Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Tkp ve Eşcinsel Siyaseti

Serbest Kürsü içerisinde Tkp ve Eşcinsel Siyaseti konusu: Merhaba; Bu konuyu tartışmaktan, konuyla ilgili açılımlar getirmekten Tkp ve Yurtsever Cephe'liler her ne kadar imtina da etseler, ben Tkp'nin özgürlükler ve haklar konusundaki yaklaşımındaki samimiyetinin kavranabilmesi adına üstüne gidilmesi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 19-06-2008, 18:43
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-06-2008
Mesajlar: 274
Exclamation Tkp ve Eşcinsel Siyaseti

Merhaba;

Bu konuyu tartışmaktan, konuyla ilgili açılımlar getirmekten Tkp ve Yurtsever Cephe'liler her ne kadar imtina da etseler, ben Tkp'nin özgürlükler ve haklar konusundaki yaklaşımındaki samimiyetinin kavranabilmesi adına üstüne gidilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.

Tkp'lilerin eşcinselleri zaten önemsemediğini yok saydığını, "tuhaf" ve "teferruat" olarak gördüklerini biliyoruz.

Ancak gecikmeli de olsa elime geçen bir yazı bu konudaki bilinçaltlarının da ayyuka çıkması adına bana epey çarpıcı geldi, sizlerle de paylaşmak istiyorum. Beni şaşırtan bu sefer eşcinselleri önemsememeleri olmadı zaten bilinen bir tutumdu, şaşırdığım; eşcinselliği bir hakaret gibi kullanırken yaptıkları ince göndermeler oldu. Bildiride şu cümle geçiyor; Söyleyin Sayın Çelik, Tayyip Erdoğan ne tür bir homo oluyor? Bildiriyi okuyunca homoekonomikus gibi ibareler kullanılarak bağlantılılar kurulduğunu da görüyoruz ancak hiç kuşku yok ki; kimse de burda fazla alıngan olmakla suçlanamaz ve saf zannedilemez, asıl gönderme ve iğneleme yapılmak istenilen şekli ile "homo" paragaraftaki haliyle herkesçe malumdur. Asıl maksat eşcinselliğin hakaret olarak kullanılmasıdır. İlgili metni aşağıya kopyalıyorum;

Alıntı:
MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NDAN AHLAK DERSLERİ

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "yerlere tükürme, para ver, mendil al" diyerek halkı bedavacılıktan uzak durmaya, ahlaklı olmaya çağırdı! Böylece Çelik, "ahlaklı olmanın da bir bedeli olduğu"nu iddia etmiş oldu. Yani her şey parayla!

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik aynen şöyle demiş: "İnsan Latince'de homoekonomikustur. Yani ekonomik varlık. Hangisi ekonomikse insanlar onu tercih eder. Belki hoş olmayacak bir örnek ama iğrenmenizde de fayda vardır. Sokakta yürürken tükürme, sümkürme ihtiyacı hissettiniz. Bunu nasıl yaparsınız? Ya cebinizdeki bez mendili çıkarır, ya kağıt mendil alır, ihtiyacınızı giderirsiniz ya da birçok insanın maalesef yaptığı gibi sokağa tükürürsünüz. En ucuz olan sokağa tükürmektir. Bedavadır çünkü. Bez mendili yıkayacaksınız, ütüleyeceksiniz, masraflı… Kağıt mendil parayladır. Homoekonomikus sokağa tükürür. Ama homoetikus yani ahlaki bir varlık olan insan onu sınırlar. ‘Sen bunu yapamazsın' der. Biz homoekonomikusu homoetikusla sınırlamadığımız sürece gerçek anlamda birey, vatandaş ve insan olamayız."
Bravo sayın bakana! Tükürüklü bir örnekle de olsa, AKP hükümetinin paraya her şeyin üzerinde değer verdiğini bir güzel kanıtlamış. Bedava eğitim talep etmek bu durumda ahlaksızlık oluyor. Bir nevi tükürme… Oysa insan her şeyin bir karşılığı olduğunu bilmeli ve işin kolayına ya da ucuzuna kaçmamalı. Bakan öyle diyor!
Parasız sağlık hizmeti arzulamak da tıpkı sokak ortasına sümkürmek gibi ahlaksız bir davranış oluyor Bakan Çelik'e göre.
Eğitimden sorumlu bakanımız her şeyi bedavaya getirmeye çalışan vatandaş istemiyor, "para"sını ödeyen vatandaşı yüceltiyor, insan yerine koyuyor.
Peki Hüseyin Çelik patronlar için ne düşünüyor? Kamu işletmelerini ucuza hatta bedavaya kapatmak isteyen, işçi ücretlerini sürekli gerileten, devletten sürekli teşvik alan, "hep bana hep bana" diyen sömürücü sınıf hangi türe giriyor? Ve patron sınıfının bir dediğini iki etmeyen AKP hükümeti… Türkiye'yi pazarlıyorum diyen Erdoğan ve kabinesi ahlaklı mı yoksa ekonomik mi? Söyleyin Sayın Çelik, Tayyip Erdoğan ne tür bir homo oluyor?

