Amerika'nın sözde demokrasi getirmek için müdahale ettiği Irak'ta 1 Mayıs kutlanırken, Türkiye'de sivil sıkıyönetim ilan edildi.Peki bize demokrasiyi kim getirecek.
Ne AB ülkeleri, ne de ABD özünde Türkiye'nin iç sorunlarını aşmasını istemez.Onlar için Türkiye'nin şu anki karmaşada gidip gelmesi yeterlidir.Ancak Türkiyenin bir Afganistan olmasını da istemezler. Çünkü o zaman Türkiye sömürülecek bir pazar olmaktan çıkacaktır.
1 Mayıs'ta yaşananların ardından normal koşullarda halk içinde büyük bir dönüşümün yaşanması gerekirdi.Ne yazık ki halk, 1 Mayıs'a tepki göstermek bir yana yapılanları büyük oranda doğru bulmuştur.İnternette küçük çaplı bir araştırma yaparsanız, 1 Mayıs'taki özverili arkadaşlara ne ölçüde tepki gösterildiğini görürsünüz.
Feodalizmden kapitalizme bile tam anlamıyla zıplayamamış bir ülkede yaşıyoruz arkadaşlar. Kültürel olarak 100 yıl öncesinin Rusyasının bile çok çok gerisindeyiz.İlerici hareketler üniversitelerle sınırlı kalıyor.Mevcut üniversitelerin de önemli bir kısmını neofaşistler ve mukaddesiyatçı milliyetçiler işgal etmiş bulunuyor.
Bunların dışında "ilerici" olarak ayırabileceğimiz kesim ise ne yazık ki büyük oranda sapma içerisindedir.İçlerinde faşizmin ilk adımı olan milliyetçiliğe çılgınca sarılanlar vardır.Kemalizmin mimarı İsmet İnönü'yü "usta" olarak görenler vardır. Dogmatik bir biçimde günümüzün gerçeklerinden uzaklaşarak, 100 yıl öncesinin dünyasını yaşayanlar, yeni birşey üretmeden geçmişin hatalarını göz göre göre tekrarlayanlar vardır bu ülkede...
Büyük bir dönüşüme başlamak için zaman geldi, geçiyor bile.
Önce sapkın olan her şeyi içimizden atmakla başlamalıyız.