Kendilerini gerçekçi olarak adlandıranların, reel politikacıların, strateji uzmanlarının, siyaseti halka bırakılmayacak kadar önemli addedenlerin dünyamızı ne hale soktuklarına bakınca, imkânsızı istemenin aciliyetini daha fazla anlıyoruz.
Yirmi birinci yüzyıl karanlık yüzünü şimdiden belli etti. Şirket küreselleşmesi yandaşları dünyayı doludizgin tahrip ederken, topyekûn mahvımızı da hazırlıyorlar. İnsanlığın en güzel erdemlerini içlerinde barındıranların sesleri ise, açık/örtük ideolojik baskılarla, şirket çıkarlarının borazanı medyanın çarpıtmalarıyla, savaş tacirlerinin kışkırtmalarıyla iyice duyulmaz kılınıyor, siyaset yapma imkânları tümüyle yok edilmeye çalışılıyor.
Bu nedenle bu yılki ajandamızı "zalimlere karşı, hayal gücü elele" diyenlere, kıstırılmışlık duygusundan yaratıcılık, çaresizlikten ümit üretenlere ayırdık. Çünkü bizce, Raymond Williams'ın dediği gibi, "Gerçek radikallik, umutsuzluğu ikna edici bir şekilde açıklamakla değil, umudu mümkün kılmakla olur."
Umudu mümkün kılanlara selam!
metis yayınlarının Yaratıcı direniş ajandasının önsözünde bunlar yazıyor. İÇ sayfalarında is tarihte aynı gün gerçekleştirilmiş her biri birer yaratıcılık örnegi olan direniş hikayeleri var.İşte birkaç örnek:
27 Ocak: Agos gazetesinin önüne gelen Çıplak Ayaklar Kumpanyası ve Dans Buluşma, çevredeki vatandaşları Hrant'ın cansız bedeni gibi ayakları içeri düşmüş, bedenleri gazeteyle örtülü vaziyette kaldırımın üzerinde sessizce yatmaya ve yeniden doğmak üzere 10 dakikalığına ölmeye davet etti ve 50 kadar katılımcıyla eylemlerini gerçekleştirdi. (2007)
15 Şubat: Almanya'da 15 bin kişi nükleer atığın transferinde kullanılacak demiryollarını işgal ederek rayları söktü. (1997)
9 Mart: Hollanda 1. liginde Feyenoord karşısında alınan 7-0'lık mağlubiyet üzerine Tilburglu taraftarlar, futbolcularla teknik heyeti antrenman sahasına kilitleyip anahtarı sakladı. Futbolcular kapıyı bir türlü açamayınca saatlerce tesiste kapalı kaldılar. Teknik direktör durumu anlayışla karşıladı ve futbolculara bir ceza da kendisi verdi: Maçın kasetini izlettirdi. (2005)4 Nisan: Gazeteci Osman Akkuş, Irak'ın işgali ve NATO zirvesini protesto için elinde mızrağı ve kalkanıyla at üstünde İncirlik Üssü'nün kapısına dayandı. Attan indirilen Akkuş polis tarafından gözaltına alındı. Serbest kalan at ise koşarak sahibine gitti. (2005)
27 Nisan: Hakkâri'de vatandaşlar, yol üstündeki çukurları bir türlü kapatmayan Karayolları'nı, çukurlara fidan dikerek protesto etti. (2007)
14 Mayıs: İngiltere'de ilk "Sokakları geri alalım" eyleminin gerçekleştiği tarih. Londra'da yoğun bir alışveriş caddesinde 2 külüstür araba çarpışır, sürücüler tartışır, yol tıkanır. Sokaktaki metro durağından çıkan 500 kişi sokağı işgal ederek bir karnaval başlatır. (1995)
7 Aralık: Kanada'nın Saskatchewan kasabası sakinleri, yollarının yıllardır tamir görmemesini protesto için, yoldaki çukurlara çırılçıplak oturdu. Çıplak pozların olduğu bir de takvim yayımladı. (2006)17 Ağustos: Starbucks şirketinin kurucusu Howard Schultz'un, İsrail devletine verdiği maddi desteği protesto eden San Franciscolu eşcinseller, 'Vaat edilmiş topraklar' olduğunu iddia ettikleri bir Starbucks dükkânını işgal ettiler. Starbucks kafeye karton evler, bahçe mobilyaları, plastik ağaçlar yerleştiren eşcinseller, dükkâna 'Madem Filistin'de oluyor, burada neden olmasın?' yazılı pankartlar da astılar. (2003)
edinen okuyan duyan var mı? bu ajandadaki direniş hikayelerinden haberdar olan var mı?
bizi rahatsız eden bir sürü hadise yaşamıyor muyuz; Umudu mümkün kılanlardan olabilsek cesaretimiz ve zekamız bunu gerçekleştirmeye yetmez mi bizler de birer direniş hareketi başlatamaz mıyız? aklınıza bir şey geliyor mu