Yurtsever Cephe - 23 Şubat 2006 Perşembe

(Yurtsever Cephe - 23.2.2006)

Kaynak: İşçi Konseyi
Samiyetle söylüyorum bunu; eğer konu gündemde yer ederse umarım Tkp'lilerin açıklamaları "orda homodan kastımız homoekonomikustu" şeklinde olmaz zira bu "dedik ama öyle demek istemedik" jargonlu kemalist kopyası siyaset bende kabak tadı vermeye başladı ve sanırım özgürlük ve emekten yana kaygı duyan kimselere de artık bu tip açıklamalar tatminkar gelmiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 19-06-2008, 18:44
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-06-2008
Mesajlar: 274
Exclamation Stalin'in Eşcinselliğe Bakışı

EŞCİNSELLİĞİN BİR BURJUVA SAPKINLIĞI OLDUĞU HİPOTEZİ NEREDEN GELİYOR?

Türkiyeli solcular, kendi aralarında eşcinsellerin kendi kimlikleriyle ortaya çıkmalarına olanak tanımadıklarından, eşcinselliğe ve eşcinsellere hep sorunlu yaklaşıyorlar. Türkiyeli solcular kendi aralarında kırk parçaya bölünseler de eşcinsellik konusunda aynı kaynaktan beslenirler. Son yıllardaki gelişmeleri şimdilik paranteze alırsak, daha düne kadar neredeyse hepsi, eşcinsellerin "sömüren sınıfın artıkları" olduğu konusunda hemfikirdiler. Bu yaklaşım Sovyetler Birliği'nde ortaya atıldı, oradan Mao'nun Çin'ine geçti. Şimdi, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'in "orijinal" tezleri olarak karşımıza çıkıyor!

1920'lerdeki Sovyet Rejimi, 19. yüzyıl kanunlarının tersine, eşcinselliği tedavi edilecek bir hastalık olarak gördü. Sovyet hükümeti, 17 Aralık 1933'te ilan edilen ve 7 Mart 1934'te bütün SSCB'de zorunlu hale getirilen bir kanun (Sovyet Ceza Kanunu'nun yeni yasası Madde 154/a-sonradan 121'e çevrildi) ile erkekler arasındaki cinsel ilişkileri yasakladı ve gönül rızasıyla yapılan davranışlar için 5 yıllık ağır çalışma cezası getirdi. Madde 121, eşcinselliği yalnızca halk ahlâkına karşı bir suç olarak görmekle kalmıyor, eşcinselliği artık devlete karşı işlenen bir suç olarak da görüyordu.

1930'lardan sonra eşcinselliğin Sovyet sistemine karşı olmak anlamına geldiğine dair düşünce, Sovyet bürokratlarının zihninde iyice sarsılmaz bir hale geldi. 1936'da Adalet Komiseri Nikolai Krylenko, 20 yıllık sosyalizmin ardından hiçbir insanın eşcinsel olması için bir sebep kalmadığını ve eşcinsel olmakta ısrar edenlerin 'sömüren sınıfların kalıntıları' olduğunu ve böylece 5 yıllık ağır çalışma cezasını hakettiklerini söylemişti.

