Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Bir Anarşistin Hayata Bakışı

Serbest Kürsü içerisinde Bir Anarşistin Hayata Bakışı konusu: TÜM anarşist yoldaşlarım adına konuşamam, ama kendi adıma şunu söylemek isterim ki, hayatımı yaşamakla öylesine meşguldüm ki, hayatıma durup bakacak vaktim olmadı. Herkesin hayatında arkasına yaslanıp hayatına bakması gereken bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 13-02-2008, 01:47
darbeli matkap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 132
Standart Bir Anarşistin Hayata Bakışı

TÜM anarşist yoldaşlarım adına konuşamam, ama kendi adıma şunu söylemek isterim ki, hayatımı yaşamakla öylesine meşguldüm ki, hayatıma durup bakacak vaktim olmadı. Herkesin hayatında arkasına yaslanıp hayatına bakması gereken bir dönem olduğunun farkındayım. Bu dönem, bilge yaşlılıktır; fakat hiçbir zaman o kadar bilge olmadığım için, o noktaya varmayı beklemiyorum. Hayatını gözden geçiren insanların çoğu hiç yaşamamıştır. Gördükleri şey hayatın kendisi değil, sadece gölgesidir. Onlara hayatın, insanı kendi sureti olarak yaratan acemi bir Tanrı'nın bahşettiği bir lanet olduğu öğretilmemiş midir? Bu nedenle çoğu insan hayata, buradan sonra gidilecek cennete doğru bir basamak olarak bakar. İnsanlar ya hayatı yaşamaya tenezzül etmez ya da yaşamın ruhunu kendisini sunduğu halden çekip çıkarırlar. Bu bir risk demektir; insanların küçük maddi kazanımlarından vazgeçmeleri demektir. "Kamuoyuna", ülkenin yasalarına ve kurallarına karşı hareket etmek demektir. Çok az insanda, kalbinde sakladıklarından vazgeçecek yüreklilik ve cesaret var. İnsanlar muhtemelen kazanacaklarının, vazgeçeceklerine denk olmayacağından korkuyorlar. Kendi adıma, Topsy [ç.n. Emma Goldman'ın kedisi] gibi olduğumu söyleyebilirim. Ben doğup yetiştirilmedim- ben "büyüdüm". Hayatla, hayatın tüm yönleriyle, enine boyuna ve derinlemesine, büyüdüm. Ödenen bedel, tabii ki, yüksekti; fakat aynı bedeli tekrar ödemem gerekseydi, seve seve yine yapardım; çünkü bedel ödemeye niyetli değilseniz, derinlere dalmaya niyetli değilseniz, hiçbir zaman hayatın doruklarına tırmanamazsınız.

Doğal olarak, hayat kendini farklı yaşlarda farklı biçimlerde gösterir. Sekiz ila on iki yaşları arasında Judith olmayı hayal ederdim. Halkım Yahudilerin acılarının intikamını almaya, Holofernos'un kellesini uçurmaya can atardım. On dört yaşındayken tıp okumak istiyordum; böylece yakınlarıma yardım edebilecektim. On beş yaşındayken karşılıksız aşk acısı çektim ve bolca sirke içerek romantik bir şekilde intihar etmeyi denedim. Bunun beni daha uçuk ve ilginç, mezarımda pek solgun ve şairane göstereceğini düşünmüştüm; fakat on altı yaşında daha yüce bir ölüme karar verdim. Ölene kadar dans etmek istedim.

Ardından Amerika geldi. Dev fabrikalarıyla, haftada iki buçuk dolara günde on saat bir makinenin pedalını çevirdiğiniz Amerika. Bunu hayatımın en önemli olayı, beni ben yapan olay takip etti. Bu 1887'de beş asil adamın Illinois eyaletinde yasal yollarla katledildikleri Chicago trajedisiydi. Onlar Amerika'nın tanınmış anarşistleriydi; 11 Kasım 1887'de yasal yollarla katledilen Albert Parsons, Spies, Fischer, Engel ve Lingg. Cesur genç Lingg cellatlarını atlatıp kendi elleriyle ölmeyi tercih etti; idam edilenlerin diğer üç yoldaşıysa - Neebe, Fielden ve Schwab - hapiste kaldı. Bu Chicago şehitlerinin ölümü benim manevi doğumumdu: idealleri, tüm hayatımın itici gücü haline geldi.

