|
|
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Türbancılar Yalan Söylüyor.Serbest Kürsü içerisinde Türbancılar Yalan Söylüyor. konusu: Türbancılar Yalan Söylüyor.
Türbanı savunanlar uzun zamandır kamuoyuna yalan söylemektedir. Türbanı bir kıyafet özğürlüğü olarak savunduklarını söyleyen bu zümre, gerekçe olarakta Kuran'da Allah tarafından emredildiğini ve dini inançları gereği taktıklarını ...

10-01-2008, 10:44
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
Türbancılar Yalan Söylüyor.
Türbancılar Yalan Söylüyor.
Türbanı savunanlar uzun zamandır kamuoyuna yalan söylemektedir. Türbanı bir kıyafet özğürlüğü olarak savunduklarını söyleyen bu zümre, gerekçe olarakta Kuran'da Allah tarafından emredildiğini ve dini inançları gereği taktıklarını söylemektedirler.
Kuran'da, kadının 3/1 miras hakkı, recm cezası, erkeklere 4 kadın alma izni vb. gibi bir çok şeyde gene bizzat Allah tarafından emredilmektedir. Bu ve buna benzer emirleri kaale almayan bu zamane İslam mücahidleri nedense bir tek Allahın örtün emrine uymak istemekte diğer emirlerini uygulamak isteği içinde bulunmamaktadır. Buda Kuran'a göre kafir durumuna düşmeleri demektir.
Madem bu Türban savunanlar din ve vicdan özgürlüğü ile yaşamak istemektedirler, yani kendi deyimleri ile Kuran'a uyarak yaşamak istemektedirler, neden Türbanı savunan kadınları Kuran emri olan miras hakkını savunurken görmüyoruz mesela? Allahın emirlerinden bir tanesine sıkı sıkıya sarılıp diğerlerini savunmamak yalan söylemektir. Yada bunlar asıl amaçlarını saklıyorlar ve sırayla tek tek Şeriat uygulamasına geçecekler ki bu durumda da yalan söylüyorlar demektir.
Türbanı savunanları burdan samimiyete davet ediyor ve gerçekten savundukları inançları ise, Allah'ın emri olan 3/1 miras hakkına vb. bir çok emride savunmaya ve uygulama için mücadelede yer vermelerine öneriyorum, aksi takdirde yalan söylemeye devam edeceklerdir. Gerçi İslamda bu tip durumlar için takkıyye sistemi geliştirilmiştir. Yani vicdanen günah işlemeden yalan söyleme şeklidir bir nevi.
|

