Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular > Şiirler

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Gelene Kadar Sevgili Ölüm

Şiirler içerisinde Gelene Kadar Sevgili Ölüm konusu: Biraz kimyasal ister Şırıngalar saplı mezarlığınız. Vereyim. Dilim kimyalıdır benim. Sizin maskeleriniz var, anlamsız yapışıp kaldığınız. yüzleri yutan oyuklarınız. ve içi boş ahlakınız, sığındığınız gibi aniden altında kalacağınız. Siz Dostum! ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 10-08-2008, 21:10
Enfeksiyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hakkaten Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 44
Mesajlar: 370
Standart Gelene Kadar Sevgili Ölüm

Biraz kimyasal ister

Şırıngalar saplı mezarlığınız.

Vereyim.

Dilim kimyalıdır benim.




Sizin maskeleriniz var, anlamsız

yapışıp kaldığınız.

yüzleri yutan oyuklarınız.

ve

içi boş ahlakınız, sığındığınız gibi aniden

altında kalacağınız.


Siz Dostum!

Taşa inandınız.

Adlandırılmış seslerinizi mezar taşlarına kazınıdız.

İsmi kimlik sandınız.

Başlangıçsız ve bitişsiz bir çizgide

Ufuk boyu kendinden kaçan

Kendine açan bir çizgide.


Bir uğultunun yakalanamaz sesinde

İşitildikçe sağırlaşan bir uğultunun.

Ses dahi habersizdi kendinden,

sakınmadınız.

Aynada beliren görüntünün hırsına kapıldınız.

Kötülük etmeyin demiyeceğim size

Ya da hümanist olun vesaire.

Üzerinizden akıp geçen gövde

yaşamınızın bedeniydi sadece.

Mevsimlerle birlikte dönenen etiniz işte.

“Anlamsız “ demenin dahi anlamsız oldugu

Bir kıskaca yakalandınız kaldınız öylece.


Çatlamış toprağa boşalan sağanak gibi gelecek ölüm.

Kurtaracak sizi ve

Tüm kavramları benliğinizden

geldiği gün.




Aranızdan az sayıda kişi uyanacak

Oluşa.

Onlar anlayacaklar neden söz ettiğimizi

Geçmiş haykırışlara,

Bir can çekişme durumuna adanmış

tüm tanıklıklara

kabartıp durduğumuz yürekler gibi.


Düşünürken yiten bir denge!

Cevapsızlıktan içe çöken bir omur imge.

Değil renk

Değil inanç

Değil bilge.


Hepi topu.

Herşeyin red edildiği

Göz kırpımlık bir ülke.


Şimdi!

bir şırınga saplanmak ister şakağıma!

Tahammül için bu oluş

Ve ahmaklık uygarlığına.

Ara ara çekmek ister morfinini yokluğumdan

Varmak için acının tadına.


Yit şimdi.

Yitiniz şimdi.

Hepiniz

Sadece şimdi.



Fulya Engin
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 10-08-2008, 21:20
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 239
Hepimiz yittik şiirle beraber, güzeldi.
Ama merakımı mazur görürsen sorabilir miyim Fulya Engin kimdir?


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 10-08-2008, 22:23
Enfeksiyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hakkaten Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 44
Mesajlar: 370
Bu şiiri başka bir tartışma platformunda bir ay önce okumuştum...Tokat gibi gelmişti bana ...Sonra Fulya Engin yazıp aradım ve diğer şiirlerini de okudum...Şair hakkında bende fazla bir şey bilmiyorum, istersen kendi satırlarıyla tanıyalım beraberce...


Fulya Engin

Başkalarının yaşamlarını , isteklerini , korkularını , zevklerini , yeteneklerini , ideallerini kendimin sandım hep. Oysa baştan beri ben hiç yoktum sanki. Varlığımı hissetmek için kullandığım tüm o insanlar , kitaplar , filmler , dinlemeler , anlatmalar beni yok edip durdular sanki. Bir muzun kabuğunu soyar gibi üzerimdeki tüm ocular sıyırmam halinde ortaya kim ya da ne çıkar , işte ben onu merak ediyorum. Peki bu durumda o "ben" i algılayacak gözü nereden edineceğim ? Belki de algı yanılgının kaynağıdır , ne olduğumuzu görebilmenin önünde duran koca bir duvar gibi , kendimizle kendimiz arasında duran ince ama işlevsel bir ayraç gibi. Çünkü algı başında saydığım tüm o şeylere bağımlıdır. Belki de insan evde kendine elektro şok uygulamalıdır. Ya da kontrole ve algıya böylesi - sinek gibi - yapışıp kalmamalıdır. Bildiğimiz ve sarıldığımız anlamıyla yaşam pek tabi bir olamama hali olabilir , bu anlamda ölümün tanımsız boşluğu bizi bize kavuşturabilir. Yoksa ! 76 ‘ dan beri bir kadın var. İsmi Fulya. Çalışıyor , kendine bakıyor , özel bir şirkette eğitmenlik yapıyor. Ben onunla yaşıyorum.

Canımdan seslenen şunu derdi belki de tanıtmak için kendini

Hey sen , aydınlığını becerisi sanan , karanlığını savunan bir candan sesleniyorum tüm varlığa

Sen aydınlığını seviyorsun. Ben ise aydınlıklardan korkuyorum ,ahlaklı insanlardan ürküyorum , iyilik severlerdense tiksiniyorum , öğretiler bulaşıcı hastalıklar gibi , inanmıyorum insanoğlunun kurduğu düşe , ben çoğunun deli zırvası dediği Nietzshce ’ i okurken yüksek sesle ağlıyorum , Sartre ’ yi Schopen’i okurken ne dediklerini * kendimden * iyi anlıyorum. Bu ne senin için ne benim için bir tercih meselesi değil besbelli. Sen yalnızken nasıl aydınlıksan ben de yalnızken öyle karanlığım , sen ne kadar sosyal bir yüzle şehre , alışverişe ve merkezlere akıyorsan ben de o kadar kurt kanlıyım. Biz seninle iki yüzüz sadece , bir güneşe diğeri batışa bakan cephelerde , bunlardan yerinmek ya da övgü ile söz etmek -bize ait yaratımlar yerine koyup da- delice. Ama bak yapıyoruz genede. Oluş olduğunu kabul etmek kolay değil . Ben aydınlık ile karanlığın iki yüzünü algılama noktasında sınıra sürdüğüm icin kendimi , karanlık yanlardan gelme bir mülteci gibi , daha da batıyorum topragıma.

Belki de bu yüzden geceleri yalnız uzananlardanım karyolasına
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
gelene, kadar, olum, sevgili


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
"Ağzına İşeyeceksin" ( Diyarbakır Cezaevi ) kurtulush Güncel Mevzular 18 10-09-2008 17:46
Cezmi Ersöz Yazıları perhaps... Edebi Mevzular 2 26-08-2008 00:12
Milliyetçiliğin Bitmeyen Çekiciliği kaos Güncel Mevzular 0 06-08-2008 13:50
Doris Lessing 'den 'Pek Sevimli Olmayan Bir Hikaye kaos Edebi Mevzular 0 13-07-2008 13:00
Ölüme Karşı Ölüm akeboshi Edebi Mevzular 0 12-03-2007 22:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:19 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org