Çoğunuzun oldukça yetersiz, çok garip ve genellikle yanlış bir Anarşizm algılayışı olduğunun farkındayım. Sizi suçlamıyorum. Bilginizi gündelik basından alıyorsunuz. Fakat bu, dünya üstünde gerçeğin herhangi bir biçimini en son arayacağınız yer. Anarşizm, hayatın manevi anlamda büyük öğreticileri ve liderleri açısından, bir dogma değildi; insanın kalbindeki kanı çeken ve insanları bağnazlar, diktatörler ya da iflah olmaz ruhsuzlar haline getiren bir şey değildi. Anarşizm özgürleştirici bir güçtür; çünkü insanlara kendi yeteneklerine güvenmeyi öğretir; onlara özgürlüğe inanmayı öğretir ve erkekleri ve kadınları herkesin özgür ve güvende olacakları bir toplumsal yaşam durumu için mücadele etmeye sürükler. Bugün dünyada ne özgürlük var ne de güvenlik: bir kişi ister zengin olsun ister fakir, ister yüksek bir mevkiden olsun ister alt bir mevkiden, o kişi dünyada tek bir köle bile olduğu sürece güvende değildir. Hiç kimse beşikten mezara kadar onu cezalandıracak, hapse gönderecek ya da öldürecek, varoluşunun koşullarını ona dayatacak gücü elinde bulunduran bir başkasının emirlerine, kaprislerine ya da isteklerine uyduğu sürece güvende olamaz.

İnsanlar arkadaşlarının hatırına değil kendileri için, Anarşizm'in anlamını ve önemini kavramayı öğrenmeliler; anarşizmin felsefesinin büyük önemini ve güzelliğini takdir etmeleri uzun sürmeyecektir.

Anarşizm, bir grup insanın ya da tek bir kişinin diğerlerinin hayatını düzenleme girişimlerini reddeder. Diğer toplumsal felsefelerin hiçbiri insanlığa inanmazken, Anarşizm insanlığa ve potansiyellerine duyulan inanca dayanır. Diğer felsefeler insanın kendi kendini yönetemeyeceğinde ve yönetilmesi gerektiğinde ısrar ederler. Bugünlerde çoğu insan Devlet ne kadar güçlü olursa toplumun o kadar başarılı olacağına inanıyor. Bu, sopaya duyulan eski inançtır. Bir çocuğun sırtından sopayı ne kadar eksik etmezseniz, büyüdüğünde onun için o kadar iyi olur. Eğitimin dayak, bir gencin gelişiminin sakatlanması, bozulması ve cüce bırakılması anlamına gelmediğini anladık. Çocuğun gelişiminde özgürlüğün, hem çocuk hem de toplum açısından daha iyi sonuçlar doğurduğunu öğrendik.

Baylar ve bayanlar, bu Anarşizmdir. Toplumun her bir parçasında özgürlük ve imkanlar ne kadar engin olursa, birey o kadar iyi durumda olacak; toplum için o kadar iyi olacak ve kolektif yaşam o kadar yaratıcı ve yapıcı olacaktır. Bu, hayatımı adadığım idealin özetidir.

Özgür Hayat'ın 25 Mayıs 2005 tarihli 65. sayısında yayımlanmıştır.


Yalnızca iki şey sonsuzdur: İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim..." EINSTEIN
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bir, anarsistin, hayata, bakisi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
4 Aylik Doğdu Ama Hayata Sımsıkı Sarıldı... katre Güncel Mevzular 1 28-09-2007 15:31
Dorian - Yeniden hayata éyc Video Klipler 0 01-09-2007 17:57
Sen "Merhaba" De, Yeni Bir Hayata patis Hayata Dair.. 0 18-07-2007 23:50


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:06 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org