10-01-2008, 14:38
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
|
|
|
sn. fenasi,
Üerinizde taşıdığınız "devrimci" kimlik ile, düşüncelerine katılmadığınız insanları "Türbnancı/mürteci/yobaz" nitelemesi ile aşağılama gayretlerini bağdaştırmakta güçlük çekmekteyim. Devrimciler,1968 den bu yana, memleketteki siyasi literatüre pek çok yeni kavram kazandırmiş, ilk onlar dillendirmiş, kitleler de bunarın etkisinde kalmış veya kısmen peşinden gitmişlerdir.
İlk defa bazı "Devrimciler"in resmi ideolojinin sloganlarını kullandığını görmekteyim. Bu da hayatının en az on yılını bu mevzuya ayırmış bir insan olarak beni düşündürmektedir. Bir fikre karşı olmak başkadır, onu aşağılayıcı hitap tarzlarını bir yöntem olarak benimsemek başkadır. Temelinde fikri yeterliliği olmayan, kitleleri bazı kavramları kutsallaştırarak uysal koyun/sürü moduna getrmeyi amaçayan Militarist/faşist ideolojiler bunları kullanabilir."Vatan-Millet-Sakarya" edebiyatları, zamanla tartışılmaz hale gen kişilerin veya onlara ait olduğu iddia edilen, tarışılması/konuşulması yasaklanmış fikirlerin arkasına geçerek maça "1-0" galip başlamak, Devrimci karakterin sığınabileceği bir davranış modeli değildir. Devrimci , sahte nezaket gösterilerine tevessül etmeden, ama bu meyanda muhatabının kişilik hklarını da ihlâl etmeyecek tarz ve dürüstlükte, düşüncelerini açıklar.
Kemalist devrimin size göre İslâmi denilecek yönetimden çok daha ilerilerde olduğunu ve eğer aralarında birsini destekleme durumunda kalınırsa, daha ileri düzey olarak değrlendirilen kemâlizm'in desteklenmesi mantığınızı anlarım. Buna hiç bir itirazım yok. Lâkin, devrimcinin düşüncelerini açıklarken resmi ideolojinin ileri sürdüğü sloganları seçmesini pek anlamlı bulmam.
Ben, bir ateistin inançsızlığını "Allahsız" diye nitelemem. her ne kadar bir yaratıcıya inanılmadığını anlatıyorsa da, aslında herkes arka planında öfke ve hakaret yattığını bilir. Ateist kendisini nasıl tanımnlıyorsa ona öyle hitap etmeyi seçerim. Çünki bazı kavramlar beraberinde mecaz ve ironi taşıyor ve bunlar muhataba aktarılıyor ise, mevzu "tartışma" olmaktan çıkar. Asla birbirimiz gibi düşünmek mecburiyetinde değiliz. Ama tartışma/paylaşım esnasında inadığımız veya kabul ettiğimiz değerlere saygılı davranmamız, diyalog kültürümüze tarifsiz katkıar sağlayacaktır.
Belirttiğiniz husularda size hak vermemek elde değil. Doğrudur. Bu gün bazı çevrelerce günemi değiştirmek için bilerek ve istiyerek canlı tutlan ve "siyasal simge" nitelemesi ile tartışılır hale getirilen Allah'ın örtünme emri ile, diğer belirttiğiniz hususlar da aynıdır. Bir müslüman, "Kur'an da şu hususları alırım şunları kabu etmem."diyemez. Bu gün bilimin laboratuar da deney yepma imkanı olduğu gibi geçici bir süre şeriat esasları uygulanacak olsa, emin olun sizden öçnce karşı çıkacakların bazıları "Türbancı/mürteci" diye kastedilenlerdir. Müslüman görünüp menfaatleri doğrultusunda insanların sırtına kene gibi yapışan ve kanını emen hırsızların, o çok eleştiriğiniz "kol-bacak doğrama" hükmünden dolayı bazı uzuvlarında önemli eksilmeler olacağı için, bunlar istemezler. İnsanı tanımak pek kolay değildir. "Müslüman" görünenlerin hangisinin samimi, hangisinin bukalemun olduğunu anlamak da güçtür.
Misâlen, sistemden vaz geçmeden çok hukukluluğu uygulasanız ve her insan inancına göre yargılanacak deseniz,inanınız ateistler veya "Gayr-ı Müslimler için bir sakınca olmaz.. Çünki İslâm da inanmadığı din ile yargılanma hükmü yoktur.
Ben bu "Başörtüsü" meselesinin bir "Kayıkçı döğüşü" olduğunu düşünüyorum. 1998 de başlayıp bu gün insanı ilkilerine kadar donduran ekoneomik sıkıntılar, 1984 te somutlaşan PKK terörü ve yıllardır kangren halini almış eğitim sorunu ve işsizlik başka hangi yöntemler ile milletin dikkatinden uzak tutulabilirdi ?
Saygılarımla.

Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Konu Erdoğan tarafından (10-01-2008 Saat 14:40 ) değiştirilmiştir..
|

10-01-2008, 15:18
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
Alıntı:
|
Üerinizde taşıdığınız "devrimci" kimlik ile, düşüncelerine katılmadığınız insanları "Türbnancı/mürteci/yobaz" nitelemesi ile aşağılama gayretlerini bağdaştırmakta güçlük çekmekteyim.
|
Sn. erdoğan tanımladığınız şekilde bir iddiam olmamıştır ve ben kendimi bildim bileli sizin tanımladığınız bir şekilde anımlamışda değilim. Sizin beni bu şelikde kategorize edip kendinize göre tanımlamanız beni bağlamaz, daha yeni girdiğiniz bir forumda tanımadığınız birisini bilmediğiniz siyasi bakış açısından dolayı bir kategori içine koyma çabası hoş değildir.
Alıntı:
|
"Türbnancı/mürteci/yobaz" nitelemesi ile aşağılama gayretlerini bağdaştırmakta güçlük çekmekteyim.
|
Türbancı tamamda diğer sıfatlar benim kullanımımda olan sıfatlar değildir domogoji yapmayalım lütfen. Bu sıfata olumsuz anlam yüklemek tamamıyle okuyanı bağlar. Belli bir görüşü savunanları tanımlayan bir sıfat kullanmış olmam sanırım art niyetli şeriatçıları bayağı kızdıracak.
Uzun uzun forumun bir çok yerinde yaptığınız gibi ben şöyle ben böyle felan diye kendi üzerinize tanımlamalar yapmışsınız, bunların yeri yeni gelenlerin kendilerini tanıtmak için açtıkları bölümdeki açacağınız konu olabilir ancak.
Sonuçta ya belden aşağıya vuruyorsun yazık nasıl devrimcisin sen üstelik resmi ideologmusun felan fişman teranesinden sonrada haklısınız diye beni doğrulamanız bana hemen bu nasıl perhiz ve nasıl lahana turşusu dedirtti. Haklıysam neden lafı evirip çevirip beni kötülemek azmiyle mesajınızın 3/2 sini yazdığınız sorusu aklıma gelir yok aksi derseniz her durumda çelişiyorsunuz. Fikirlerinizi görmek istiyoruz sn. erdoğan, sizin kişilik özellikleriniz yada buna benzer bir takım kurgularınızı değil.
Sizinde beni doğruladığınız üzere Türbancılar yalan söylemektedir netekim, Trübanı kabul edeceksin Allah kadına kapanma emri verdi diye sonrada mirastan 3/1 al diyen aynı Allahı takmıyacaksın.
|