Ancak Stalinist dönem boyunca eşcinsel erkeklerin Sovyetler tarafından cezalandırılması süreklilik göstermediği gibi bütünlükçü de değildi. Eisenstein, popüler tenor Sergei Lemeshew, piyanist Sviatoslav Richter ve birçok erkek balerin gibi ünlü kişiler sözkonusu olunca otoriteler, erkek evli oldukça ve eşcinselliğini halkın gözünden uzak tuttukça başlarını çeviriyordu.

1993'te, Rusya'da 121. Maddenin 1. Bölümü yürürlülükten kaldırıldı. (Bkz. Ek). Bugün Rusya'da cinsel ilişki için izin verilen alt sınır yaşı eşcinseller ve heteroseksüeller için 16'da eşitlenmiş durumda. Eski Sovyet Cumhuriyetlerinden örneğin, Beyaz Rusya eşcinselliği yasallaştırırken, Çeçenistan barışın faturasını eşcinsellere ödetiyor.

Çin'e gelince… Komünistlerin 1949'da iktidara gelmeleriyle eşcinsellik, Batı kaynaklı bir bela olarak tanımlandı. 1990'lardan önce hükümet, resmi olarak Çin'de eşcinsel olduğunu kabul etmiyordu. Eşcinselliğin yozlaşmış ve dejenere Batı toplumsal olgularından biri olduğunu söylüyordu. (Murat Belge'nin aktardığına göre Çinli yetkililer, "Devrimden bu yana bizde böyle bir şey kalmadı" diyorlarmış, zamanında.).

Çin'de eşcinsel olmak hâlâ beraberinde zorluk ve acı getirse de artık hükümet Çin'de eşcinsellerin varlığını kabul ediyor. Antik Çin'den modern Çin'e eşcinselliğe yaklaşım gelgitlerle doludur. Antik Çin'de eşcinsellik çok yaygındı ve eşcinsellere baskı yapılmıyordu; ancak Batı kültürünün 19. yüzyılla birlikte Çin toplumuna sızmasıyla, eşcinsellik modern Çin'de hor görülmeye başlandı. Aynı Çin 1980'lerle birlikte dünyaya açılma siyasetini benimsemesiyle eşcinselliğe yönelik tutumlar da değişmeye, daha hoşgörülü olmaya başladı. Yüksek Halk Mahkemesi yetişkin erkekler arasındaki eski anal seks yasağını kaldırdığı için Çin'de eşcinsel karşıtı yasalar bulunmuyor. Kamu Güvenliği Bakanlığı aynı cinsten çiftlerin yaşama haklarını kamuoyu önünde tanısa da ailelerden ve polisten gelen baskılar doğal olarak görülebiliyor. Bu arada Çin Toplumsal Bilimler Akademisinin önde gelen filozoflarından Qiu Renzong, tek çocuk siyasetiyle, bir ailenin erkek varislerini temin etmek için olabildiğince çok erkek çocuk edinme şeklindeki Konfüçyus idealinin kaybolmasından beri seksin üremeye dayandırılmasının bir anlamının kalmadığını belirtiyor.

Eşcinsel kadın ve erkeklerin, toplam nüfusun yüzde 1 ile 5 arasında bir bölümünü oluşturduğu hesabından hareketle, Çin'de, Türkiye nüfusu kadar eşcinselin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

121. MADDENİN KABULÜNÜN TARİHÇESİ

1993’de, Başkan Yeltsin’in 121. Maddenin 1. Bölümünün (yetişkin iki erkek arasındaki cinsel birlikteliğin illegal olduğunu söyleyen yasa) yürürlülükten kaldırılması hakkındaki kararnameyi imzalamasından hemen sonra, Başkanlık Arşiv Bülteni Istochnik, eşcinsellik karşıtı kanun maddesinin Rus ceza yasasına nasıl ve neden girdiğine dair dökümanlar yayınlandı.

Stalin’e yazılmış bir mektup hariç, Istochnik’deki bütün dökümanları Rus eşcinsel kardeşlerimiz yeniden yayınladı. Lidere, Sovyetler Birliği’nde eşcinselliğin yasak olmasının nedenlerini soran bu mektup 27 yaşında, Garry White adında komünist bir İngiliz tarafından yazılmış. Genç gazeteci, eşcinseller ve baskı altındaki diğer azınlıkların sosyal durumları arasındaki benzerliklere değinmiş; bilimin eşcinselliğin varlığını ispatladığını, ama bilimadamlarının onların cinsel doğalarını nasıl değiştireceklerini bilmediklerini eklemiş. Yoldaş Stalin, bu mektubu yanıtlamamış ama “bir budala ve dejenere” diye not düşüp arşive yollamış.

