Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler


Behçet Aysan ....

Şiirler içerisinde Behçet Aysan .... konusu: Bir Eflatun Ölüm kırgınım, saçılmış bir nar gibiyim sessiz akan bir ırmağım geceden git dersen giderim kal dersen kalırım git dersen kuşlar da dönmez, güz kuşları yanıma kiraz hevenkleri alırım ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 21:58
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Behçet Aysan ....

Bir Eflatun Ölüm

kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım

belki
sararmış
eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.


Behçet Aysan

Konu duarden tarafından (24-02-2007 Saat 22:09 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 21:59
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
GÜNEŞ ÇALDI KAPIMI


çok yalnızdım ve güneş çaldı kapımı
sürgünden yeni dönmüştüm, makronissos
orda kurak ve ıssız bir yüreğim
vardı
(şimdi sizin yürekleriniz gibi)

onu da getirmiştim.

arkadaşlarım hariç
herkes beni terketmişti.

yaşamım uzun bir deniz yolculuğuna
dönüşmüştü

git git varılmayan
kıyısız bir deniz.

evet, herkes terketmişti
sevgili ve hüzünlü pire

eleni bile.

ve güneş çaldı kapımı
kapımı çaldı güneş.

gerisini biliyorsunuz.


Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:00
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
DAĞILAN GÜL


ne söylersen söyle bu aşk ikimizindi
ikimizindi bir zamanlar aynı gökyüzü
bir samanın tutuşması gibi olan şey
biraz erzurumdu biraz rize biraz mardin
geniş, dingin, sürekli bir yurt gibi

ne söylersen söyle rüzgardır duyan
düşleri çağıran iri siyah gözleriyle
ve yanıbaşımızda mutlu kalan ne var ki
belki bir kuş akşamın ölü ağzındaki
sadece güldür dağılmış ayaklanmaya

ne söylersen söyle ruhum bağırıyor
acı içinde bağırıyor giden her şeye
uzak kapıların ses verip çağırmadığı
mutsuzluk değil mi biraz da şarkıdır
üzgün, kırık, iri bir gül gibi kanayan

ne söylersen söyle bir gün yiteceğiz
çam seli halinde kalabalık bir orman
alıp götürecek bizi kuytu ölümlere
yaşamanın anlamını sorsam da söyleme
konuştukça bir gemi açılıyor kıyıdan.


Behçet Aysan

Konu duarden tarafından (24-02-2007 Saat 22:21 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:00
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
AYNA..!


kırılınca bir büyük ayna
şarkılar da yarım kaldı
büyü bozuldu, durdu saatler
suda suretimiz asılı kaldı.

yoktu, şehirler gezdim ülkeler
düşlerim sahipsiz kaldı
ve şimdi kim bilir nerdeler
gül güle değdi solmuş kaldı.

anıları öğütür değirmenler
bir aşk söyleyin ki bana
daha başlarken öl demeler.

kırılınca bir büyük ayna
aşk bitti şarkılar yarım.


Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:01
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
KADER ATLASI


nilüferler niçin suya eğilir
ve niçin
kavruk otlar gibi
tutuşur
o ilk sevdalar
söyleyin bana
ey kitaplar.

bana söyleyin
kim var
aramızda
biraz ölmeden
bir türkü tutturmuş giden.


ya kırmızı şapkalı
gelincik, senin için
göz açıp kapayıncaya
yiter şu bahar
hemen
ölüm gelir
yükselince sular.

söyleyin bana
ey kitaplar


var mı
kederin atlasında
tarçın kokulu bir şehir
inmemiş olsun damlarına
gözyaşından
yıldızböcekleri
ve tarçın
kokulu
bir aşk
hiç ölmeyen.


Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:02
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
KARASEVDA

ak bir yaban güvercini
gibiydin aşk
vişnelere
bulaştın kirlendi beyazın.

takılamayan
telli duvak

verilemeyen mendil

düşlerde
kaldın.

al üstüne mor giymiş
körkuyularda
körkuyularda

sevdadan delirmiş.

ah yüzüne bütün kapılar
kapanmış senin
ıtır
ve yasemin kokulu günah.

çıkılamayan yıldız
gidilemeyen iklim

kimbilir hangi limanda
hangi gemiye
yüklenmiş.

al üstüne mor giymiş
körkuyularda
körkuyularda

sevdadan delirmiş.

düşlerde
kaldın.


Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:02
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
AYIŞIĞI CİNAYETİ


sokak fenerine asmış kendini
ay ışığının
biri
şehrin
ortasında

ölmemiş
hala dipdiri.

bir tek yıldız yokken
gökyüzünün hurcunda

turuncu bir ay
yalnızca

çıplak soyunmuş
bütün örtülerini.

niye yaptın ay
ay ışığı

sızmıştı bir saat önce
gözlerimle gördüm
yanında
şarap testisi
ve bütün şarkıları

bir türlü
söyleyemediği.

asmış kendini.

Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:03
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
DIŞARDA KAR


kar yağıyor dışarda
sokak lambasına düşüyor
ve serçeler
üşüyor

kenarları hafifçe yanmış
sayfalarına kan
sıçramış
bir kitapta
nâzım hikmet
okuyorum.

dışarda kar yağıyor
ve dağ lokantasına
gidiyor
zengin
kasabalılar.

kar yağıyor dışarda
mektubun yeni gelmiş
istanbul
kokuyor.

dışarda kar yağıyor
seni seviyorum.

Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:04
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Aşkın da Köle Çağı Vardır

yükledim mor sümbüller gibi gemilerime hüzünlerimi
eskittim yıldızları çolpan aramaktan.
-günahtan
bordaları kuzguni siyahtan
çekilmiş çileden yelkenin ilmeği
ibrişim ibrişim
gümüş zülfü örülü
gemilerim.-

dolaştım tam yedi iklim
beş deniz
üç zaman

peşim sıra
bir imparatorluk kalabalığı yalnızlıkta
demirleyip
sığındımsa da boşuna
kurtulmak için acıdan
büyük aşkların koruganına.
-kilitledim kapıları
çözdüm palamarları
ve bir gün o limanda.-

gördüm bir sıcak öpüşün
kiliminden dokunanı
utandım
bağrımda eskiden
çini mürekkepli dövmelerimden
küreledim sevda tavında alazlaşanı
yoksulluğun kavında yanan
bir hallacın yere düşen terinden
ve anladım ki her şey
sevmekle başlar insanı.

Yaktım gemilerimi.


Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 24-02-2007, 22:05
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Küllenen

karlı ve tipili
bir gece yarısı

bir eski dost
çaldı kapımı

bıyıkları mavi
buz sarkıtları

eskimiş kaputu
yırtıklı postalı.

-tak tak, kimdir o
kim, ya gelmişse
gecelerin kara
yüzlü konukları.

-yabancı değilim
benim
sana kalbimi
getirdim

konacak yer arayan
ürkek bir kuş gibiyim

bu aldığım kapı da
paslı bir kilitse

unutup koştuğumuz
delikanlı aşkları

kırmızı bir balık
yaşamı akvaryumda

-içeri gir
üşümüşsün
sen bizim
türkümüzsün.

Dağılınca atkısından
Odaya kar parıltıları

-karşılaştı
-bakışlarımız
-bakışların
-parıltıları

gülümsedik gelincik
karanfil nakışlarda

gülümsedik birlikte
yürüyüp sobaya doğru

közü küllenen ateşe
yeniden odun attık.


1982
Behçet Aysan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aysan, behcet


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Behçet Necatigil Şiirleri osslem Şiirler 2 31-10-2007 16:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:55 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org