10-01-2008, 15:46
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
|
|
|
Türbandan önce ve türbandan sonraya kalacağız yakında..
madem Türkiye'de tek sorun türban takalım hepimiz heryerde rahatça dolaşalım, eğer bunun sonucunda acil bütün sorunlar anında deva bulacaksa tabii..
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

10-01-2008, 15:51
|
|
Mendebur
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: ARAF ::::
Yaş: 18
Mesajlar: 311
|
|
|
Şimdi sayın arkadaşım türban takanların tamamına YALAN söylüyorlar demen Doğru Değildir.
Ve Belkide 4 kadın alma ve mirasın 3/1 kuralında uyuyorlardır.
Senin söylediğin diğer görevler kişinin şahsi Kanaatine kalmıştır. Fakat devlet türbanı YASAK lamıştır. Syn fenasi cinsiyetinizi bilmiyorum ama Size PANTOLON giymeyeceksin deseler ne hissederdiniz ?
Hem sizce Türbanın Yasaklanmasının AMACI nedir.
Bunun Kocaman bir 'Saçmalık' olduğunu biliyoruz. Özgürlük ve demokrasiden bahsediyorsak böyle bir konuyu tartışmamamız gerekirdi. Ama yanlışlıklar düzeltilmek içindir.
|

10-01-2008, 15:56
|
|
harvester
|
|
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
|
|
Alıntı:
Erdoğan´isimli arızadan alıntı
"Gayr-ı Müslimler için bir sakınca olmaz.. Çünki İslâm da inanmadığı din ile yargılanma hükmü yoktur.
|
İnsanları yanlış bilgilendirmenin lüzumu yok.
33. Allah'a ve Resûlü’ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların(müslüman olmayanların) cezası, ancak öldürülmeleri,asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
34. Ancak, sizin onlara güç yetirmenizden önce tevbe edenler başka. Bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir./bakara suresi-kuran adlı kitap
|

10-01-2008, 16:03
|
 |
über-arıza-mensch
|
|
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 25
Mesajlar: 314
|
|
|
Tevbe Suresi .
5. ayet :
Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp-bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Minimum devlet , maksimum birey ...
|

10-01-2008, 16:05
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
|
|
Sn. Murath, söylemleri iyi okuyunuz lütfen, türban takanlar değildir benin söylemime konu olanlar, türbanı siyasal bayrak yapanlardır.
Ayrıca ben yazımın hiç bir yerinde türban takmasınlar felan demiyorum, aksine bu isteklerinde samimi olmadıklarını çünkü türbanı allah için taktıkları halde diğer allah emirlerini neden istemediklerini soruyor ve istemedikleri için yalan söyledikleri kanaatine varıyorum, aksini ispat edemiyorsanız demogoji yapmayınız bence. Trüban yasağı ile ilgili sizinde bildiğiniz üzere forumda onlarca konu var orda zaten tartışıldı yada tartışılıyor bu konudaki söylemlerinizi orda söylersiniz.
Araplar gibi entari giyeriz bizde merak etmeyin siz, jr fenasi hava alır böylece 
|

