Ben öğrenci değişim programı gibi birşeyle(AFS) Danimarka'da bulunmuştum.17.5-18 yaşlarımda.O zaman benim için gezilecek,görülecek,takılınacak yerler arasında bir yerdi orası da sadece.Köphenagen yada Amsterdam başlı başına öyleydi aslında.Benim açımdan deli gibi ot içip mantar sote,kek falan yenilebilen ve bunun serbest olmasına, etrafımdaki herkesin de keyifle bunları yapmasından şaşırdığım ve keyif aldığım bir yerdi.O zaman Danimarkalı arkadaşlar oranın özerk bir yer olduğundan, Hippy Cumhuriyeti gibi bir yer olduğundan falan bahsediyorlardı.Christiania'da yaşayanlarla fazla diyalog şansım olmamıştı(Dancam hiçbir zaman konuşabilecek düzeyde olmadı).Ama o yaşlarda bir insanın aradığı serbestlik ortamını neredeyse tam olarak bulabildiği bir yerdi.Hoşgörülü insanlardı.Ama yine de keskin sınırları vardı onların da.Örneğin Hard Drugs meselesi.LSD birçok yerde hard drug sayılmaz örneğin ama orda bir arkadaş burada LSD bulmam mümkün mü diye sorduğunda çok olumsuz tepkiler ve tavırlarla karşılaşmıştı.Eroin falan sorsa herhalde hepimizi linç ederlerdi

Çok sonraları oranın nasıl bir yer olduğunu sorgulamaya başlamıştım toplumsal, evrimsel,ideolojik anlamda.Vardığım sonuç ise kesinlikle orada yaşamak istemezdim.Bu biraz çoğumuzun zaman zaman düşündüğü birşeye benziyor aslında.Sadece seçebildiğim insanlarla yaşayabilsem, kendi komünüm içerisinde yaşasam falan gibi.Tamamen ortak değerleri ve amaçları olan insanlarla yaşamak sadece ve Dünya'nın geri kalanından kopmak, ayrılmak.Bunu çoğumuz istemişizdir hayatımızın bir anında ki aslında şimdi bunu da istemem kesinlikle.Christiania'da yaşamak falan ise ortak değerleri paylaştığını düşündüğün ve belki de gerçekten paylaştığın şeylerin olduğu ancak gerçekte çok da tanıdık, aynı süreçlerden geçmemiş, aynı pencerelerden bakmamış olduğun insanların arasına girip onlarla komünün bir parçası olarak yaşamak anlamına geliyor.Bunu aslında Avrupa'da da hissettim ben.Farklı değerlere sahibiz, farklı bakış açılarına sahibiz ki aslında tarihsel süreçten, yerel kültürel değerlerden son derece kopuk olduğunu düşünen biriyim ben kendi adıma.Ama Avrupa'da en özgür diyebileceğin insanların bile kendim kadar bunlardan kopuk olmadığını gördüm çoğu zaman.Farklıyız derken kendimi bu toprakların onları o toprakların insanı gibi ifade ederek söylemiyorum bunu.Demek istediğim ben buraya da ait hissetmiyorum kendimi, başka bir yere de yada kendimi ait hissedebileceğim bir komün yaratma fikrini de benimseyemiyorum.Dünya'dan kopuk yaşamam mümkün değil ancak Dünya'nın, Dünya üzerindeki herhangi bir topluluğun,ideolojinin,değerin beni kapsayıp potasında erittiği gün de ben, ben olmaktan çıkarım.