15 Eylül 1933’de, OGPU’nun (Birleşmiş Politik Kurul) Kurul Başkanı G. Yagoda (KGB’nin önde gelen isimlerinden biri), Stalin’e OGPU’nun Moskova ve Leningrad’da “sodomite¹” bir oluşumu ortaya çıkardığını ve bu oluşumun 130 katılımcısının tutuklandığını söyledi. Bu tutuklular, “sonrasında casusluk hücrelerine dönüştürmek üzere, sodomy’ler için salon, batakhane, merkez ve benzeri organizasyonlar açmakla” suçlandılar. Yagoda, “Bu sodomite eylemciler, doğrudan karşı devrimci amaçlar için, toplumdan kopuk, münzevi hayatı süren sodomite kastını, politik olarak çökmüş çeşitli sosyal sınıflardan gençleri, özellikle genç işçileri kullandılar, ordu ve donanmaya girmeye çalıştılar.” diye yazdı.

Stalin’in çözüm önerisi ise şöyleydi: “Yoldaş Kaganovich’e. Bu alçakları, ibret olsun diye cezalandırmalı ve konuya ilişkin yönergeleri yasamaya eklemeliyiz. J. St.”

Ardından, diğerlerinin onayı geldi: “Elbette, kesinlikle gerekli. Molotov” ve “Çok doğru! L. Kaganovich”.

Liderlerin emirlerini alan OGPU, sosyalist anavatanı korumak için gerekli çalışmaları yapmaya başladı. 7 Mart 1934’de yasanın kabulüyle sonuçlanan dökümanlar şöyle:

G. Yagoda’dan J.Stalin’e Memorandum

No. 50911

3 Aralık 1933

VKP(b)’nin² Merkez Komite Sekreteri J. Stalin’e

Moskova ve Leningrad’daki bir sodomy birliğinin geçenlerdeki tasfiyesine dair OGPU’nun bulguları:

1. Orgie’lerin gerçekleştirildiği salonlar ve batakhaneler.

2. Sodomy’ler, sağlıklı bir gençliğin, Kızıl Ordu ve donanma erlerinin ve bazı öğrencilerin ahlâklarını bozmuşlardır. Bu insanlara ceza verebileceğimiz herhangi bir yasa yok. Sodomy’nin cezalandırılmasına ilişkin bir yasanın kabulünü gerekli görmekteyim.

Yasa tasarısı ilişiktedir.

OGPU Kurul Başkanı G. Yagoda

¹ İngilizce metinde ‘eşcinsellik’ deyimi yerine sodomy, ‘eşcinsel kişi’ deyimi yerine de sodomite kullanılmış. Metinde ‘homosexuality’ ve ‘homosexual’ kelimeleri yerine, bunlar tercih edildiği için çeviri boyunca ‘sodomy’ ve ‘sodomite’ kullanılmıştır. (Ç.N.)
² Bolşeviklerin komünist partisi

Yasa Tasarısı

1.Sodomy’nin, yâni iki erkek arasındaki cinsel birleşmenin karşılıklı rıza ile olduğu durumlarda ceza uygulamak.

2.Sodomy, 5 yıla varan hapis cezası gerektirmektedir. Aynı fiil, karşılıklı rıza olmadan, kurbanın yardıma muhtaç konumunun kullanımıyla gerçekleşmişse, hapis cezası 8 yıla kadar çıkarılır.

3. Bu kararname, Sovyetler Birliği’nin ceza yasasına eklenmesi için sunulmuştur.

VKP(b) Merkez Komitesi Politik Bürosu’nun Kararnamesi

Sodomy’nin cezalandırılmasına ilişkin

p 15/55

16 Aralık 1933

Çok Gizli

Sodomy’nin cezasına ilişkin yasanın kabulü

VKP(b) Merkez Komitesi Sekreteri
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 01-07-2008, 04:17
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 3
Tkp ulusalcı politikalarıyla Perinçek'in İşçi Partisi olma yolunda ilerliyor
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:46 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org