözlerime en parlak yıldızları sığdırıp,
Aydınlığı yarınlarına hediye edeceğim.
Aşka hudut çizilmez
Gözlerini kapatmakla güneşe perde çekilmez
Çiçeklerin soluyorsa, avuçlarında güllerin yanıyorsa
Avuçlarımda baharı sana getireceğim.
Aşka hudut çizilmez
Son nefeste bile ömre kefen biçilmez
Toprağın kuruyorsa , dudakların yanıyorsa
Ellerimle denizleri sunup ,
Yüreğindeki susuzluğunu gidereceğim.
Aşka hudut çizilmez
Kefeni giyip ölüme gitmekle Cennet istenilmez
Ayakların tutmuyorsa, çocukların seni bekliyorsa
Tek bir gülüşün için
Sırtımı senin yüreğine semer bileceğim.
Aşka hudut çizilmez
Ölüm son duraktır ; gidiş- dönüş bileti verilmez
Acım çok, umudum yok diye feryat edersen
Mutluluğun Kevser ırmağında yaşamak dururken
Ölüme davetiye gönderirsen
Son nefesimi yarınlarına sunup
Ömrümü sana feda edeceğim.
|

28-02-2007, 01:37
|
|
|
|
Senİnle...
Seninle ,
Kelimelerim, utangaç yüreğimin çocuksu düşlerine akıyor.
Senden önce acılara sobelenmiş geçmişimi ,
Baharı yitik şehrin karanlık sokaklarına bırakıyorsun
Sevdaya çölleşmiş toprağıma ,
Bir gülüşünle tüm umut yağmurlarını yağdırıyorsun
Islandıkça tenim sırtıma dayanıp ellerimi ısıtıyorsun
Acılarımı umudun ipine iki mandalla asıyorsun
Gözlerine doğan güneşte hemen kurusun diye
Ve kelebeğin yaşama telaşındaki yüreğime
Hiç solmayacak çiçekleri bırakıyorsun kınalı ellerinle.
Katrana boyanmış geceme.
Gözlerindeki yıldızları serpiştiriyorsun birer birer.
Acılarımın denizinde baharını kaybetmiş
Yitik mevsime bürünmüş kalbime, umudun beyazını giydiriyorsun
Ezik gül bahçemin toprağına tüm düşlerini ekiyorsun
Tek bir tomurcuğunda baharı yaşamak için.
Acılardan yarınlarımıza elele koşarken
Tüm şiirlerimizi serpiyorsun güneş huylu çocukların avuçlarına
Seninle ,
Yorgunluktan bitap düşmüş bu şehirden kaçıp
Kanatlanıyoruz bizi bekleyen güneşli yarınlarımıza
Ölümün ve acıların anılmadığı bir tepede
Dalgaların sesinin duyulduğu
Ve toprağına umutlarımızı ekeceğimiz
Diyarlara yerleşiyoruz
Ve güneşi giydiriyorsun bedenine
Acılara muzdarip yüreğime ise baharı
Rüzgarın delice estiği sevda tepesinde
Elele güneşli sabahlara koşuyoruz
Dilimizde mutluluk güfteleriyle..
|

06-03-2007, 20:13
|
|
|
|
Severken Unutmayı Öğrenemedim...
Hayat mektebinde,
Kabuk bağlamış yaraya inat nefes almayı,
Karanlığa inat,
Bir mum ışığında yaşamayı öğrendim .
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Unutulduğumu bile bile
Ölümüne severken unutmayı öğrenemedim.
Kuru ekmekle,
Tuza banıp karın doyurmayı,
Sırtımdaki kamburuna inat
Hayatla her an savaşmayı öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı ;
Gelmeyeceğini bile bile
Yetim yüreğimle sensiz yaşamayı öğrenemedim.
Her karanlık geceden sonra
Aydınlık bir sabaha uyanacağımı,
Nehir olup aksa da gözlerim
Bir gün güneşle kuruyacağını öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Dönmeyeceğini bile bile
Mavilere sensiz kanatlanmayı öğrenemedim.
Severken unutmayı
Bir türlü öğrenemedim..
Tek kusurum buysa; özür dilerim.
|

06-03-2007, 20:14
|
|
|
|
Yokluğunu Öptüm...
Kelimelerim kan revan içinde.
Yüreğim yorgun, gözlerim solgun.
Notaları öksüz bir şarkı gibi
Ağlıyorum bulutların koynunda..
Ve kimseler görmesin diye,
Gözyaşlarımı kaldırımlara siliyorum..
Mürekkebimle yıkamıyorum
Hasretinin karanlık duvarlarını...
Gözlerimi kapattım geceye.
Şiirlerimi hecelerinden vurup
Toprağın beyaz sayfalarına uzanıyorum.
Bulanık sularda yıkıyorum
Kan çanağı olmuş gözlerimi.
Hasretin düşerken avuçlarıma,
Mor tonları giydiriyorum
Acıyı emen dudaklarıma.
Sessizliğe bürünmüşken sevda,
Baharlarda filizlenen taze dallardan
Darağaçları sunuyorum yüreğime.
Yokluğunu öperken dudaklarından
Pusular kuruyorum aldığım her nefese..
Oysa umuda gülümseyen bu adam
Boyun eğer miydi kanlı pusulara ?
Diz çöker miydim karakışlara ?
Ama yokluğunda
Vuslatları öper gibi,
Karanlıkları öpüyorum
Adını ezberlettiğim dudaklarımla.
30.05.2006
|

06-03-2007, 20:16
|
|
|
|
Güllerim Yansın Avuçlarında...
Yudum yudum yalnızlığı
İçerken gecenin dudaklarından
Sakın ağlama sen.
Yüreğin süzülürse al yanağına
Demir parmaklıklar susar,
Gözlerimde küllenen umutlar
Yıldızların koynunda
Kan ağlar.
Uykusuz yüreğine
Yastık diye
Kiraz çiceklerini sererken
Sen, hüzün bulutlarını
Topla göğünden.
Uzaklarda acıların için
Sabır elbisesi dikerken,
Sen, vuslat türkülerini kaldır
Islak kirpiklerinden.
Ayazlarda beklerken yüreğimi
Yağmur yüklü bulutları
Gülüşlerinle kurut.
Kurut ki ;
Güneş, boynunu kurtarsın
Celladın kanlı ellerinden.
Göğünü yitirmiş kuşlara
Yüreğini aç.
Aç ki ;
Acıların son kez
Dağların boynuna sarılıp
Veda busesini yapıştırsın karanlığa.
Acıya inat
Baharlara gülümsediğinde,
Karakışların kendinden utanıp
Yüreğini darağaçlarına astığını
Bilir misin ey yâr ?
Sevdamı nefes diye
İçine çektiğinde
Demir parmaklı hücremde
Menekşelerin tomurcuk açtığını
Bilir misin ey yâr ?
Umuda tutunmuşken
Güllerim yansın avuçlarında.
Ve küllendikçe içten içe
Karanlıklarıma yıldızların serilsin.
25.05.2006
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:18 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|