10-01-2008, 16:21
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-01-2008
Mesajlar: 73
|
|
|
sn erdoğan yazdıklarınızdan bundan 3-4 gün önce asi nickli arkadaşla girdiğim polemik aklıma geldi; orda da aynı şekilde toplumda bir çok nedenden ötürü taraf tutacağımı dile getirdiğim için beni hiç ilgisi olmadığı halde devletperest, militarist, faşist, ırkçı, kafatasçı olarak nitelendirmişti.
tabii ki sizin böyle nitelendirmeleriniz yok ama dine ilişkin en ufak bir argümana eleştiri getirildiği zaman ( türban gibi ) insanları hemen resmi ideoloji savunuculuğu yapmakla itham etmekteseniz. Ayrıca devrimciliği salt yenilikçilik olarak algılayıp onun düşünsel köklerini bir tarafa bırakıp, görmezden gelme eğiliminde olduğunuz kanısındayım.
Keza böyle düşünmeseydiniz fenasi' nin düşüncelerini resmi ideolojinin sloganlarını atmak olarak değerlendirmezdiniz. Ben şahsen fenasi' nin görüşlerine katılmakla beraber bunun devrimcilikle çeliştiğini düşünmüyorum. Hatta tam olarak örtüştüğünü bile düşünüyorum.
''türbancı/mürteci'' değerlendirmesini militarist/faşist tahakkümün tezahürü olarak nitelendirmişsiniz. Bu da olaylara ne kadar farklı baktığımızın bir örneği aslında. Bense tam aksine türbanı tahakkümün ta kendisi, Kuran' ın da faşizmin en önde gideni olduğunu düşünüyorum.
Bu gün bilimin laboratuar da deney yepma imkanı olduğu gibi geçici bir süre şeriat esasları uygulanacak olsa, emin olun sizden öçnce karşı çıkacakların bazıları "Türbancı/mürteci" diye kastedilenlerdir.
sn. Erdoğan bu kadar romantik olduğunuzu sanmıyorum. Yukarıda bahsettiğiniz La Fontain masallarını anımsattı bana. Söz konusu İslam şeriatı olduğunda bütün toplum akıl tutulması yaşar, ''Allah ve mutlak kelamı'' ndan bahsediyoruz. Birbirimizi kandırmayalım lütfen. En ufak bir tetiklemede kimse radikalleşmenin önüne geçemeyecektir, geçememiştirde bu sosyolojik bir gerçekliktir. Tarihte, gerek batı toplumlarında, gerekse doğu toplumların da böyle örneklere sıkça rastlanır.
Son olarak sayın Erdoğan!
türban, din olgusunun kadın saçına kadar gelip yerleşmesidir ve en güçlü devlet din kurumunun ta kendisidir. Ortada bir despotizm/faşizm söz konusuysa bu pratikte yaşanan dindir.
|

10-01-2008, 18:10
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
|
|
|
"...yazık nasıl devrimcisin sen üstelik resmi ideologmusun felan fişman teranesinden sonrada haklısınız diye beni doğrulamanız bana hemen bu nasıl perhiz ve nasıl lahana turşusu dedirtti..."
Demişsiniz. Ben de,
"...Kemalist devrimin size göre İslâmi denilecek yönetimden çok daha ilerilerde olduğunu ve eğer aralarında birsini destekleme durumunda kalınırsa, daha ileri düzey olarak değrlendirilen kemâlizm'in desteklenmesi mantığınızı anlarım. Buna hiç bir itirazım yok. Lâkin, devrimcinin düşüncelerini açıklarken resmi ideolojinin ileri sürdüğü sloganları seçmesini pek anlamlı bulmam..."
Demişim.
Bu kadar yazıdan Zât-ı âli'nizin devrimciliğini "tarıştığım" anlamına gelecek ifadeleri neden kullanma gereği duydunuz anlamadım. Kastım, Türbana karşı çıkmanız değil, Fikren karşısında olduğunuz kesimleri "Türbancı" diye nitelemniz, kemalist ideeoloji ile aynı jargonu kullanmanızdır. Üstelik, eleştirden ziyade mesajınızda ki "Türbancı" nitelemenizi, devrimci mantalite ile bağdaştırmakta güçlük çektiğimi, anlayamadığımı ifade ettim. Söylemediğim yazmadığım şeyler söylemişim gibi karşıma çıkarılıp, eleştiri mevzusu haline getiriliyor. Forumda bulunduğum kısa süre içerisinde kavramlar da anlaşamdık ki fikirler üzerinden tartışalım.
Forum da düşüncelerim değil varlığım rahatsızlık veriyor sanki. Ben bir diyalog kültürü oluşturabiliriz ümidiyle yazmaya çalıştım. Ancak istenmediğimi görüyorum. Israr etmemin de bir manası yok.
Artık foruma herhangi bir mesaj asmayacağım.Şahsımla alakalı yapılan değerlendirmelerden dolayı fikirleri tartışmaya fırsat bulamadığım gibi, "Meşru müdfaa" sayılabilecek savunmalarım dahi, fazla görülür oldu.
Yazdıklarımı okuma zahmetinde bulunan, bir şekil de tepki veren, cevap yazan her üyeye saygılarımı sunuyorum. Esen kalınız.

Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Konu Erdoğan tarafından (10-01-2008 Saat 18:13 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:51 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|